İnanamıyorum...Ahlaksızlılığın böylesi...Mevzuata aykırı yapılar dediğini bir açar mısın...Buna örtülü imar affı derler...İBB doğru yapmış... AKP belediyesinin de dahil olduğu İmar transferi rezilliği de var mı bunların arasında...Ayıp yahu edebinle git bütün dosyalar kapansın...
Ben bu kişiyi 2015 yılında hakemleri rehin almasının ardından “Karı gibi yaşayacağıma erkek gibi ölürüm” dediği için şikayet etmiştim. Mafyatik olduğu iddia edilen bu kişi hakkında, gencecik bir kadın olarak suç duyurusunda bulunma cesareti gösterdiğim için oldukça ilgiye mazhar olmuştum. Oysa sıradan olması gereken bir hak arama faaliyetinden ibaretti. Sıra dışı olması gereken onun söyleriydi.
“Şahıs” tıpış tıpış gidip ifade vermişti ve hakkında iddianame de düzenlenmişti. Tabi ki beraat etti. Hoş, şimdi olsa kovuşturma aşamasına bile gelmeden doğrudan takipsizlik verilir. Zira bu kişilerin kanun ısmarlayacak kadar sırtlarını dayadıkları bir bakanları var artık. Muhalefeti -hukuku paramparça etmek suretiyle- yok etmeye yemin etmiş bir bakan.
Avaneleri de bunlar işte.
Ya ne olacaktı..
madem @krmzkedikitap günlerdir ölü taklidi yaptı -yardımcı oluyormuş gibi kampanya düzenleyip ama yine kendi cukkasını arttırma peşine düşerek- o zaman biz de sn @pinarcaliskn a gelecek masal kitabı için siparişte bulunalım. direkt kendisine ama... bir ibana bakar.
müjde kuşunu bolca alıp muayenehanemde sehpanın üstüne koymuştum, çocuğuyla gelen hastalar, evde çocuğu olup yaşı uygun olanlar bana sormadan bile alıp bitirdiler. demek ki kırmızı kediye çalışmışız.
neyse ilgililer bu teklifimi bir değerlendirsin, mesela ben yeni yazılacak masal kitabından hastalarıma dağıtmak için 50 tane ön sipariş vermek istiyorum mümkünse... direkt yazarından...
Bir dönem kitaplarınızı almak için kuyruğa giren insanlar vardı.
Yazdığınız her cümleyi tartışan, her yeni kitabınızı heyecanla bekleyen okurlar…
Ama bu, size ömür boyu kredi açıldığı anlamına gelmiyor.
Siz bugün çıkıp, dün başkalarına yönelttiğiniz eleştirilerin aynısını yapanları mazur göstermeye çalışırsanız; insanlar da buna itiraz eder.
Çünkü okurluk bir abonelik sözleşmesi değildir.
Dün beğendiğimiz bir yazarı, bugün eleştirebiliriz.
Nasıl ki dün “Ecevit Kemal”, “Gandhi Kemal” denilirken alkış tutmak zorunda değildiysek; bugün de aynı hikâyelerin yeniden yazılmasına inanmak zorunda değiliz.
Sadakat fikre olur.
Kişilere değil.
İBB davasının kadın tutuklularından Ceyda Kıyrak bir asker kızı. Dayısı da, dedesi de üst düzey Polis görevlisi... Askeri lojmanlarda büyümüş.. jandarmanın taktığı kelepçe ile duruşmalara katılıyor olmasının bu yüzden ağırına gittiğini söyledi…Bir Profosyonel olarak maaşla çalıştığını, kirada oturduğunu, tutuklu olduğu için geliri olmadığını, kirasını ödeyemediği için evinin tahliye edildiğini açıkladı... dayısıyla yaşayan oğlu da mecburen ayrıldığı eşinin yanına yerleşmiş…
Oğlunun liseden mezuniyetini göremediğini, üniversite sınavına girdiğinde yanında olmadığını söylerken gözyaşlarını tutamadı.
İBB davasında 1.5 yıldır tutuklu olan Ceyda Kıyrak ne ile suçlandığı bilmediğini, bu konuda hakimin kendisine yardımcı olmasını isteyerek savunmasına başladı. Tam olarak ne iş yaptığını da mahkeme mübaşirini örnek vererek çarpıcı bir şekilde şu sözlerle anlattı…
“Şimdi bu salonun da bir operasyonel akışı var, şurada 3-4 aydır gördüğüm kadarıyla. Bu arada, burası çok sıcak. Saygısızlık addedilmezse şunu çıkarabilir miyim? Şimdi bu salonun da gördüğüm kadarıyla, 3-4 aydır burada oturuyorum, siz de görüyorsunuz, bir operasyonel akışı var. Gördüğüm kadarıyla buralarda, bilmiyorum, Ercan Bey de o operasyonel akıştan, herhalde o operasyonel akışın sorumlusu. Nedir o, atıyorum işte; klimada bir şey oluyor, ona söyleniyor. Avukatların bir ihtiyacı oluyor, ona söyleniyor. Sizin bir ihtiyacınız oluyor, ona söyleniyor. Mikrofon ihtiyacı oluyor, ona söyleniyor. O ve ekibi buradaki operasyonel akışı yürütüyorlar. Ve dava başladığında, sanıklar da savunmalarını yapmaya başladığında, Mehmet Bey de oraya çıktığında boyundan dolayı mikrofonla ilgili bir sıkıntı yaşandı burada. Beyefendi hemen hızlıca ayarlı ayakları koydu, herhâlde ayakları yükseltti. 2-3 gün içinde de bu kaideyi yaptırdı.
Şimdi ben eminim ki Ercan Bey, bu kaideyi bu binadaki bütün marangozluk işlerini yapan anlaşmalı firmaya yaptırmıştır. Ama onun görev ve sorumluluk alanında bunun metrekare fiyatı, bunun faturasını nereye keseceği, ödemesini nereden alacağı gibi konular onun takibinde değil. Çünkü onun tamamen sorumluluğu buradaki operasyonel akışı yönetmek. Benim de aslında etkinlik yönetiminin alt açılımı birebir bu....
Murat Ongun'un " İnandığım tüm kutsallar üzerine yemin ederim, bu kadıncağızın suçlandığı konularla yakından uzaktan hiçbir alakası yoktur. Her şeyin huzurunda da yemin ederim. Bunun altını netlikle çizeyim. Büyük bir yanlışlık sonucu yaklaşık 1,5 yıldır tutukludur. Kendisinin yaşadıklarını ben de hissetmekteyim"dediği Ceyda Kıyrak bugün savunmasını şu sözlerle tamamladı:
Burada herkes anlattı cezaevinin zorluklarını, bir anne olarak evlat hasretini, aile hasretini. Ama ben binbir emek ve zorlukla okuttuğum oğlumun mezuniyetinde Silivri'deydim. Üniversite sınavına girdi Silivri'deydim. Üniversiteye gitti buradayım. Ne için? Yani bunların vebalini kim ödeyecek bana? Siz mi? Ya da benim oğlumun... Yani geri gelmeyecek anılarında yokum oğlumun. Ve hiçbir sebebi, hiçbir dayanağı yok. Aylardır buradayım. Ben artık gerçekten tahliyemi rica ediyorum. Ben asker kızıyım, başkomiser torunuyum, dayım başkomiser, dedem başkomiser. Çocukluğum askerlerin arasında geçti, burada askerler benim koluma kelepçe taktı. Gerçekten daha fazla duygusal tarafını anlatmak istemiyorum. Zaten çok dinlediniz, sizleri de yormak istemiyorum. Sizden bir an önce tahliyemi ivedi olarak rica ediyorum. Sonrasında da bu dosyadan adımın aklanmasını rica ediyorum...
#İBBDavası'nda 54.Gün
🔺️Savcı bana, "Dosyada yok ama ben Twitter'da gördüm, merak ettim" dedi
Kültür A.Ş Plan ve Organizasyon müdürü #BarışKılıç beyanda bulunuyor.
"Sayın Başkan,
Şimdiye kadar çalışma hayatımı, görevlerimi ve bu süreçte yaptığım işleri anlatmaya çalıştım.
🔺️Bundan sonra ise tutuklanmadan hemen önce ve sonrasında yaşadığım, benim için oldukça ağır olan kişisel bir süreçten bahsetmek istiyorum.
Benim eşimin ailesi çok kalabalık değildir. Bizim sülale oldukça geniştir; saymakla bitmez.
Ancak eşimin ailesi toplamda beş-altı kişilik küçük bir aileydi.
Eşimin babasını pandemi döneminde, 2020 yılında kanser nedeniyle kaybettik.
Tutuklanmamdan yaklaşık beş ay önce de eşimin annesine beyin tümörü teşhisi konuldu.
Teşhisin konulmasının ardından bir gün içerisinde ameliyat edilmesi gerekti.
Çünkü doktorlar durumun ciddi olduğunu söylüyordu.
Bu haber hepimizi yıktı.
Doktorların istatistiksel olarak en fazla bir yıl yaşam süresi öngördüğü bir tabloyla karşı karşıyaydık.
Elbette canı veren de alan da Allah'tır. Ancak tıbben önümüze konulan değerlendirme buydu.
Bugün üzerinden bir buçuk yıl geçmiş durumda. Çok şükür hâlâ yanımızda, hâlâ hayatta.
🔺️Bu süreçte aile olarak bir karar almıştık.
Birbirimize daha fazla zaman ayıracak, morallerini yüksek tutmaya çalışacak ve birlikte geçirebildiğimiz zamanı en iyi şekilde değerlendirecektik.
Tam bu kararları aldığımız dönemde, Kasım ayında eşimin annesinin hastalığıyla uğraşıyorduk.
Ardından Ocak ayında eşimin babaannesini kaybettik. O da bizimle birlikte yaşıyordu.
🔺️Bu gelişmeler aile olarak bizi oldukça yıprattı.
🔴 Tam bu sürecin ardından 19 Mart sabahı operasyon gerçekleştirildi. Sabahın erken saatlerinde Narkotik polisleri tarafından kapımız çalındı.
🔺️Evde kanser hastası kayınvalidem, bir buçuk yaşındaki oğlum Kuzey ve beş yaşındaki kızımı bırakarak Vatan Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldüm.
Dört gün boyunca gözaltında kaldım.
Ardından ifade vermek üzere savcının karşısına çıktım.
Savcı bana, "Zaten seninle ilgili çok fazla bir şey yok" dedi.
🔴 Dosyada bazı notlar olduğunu söyledi ve bunları anlatmamı istedi.
Ben de avukatıma dönüp, "Ne anlatayım?" diye sordum.
🔺️Avukatım, "Ne iş yaptığını ve çalışma sürecini anlat" dedi.
🔺️Ben de görevimi, Planlama ve Organizasyon Müdürlüğü'nün ne iş yaptığını, belediye ve Kültür AŞ bünyesinde hangi görevlerde bulunduğumu anlattım.
🔴 Anlattıklarımın ardından savcı bana bir soru sordu.
Dedi ki:
"1300 tane hayali konser yapmışsınız. Bunu nasıl yaptınız, bir anlatsana."
Avukatım da hemen araya girerek,
"Bu yeni bir soru mu? Bu konu polis ifadesinde yoktu" dedi.
Savcı ise, "Dosyada yok ama ben Twitter'da gördüm, merak ettim" şeklinde cevap verdi.
🔺️Ben de kendisine şu açıklamayı yaptım:
"1300 tane hayali konser diye bir şey söz konusu değil."
Ayrıca bu konu benim sorumluluk alanımda da değildi.
Kültür Etkinlikleri Müdürlüğü tarafından yürütülen bir projeydi.
Pandemi döneminde sanatçılara destek olmak amacıyla gerçekleştirilen bir çalışmaydı.
Sanatçıların performansları kaydediliyor, videolar hazırlanıyor ve bunlar sosyal medya platformlarında yayınlanıyordu.
Bu kayıtların tamamı mevcuttur.
Söz konusu yayınlar yalnızca sosyal medyada değil, çeşitli televizyon kanallarında da yayınlanmıştır. TRT dâhil olmak üzere birçok platformda yer almıştır. Bugün dahi internet üzerinden ulaşılabilmektedir.
Bunu anlattım.
Savcının bana yönelttiği soruların büyük bölümü bunlardan ibaretti.
Dört günlük gözaltı sürecinin ardından çıkarıldığım mahkemede adli kontrol şartıyla serbest bırakıldım.
Sekiz kişilik bir grup hâlinde mahkemeye çıkmıştık. Aralarında daha önce hiç tanımadığım insanlar da vardı.
Tahliye kararını duyduğumuzda hepimiz büyük bir duygu yoğunluğu yaşadık.
Birbirimize sarıldık. Ağlayanlar oldu.
Hayatım boyunca unutamayacağım anlardan biriydi.
Adliyeden çıktım, evime gittim ve aileme kavuştum."
🎂 Eda Erdem 39 Yaşında
🥇🥇🥇🥇🥇🥇🥇🥈🥈🥈🥈🥈🥈🥈🥉🥉🥉🥉 Türkiye Ligi
🥇🥇🥇🥇🥇🥇🥈🥈🥈🥈 Türkiye Süper Kupası
🥇🥇🥇🥇🥇🥈🥈🥈🥈🥈 Türkiye Kupası
🥇🥈🥉🥉🥉 Şampiyonlar Ligi
🥇🥈🥉🥉🥉 Avrupa Şampiyonası
🥇🥈🥉 Milletler Ligi
🥇🥈 CEV Cup
🥇🥉🥉 Dünya Kulüpler Şampiyonası
🥇 Akdeniz Oyunları
🥇 Balkan Kupası
🥈🥈🥉 Avrupa Altın Lig
🥈 Dünya Şampiyonası
🥉 World Grand Prix
👑 Türkiye Kupası MVP
👑 Türkiye Süper Kupası MVP
⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️ Sultanlar Ligi En İyi Orta Oyuncu
⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️ Şampiyonlar Ligi En İyi Orta Oyuncu
⭐️⭐️⭐️⭐️ Avrupa Şampiyonası En İyi Orta Oyuncu
⭐️⭐️ Milletler Ligi En İyi Orta Oyuncu
⭐️ Dünya Şampiyonası En İyi Orta Oyuncu
⭐️ Avrupa Altın Lig En İyi Orta Oyuncu
Paraguay maçı ve Kemal Kılıçdaroğlu röportajından dolayı bu mevzu araya kaynadı.
Dün gece çıkan Resmi Gazete’deki Cumhurbaşkanı Kararı’na göre; 15 yaşından küçük ve 50 yaşından büyük Cezayir vatandaşları için vize muafiyeti getirildi!
Peki biz Cezayir’e gitmek için ne yapıyoruz?
30 günlük için 40 euro, 90 günlük için 100 euro ödeyip vizeye başvuruyoruz. 1 hafta da vizenin çıkmasını bekliyoruz. Tabi çıkarsa! Bize vize, onlara muafiyet!
YAZIKLAR OLSUN!
allah'u ekber nidaları, tekbirler, bozkurt işaretleri, ülkücü bıyıkları, vatan millet sakarya edebiyatı, hamaset, goygoy, yaygara, şamata, şımarıklık ve sonuç: 48 takım içerisinde gol atmadan elenen ilk takım.
🔴 Enkazdan dünya zirvesine: İzmirli Alper Öztürk dünya şampiyonu oldu
• İzmir depreminde annesini kaybeden Down sendromlu milli sporcumuz Alper Öztürk, Bulgaristan’da düzenlenen Down Sendromlular Dünya Şampiyonası’nda altın madalya kazanarak dünya şampiyonu oldu.
• Artistik Cimnastik Mozaik Büyük Erkekler Genel Tasnif kategorisinde zirveye çıkan Öztürk, şampiyonluğunu depremde hayatını kaybeden annesi Fatma Öztürk’e armağan etti. 🇹🇷🥇
Siyasete alet edilen futbolun hazin sonu..
Hangi sıfatla etrafına federasyon başkanını, teknik direktörü, bakanı vs topluyor.
Başarısızlığın kaynağı sportif alanı da kirleten kaba siyasettir.
Özel uçaklarla Amerika’ya gitmeye hazırlananların şimdi saklanmalarına izin vermeyelim!