Süleymancılar cemaati isimli grubun lideri olan Alihan Kuriş isimli şahsın Suç Örgütüyle İlişkili Olduğu Değerlendirilen Şirketler ve Tespitler:
• Yürütülen soruşturma kapsamında, suç örgütüyle mali ve ticari bağlantıları bulunduğu değerlendirilen şirketlere yönelik yapılan çalışmalarda 32 şirket tespit edilmidi.
• Şirketlerin kayıt ve faaliyet adresleri incelendiğinde; 14 şirketin İstanbul’da, 14 şirketin Sakarya’da, diğer şirketlerin ise Ankara, Antalya, Bolu ve Kocaeli’de faaliyet gösterdiği belirlendi.
• Soruşturma kapsamında söz konusu şirketlerin ortaklık ve yöneticilik yapıları, birbirleriyle olan ticari ilişkileri, şirketler arasındaki para ve mal hareketleri ile suç örgütüyle bağlantılı kişi ve kuruluşlarla gerçekleştirdikleri işlemler ayrıntılı olarak incelenmekte.
• Yapılan incelemelerde, farklı ticari unvan ve faaliyet alanlarına sahip çok sayıda şirketin aynı veya birbiriyle bağlantılı adresleri kullandığı tespit edildi.
• Soruşturma kapsamına alınan şirketlerin faaliyet alanlarının oldukça geniş bir yelpazeye yayıldığı görülmüştür.
Şirketlerin; inşaat ve gayrimenkul, gıda, et ve et mamulleri, sağlık, turizm, otomotiv, tekstil, kuyumculuk, denizcilik, eğitim, taş ocağı ve hafriyat, tarım, elektronik ve güvenlik sistemleri gibi farklı sektörlerde faaliyet gösterdiği tespit edildi.
SUÇ ÖRGÜTÜYLE İLİŞKİLİ ŞİRKETLER
Soruşturma kapsamında suç örgütüyle ilişkili olduğu değerlendirilen şirketler şunlardır:
1.ELF Yapı Anonim Şirketi
2.Altun Mimarlık İnşaat Ticaret Anonim Şirketi
3.Güldeniz İnşaat Anonim Şirketi
4.Ardeniz Emlak Anonim Şirketi
5.Garanti Gayrimenkul Geliştirme Ticaret Limited Şirketi
6.Arden Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
7.ŞMS Kopuz Gıda Pazarlama ve Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
8.Tasfiye Halinde TEB Denizcilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
9.Özgür Giyim Tekstil Ürünleri Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi
10.Armine Giyim Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
11.Hisar Sağlık Hizmetleri Eğitim-Araştırma ve Tıbbi Cihazlar İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
12.Ayakkabı Dünyası Kundura Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
13.Akdeniz Toros Et ve Et Mamülleri Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi
14.İstanbul Hisar Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi
15.MKM Taş Ocağı Hafriyat İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
16.Perka Yapı İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
17.Günso İnşaat Gıda Eğitim ve Yurt Hizmetleri Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi
18.Seli Kaynak ve Meyve Suları İşletmeleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
19.MKM Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
20.Asya Otomotiv ve Tekstil Pazarlama Ticaret Limited Şirketi
21.MKM Elektronik Ekipmanları ve Güvenlik Sistemleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi
22.Seli Turizm Otelcilik İnşaat Ticaret Anonim Şirketi
23.Ada Nakış Desen Dokuma Giyim İmalat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi
24.Verona Ev Tekstil Ürünleri Ticaret ve Pazarlama Anonim Şirketi
25.Ada Dokuma İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi
26.Güleryüz Kuyumculuk Turizm ve Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
27.Asya Süs Bitkileri Fidancılık ve Tarım İşletmeleri Pazarlama Ticaret Limited Şirketi
28.Sakarya Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Yönetici Anonim Şirketi
29.Han Yapı Grubu Mühendislik Mimarlık İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
30.Bolu Yıldız Eğitim İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
https://t.co/NQb62iKGvxğu Marmara Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezi (ABİGEM) Anonim Şirketi
32.Göknur Gıda Maddeleri Enerji İmalat İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi
Sağlık meslek mensuplarının mevzuat güncelleme çalışmalarına ilişkin son günlerde sosyal medyada dolaşan paylaşımlar üzerine bir bilgilendirme yapılması ihtiyacı doğmuştur.
Mevzuat güncelleme süreci, 3 Mart 2020 tarihinde başlatılmış olup, çalışmalar Sağlık Bakanlığı ile ilgili meslek derneklerinin aktif katılımıyla ilerlemektedir.
Dolayısıyla bu süreç, kimi sosyal medya hesaplarının iddia ettiği gibi “yeni” ya da “gizli yürütülen” bir çalışma değildir. Etkileşim uğruna yapılan yanıltıcı paylaşımlara itibar edilmemesi önem arz etmektedir.
Sağlık Bilimleri Lisansiyerlerinin kamudaki sesi olarak Lisansiyer-Sen, sürecin her aşamasını yakından takip etmeye ve doğru bilgiyi paylaşmaya devam edecektir.
Saygılarımla.
Sağlık emekçileri için büyük bir kazanım gibi lanse edilen, ancak günümüz ekonomik koşullarında bir depo akaryakıt değerine denk gelen “sözde giyim yardımı”, sosyal medya üzerinden defalarca “büyük başarı” olarak servis edilmektedir.
Buna paralel olarak, Sağlık Bakanlığı’nın 10 Ekim 2025 tarihinde Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü aracılığıyla yayımladığı kıyafet kılavuzu, isminden beklenenin aksine “sağlığın geliştirilmesi” değil; adeta sağlık emekçilerinin aidiyet duygusunu ve çalışma motivasyonunu zedeleme amacı taşımaktadır.
İlgili kılavuzda; psikolog, biyolog, gerontolog, çocuk gelişimci, sosyal çalışmacı gibi sağlık bilimleri lisansiyeri meslek mensupları, lise veya önlisans mezunu bakım teknikeri/teknisyeni ile aynı forma statüsünde değerlendirilmiştir.
Bu durum, hem akademik düzeye hem de mesleki kültüre açıkça aykırı bir yaklaşımı yansıtmaktadır.
Madem önlük giymek konusunda böyle bir düşünceniz vardı, o halde yıllardır giyim yardımını neden önlük bedeli olarak ödediniz?
Ne yazık ki, bu tablo bizleri “forma rengi” üzerinden statü konuşmaya mecbur bırakan bir anlayışın ürünüdür.
Önlük konusuna ilişkin detaylı değerlendirmemiz, sendikamızın resmî hesabından kamuoyuyla paylaşılmıştır.
Bu bağlamda; konuya dair ilk ve kararlı tepkiyi gösteren sendika olarak, göstermelik şekilde kurumlara A4 kâğıdıyla “talep yazısı” göndermeyi değil, doğrudan ilgili kılavuzun ve dayanak mevzuat hükümlerinin yargı denetimine taşınması sürecini hukuk birimimiz ile hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz.
Lisansiyer-Sen, sağlık bilimleri lisansiyerlerinin teminatıdır.
Bilimsel liyakatin, mesleki onurun ve eşitliğin savunusunu kararlılıkla sürdüreceğiz.
Enes GÖKÇE
Genel Başkan
LİSANSİYER-SEN
@lisansiyer_sen@kamusaglis@SaglikMP@saglikbakanligi@drmemisoglu@sbsggm
Değerli arkadaşlarım,
Bugün gittik, görüldük ve fark edildik.
Bu elbette ilk temasımızdı; ancak asla son olmayacak.
Başta Sayın Bakanımız @drmemisoglu olmak üzere, bizleri kurumlarında misafir eden, sendikamızın misyonu (https://t.co/i6Xv59WAyS) ve vizyonu (https://t.co/aDCT9oYDLu) doğrultusunda bizleri dikkatle dinleyen ve sahadaki sorunlara dair görüş alışverişinde bulunduğumuz tüm daire başkanlarımıza teşekkür ederiz.
Sağlık Bilimleri Lisansiyeri meslek grupları bir dönem saygın ama görünmeyen mesleklerdi.
Bugün artık daha güçlü, daha örgütlü ve kendi meslektaşlarınca temsil edilmektedir.
Sendikamız, meslektaşlarımızın sesi olmaya ve çözümün parçası olarak mücadeleye devam edecektir.
Bugün meslektaşlarımız adına başta ek ödemeler, özlük hakları ve istihdam konuları olmak üzere ilgili birimlerle görüşmeler sağladık. Temaslarımız devam edecek olup Lisansiyerler adına kazanımlarımızı artırmak için var gücümüzle çalışacağız. Birlikte daha güçlü 💪🏻
Sayın Başkanım @fztenesgkc
Sağlık lisansıyerleri ortaöğretimi, önlisanslari sürekli savunan sendikalardan bıktı, onların yalanlarını dinlemekten yoruldu.
O yüzden her sağlık lisansıyeri sizlere destek olmalı ve bu oluşumu büyütmeli.
Kamuda istihdam, özlük hakları,ek ödemeler vb çok fazla sorunumuz var bunları çözmek için @lisansiyer_sen sahip çıkalım 👏
İnsana dokunan, iyileşmesine destek olan, umut olan bir mesleği icra eden tüm fizyoterapistlerimizin 8 Nisan Türkiye Fizyoterapistler Günü kutlu olsun. Sağlık sistemimizin vazgeçilmez bir parçası olan siz değerli mesai arkadaşlarımızın emeği, her zaman başımızın tacıdır.
🇹🇷🥼 Türkiye Fizyoterapistler Derneği olarak, her bir ferdini temsil etmekten kıvanç duyduğumuz tüm meslektaşlarımızın Türkiye Fizyoterapistler Günü’nü tüm içtenliğimizle kutluyoruz. Mesleğimizi hep birlikte yücelteceğimiz nice mutlu yıllara!
@tfd1969
#8nisantürkiyefizyoterapistlergünü
Tüm meslektaşlarımızın bu özel gününü Gazi Meclisimizden kutladım. 💪🏻
İşini en iyi şekilde yapmaya çalışan fizyoterapistlere ithamda bulunanlara da kınama ile...
*Mesleğimizin Sesi TBMM’de Yankılandı*
Bugün, 8 Nisan’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı anlamlı konuşmayla fizyoterapistlerin sesi olan, meslektaşlarının haklı mücadelesine yürekten destek veren Sayın Emre Çalışkan (@Emre_Caliskann) vekilimize en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Saygılarımızla
Türkiye Fizyoterapistler Derneği Yönetim Kurulu
Keşke Serbest Çalışma Yönetmeliği'ni bir kez okuyup verseydiniz bu önergeyi.
Gerekçelerinizin çok büyük bir kısmı ne yazık ki sağlam temellere dayanmıyordu.
@saglikbakanligi titizlikle çalışarak çıkarttığı Serbest Çalışma Yönetmeliği ;
✔️kayıt dışı, kontrolsüz hizmet sunumunun önünü kesmek, sağlık alanında denetimi artırmak ve nitelikli sağlık profesyonellerinin denetimli şekilde çalışmasını sağlamak amacıyla hazırlandı.
Başta Sayın Bakanımız @drmemisoglu olmak üzere tüm ilgililere tekrar teşekkür ediyoruz.
👍Güçlü denetim, yasal zemin ve etik sorumlulukla çalışan tüm fizyoterapistlerin yanında olmaya devam edeceğiz.
Sonuç olarak; önergeyi reddettik.
𝟴 𝗡𝗜̇𝗦𝗔𝗡 𝗧𝗨̈𝗥𝗞𝗜̇𝗬𝗘 𝗙𝗜̇𝗭𝗬𝗢𝗧𝗘𝗥𝗔𝗣𝗜̇𝗦𝗧𝗟𝗘𝗥 𝗚𝗨̈𝗡𝗨̈𝗠𝗨̈𝗭 𝗞𝗨𝗧𝗟𝗨 𝗢𝗟𝗦𝗨𝗡!
Fizyoterapist olarak böylesine ulvi, değerli ve mucizevi bir mesleğin mensubu olmaktan mutluyum.
Hastaların yaşam kalitesini arttırmak; 'fizik tedaviye başlamadan önce kolumu bile kaldıramıyordum ama şimdi dişimi bile fırçalayabiliyorum, o kadar iyiyim.’ derken yüzündeki gülümsemeyi hissetmek ve bunda senin de katkının olduğunu bilmek çok değerli...
Türkiye Büyük Millet Meclisimizde mesleğimizin ilk temsilcisi olmak üzerimizdeki sorumluluğu daha da artırıyor.
Mesleğimizin ve meslektaşlarımızın daha ileriye gitmesi için var gücümüzle çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz.
Fizyoterapistler, hastanelerde fizyoterapi ve rehabilitasyonun bel kemiğidir. Onlarca kiloluk hastaların tüm bedenini rehabilite ettirir, hayatına dokunur ve tekrar hayata tutundurur. Yalnızca hastanın tedavisinde etkin rol almakla kalmaz, bir çok kronik hastalıkta hastasıyla bağ kurar ve aile olur adeta. Fizyoterapistin çalışabileceği alanların bir sınırı yoktur. Fiziksel aktivite insanın en temel gereksinimidir. Yalnızca hastalık durumunda değil, sağlıklı iken sağlığı korurken de gereklidir. Rehabilitasyon kelimesini tam manasıyla barındırır Fizyoterapist.
1219 Sayılı Kanunda sağlıklı bireylerde hastalıktan koruyucu protokolleri belirleyen ve kişilerin tüm fiziksel aktivitesi ile ilgili tüm parametreler Fizyoterapistin görev tanımındadır.
Buna uymayan Besyo mezunları, antrenörler, fizyoterapi teknikerleri, enteresan sıfatlarla donanmış “….. terapist” vb gibi ünvanları takınanlar Fizyoterapist değildir. Fizyoterapist tekniker teknisyen değildir, masörde değildir. Fizyoterapist olmayan kişilerin, Fizyoterapist ünvanını kullanması, Fizyoterapistin alanına giren davranışlarda bulunması 1219 Sayılı Kanuna göre suçtur!
Bu şekilde Fizyoterapistin alanına girenlerin merdiven alt�� yerlerde çalışabilmesine fırsat tanınması aslında bir toplum sağlığı problemine çanak tutmakla beraber devlet aklı, vicdanı ve eli bunları engellemelidir, kanunda geçen cezayı uygulamalıdır.
Bu bağlamda Fizyoterapist istihdamı her bakanlıkta ve Sağlık Bakanlığının 1., 2. Ve 3. basamaklarının dahi her birinde artırılmalıdır.
Ne yazık ki Fizyoterapistlerle beraber aynı kaderi paylaşan tüm Sağlık Lisansiyeri meslek mensupları “adil” atama sayılarına yıllardır ulaşamamış ve bugün halkımız bizlerin vereceği hizmetlerden yoksun bırakılmıştır. Anayasal temellerin yanında ilgili tüm mevzuat hükümlerinde, yurttaşlarımızın sağlık hakkı ve bu haktan en iyi şekilde faydalanması konusu çok net bir şekilde ifade edilmiştir. Ancak bunun atamalara yansımasını görememekteyiz.
Yurttaşlarımız hastalanmadan, Sağlık Lisansiyerlerinin toplum ihtiyacını göz önünde bulundurarak adilce ataması yapılmalıdır.
Sağlık Lisansiyerlerinin fazlaca atamasının yapılmasının devletimize maddi yükü, insanların hastalandıktan sonra sağlık giderlerinin yanında ufacık kalacaktır.
Sağlık Lisansiyerlerinin fazla sayıda istihdamı, asla ve asla hiçbir açıdan negatif bir unsur içermemekle beraber aksine her açıdan çok büyük katkıda bulunacaktır.
Sağlık Lisansiyerlerinin sahadaki ilk ve tek savunucu LİSANSİYER-SEN’dir. Bizi, bizden daha iyi kimse savunamaz. Savunacak niteliği de yoktur.
#FizyoterapisteRekorKadro
#fizyoterapist #diyetisyen #dilvekonuşmaterapisti #psikolog #odyolog #veterinerhekim #sosyalçalışmacı #çocukgelişimi #ergoterapist #sağlıkfizikçisi #biyolog #gerontolog
@drmemisoglu @suayipbirinci @kursatkirbiyik @saglikbakanligi @sbsggm @sbkhgm @yhgmsb @halksagligigm @sagliklicozum @drtopaloglu @dryasinerkoc @vedatbilgn
Sağlık Lisansiyerlerinin ne bakanlıklarca ne de sendikalarca umursanmadığını yıllardır biliyor, görüyor ve de yaşıyoruz. Sebeplerini onlarca kez yazdık, egoist olduk. Lakin gerçekleri anlatmak ve söylemek egoizm değildir. Salt Sağlık Lisansiyeri meslek mensubu olmanın AYRIMI yapılmalıdır. Bu ayrım hem temel maaş, hem ek ödeme kalemleri, hem de bakanlıktan başlayan bir sistem tabanında sağlanmalıdır. Biz diğer değiliz, biz yardımcı sağlık personeli de değiliz. Biz Sağlık Bilimleri Lisansiyeriyiz. Sağlık Bakanlığı yalnızca belirli meslekleri hakettiği üzere tahsili gereği ayırmıştır. Ancak her açıdan mağdur edilen tek grup bizleriz.
➡️Sağlık Lisansiyerleri Sağlık Bakanlığı ve diğer tüm bakanlıklar içerisinde kendine ait "Sağlık Lisansiyeri Başkanlığı" adı altında ayrılmalı ve bu alan meslektaşlarımızca yönetilmelidir.
➡️Sağlık Lisansiyerlerinin tüm kamu kurumlarında kendilerini temsil eden sicil amirliklerinin sağlanması gerekmektedir. Varolan mevzuatlarda zaten geçiyor olan "Başhekim Yardımcılığı" kadrolarına meslektaşlarımızın atamalarının yapılmasını istiyoruz. Bu en doğal, yasal ve makul olan hakkımızdır. En az yüksek lisans mezunu olan meslektaşlarımızın hepsi bu konuda birer adaydır.
➡️Sağlık Lisansiyerlerinin temel maaş oranlarının diğer alt tahsil grubu ve ünvanı salt lisans mezunu olmayan ve işinin temelinde bakım olan mesleklerden ayrılması gerekmektedir.
➡️Sağlık Lisansiyerlerinin ek ödeme yönetmeliğinde geçen diğer lisansiyer sınıflamasının derhal değiştirilip, "Sağlık Bilimleri Lisansiyeri" adı altında bir gruplamaya dahil edilmesi gerekmektedir.
➡️Kısaca Sağlık Lisansiyerlerinin ayrımının yapıldıktan sonra yönetmelikte geçen EK-3A ve EK-3B tablolarında taban ek ödeme oranının en az "1" değerinde "artırılmasını", totalde "1.32" olarak güncellenmesini istiyoruz.
➡️Ek ödeme yönetmeliğinde geçen EK-1 tablosunda da "Sağlık Bilimleri Lisansiyeri" olarak ayrılmalı ve burada mesai içi tavan ek ödeme başlığında "3.2" olarak güncellenmelidir. Yine mesai dışında ise "0.75" olarak güncellenmelidir.
➡️EK-2 tablosunda da Sağlık Bilimleri Lisansiyerlerini ayırıp, "0.85" olarak güncellenmelidir.
➡️EK-4 tablosunda geçen Artırımlı Ödeme Yapılacak Hizmet Sunumu Tablosunda ise yine Sağlık Lisansiyeri meslek mensuplarını ayırmalı ve detaylıca bir tablo hazırlanmalıdır. Sağlık Lisansiyerlerinin fiziki yıpranmasına, aldığı riske, verdiği hizmetin doğrudan mesleki olarak hasta ve sağlıklı bireylerdeki etkisine oranla bilimsel, akademik ve realiteye uygun detaylarla güncellenip sınırlarının daha net çizilmesi sağlanmalıdır. Bu konuda bizim sendika olarak bir taslak çalışmamız mevcuttur.
➡️ Yine ilgili yönetmelikte bir kaç farklı noktada da (ödül vb) meslektaşlarımızın buralara dahil edilmediğini duymaktayız diğer detaylı hususların da gözden geçirilmesi gerekmektedir.
➡️Mali şartlarda son olarak Sağlık Lisansiyeri olmanın prestijinin ve öneminin korunması adına her lisans mezununa verilen emekliliğe esas 3600 ek gösterge değil de en az 4200 oranında ek gösterge verilmesi ve bu aradaki oranın artışlarda korunması gerekmektedir.
➡️Yüksek lisans yapan meslektaşlarımızın mesleki ünvanı ile uzman olarak anılması ve ilgili tüm mevzuatta aynı oranda mali şartlarının kayda değer, eğitime ve akademiye teşvik edici oranlarda artırımlı ödenmesi gerekmektedir. Bu doktora ve daha yüksek ünvanlarda da sağlanmalıdır.
➡️Mesleki olarak bakanlıkta tanımlanmamış ancak tüm dünyada artık literatüre girip, bilimsel olarak kanıtlanan eğitim ve sertifikasyonların tanınması, bu eğitimlerin bakanlıkça ve "meslektaşlarımızca" meslektaşlarımıza verilmesi gerekmektedir. Bu hem toplum sağlığını korumak hem de genel sağlığın korunup iyileştirilmesi anlamında çok önemli bir adım olacaktır. Bu noktada Sağlık Lisansiyerleri maalesef tüm dünyadaki en kötü halini ülkemizde yaşamaktadır.
➡️Sağlık Lisansiyerlerinin güncel çalışma ortamı sorunları, materyal yetersizliği, alanlarına haddi ve yetkisi olmadığı müdahale eden diğer meslekler, mobbing vb gibi bir çok sorunlarının da çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
➡️Sağlık Lisansiyerlerinin istihdam noktasında diğer mesleklerden ayrı değerlendirilmesi ve farklı bir yöntemle bunun sağlanması gerekmektedir. Ayrıca sahadan alınan istihdam ihtiyacının bizzat meslektaşlarımızdan alınması gerekmektedir. Bu konu tek başına bir çok problemin çözümünü de getirecektir.
Tüm sorunların çözümü için sendikamız, Türkiye'de türünün tek ve ilk örneğidir. Çözüm için biz hazırız.
"Sağlık Bakanlığı ve diğer bakanlıklar şunu bilmelidir ki, meslektaşlarımızın tüm sorunlarını görüşeceği tek adres LİSANSİYER-SEN'dir. Atılacak adımlarda bizimle görüşülmelidir. Diğer sendikaların ne yönetimlerinin ne de teşkilatının "Sağlık Lisansiyerlerini" savunabilecek tahsili, niteliği ve sıfatı yoktur. Bunu Türkiye kamu sendikacılığı tarihinde ve imzalanan toplu sözleşmelerden çok net görebilmekteyiz. Hatta tam tersine mesleklerimizi itibarını yok edip, prestijini yok etmeye ve yıllarca verdiğimiz emeklerin karşılığını hiç etmeye adamışlardır."
Meslektaşlarımızın sahada sabır katsayıları artmış durumdadır. Artık görmemezlikten gelmeyin. Gelin masaya oturalım, konuşalım. Devlet aklı ve vicdanı beyaz yaka memurlarının dertlerini dinleyip çözüme ulaştırıp kavuşturabilmelidir. Bu noktada Sağlık Lisansiyerleri için kılını kıpırdatmayan sarı sendikalar ve diğerleri asla muhatap alınmamalıdır.
Meslektaşlarımızda artık yaka kartlığı, bardak kupa, yoyi kartlık, ajanda, takvim vb gibi içi boş, mesleki haklarımızı savunmayıp gereksiz ufak detaylar ile kendilerine şirin görünmeye çalışan sendikaların kendileri için uğraşmadığını, uğraşacak niteliğinin olmadığını ve artık bunlara prim yaptırılmaması gerektiğinin farkında varmalıdır.
Sağlık Lisansiyerlerinin 3 gün sistemde olmadığını düşünelim. Neler olurdu?
Tüm meslektaşlarımıza LİSANSİYER-SEN GEL diyoruz. Sizin eviniz, yuvanız burasıdır.
#fizyoterapist #diyetisyen #dilvekonuşmaterapisti #psikolog #odyolog #veterinerhekim #sosyalçalışmacı #çocukgelişimi #ergoterapist #sağlıkfizikçisi #biyolog #gerontolog
@fztenesgkc @kamusaglis@drmemisoglu@suayipbirinci@kursatkirbiyik@saglikbakanligi@sbsggm@sbkhgm@yhgmsb@halksagligigm@sagliklicozum@drtopaloglu@dryasinerkoc@vedatbilgn@MahinurOzdemir@tcailesosyal@tcmeb@Yusuf__Tekin@OA_BAK@gencliksporbak
Ulusal ve uluslararası mesleki yetkinliğimizin gereği;
Hekimler tarafından yönlendirilen hastalar için; mesleğimize özgü ölçme değerlendirme yöntemleriyle tedavi programını oluşturmak, uygulamak, #AnkaradaBuluşuyoruz#KırZincirlerini
Gelişmiş ülkelerde halkın Fizyoterapistlere DOĞRUDAN ulaşabildiği,
Tüm değerlendirmeleri ve tedavi planını FİZYOTERAPİSTLERİN oluşturduğu,
Sigorta şirketleriyle anlaşma yapabildiği bir dünyada,
TÜRKİYE’DEKİ FİZYOTERAPİSTLER tekniker muamelesi bile görmüyor.
#AnkaradaBuluşuyoruz
Ortopediden romatolojiye, kardiyolojiden onkolojiye, pediatriden geriartriye, sporcu sağlığından halk sağlığına kadar birçok alanda hizmet veren fizyoterapistler 10 bin atama istiyor. Bugün sesimizi yükseltme günüdür. Birlikte daha güçlüyüz!
#AnkaradaBuluşuyoruz