CHP;
Atatürk maskesiyle hırsızlık,
Çağdaşlık maskesiyle ahlaksızlık,
Siyaset maskesiyle millete düşmanlık,
Sivil toplum maskesiyle provokatörlük,
Gazetecilik maskesiyle borazanlık yapanların kalesi olduğu müddetçe...
Hiçbir zaman bu ülkenin partisi konumuna gelemez.
Ama artık yeter...
Herkesin rahatça tokat atabildiği bir grup mu Sünniler ki böylesi pervasız açıklamalar yapılıyor.
Zülfü Livaneli'nin daha dün Deniz Baykal'a 'Tipik Sünni' demesine bir Allah kulu demokratik bir tepki ortaya koymamıştı.
Tam tersine dese neler olur du?
Şimdi de Özel çıkmış benim imam ve müezzin ihtiyacımın karşılanmasından bahsediyor.
Ben istemedim bu düzeni.
Dedem ve babam da talep etmedi.
Caminin içini ve verilen hutbeyi dahi kontrol edelim diye senin zihniyetin istedi ve şimdi beni bununla vuruyorsun.
Kaldır diyaneti o zaman da suya sabuna dokunmayan hutbe dinlemekten de kurtulalım, kendi cami habitatımızı oluşturualım.
Yapar mısınız?
Asla...
O zaman aklımızla alay etme.
Kılıçdaroğlu'na gidecek Alevi canların oy akışını kesmek için benim üzerimden cümle kurma.
Ankara, dünyayı hamle hamle çözüyor.
Fransa'dan bir analiz..
"Ukrayna'ya insansız hava araçları, Rusya'ya petrol satan bir adam var. Aynı zamanda NATO üyesi ve Putin'in dostu. Aynı zamanda İsveç'in NATO üyeliğini aylarca engelledi ve Washington ile F-16 savaş uçakları için müzakere etti. Aynı zamanda adı Recep Tayyip Erdoğan ve 2026'da en yetenekli jeopolitik stratejist olabilir. Bunu nasıl başarıyor?
Cevap tek bir kelimede yatıyor: vazgeçilmezlik.
Erdoğan, az sayıda liderin anladığı bir şeyi kavramış durumda. Güç, taraf seçmekten gelmez. Her iki taraf için de o kadar faydalı olmaktan gelir ki, hiçbir taraf sizi kaybetmeyi göze alamaz.
Türkiye, Boğazları kontrol ediyor. Türk izni olmadan hiçbir askeri gemi Karadeniz'e girip çıkamaz.
Ukrayna'nın işgalinden bu yana Erdoğan, bu gücü sürekli bir kaldıraç olarak kullandı. Her zaman önce engelliyor, sonra müzakere ediyor. Batı, Erdoğan'a kızgın, ama onsuz yapamaz. Rusya, Erdoğan'dan çekiniyor, ama o da onsuz yapamaz.
İşte Erdoğan'ın dehası bu. O, Batı'nın müttefiki değil, Rusya'nın müttefiki değil, Türkiye'nin müttefiki. Ve bu her şeyi değiştiriyor. Giderek çok kutuplu hale gelen bir dünyada, daha kaç tane Erdoğan göreceğiz?
Küresel jeopolitiğin geleceği, dünyanın satranç tahtası olan Ankara'nın elinde olabilir; Ankara, dünyayı hamle hamle çözüyor."
(Çeviri YZ iledir.)
…
mükemmeliyeti boşver, her şey kusurludur,
her şeyin üzerinde çatlaklar vardır.
Işık da bu çatlaklar ve kusurlar sayesinde görünür.
#leonardcohen#cohen
FERDİ ZEYREK:
"Bir para teklif ederler,
ben size sistemi anlatayım.
Siz onu kovarsınız.
Ondan sonra sizi çoluğunuzla çocuğunuzla,
ailenizle tehdit etmeye başlarlar.
Ondan sonra buna da yüz vermezsiniz,
dışarıdan gelirler, bu şekilde
'Yok onu yaparız, bunu yaparız' derler.
Bunların hepsi bizim maalesef
sekiz aydır yaşadığımız şeyler.
Ve bununla ilgili de biz savcılığımıza
suç duyurusunda da bulunuyoruz,
bulunduk da. Sonu gelecek midir?
İnşallah gelecektir.
Ama ben buradan bunu söylemek isterim;
bu tekliflere ben boyun eğecek bir adam değilim."
Dünya bir hayaldir Süleyman.
Soluduğun hava, bastığın toprak, içtiğin su, yandığın ateş hayaldir, daim sanma.
Kabul et, her kim dalmışsa bu hayale elbet uyanacaktır bir gün,
sultan olsan kâr etmez.
Hakikatin ırmağında herkes üryandır.
#Söğüt#DursunFakıh#Bilecik#Osmanlı
KAZAKİSTAN KIBRIS KONSUNDA NEDEN TÜRKİYE TARAFINDA DURMADI
Kazakistan Cumhurbaşkanı @TokayevKZ
Kıbrıs sorununa atıf yaparak, “Kıbrıs'ın toprak bütünlüğüne saygı duyulması” çağrısı yaptı.
Kıbrıs Rum liderliği, Astana'da Büyükelçilik de açtı. “Tüm ülkeler Birleşmiş Milletler Şartı’nı ve uluslararası hukukun temel ilkelerini katı bir şekilde gözetmelidir. Kazakistan, diğer devletlerin toprak bütünlüğüne saygı duyar ve tüm ülkeleri bu ilkeye öncelik vermeye çağırır’’ dedi.
Bu ne demek? Neden Böyle oldu?
Türkiye’nin "ata vatan" olarak gördüğü, Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) kurucu üyelerinden Kazakistan’ın, Kıbrıs konusunda Rum yönetimimile bu derece yakınlaşması derin bir jeopolitik analizi zorunlu kılıyor.
Kazakistan’ın Türkiye’nin tezlerinin aksine Kıbrıs Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğüne vurgu yapmasını ve Astana’da Rum büyükelçiliği açılmasını analiz edelim.
1- DENEGELER CEHENNEMİ ASYA
Kazakistan, bağımsızlığından bu yana kurucu lider Nazarbayev’den miras kalan "Çok Vektörlü Dış Politika" (Multi-vector Foreign Policy) stratejisini titizlikle uygular. Cumhurbaşkanı Tokayev de bu ekolün en tecrübeli diplomatlarından olarak sürdürücüsüdür. Çünkü Kazakistan; Rusya, Çin, Batı (ABD/AB) ve Türk Dünyası arasında sürekli bir denge gözetir.
2- KAZAKİSTAN’IN KUZEYİNDE BÖLÜNME RİSKİ
Kazakistan’ın kuzey bölgelerinde yoğun bir etnik Rus nüfus yaşamaktadır. Rusya’nın Kırım’ı ilhakı (2014) ve ardından Ukrayna işgali (2022), Kazak yönetiminde ciddi bir "Sıra bize mi geliyor?" endişesi meydana getirdi. Bazı aşırı milliyetçi Rus siyasetçiler, Kuzey Kazakistan’ın tarihsel olarak Rus toprağı olduğunu açıkça iddia etmektedir.
3- Doktrinsel Zorunluluk:
Kazakistan, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü savunmuş, Luhansk ve Donetsk gibi ayrılıkçı bölgeleri asla tanımamıştır. Tokayev, Rusya Devlet Başkanı Putin’in gözünün içine bakarak St. Petersburg Forumu’nda bunu açıkça ilan etmiştir.
4- Kıbrıs Paradoksu:
Kazakistan, Ukrayna’da "toprak bütünlüğünü" savunurken, Kıbrıs’ta KKTC’nin (yani ayrılıkçı/ayrı bir devlet tezinin) yanında yer alırsa, kendi savunduğu uluslararası hukuk zeminini havaya uçurur. Rusya yarın Kuzey Kazakistan’da ayrılıkçı bir referandum yaparsa, Kazakistan’ın dünyaya söyleyecek sözü kalmaz. Söz kaybının ötesinde uluslararası desteği de kaybeder. Bu yüzden "bölünmez egemenlik" ilkesine körü körüne sadıkmış numarasını yapmak zorundadır. Türkiye’nin NATO’ya girebilmek için Fransanın Cezayir katliamlarına sessiz kalması yahut Kore’ye gidip ABD adına askerlik yapmak zorunda kalmasıyla aynı mecburiyet dairesi içindedir.
5- DOLAYLI HİZALANMA
Kazakistan, Orta Asya’da İsrail ile en gelişmiş ilişkilere sahip ülkedir. İsrail dostuluğu açsından Azerbaycan ve Kazakistan bir yarış halindedirler. Kıbrıs konusunda Azerbaycan'da tanımamıştır mesela. Ancak kayıt üzerinde tanımayan Azerbaycan Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile iyi ilişkileri vardır. Kazakistan mecburen aynı yerde hizalanmaktadır. İsrail’in petrol ihtiyacının yaklaşık %20-25’ini Kazakistan karşılar. Karşılığında ise İsrail’den yüksek askeri teknoloji, istihbarat ve tarım teknolojisi alır.
Kazakistan, İsrail ile olan stratejik ortaklığını korumak ve Batı sermayesini (özellikle ABD’li enerji devlerini) ülkesinde tutmak adına, Batı ve İsrail ekseninin Doğu Akdeniz’deki kalesi konumundaki Kıbrıs Cumhuriyeti ile ilişkileri germek istemez. Rum kesimiyle yakınlaşma, Kazakistan’ın Batı finans dünyasındaki ve Washington nezdindeki "güvenilir, hukuka saygılı aktör" imajını besler.
İbrahim Anlaşmaları (Abraham Accords)
2020’de başlayan bu süreçle Arap dünyası ile İsrail ilişkileri normalleşirken, Doğu Akdeniz’de de yeni bir jeopolitik blok perçinlendi. Bu blokta İsrail, Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan ile çok sıkı bir enerji ve askeri iş birliği içindedir.
O halde soruyu yeniden soralım: Kazakistan Neden Türkiye’nin Değil de Rum Kesiminin Yanında Yer Almak "Zorunda" Kaldı?
Kazakistan’ın bu hamlesi Türkiye’ye yönelik düşmanca bir tavırdan ziyade, tamamen kendi ulusal güvenliğini koruma içgüdüsünün bir sonucudur.
Kendi Sınırlarını Koruma Arzusu: Kazakistan için Kıbrıs meselesi, Kıbrıs’la ilgili bir mesele değildir; Kazakistan’ın kuzey sınırlarının güvenliği meselesidir. Ayrılıkçılığı ve sınırların değişmesini meşrulaştıracak her türlü uluslararası emsalden (KKTC’nin tanınması veya desteklenmesi dahil) köşe bucak kaçınmaktadırlar.
Ekonomik ve Diplomatik Çeşitlendirme: Astana, Rusya ve Çin kıskacından kurtulabilmek için AB (Avrupa Birliği) ile ilişkilerini en üst düzeye çıkarmaya çalışıyor. Kıbrıs Cumhuriyeti bir AB üyesidir. Astana’da Rum büyükelçiliği açılması, Kazakistan’ın Brüksel’e ve AB başkentlerine verdiği "Biz Avrupa değerlerine ve uluslararası hukuka bağlıyız" mesajıdır.
Duygusal Değil Re reelpolitik Rasyonalite: Türkiye ile Kazakistan arasında çok güçlü bir kardeşlik bağları, askeri ve ticari iş birlikleri (İHA üretimi, TDT entegrasyonu) var. Ancak uluslararası ilişkilerde "bekâ" (hayatta kalma) duygulardan önce gelir. Türkiye, Kazakistan’ın Rusya sınırındaki jeopolitik riskleri tek başına dekarte edemeyeceği için, Kazakistan Kıbrıs konusunda Türkiye’ye "duygusal" bir destek veremez.
Özetle; Tokayev’in Rum lider Christodulides’e verdiği destek, Türkiye’ye karşı bir cephe alma değil, Rusya’nın revizyonist (sınır değiştiren) politikalarına karşı uluslararası hukuku siper etme stratejisidir. Bu yeni kurulmuş, bir devlet kültürü olmayan doğal olarak tedirgin bir devlet yaklaşımıdır. Türkiye Kazakistan’ı koruyabilecek ekonomik ve askeri güce sahip olmadığı için Kazakistan gönülden olmasa bile mecburiyetten bu dengeleri gözetmek zorundadır. Burada Türkiye’ye düşen görev Kazakistan’ı, Pakistan’ı, Suriye’yi, Irak’ı, Yemeni, Libya’yı, Somali'yi, Sudan’ı ... koruyacak güce erişmek ve onları himaye altına almak olmalıdır.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu (@zorlu77):
"İnşallah ilk toplantıda Kerkük, Türk Dünyası Belediyeler Birliğine katılacak. Böylelikle Kerkük, bu sahadaki bütün belediyelerimizle, kardeş belediyelerle çok daha yoğun bir iletişim ve etkileşim içerisinde olacak."