Sizde hiç utanma, hiç arlanma yok mu?
Açık açık yazmışlar bi de “ortalama” 3 aylık maaşlarını ödemedik diye.
Maaşıyla kıt kanaat geçinen madencinin “ortalama” 3 aylık ücretini ödemediğini açık açık yazmış!
Bir de utanmadan devlete elektrik satamıyoruz ondan yazmış.
Asıl utanması gereken bu kan emiciler değil ama. Bunları başımıza bela edenler!
Asıl utanması gerekenler elektrik üretimi ve dağıtımı gibi zorunlu bir kamusal hizmeti bile özel sektöre parsel parsel peşkeş çekenler!
Asıl utanması gerekenler “şirket gibi” yönettikleri devlette açız diye başkentin ortasında haykıran madencilerin üstüne polis salanlar!
#HakkımıVerDorukMadencilik
Madenci çocuklarını dinleyin:
"Okulda gösterim vardı ama ben babamın yanına geldim. Babam burada bayıldı, hastalığı var. Kaç gündür yürüyor, açlık grevinde."
#HakkımıVerDorukMadencilik
Yağmur altında direnen madenci eşinin söylediklerine kulak verin, gerçek siyaset burada...
"Benim eşim Ramazan'ın ortasında ücretsiz izne çıkarıldı. Yok 5 kuruş paramız yok. Ben bu 3 faturayı nasıl ödeyeceğim? Kim ödeyecek? Kiramı kim ödeyecek?"
“Şimdi daha da açız ve çıplağız. Çok bağırdık, artık susuyoruz…”
Polisler Ankara halkı biz görmesin diye gözaltı araçlarını önümüze çekti. Konuşmuyoruz, yemiyoruz ve görünmüyoruz. Tüm Ankara halkına çağrımızdır; bizi görün, duyun, yanımıza gelin. Size ihtiyacımız var.
#MadencininEliniTut
Üniversiteli Kadın Kolektifi'nden 18 yaşındaki İlayda Zorlu, polisin "Kızınız 8 Mart'a katılıyor, eylemlere katılıyor" diye aramasının ardından ailesi tarafından tehdit edildi. Dün ise babasının silahından çıkan kurşunla hayatını kaybetti. Basın önce kaza, sonra intihar dedi.
İlayda Zorlu'nun ailesine hukuksuz bir şekilde ulaşıp, yalanlar söyleyerek aileyi İlayda'ya karşı kışkırtan polis kim? O polise bu talimatı veren kim? İlayda'yı tanıyan ve bilgileri ileten polis kim? Bu soruların üzerine gidecek bir tane savcı yok mu memlekette?
AÇIKLAMA | Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi sıra arkadaşımız İlayda Zorlu intihar etmedi, devlet eliyle katledildi!
Dün arkadaşımız İlayda Zorlu aile evinde katledildi. Üzgünüz, öfkeliyiz!
Arkadaşımızın hayattan koparılması yerel basına intihar olarak geçti. Ancak arkasında bambaşka bir gerçek var!
Arkadaşımızın ailesi polis tarafından “Kızınız eylemlere, 8 Mart yürüyüşüne katılıyor.” denilerek provoke edilmiş, arkadaşımız aile içinde tehditlerine maruz kalmış ve bu sürecin sonunda hayattan koparılmıştır.
Her gün kadınların, işçilerin katledildiği, sistemin yarattığı şiddet sarmalının sonucunda okulların silahlarla basıldığı ve çocukların katledildiği, insanların yoksulluğa mahkum edildiği, bu yoksulluk sonucu üniversitelilerin eğitim hayatına devam edemediği bu düzende adaletsizliğin, haksızlığın karşısında "Artık yeter!" diyen binlerce üniversiteli bugün parasız eğitim için mücadele ediyor. Her gün yeni insanlar mücadeleye katılıyor. İktidar bu sorunlara çözüm bulacağına, yoksulluk içinde yaşamak istemiyoruz diyen binlerce gencin taleplerine kulak vereceğine polisleri görevlendirip ailelerini arayarak tüm haklı talepleri "Terör" yaftasıyla suçlu ilan etmeye çalışıyor. Yarattığı korku ve panik aileler tarafından gençlere şiddet olarak dönebiliyor. İşte bu şiddetin sonucunda bir arkadaşımız katledildi.
Daha önce polislerin ailelerimizi hukuksuzca aramasına ve hakkımızda iftiralar atmasına dair onlarca defa açıklamalarda bulunduk, durumu teşhir ettik, Meclis'te vekillerle, yetkililerle görüştük. Hiçbir zaman da yaptıklarımızı gizlemedik! Parasız eğitim için mücadele ediyoruz, yoksul mahallelerde çocuklara ders veriyoruz ve evet bu memlekete, geleceğimize sahip çıkıyoruz. Mücadelemizi, hedeflerimizi gizlemiyoruz! Bizimle uğraşacağınıza gidin hırsızları, katilleri yakalayın, yolsuzluk yapanları yakalayın gençlerle uğraşacağınıza, gençliğin sorunlarına çözüm bulun.
Hiçbir üniversiteli yoksulluktan kaynaklı üniversitesini yarım bırakmak zorunda kalmasın, hiçbir üniversiteli eğitim hayatını aynı zamanda güvencesiz işlerde çalışarak geçirmek zorunda kalmasın, barınma sorunu çekmesin, denetimsiz yurt asansörlerinde katledilmesin!
Artık yeter, tahammülümüz yok! Çekin kirli ellerinizi üstümüzden! Suçlular ortaya çıkana kadar bu işin peşini bırakmayacağız. Katledilen sıra arkadaşımızın hesabını vereceksiniz.
Biz tek bir üniversitelinin, tek bir gencin bile bu sistemin yarattığı yoksulluğun pençesinde kaybolmasına izin vermeyeceğiz. Hiçbir arkadaşımızın mücadele ettiği için devletin sistematik baskısına maruz kalmasına sessiz kalmayacağız.
Daha önce uyarılarımızı dinlemediniz, sürdürdüğünüz şiddet ve baskı yüzünden bir genç hayatını kaybetti. Suçlusunuz ve hesap verin! Bu cinayette parmağı olan herkes görevlerinden alınsın ve yargılansın. Gençlerin demokratik haklarını kullandıkları için devletin uyguladığı aile araması, ajanlaştırma girişimleri, yargı şiddeti son bulsun.
Bir arkadaşımızı daha kaybetmeye tahammülümüz kalmadı. Herkesi gençliğin geleceğine ve haklı mücadelesine sahip çıkmaya, destek olmaya ve onu büyütmeye çağırıyoruz!