İmamoğlu’na yapılan operasyonun ardından polisle karşı karşıya gelen gruplar ile Gezi gençliğinin arasında ideolojik bir fark var. Gezi’de kitlenin önünde sol/sosyalist gruplar vardı.
İmamoğlu operasyonu sonrası toplanan gençlerde polisle karşı karşıya gelen gruplar 2000 sonrası doğumlu ve kendilerini milliyetçi/Atatürkçü olarak tanımlıyorlar.
Aslında CHP gençliği bu kitlenin içinde yok. Kendilerini CHP’li olarak da görmüyorlar. Gençler, katı iktidar karşıtı fakat kendilerini ait hissettikleri bir parti yok. İdeolojik olarak Zafer Partisi’ne yakın diyebilirsiniz ancak Zafer Partili de değiller.
Bu gençlerin omuzlarında Türk bayrağı, ellerinde Enver-Talat Paşa’nın fotoğrafları var. Terör karşıtı sloganlarla polisle karşı karşıya gelen grup, gençlikte yükselen yeni dalgayı da gösteriyor.
Neo ittihatçı olarak tanımlayabiliriz belki de bu kitleyi. Onları bu çizgiye çeken şeylerden biri büyüdükleri dönemdeki göçmen dalgası olabilir. Almanya, Fransa, İtalya’da benzer bir durum var.
AKP dışında bir iktidar görmeyen bu yaş grubu kendilerini geleceksiz olarak görüyor. Eylemlerde çok cesurlar. Büyük olasılıkla kaybedecek bir geleceklerinin olmadığını düşünüyorlar.
Yakın tarihte kendilerinden çok söz ettireceklere benziyorlar. Hem siyaset sosyolojisi açısından hem de partilerin çalışmalarında daha da gözle görülür hale geleceklerdir.
İçişleri Bakanı’na ve İl Emniyet Müdürlerine sesleniyorum: Bugün gençlerimizle birlikte yürüdüm ve gördüm ki hepsi tertemiz, pırıl pırıl, ülkesini, vatanını, milletini seviyor, anayasal haklarını özgürce kullanmaya çalışıyorlar. Gençlere dokunmayın! Onlar bu ülkenin geleceği, umudu ve gücüdür.
Gençler, size bir öğretmeniniz olarak sesleniyorum: Sakın ola ki sizi provoke etmeye çalışanların oyunlarına gelmeyin. Türk bayraklarınızı gururla taşıyarak, barışçıl bir şekilde anayasal haklarınızı kullanmaya devam edin. Sizin sesiniz, bu ülkenin adalet ve özgürlük mücadelesinde çok değerli. Sakinliğinizi koruyun ve her zaman haklı duruşunuzu gösterin.