🇹🇷 Ertuğrul Koyu’na çıkan binlerce İngiliz askerini, sadece 67 askeriyle karşılayan Yahya Çavuş; düşmanı saatlerce kıyıda çiviledi.
İngilizler karşılarında koca bir tümen olduğunu sandılar.
Tarihçi Ramazan Sevinç:
"Göbeklitepe 4. Katmanında 7 bin yıllık Türk semboller bulununca kazı çalışmaları durduruldu.
Aynı şekilde Truva, Türk olduğu ortaya çıktı. Truva değil Türk ova!"
Rockefeller: “Atatürk yüzünden, planlarımızı yarım yüzyıl ertelemek zorunda kaldık.”
Rothschild: "Mustafa Kemal, bizim temsil ettiğimiz dünyanın en büyük düşmanıdır."
Yüzyılın İtirafları/ 2014
Piramitte Sona Doğru/2005
Şerif Mercan
"İstanbul'u Yeni Roma İmparatorluğu Yapmak İstiyorlar"
Heybeliada Ruhban Okulu açılamaz!
Anlatan
@turkdegs
E. Amiral Cihat Yaycı
Hakkari-Van kara yolunda meydana gelen heyelan sonrası ulaşıma kapanan bölgede açılan alternatif güzergâh, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından kurulan 39 metrelik panel köprüyle yeniden vatandaşların hizmetine açıldı.
PKK terör örgütü elebaşı Öcalan:
“Yunanistan ve PKK ortak şekilde bu savaşı geliştirebilseydi tarihin en hayırlı sonuçları olacaktı!
Doğu'dan ve Batı'dan sıkışan Türkiye'nin çözülmesiyle PKK ile Yunanistan zaferi birlikte paylaşacaktı!” diyor.
Yunan bir generalde “PKK bizim Türkiyenin doğusunda bulunan ordumuzdur” minvalinde bir açıklama yapmıştı.
1921 yılında Yunan ordusu Anadolu içlerinde ilerlerken Koçgiri isyan etmiş, bizi iki ateş arasına almakla tehdit etmişti.
İsyana başlar başlamaz Zara çevresinde yüzlerce yıldır komşuluk yaptıkları Türk köylerinde katliam yapmışlardı.
Bu konuyu anlatmak için 2021 yılında, “1921’ den 2021’e tarihten ders çıkarmak” başlıklı bir yazı yazmıştım. Mutlaka okunmalı…
https://t.co/V2UyH3FlU7
Köy Enstitüleri’nin kapatılması.
Adalet Partisi’nde milletvekilliği yapan, aşiret ve toprak ağası Kinyas Kartal, 1990’larda şu itirafta bulunur:
“Köy enstitüleri kesinlikle komünist uygulama değildi… Köy enstitüleri, bizim devlet üzerindeki gücümüzü kaldırmaya yönelikti… Benim Van yöresinde 258 köyüm var. Bunlar devletten çok bana bağlıdırlar.
Ben ne dersem onu yaparlar. Ama köylere öğretmenler gidince, benim gücümden başka güçler olduğunu öğrendiler. Demokrat Parti ile pazarlığa girdik, kapattık.”
https://t.co/tH8vjmXvn5
Elazığ'da görevdeki bir komiser, trafikte sıkışıklığa sebep olan sürücüyü megafonla uyardı. Ardından sürücünün sigara içtiğini gören komiser, bu konuda da uyarı yaptı. Uyarının ardından sürücünün sigarayı yere atması üzerine komiser söz konusu aracı durdurdu.
Durdurulan kadın sürücü, 'Ben hakimim' diyerek karşılık verdi. Komiser ise kimliğini görmek istedi. Sürücü kimliğinin yanında olmadığını ancak savcının kendisini teyit edeceğini söyleyerek bir savcıyı aradı. Savcı, kadın sürücünün hakim olduğunu teyit etti. Bu esnada taraflar arasında tartışma yaşandı.
Olaydan sonra hakim olan kadın sürücünün şikayetçi olması üzerine Elazığ Valiliği, açılan soruşturma kapsamında komiseri açığa aldı. (Sözcü)
MSB bugün İran’dan ateşlendiği belirtilen bir balistik mühimmatın Türk hava sahasına yöneldiğini ve Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından düşürüldüğünü açıkladı.
Ancak geçen üç vakada olduğu gibi ortada hâlâ cevap bekleyen kritik sorular var.
Füzenin radar izi nerede? Hangi rota ile geldi, hangi irtifada vuruldu? Hangi unsur angaje oldu? (Halen doğu Akdeniz‘de ABD Arleigh Burke sınıfı muhripler dışında bu Angajmanı yapabilecek başka bir unsur yok)
Türkiye’nin Kürecik’ten Anamur’a kadar uzanan radar ve erken ihbar altyapısı bu verileri ortaya koyabilecek kapasitededir, dolayısıyla soyut açıklamalar yeterli değildir.
Öte yandan bir yanda Adana’da NATO kolordusu, diğer yanda İstanbul Boğazı girişinde NATO deniz unsuru komutanlığı haberleri gündemdeyken, her seferinde füzelerden Türkiye’yi “NATO korudu” vurgusuyla gelen bu açıklamalar güçlü bir algı operasyonu izlenimi doğurmaktadır.
Kısacası “füze İran’dan ateşlendi” algısı ile “ söz konusu füze Akdeniz’deki NATO unsurları tarafından önlendi” algısı sürekli tekrar ediyor.
Türk milleti bu algı mesajını okumaktadır.
Oysa gerçek tablo farklıdır. ABD’nin dışladığı NATO’nun cephane sorunu tartışılıyor, Avrupa ordularının hazırlık seviyesi sorgulanıyor, İngiltere’nin Kıbrıs’taki üssüne bile gemi sevkinde zorlandığı görülüyor.
Yani NATO’nun taze kana, gönüllü figüranlara ihtiyacı var.
Rusya Ukrayna Savaşında Kiev’e sınırsız sağlanan askeri, finansal ve siyasi desteğe rağmen NATO bu savaşta hedeflerini başaramamıştır.
O nedenle Türkiye gibi büyük bir ülkenin aktif olarak Rusya ile olan tarafsız pozisyonunu bozarak Rusya düşmanı olarak yanlarına geçmesi istenmektedir.
Çok ciddi finansal kriz içerisine giren Ankara, 100 günden az kalan bir süre içerisinde NATO’nun 2026 zirvesini yapacaktır. Bu nedenle Ankara’daki bürokratlara ve NATO Muhiplerine zirvede prestij sağlayacak projelere de ihtiyaç vardır.
Türkiye bir yandan Gazze katliamını eleştiriyor, Filistin halkının çıkarlarını savunuyor ama diğer yandan fiilen İran’da savaşta olan İsrail ve ABD’ye en büyük siyasi ve kısmen askeri desteği sağlayan NATO’nun bir nevi reklam ajansı gibi davranıyor.
Böyle bir ortamda Türkiye’nin bu denli NATO dümen suyuna sokulması Karadeniz’de, Doğu Akdeniz ‘de ve Hazar havzasında stratejik risk üretir.
Türkiye figüran değildir, kendi hava savunmasını, kendi egemenlik refleksini esas almalı, teknik verileri açıklamalı ve bu tür sahte bayrak kokan yönlendirmelere karşı son derece dikkatli olmalıdır.
Türkiye tarafsız rejimini korumalı, ikinci Dünya ve soğuk savaş yıllarında olduğu gibi çevresinde hiçbir tarafın kışkırtma ve manipülasyonlarına alet olmamalıdır.
Cihat Yaycı:
"Eğer bu plan, 42 ve 66. maddeleri değiştirip federatif bir yapı kurmak içinse, bunun adı Büyük Ortadoğu Projesi’dir ve İsrail’e hizmet etmektir.
Hem iktidarı hem muhalefeti kınıyorum. Hiçbiriniz devlete sahip çıkmıyorsunuz."
https://t.co/Wt7oDSytlT
Anadolu'da binlerce yılda biriken Türk Nüfusunu, Osmanlı geliştirdiği bir politikayla bozdu!
Türkmen ve Oğuz Boylarını İstanbul'a sokmadığı gibi haritada yerini bilmediği Balkanlara dağıtıp, İstanbul'a Yahudi ve Ermeni taşımıştı.
Atatürk gelene kadar İstanbul'a Türk girişi yasak! Bu yüzden boğazın iki yakasında ve Marmara denizinin çevresindeki Yalılarda Köşklerde yaşayanlar Rum Ermeni Yahudi ve Levanten aileler idi. Türkler fakirliğin dinini yaşıyor, Yemen çöllerinde bitmek bilmeyen anlamsız bir savaşta yok oluyordu. Düşünün Osmanlı Yemen savaşları 380 yıl sürdü ve Osmanlı yine kazanamadı. Çünkü amacı savaş kazanmak değil Türk'ün nüfusunu kırmaktı.
Prof Dr İlber Ortaylı hoca uçmak olmuş 😪 ruhu şad olsun 🇹🇷.
Osmanlı; Ermeniyi,Yunanı Yahudiyi Kürdü, Arabı, Acemi baş köşeye oturtup, Nazır yapar, ticareti onlara teslim eder, gariban Türk o cepheden bu cepheye savaşır şehit düşerdi.
Bu öyle büyük bir dramdır ki; tarifi imkansız.
İlber Ortaylı'nın ağladığı anlar.
Ergenekon destanını önce terör örgütü yaptılar şimdi de Moğol destanı.
Türk ve Atatürk düşmanı zihniyette değişen hiç bir şey yok. Kim ki, Atatürk düşmanıdır, bilin ki, gizli veya açık Türk düşmanıdır.
Ergenekon yurdun adı,
Börtiçine kurdun adı,
400 sene durdun hadi,
Çık ey 100 bin mızrağımız. @zaferpartisi
Son ABD/İsrail ile İran savaşı gösterdi ki :
1- İslâm devletleri birleşemez
2- Kendi kendine yeten savunma sanayiiniz olmazsa, kimse size çıkarı olmadan destek vermez
3- Müslümanız diyenlerin gerçek Müslüman olmadıkları ve siyonizm savunucusu oldukları
4- Ortaçağdan kalma mezhepler arası düşmanlığın devam ettiği ve Müslümanların akıllanmadığı
5- Türkiye’nin bir savaşa girmesi halinde bazı dindar geçinenler başta olmak üzere bazı kesimlere güvenilemeyeceği
6- İçinizdeki ayrılıkçı terör gruplarının, ister ismine terörsüz Türkiye de deseniz, siz ne yaparsanız yapın, fırsat doğduğunda düşman tarafında yer alacağı
7- Ümmet adı altındaki Ortadoğu devletlerine güven duyulamayacağı
8- Birlik ve beraberlik için Millî değerlerin gençlere öğretilmesinin şart olduğu
9- Liyakatli insanların yönetiminde ancak düşmana karşı başarı kazanılabileceği
10- Dua ile düşmanla baş edilemeyeceği
11- Ülkemizde İsrail sevicilerin sanıldığından fazla olduğu
12- Aynı Allah’a, aynı Peygambere, aynı kitaba inanan Şiileri, milyonlarca müslümanı katleden, soykırım yapan siyonistlerden ve Epstein canavarlarından daha kötü gören sözde dindarlar gördük.
Aslında biz bu maddelerdeki durumları, Millî Mücadeleyi verirken de görmüştük. Belli ki yüz yıl geçmiş olmasına rağmen, geçmişten ders almamışız. Ders almadığımız ve bu konuda yeterli eğitimi vermediğimiz için maalesef tarih tekerrür ediyor.
İlber Ortaylı:
• Türkiye Cumhuriyeti bayrağı bize Osmanlı'nın mirasıdır.
• Osmanlı İmparatorluğu Türk devletidir.
• Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı'nın devamıdır.
Yılmaz Özdil:
• Türk Devleti böyle ihanet görmedi!
• Bülent Arınç’a suikast yalanıyla kozmik odaya girdiler.
• 125 milyon World dosyası ebadında devlet sırrı çalındı.
• Ordunun silah depoları imha edilirse, sivil silah depoları kimlerde olacak.
• Havalimanlarımız zarar görürse hangi otoyollar pist olarak kullanılacak.
• İşgalcilerin ilerlemesini önlemek için hangi demiryolları imha edilecek, hangi barajların kapağı açılacak.
• Hangi vatandaşlar göreve çağrılacak, kimlerin tekneleri kullanılacak, hangi barınaklar kullanılacak.
• Hangi kahve hangi park buluşma noktası olarak kullanılacak.
• Hangi doktorlar yeraltına alınacak.
• Hepsi çalındı.
• Türk tarihinde devletin nefsi müdafaasına böyle büyük bir darbe vurulmamıştı.