@AlperenCarus Benim dediğin devlette söz sahibi bile değilsin avukat bey. Böyle koca koca lafları, il başkanlığında ki yeni yetme 3-5 gence hava atmak için kullan onlar sana itibar eder. Bu mecra Deli Dumrul hikayelerine sadece gülüp geçer ...
@VarolEsen Siyaseti herkes yapmamalıdır. İlk önce akli melaikeleri yerinde raporu alıp, siyaset yapmasına izin verilmelidir. Koca koca adamlar çocuk gibi konuşuyor.
Devletin, nefret söylemini tolere etmeyi bırakması gerekmektedir. Sosyal medyada herhangi bir halkı hedef alan, kolektif suçlama ve dışlama üreten dil cezasız kaldıkça, toplumdaki uç eğilimler güç kazanır.
Bu tür söylemler, yalnızca hedef alınan kesimi değil, toplumun tamamını etkileyen bir gerilim ortamı yaratır ve ortak yurttaşlık bilincini zayıflatır.
Sosyal medya nefretini sınırlayacak net yasalar konulmalıdır. Algoritmik denetimler, nefret söylemi bildirimi ve hızlı müdahale süreçleri oluşturulmalıdır.
Kutuplaşma söylemi simetriktir.
Aşağıdaki örnekte olduğu gibi Almanya ülke içi huzurunu korumak için bahsettiğimiz yasaları etkin ve hızlı şekilde uygulamaktadır.
Uns sind diese Videos bekannt. Unser Staatsschutz hat die Ermittlungen aufgenommen.
Vielen Dank für Ihre bisherigen Meldungen über Social Media und per Mail.
BITTE sehen Sie von weiteren Erwähnungen unter den bekannten Videos ab.
#Polizei#Dortmund#PolizeiDo
@m_cemilkilic Cemil geliştir kendini, ergende değilsin artık. Bu masallara inanman yaşına saygısızlıktır. Ya bir söz varya Anadolu'da tam da sana uyuyor. " Biliyorsan konuş ilham alsınlar, bilmiyorsan sus adam sansınlar".
@KursadAkkasoglu@jskurdoglu Sen Japonca bilmiyorsun; Korece, Rusça, Bulgarca da... Bilmediğin dilleri bilmiyor olman normal, ama onları yok sayman ise, senin kafasını kuma gömmüş bir devekuşundan farkın olmadığının göstergesidir.
@YildizFeti Sayın Feti Bey, sizce olası bir İran-Türkiye sürtüşmesinde o bölgede yaşayan Türkler hangi tarafta yer alacaktır. Sonuçda etnik birlikteliğin karşısında İran'a mezhepsel olarak bağlılık daha güçlü olduğu bilinmektedir.
İstahrî – Kitāb al-Masālik wa’l-Mamālik (10. yy)
وَبِدِيَارِ رَبِيعَةَ وَدِيَارِ مُضَ��َ جِبَالٌ كَثِيرَةٌ، تَسْكُنُهَا أَقْوَامٌ مِنَ الْأَكْرَادِ، لَهُمْ قُرًى مُتَّصِلَةٌ، وَهُمْ أَهْلُ بَأْسٍ وَمَنَعَةٍ.
In the lands of Diyar Rabi'a and Diyar Mudar, there are numerous mountains. These mountains are inhabited by Kurdish communities; they have contiguous villages. They are people of strength and resilience.
Diyar Rabi'a → Nusaybin – Qamishli – Hasakah line Diyar Mudar → Urfa – Harran – Raqqa surroundings
İstahrî – Kitāb al-Masālik wa’l-Mamālik (10. yy) yazdığı kitapta şöyle demiştir.
وَبِدِيَارِ رَبِيعَةَ وَدِيَارِ مُضَرَ جِبَالٌ كَثِيرَةٌ، تَسْكُنُهَا أَقْوَامٌ مِنَ الْأَكْرَادِ، لَهُمْ قُرًى مُتَّصِلَةٌ، وَهُمْ أَهْلُ بَأْسٍ وَمَنَعَةٍ.
Diyar Rabîa ve Diyar Mudar’da çok sayıda dağ bulunmaktadır.
Bu dağlarda Kürt toplulukları yaşar; birbirine bitişik köyleri vardır.
Onlar güç ve direnç sahibidir.
Diyar Rabîa
→ Nusaybin – Kamışlı – Haseke hattı
Diyar Mudar
→ Urfa – Harran – Rakka çevresi
Görüleceği üzere günümüzdeki topraklarından çok fazla bir bölgeye yayılmamışlardır. Yüzyıllarca Asuri,Arap,Türkmen ve Kürtler bu coğrafyada hep beraber yaşamışlardır.
Selahaddin Eyyubi'nin Alman Kralına mektubu;
Samimi dostumuz, yüce kral, Almanya kralı şanlı Frederik'e: Merhametli Allahın adıyla: kudretli, emsalsiz, muzaffer, ebedi, krallığının ucu bucağı olmayan Tek Allahın inayetiyle... Bize karşı ittifak olup, beraberinizde gelenleri sayıp, bir bir sıralamışsınız, şu diyarın kralı, öteki diyarın kralı, şuranın kontu, buranın kontu, şu Başpiskoposlar, markizler ve şövalyeler. Ama eğer biz hizmetimizde olanları ve bizim emirlerimizi dinleyenleri, sözlerimize itaat edip, bizim için savaşacak olanları sıralayacak olsaydık, mektuba sığmayacak liste olurdu.... Müslümanlar. Hıristiyanlardan çok daha kalabalık ve birçok kez daha sayısızdır.... Bizimle birlikte olanlar arasında, düşmanlarımıza karsı koymak için tek basına yeterli gelen Bedeviler ve yardım gerekmeden onları tek basına yok edebilecek Türkler var. Hatta köylülerimiz bile, eğer onlara teklif edersek, ülkemizi istila etmeye gelen uluslara karşı cesurca savaşacak ve onları zenginliklerinden mahrum bırakacak ve yok edecektir....
Bu mektup metninden yola çıkarak, Selahattin Eyyubi'nin , Türkleri kendi müttefiklerinin önemli bir parçası olarak tasvir ediyor.
Özellikle Türklerin, Sultanın askeri stratejisinde kritik bir rol oynadığını aynı zamanda da Selahatin'in Türk olmadığını da gösterir.
Şara'ya, SDG'nin elinde ki toprakları sana bıraktıralım sen de güneyde ki İsrail'in işgal ettiği topraklardan vazgeç denildi.
İki frenemies ülke (düşman görünümlü dostlar) yani Türkiye ve İsrail bu anlaşmadan zaferle ayrıldı. Birbirlerine komşu oldular.
Yeni düzende Ortadoğu daha da enterasan bir hal alacak... Suriye'de iç hesaplaşmalar başlayacak, yine birileri birilerini münafıklıkla suçlayacak, yine vahşet yine göz yaşı...
Bekleyelim ve görelim...
Ülke içinde belirli bir toplumsal kesimi hedef alan, kamu barışını bozabilecek, ayrımcılığı ve düşmanlığı körükleyebilecek nitelikte ifadeler kullanan bu şahıs hakkında bir an önce hukuki süreç başlatılmalıdır.
Söz konusu paylaşım;
Türk Ceza Kanunu m. 216 (Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama),
TCK m. 122 (Nefret ve ayrımcılık),
suçlarını barındırmaktadır.
İlgili paylaşım, ifade özgürlüğü sınırlarını aşarak toplumsal barışı zedeleyici, kışkırtıcı ve ayrıştırıcı sonuçlar doğurma riski taşımaktadır.
Kürtleri, Yavuz Sultan Selim Han başımıza bela etti diye bir türküyü dillerine dolamışlar.
Oysa ki;
Bakın, Amasya Belediyesi Kültür yayınları tarafından yayınlanmış 12 ciltlik Amasya tarihi kitabının 1_4 ciltlerinin olduğu kitabın 419 sayfasında ki yazıyı okursanız Anadolu'da Kürt Beyliği var mı yok mu anlarsınız.
Araştırmadan aciz bir kitleye cevap verdiğimin farkında olmamdan ötürü bu sefer bilgiye direk ulaşacakları linkleri veriyorum. Umarım okumaktan da aciz olmazlar...
Bu sayfada, Kürtler Hükümeti diğer adı ile Kutluzadeler Beyliğinin kuruluşu ve detayları doğrudan anlatılıyor.
E-kitap linki;
https://t.co/NHLgi8W0sk…
İlgili sayfa linki;
https://t.co/4g6Klrgndi…
NEREDEYDİ BU KÜRTLER (!)
Anadolu Selçuklu Devleti'nin çöküşüyle birlikte Anadolu'da "Tevaif-i Müluk" adı altında onlarca beylik kuruldu.
Bu beyliklerin hepsi Türk beylikleriydi.Devleten yıkılışı dönemindeki güçsüzlüğünü göz önüne alacak olursanız, biraz gücü olan her kesimin bir beylik kurarak kendi varlığını ispat ettiğini görürüz.Yani güçlü bir aile bir beylik kurabilmiştir.
Madem ki Anadolu Kürtlerin kadim yurtlarıysa, böyle bir rahat dönemde neden bir beylik kuramadılar?
Nüfusları mı yeterlimi değildi, yoksa burada değiller miydi?
Tarihte bu gibi devletlerin çöküş dönemlerinde fırsattan istifade ederek birçok devletçikler kurulmuştur.
Tabii devlet kurma kültürünüz varsa.
Nitekim Anadolu'nun en küçük beyliği, Söğüt'te kurulmuştu.O kadar az bir nüfusla Kayı'lar bir beylik kurmuşsa, bugün Anadolu'nun K*rdistan olduğunu söyleyenler, neredeydiler?
PROF.DR. YUSUF HALAÇOĞLU
(Türk Tarih Kurumu Eski Başkanı)
Bak Amasya Belediyesi Kültür yayınları tarafından yayınlanmış 12 ciltlik Amasya tarihi kitabının 1_4 ciltlerinin olduğu kitabın 419 sayfasında ki yazıyı okursan Anadolu'da Kürt Beyliği var mı yok mu anlarsın.
Bu sayfada, Kürtler Hükümeti diğer adı ile Kutluzadeler Beyliğinin kuruluşu ve detayları doğrudan anlatılıyor.
E-kitap linki;
https://t.co/vsbuBJwRxF
İlgili sayfa linki;
https://t.co/c1lXafuQ8j
Tarihi sözde tarihçi özde siyasi parti liderlerliğine soyunmuş kafatasçıdan dinlemeyin araştırın okuyun. Güneş balçıkla sıvanmaz..