Bir eğitimci olarak artık neresinden tutup neresini konuşacağımızı şaşırdık. Üstelik bizim söylediklerimiz umurlarında da değil. Ama gerçek şu “Türkiye’de eğitim sistemi çöktü”
İşte çöken sistemin 10 açık göstergesi:
1-Okullar okul olmaktan çıktı. Eğitim diye bir şey yok her şey sınav için oldu. Okullar sınava hazırlık merkezi oldu.
2-Çocuklarımızın 3’te 1’i okula aç gidiyor. Okullar “başarılı” “zengin” ve “yoksul” okulları olarak kategorik olarak ayrılmış durumda.
3-Okullar yetmediği için herkes ikinci bir okula gidiyor: dershane. O da yetmiyor özel ders alıyor.
4- Ortaokul LGS’ye, liseler YKS’ye hizmet ediyor. Öğretmensiz ve okulsuz sistem yaratıldı. 8. sınıf ve 12. sınıf öğrencileri sadece sınava hazırlanıyor.
5-Ekonomik kriz başka ilde üniversite okumayı imkansız hale getirdi. Üniversiteler çöktü. Umut olmaktan çıktı. Üniversitelerin özerklik ve yaratıcılığı “0” seviyesinde.
6-Öğretmenler müfredatı bilmiyor. Evrak üzerinde iş yapılıyor. Beceri dersleri yok edildi.
7-Okul öncesi eğitime erişim 3 yaşta %17, 4 yaşta %37 5 yaşta %78 de kaldı. Okul öncesi eğitim alabilenler büyük oranda varlıklı aile çocukları.
8-Üniversite diploması var ama iş yok.
9-Okullar arasında dev bir eşitsizlik var.
10-CİO verilerine göre 7-17 yaş aradı zorunlu eğitimde olması gereken 1.2 milyon genç nerede belli değil.
11- Ne okulda ne işte genç sayısı 6.5 milyonu buldu. Sistemde kimse mutlu değil.
Öğrenci mutsuz.
Öğretmen yorgun.
Veli endişeli.
Bir sistem düşünün:
İçindeki herkes şikâyetçi ama sistem hiç değişmiyor.
Belki de artık şu soruyu dürüstçe sormak gerekiyor:
Sorun çocuklarda mı?
Yoksa eğitimi yönetenlerde mi?
Bir öğrenci öğretmenini öldürdü…
Ailenin, toplumun, bireyin çözemediği sorunların faturasını öğretmenler ödüyor. Şiddet, yoksulluk, aile çöküşü, bunların hepsi okul kapısından içeri giriyor ve öğretmenin derdi oluyor. Ve utanmadan iki aylık yaz tatilini onlara çok görüyoruz. Bu işin içinde olanlar, onlarca öğrencinin önünde tek başına duranlar bilir. Bu meslek sevgi ile yapılır, ama sevgi kurşun geçirmez yelek değildir.
Fatma Nur Çelik’e Allah’tan rahmet, ailesine ve tüm öğretmenlere baş sağlığı diliyorum. 🖤
Öğretmenine sahip çıkmayan ülke geleceğine sahip çıkamaz.
Yazılımcı: ABD’li bir şirketle anlaştım. Türkiye’den çalışıp ayda birkaç yüz dolar kazanacağım. Sadece kodu gönderip parayı almam lazım, dövizi ülkemde harcayacağım.
Vatandaş: Süper olay. Bacasız sanayi dedikleri bu işte. Sıfır maliyetle ülkeye sıcak döviz sokacak, cari açığa merhem olacak.
D*vlet: Hop, dur bakalım. O parayı nasıl tahsil edeceksin? PayPal yasak, Stripe yok. "Sunucularını Türkiye'ye getirmediler" diye hepsini kovdum. Sen o parayı Swift ile çek, her işlemde 50 dolar kesinti yapılsın, paranın gelmesi 3 gün sürsün, bir de banka seni "şüpheli işlem" diye şubeye çağırsın. Bi de 10 dolar bile kazansan bağkur öde.
Yazılımcı: E ama Litvanyalı çocuk saniyesinde alıyor parayı? Lanet olsun, şirketi Estonya’da kuruyorum, parayı da orada tutacağım. Vergisini de oraya öderim artık.
Sonuç: Ülkeye girmesi gereken milyonlarca dolar, sırf inatlaşma ve regülasyon inadı yüzünden yurt dışında tutulur. Türk genci, kendi ülkesinde dijital mülteci gibi yaşamak zorunda bırakılır.
İdeolojik dangalak: Devletimiz verisini Amarigaya mı gaptırsın? Paypal maypal hep ajan, bizim yerli ve milli TROY kartımız var, neyine yetmiyor Amarigan mandası mısın? 🤡🤡🤡
Yağız Kaan Erdoğmuş'un başarısının ne kadar algılandığından emin değilim.
Şu anda 14 yaşında ve "satrancın Wimbledon"ı denilen Tata Steel'de üçüncü sırada. Dünya sıralamasında 38'inciliğe çıktı, bundan tam bir yıl önce 170'inci sıradaydı! Çocuk olduğu için çok hızlı yükseliyor ve hâlâ 14 yaşında.
Ulaşacağı tepenin neresi olduğunu göremiyoruz. Ama Dünya Şampiyonu ve hatta satrancın yeni Carlsen'i, Kasparov'u olma ihtimali, gerçek bir ihtimal.
⛔️"Rakı Milli İçkimizdir" diyen ve harika bir filmle ülkemizi ve İstanbul'u tanıtan Alperen Şengün, siyasal islamcı yobazlar tarafından linç edilmeye çalışılıyor.
📌Teşekkürler Alperen. Turizm Bakanlığının milyar dolar harcasa yapamayacağı bir tanıtımı yaptın ülkemiz için.
📌Yunanların sahiplenmeye çalıştığı rakımızın "milli içkimiz" olduğunu ve bize ait olduğunu Dünya'ya öğretmiş oldun.
📌Tek hareketinle özgürlüklerle savaşan çağdışı zihniyeti kudurttun.
Kabul etseniz de kudursanız da Rakı, Türklerle özdeşleşmiş milli bir içecektir.
İsteyen içer, isteyen içmez.
Popüler bir insanın rakı içmesi, topluma kötü örnek olmaz.
‼️Kötü örnek arıyorsanız, arabasında pudra şekeri çeken oğlanları, çocuklara nikah kıyan şarlatan tarikatçıları, yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvetten başka bir halt bilmeyen ciğeri 5 para etmez siyasetçileri, Allah diyerek insanları kandıran, köleleştirmeye çalışan şıhları, şeyhleri, Fetö'ye, Metö'ye ne istediyse verenleri, deprem zamanı çadır satanları eleştirin önce, rakı içen insanlara en son sıra gelir bunlar dururken.
Şerefe Alperencim...!!!
✒️ Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği 17. kez sanatseverlerle buluşuyor.
Detaylı bilgi için: https://t.co/EeEnvY4LBd
#AnadoluÜniversitesi
Bana "Yolun' seç" diyorlar
Bozuk yolu seçer miyim?
(Eğri eğri, doğru doğru)
"Seçemezsen geç" diyorlar
Ben yolumdan geçer miyim?
(Eğri eğri, doğru doğru)
Kimi batı, kimi doğu
Kuzey, güney, hepsi doğru
Kim seçer ki bozuk yolu?
(Eğri eğri, doğru doğru)
Benim yolum bana doğru
Hiç yolumdan döner miyim?
(Eğri eğri, doğru doğru)
(Eğri büğrü ama yine de doğru)
Yasemin Minguzzi ağır bir sinir krizi geçiriyor. Avukatlar karara isyan ediyor. Halk can güvenliğinden endişe ederek "emsal karar" ve "adalet" istiyor.
Ancak yine de birileri çıkıp "24 yıl en ağır ceza ama daha ne istiyorsunuz?" diyebiliyor.
Bunlar evrimin hastalıklı canlıları!
Perişan ailenin hali ortada. Yine de metanetlerini korudular. Nihayetinde anne dayanamadı; bu kadar acının ortasında soğukkanlı kalmak kolay değil.
Karşımızda hem suçlu hem de küstah bir tavırla davranan bir topluluk var. Neye, kime güvendikleri belli değil. Ama bir şey dikkatimi çekti; Türkiye’de hâlâ sesini yükselten, adalet isteyen, iyi ve vicdanlı bir kitle var.
Geçen haftalarda şöyle demiştim: İnşallah dava, anne ve babanın acısını dindiremese de, en azından kamu vicdanına seslenen adil bir kararla sonuçlanır. Çünkü bu dava sadece bir ailenin değil, toplumun adalet duygusunun da sınavıdır.
Maalesef bu gerçekleşmedi. Minguzzi ailesinin avukatı Ersan Barkın; "4 tane sanığın, Minguzzi’nin etrafını nasıl sardığını mahkemeye sunmuş olmamıza rağmen, 2 sanık delil yetersizliği nedeniyle tahliye edildi." diyor. Dava henüz bitmedi. Takipçisi olacağız.
YZ destekli kodlamayı küçümseyen deneyimli yazılımcıların yorumlarını hatırlıyor musunuz?
Andrew Ng, kendi şirketine işe alırken daha mezun olmamış ama YZ destekli yazılım becerisi üst düzeyde bir öğrenciyi,10 yıllık deneyimli çok iyi bir yazılımcıya tercih ettiğini anlatıyor.👇
Trump'ın Gazze planını tüm maddeleriyle dikkatle inceledim. Hayatını sözleşme ve anlaşma incelemeye adamış bir uluslararası hukukçu olarak, buna Barış Anlaşması veya Barış Planı demeye imkan bulamadım.
Bu metin, daha ziyade, "tarih bilmek neden önemlidir?" sorusunun cevabı olmuş. ABD'nin en fazla 1800'lerin ortasında kendini gösteren bir refleksi, yani "barış sözleşmesi" adı altında tarihin akışını değiştirici hamle yapma refleksi, yaklaşık 200 yıl sonra yine kendini göstermiş.
1835'te Cherokee'lerle yaptığı ve onların kimliğini ve topraklarını onlar masada düzgün temsil bile edilmiyorken üçüncü kişilerle anlaşarak ellerinden alan New Echota Barış Anlaşması'nın ruhu neyse, bu da o.
1848'de Meksika'nın elinden Kaliforniya ve Teksas dahil olmak üzere topraklarının yarısını aldığı Guadalupe Hidalgo Barış Anlaşması'nın ruhu neyse, bu da o.
Trump'ın Gazze planına "Barış Planı" ve oradan doğacak metne Barış Anlaşması demek demek, bir marketing gayretinin parçası olmak demektir.