Dr. Vecdet Öz’ün talebi gerçek bir adaletsizliği işaret ediyor ama tek başına kalıcı çözüm değil.
Öz şunu istiyor:
• Memurlara 2023’te verilen ve bugün ~25 bin TL’ye ulaşan seyyanen zammın emeklilere de derhal yansıtılması,
• 2023’ten itibaren birikmiş tutarın yasal faiziyle birlikte toplu ödenmesi,
• Aralık sonu enflasyon farkının bu düzeltilmiş (seyyanen zamlı) taban üzerinden hesaplanıp Ocak maaşına yansıtılması.
Bunu “lütuf değil, yasal hak/kul hakkı” diye çerçeveliyor ve lüks makam araçlarına gönderme yapıyor.
Gerekli ama yetersiz.
2023’te memurlara yapılan ~8.077 TL seyyanen zam (sonraki katsayı güncellemeleriyle bugün ~25 bin TL civarı), emekli aylıklarına (özellikle memur emeklilerine) aynı şekilde yansıtılmadı.
Bu, çalışan-emekli makasını açtı ve “kök maaş” ile bankaya yatan tutar arasındaki farkı büyüttü.
Kök maaş, kişinin prim günü + prime esas kazancına göre SGK’nın hesapladığı gerçek aylıktır; en düşük emekli aylığı ise Hazine desteğiyle tabana tamamlanan tutardır.
Zamlar genellikle kök maaşa uygulanır, taban desteği her dönemde ayrı yasa gerektirir.
Mevcut durumda (Kasım 2026 verileri):
• En düşük emekli aylığı: 23.552 TL.
• Açlık sınırı (Türk-İş/KAMU-AR): ~38.000–39.850 TL (4 kişilik aile).
• Yoksulluk sınırı: ~124.000–127.000 TL.
• Net asgari ücret: ~28.075 TL.
En düşük emekli maaşı açlık sınırının belirgin altında kalıyor.
Yaklaşık 5 milyon kişi taban aylık alıyor; toplam sistemde 17–18 milyon civarı aylık alan (gerçek emekli + dul/yetim) bulunuyor.
Bu yüzden Öz’ün “hakkını verin” vurgusu karşılık buluyor ve CHP’nin benzer kanun teklifleri, sendika/dernek çağrıları ve AYM başvuruları da aynı yönde.
Ancak sadece seyyanen zam + geriye dönük faiz ödemesi geçici rahatlama sağlar.
Maliyeti yüksek (milyonlarca kişi × 10–25 bin TL seviyesi yıllık trilyonlarca TL ek yük yaratabilir), enflasyonist baskı yaratır ve kök maaş sorununu kalıcı çözmez.
Asıl çözüm ne olmalı:
1. Acil ve adil iyileştirme
• Seyyanen zammın (veya eşdeğerinin) kök aylıklara yansıtılması.
• Tabanın en azından açlık sınırına veya asgari ücrete yaklaştırılması.
• Enflasyon farklarının düzeltilmiş taban üzerinden hesaplanması.
• Kök maaşları düzeltecek kapsamlı intibak (prim günü + kazanç + hizmet süresine dayalı).
2. Yapısal reform
• SSK/Bağ-Kur/Emekli Sandığı arasındaki farklılıkların azaltılması.
• Sadece enflasyon değil, reel büyümeden de pay (refah payı) içeren endeksleme.
• Sürdürülebilir finansman; kayıtlı istihdamın artırılması, prim tahsilatının iyileştirilmesi, demografik gerçeklerin (yaşlanan nüfus) gözetilmesi.
• Fon skandalları gibi güven sarsıcı olaylarda şeffaf denetim ve hesap verebilirlik (Öz’ün başka paylaşımlarında da vurguladığı gibi).
3. Makroekonomik gerçeklik:
Yüksek enflasyon ve kur baskısı altında sadece “para dağıtmak” kısa vadede alım gücünü korusa da orta vadede enflasyonu besleyebilir.
Kalıcı çözüm, üretim/verimlilik artışı + mali disiplin + sosyal adalet dengesidir.
Lüks makam araçları eleştirisi politik olarak etkili olsa da asıl mesele bütçe öncelikleri ve yapısal sorunlardır.
Hükümet tarafında Ocak 2027 için “yasal artışlara ek iyileştirme” sinyali var; bütçe görüşmeleri sonrası düzenleme bekleniyor.
Ancak beklentiler ile gerçekleşen arasındaki fark büyük.
Emekliler (özellikle taban alanlar) seçmen olarak güçlü; sandık uyarısı abartı değil.
Ezcümle:
Öz’ün söyledikleri doğru bir adaletsizliği ve acil ihtiyacı işaret ediyor, “yeterli” değil.
Asıl çözüm; kök maaş intibakı + adil taban + sürdürülebilir sistem reformu + enflasyonu kontrol eden ekonomi politikası kombinasyonudur.
Tek seferlik seyyanen zam veya “akdağdan kar” tarzı vaatler, sorunu erteleyip bir sonraki seçime kadar idare etmekten öteye gitmez.
HÜKÜMETİ UYARIYORUM!
EĞER Kİ AŞAĞIDA YAZDIKLARIM YAPILMAYACAKSA EMEKLİ MEMNUN EDİLEMEZ VE BUNUN HESABINI SANDIKTA SORAR!
ZİRA EMEKLİNİN İSTEDİĞİ LÜTUF VE SOSYAL YARDIM DEĞİL YILLARDIR ÖDEMİŞ OLDUĞU VE ANASININ AK SÜTÜ GİBİ HELAL OLAN YASAL HAKKIDIR!
KİMSE AKDAĞDAN KAR BAĞIŞLAMASIN VE EMEKLİYİ AVUTMAYA ÇALIŞMASIN!
İşte yapılması gerekenler:
1. Emeklinin maaşına, memura yapıldığı gibi ve bugünün hesabıyla 25 bin TL'ye denk gelen seyyanen zam derhal yapılmalıdır.
2. Memura 2023 yılı başından itibaren verilen seyyanen zam miktarı, verildiği tarihten itibaren 25 bin TL esas alınarak toplam yasal faizi ile birlikte tüm emeklilere defaten ödenmelidir.
3. Ve Aralık ayı sonu itibarıyla ortaya çıkan 6 aylık enflasyon farkı, seyyanen zamlı olması gereken miktar üzerinden hesaplanarak Ocak maaşı olarak ödenmelidir.
Gerisi boş söz ve aldatmacadır, ödenmeyen her kuruş kul hakkıdır!
Altınızdaki son model çakarlı lüks makam araçlarını satın ve yoksulluk/açlık sınırının altında yaşama tutunmaya çalışan çaresiz emeklinin parasını ödeyin...
Dr. Vecdet Öz
#EmekliHakkınıİstiyor #EmekliZammı #SeyyanenZam
Bu fotoğraf, 1919 yılı Eylül ayı başlarında Tokat’ta çekilmiş.
Erzurum Kongresi’nin ardından Sivas Kongresi’ne giderken, Mustafa Kemal Paşa (Atatürk) Tokat’ta Bekir Sami Bey (Kunduh) ile buluşmuştu.
Fotoğrafta ortada Atatürk, sağında Bekir Sami Bey, solunda ise Rauf Bey (Orbay) yer almakta.
Üçü de Heyet-i Temsiliye’nin çekirdek üyelerindendir.
Bu buluşma, Sivas Kongresi’nin toplanabilmesi için kritik bir adımdı.
Erzurum’dan gelen Mustafa Kemal ve Rauf Bey, Tokat’taki Bekir Sami Bey’i de yanlarına alarak Sivas’a doğru yola çıkmış; böylece Heyet-i Temsiliye’nin gerekli çoğunluğu sağlanmıştı.
Kısa süre sonra, 4-11 Eylül 1919 tarihlerinde Sivas’ta toplanan kongre, milli mücadelenin ülke geneline yayılmasını ve mandanın reddini kararlaştırmış, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinden biri atılm��ştı.
Bu kare, milli iradenin örgütlenme sürecinin somut ve duygusal bir belgesidir.
3 Kasım gecesi sandıklar kapandığında, Washington’da sadece Kongre’nin rengi değişmedi; yıllardır “kırmızı kale” diye anılan eyaletlerdeki tarihi tersine dönüşler, Trump’ın ikinci döneminin en sert siyasi hesabını ortaya koydu.
Demokratlar hem Temsilciler Meclisi’ni hem Senato’yu alarak tam kontrolü ele geçirdi.
Bu, birçoklarının “imkansız” diye nitelediği bir mavi dalgayla gerçekleşti.
https://t.co/aCz7VraZlV
3 Kasım gecesi sandıklar kapandığında, Washington’da sadece Kongre’nin rengi değişmedi; yıllardır “kırmızı kale” diye anılan eyaletlerdeki tarihi tersine dönüşler, Trump’ın ikinci döneminin en sert siyasi hesabını ortaya koydu.
Demokratlar hem Temsilciler Meclisi’ni hem Senato’yu alarak tam kontrolü ele geçirdi.
Bu, birçoklarının “imkansız” diye nitelediği bir mavi dalgayla gerçekleşti.
https://t.co/aCz7VraZlV
3 Kasım gecesi sandıklar kapandığında, Washington’da sadece Kongre’nin rengi değişmedi; yıllardır “kırmızı kale” diye anılan eyaletlerdeki tarihi tersine dönüşler, Trump’ın ikinci döneminin en sert siyasi hesabını ortaya koydu.
Demokratlar hem Temsilciler Meclisi’ni hem Senato’yu alarak tam kontrolü ele geçirdi.
Bu, birçoklarının “imkansız” diye nitelediği bir mavi dalgayla gerçekleşti.
https://t.co/aCz7VraZlV
3 Kasım gecesi sandıklar kapandığında, Washington’da sadece Kongre’nin rengi değişmedi; yıllardır “kırmızı kale” diye anılan eyaletlerdeki tarihi tersine dönüşler, Trump’ın ikinci döneminin en sert siyasi hesabını ortaya koydu.
Demokratlar hem Temsilciler Meclisi’ni hem Senato’yu alarak tam kontrolü ele geçirdi.
Bu, birçoklarının “imkansız” diye nitelediği bir mavi dalgayla gerçekleşti.
https://t.co/aCz7VraZlV
3 Kasım gecesi sandıklar kapandığında, Washington’da sadece Kongre’nin rengi değişmedi; yıllardır “kırmızı kale” diye anılan eyaletlerdeki tarihi tersine dönüşler, Trump’ın ikinci döneminin en sert siyasi hesabını ortaya koydu.
Demokratlar hem Temsilciler Meclisi’ni hem Senato’yu alarak tam kontrolü ele geçirdi.
Bu, birçoklarının “imkansız” diye nitelediği bir mavi dalgayla gerçekleşti.
https://t.co/aCz7VraZlV
3 Kasım gecesi sandıklar kapandığında, Washington’da sadece Kongre’nin rengi değişmedi; yıllardır “kırmızı kale” diye anılan eyaletlerdeki tarihi tersine dönüşler, Trump’ın ikinci döneminin en sert siyasi hesabını ortaya koydu.
Demokratlar hem Temsilciler Meclisi’ni hem Senato’yu alarak tam kontrolü ele geçirdi.
Bu, birçoklarının “imkansız” diye nitelediği bir mavi dalgayla gerçekleşti.
https://t.co/aCz7VraZlV
3 Kasım gecesi sandıklar kapandığında, Washington’da sadece Kongre’nin rengi değişmedi; yıllardır “kırmızı kale” diye anılan eyaletlerdeki tarihi tersine dönüşler, Trump’ın ikinci döneminin en sert siyasi hesabını ortaya koydu.
Demokratlar hem Temsilciler Meclisi’ni hem Senato’yu alarak tam kontrolü ele geçirdi.
Bu, birçoklarının “imkansız” diye nitelediği bir mavi dalgayla gerçekleşti.
https://t.co/aCz7VraZlV
3 Kasım gecesi sandıklar kapandığında, Washington’da sadece Kongre’nin rengi değişmedi; yıllardır “kırmızı kale” diye anılan eyaletlerdeki tarihi tersine dönüşler, Trump’ın ikinci döneminin en sert siyasi hesabını ortaya koydu.
Demokratlar hem Temsilciler Meclisi’ni hem Senato’yu alarak tam kontrolü ele geçirdi.
Bu, birçoklarının “imkansız” diye nitelediği bir mavi dalgayla gerçekleşti.
https://t.co/aCz7VraZlV
3 Kasım gecesi sandıklar kapandığında, Washington’da sadece Kongre’nin rengi değişmedi; yıllardır “kırmızı kale” diye anılan eyaletlerdeki tarihi tersine dönüşler, Trump’ın ikinci döneminin en sert siyasi hesabını ortaya koydu.
Demokratlar hem Temsilciler Meclisi’ni hem Senato’yu alarak tam kontrolü ele geçirdi.
Bu, birçoklarının “imkansız” diye nitelediği bir mavi dalgayla gerçekleşti.
https://t.co/aCz7VraZlV
3 Kasım gecesi sandıklar kapandığında, Washington’da sadece Kongre’nin rengi değişmedi; yıllardır “kırmızı kale” diye anılan eyaletlerdeki tarihi tersine dönüşler, Trump’ın ikinci döneminin en sert siyasi hesabını ortaya koydu.
Demokratlar hem Temsilciler Meclisi’ni hem Senato’yu alarak tam kontrolü ele geçirdi.
Bu, birçoklarının “imkansız” diye nitelediği bir mavi dalgayla gerçekleşti.
https://t.co/aCz7VraZlV
3 Kasım gecesi sandıklar kapandığında, Washington’da sadece Kongre’nin rengi değişmedi; yıllardır “kırmızı kale” diye anılan eyaletlerdeki tarihi tersine dönüşler, Trump’ın ikinci döneminin en sert siyasi hesabını ortaya koydu.
Demokratlar hem Temsilciler Meclisi’ni hem Senato’yu alarak tam kontrolü ele geçirdi.
Bu, birçoklarının “imkansız” diye nitelediği bir mavi dalgayla gerçekleşti.
https://t.co/aCz7VraZlV
3 Kasım gecesi sandıklar kapandığında, Washington’da sadece Kongre’nin rengi değişmedi; yıllardır “kırmızı kale” diye anılan eyaletlerdeki tarihi tersine dönüşler, Trump’ın ikinci döneminin en sert siyasi hesabını ortaya koydu.
Demokratlar hem Temsilciler Meclisi’ni hem Senato’yu alarak tam kontrolü ele geçirdi.
Bu, birçoklarının “imkansız” diye nitelediği bir mavi dalgayla gerçekleşti.
https://t.co/aCz7VraZlV
3 Kasım gecesi sandıklar kapandığında, Washington’da sadece Kongre’nin rengi değişmedi; yıllardır “kırmızı kale” diye anılan eyaletlerdeki tarihi tersine dönüşler, Trump’ın ikinci döneminin en sert siyasi hesabını ortaya koydu.
Demokratlar hem Temsilciler Meclisi’ni hem Senato’yu alarak tam kontrolü ele geçirdi.
Bu, birçoklarının “imkansız” diye nitelediği bir mavi dalgayla gerçekleşti.
https://t.co/aCz7VraZlV
3 Kasım gecesi sandıklar kapandığında, Washington’da sadece Kongre’nin rengi değişmedi; yıllardır “kırmızı kale” diye anılan eyaletlerdeki tarihi tersine dönüşler, Trump’ın ikinci döneminin en sert siyasi hesabını ortaya koydu.
Demokratlar hem Temsilciler Meclisi’ni hem Senato’yu alarak tam kontrolü ele geçirdi.
Bu, birçoklarının “imkansız” diye nitelediği bir mavi dalgayla gerçekleşti.
https://t.co/aCz7VraZlV
3 Kasım gecesi sandıklar kapandığında, Washington’da sadece Kongre’nin rengi değişmedi; yıllardır “kırmızı kale” diye anılan eyaletlerdeki tarihi tersine dönüşler, Trump’ın ikinci döneminin en sert siyasi hesabını ortaya koydu.
Demokratlar hem Temsilciler Meclisi’ni hem Senato’yu alarak tam kontrolü ele geçirdi.
Bu, birçoklarının “imkansız” diye nitelediği bir mavi dalgayla gerçekleşti.
https://t.co/aCz7VraZlV
3 Kasım gecesi sandıklar kapandığında, Washington’da sadece Kongre’nin rengi değişmedi; yıllardır “kırmızı kale” diye anılan eyaletlerdeki tarihi tersine dönüşler, Trump’ın ikinci döneminin en sert siyasi hesabını ortaya koydu.
Demokratlar hem Temsilciler Meclisi’ni hem Senato’yu alarak tam kontrolü ele geçirdi.
Bu, birçoklarının “imkansız” diye nitelediği bir mavi dalgayla gerçekleşti.
https://t.co/aCz7VraZlV
3 Kasım gecesi sandıklar kapandığında, Washington’da sadece Kongre’nin rengi değişmedi; yıllardır “kırmızı kale” diye anılan eyaletlerdeki tarihi tersine dönüşler, Trump’ın ikinci döneminin en sert siyasi hesabını ortaya koydu.
Demokratlar hem Temsilciler Meclisi’ni hem Senato’yu alarak tam kontrolü ele geçirdi.
Bu, birçoklarının “imkansız” diye nitelediği bir mavi dalgayla gerçekleşti.
https://t.co/aCz7VraZlV
3 Kasım gecesi sandıklar kapandığında, Washington’da sadece Kongre’nin rengi değişmedi; yıllardır “kırmızı kale” diye anılan eyaletlerdeki tarihi tersine dönüşler, Trump’ın ikinci döneminin en sert siyasi hesabını ortaya koydu.
Demokratlar hem Temsilciler Meclisi’ni hem Senato’yu alarak tam kontrolü ele geçirdi.
Bu, birçoklarının “imkansız” diye nitelediği bir mavi dalgayla gerçekleşti.
https://t.co/aCz7VraZlV