طبيب الأشعة الفرنسي باسكال تروتا يفجر مفاجأة من العيار الثقيل ويقول:
بالنسبة لي شخصياً أنا أخصائي أشعة إذا أُصبتُ بالسرطان، فلن أعتب باب المستشفى. لقد رأيت الكثير من المرضى يموتون بسبب الآثار الجانبية للعلاج الكيميائي. وأعتقد أنكم تعرفون ذلك، لكن الجمهور لا يعرفه: 50% من مرضى السرطان يموتون بسبب العلاج الهجومي (العنيف).
لذا، إذا أُصبتُ بالسرطان، فأول شيء سأفعله هو قطع كل شيء: العمل.. وسأصوم.
لأنه من الصعب جداً الصيام وأنت تعمل، خاصة في المهن الطبية حيث توجد شحنة عاطفية كبيرة وتتحمل أعباء مرضاك. لذا سأصوم لمدة 30 يوماً دون مشكلة، وسأقوم بـ 'فصل القابس' عن محرك السرطان.
إذا كان لديكم مريض استثنائي، يمكنكم نصحه بذلك. يوجد في فرنسا وسويسرا العديد من مراكز الصيام التي تتطور في كل مكان أعتقد أننا كأطباء يجب أن نعمل معاً لننشئ مراكز متخصصة.
Bir adam tarlasını delik deşik eden köstebeklere karşı öyle bir düzenek kuruyor ki ne masraf var ne maliyet, sonuçta köstebekler tarlayı terk etmek zorunda kalıyor.
🍓 Ev Yapımı Çilekli Limonata Tarifi
Malzemeler:
10-15 adet çilek
1 adet limon
(Kabuğu rendelenip beyaz kısmı soyulacak, içi doğranacak)
1 su bardağından 2 parmak eksik toz şeker
Yarım su bardağı kaynar su
1 litre soğuk su
🚨طبيب روسي قام بإعداد تمارين خاصة للتخلص من آلام الظهر والدسك من دون الحاجة للجراحة .
15 دقيقة يوميا كفيلة بعلاج ألم ( الظهر والدسك ) بمشيئة الله ♥️ 👇🏻
HİDROJEN: GELECEĞİN YAKITI MI, YOKSA SADECE BİR İLLÜZYON MU?
Suyun “yanması” aslında doğrudan gerçekleşmez. Burada devreye giren süreç, Elektroliz olarak adlandırılır. Bu yöntemde suya elektrik akımı uygulanır ve su molekülleri hidrojen (H₂) ve oksijen (O₂) gazlarına ayrışır. Açığa çıkan hidrojen gazı ise oldukça yanıcıdır ve kontrollü şekilde yakıldığında temiz bir alev üretir.
İran-ABD savaşının sonucunu füzeler değil, tek bir algı belirleyecek: “Bu ülke artık güçlü değil.”
ABD Ortadoğu'ya 50 binden fazla asker getirdi. Kara harekatı olacak diye konuşuluyor.
Herkes kara harekatını tartışıyor.
Ben başka bir şeye bakıyorum.
Çünkü bana göre kara harekatı düzenlenirse Amerika hegemonyasının sonunu getirebilir.
Ray Dalio geçen günlerde bir makale yayınladı. İçindeki tek bir cümle her şeyi açıklıyor.
"Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü kaybetmek Amerika için 1956'da İngiltere'nin başına gelen şey olabilir."
Bu cümleyi anlamadan önce size 1956'yı anlatmam lazım.
İngiltere 200 yıl boyunca dünyanın süper gücüydü. Sterlin dünya parasıydı. Donanması okyanusları kontrol ediyordu.
Gücünün en kritik noktası: Süveyş Kanalı.
Dünya ticaretinin büyük bölümü bu kanaldan geçiyordu. Kim kanalı kontrol ederse dünya ticaretini kontrol ederdi.
1956'da Mısır "Kanal artık bizim" dedi.
İngiltere tehdit etti. "Açın yoksa geliriz" dedi.
Mısır açmadı.
İngiltere, Fransa ve İsrail ile birlikte saldırdı.
Ama uluslararası baskı oluştu. İngiltere geri çekilmek zorunda kaldı.
O gün dünya bir şeyi gördü.
İngiltere artık dünyanın süper gücü değil.
Ne oldu sonra?
Sterline güven çöktü. Müttefikler uzaklaştı. Sömürge devletler bağımsızlık ilan etmeye başladı. Sermaye İngiltere'den kaçtı.
200 yıllık imparatorluk tek bir algı yüzünden bitti.
"Bu ülke artık güçlü değil."
Bu algı oluştuğu an para kaçmaya başlar. Sistem çöker.
Dalio diyor ki: Şimdi aynı şey Amerika'nın başına gelebilir.
Dalio 500 yıllık tarihi incelemiş. Her büyük imparatorluğun yükselişini ve çöküşünü araştırmış. Ve bir düzen bulmuş.
Bir süper güç var. Dünyanın parasını kontrol ediyor. Deniz yollarını kontrol ediyor. Herkes ona güveniyor.
Sonra daha küçük bir güç kritik bir ticaret yolunda meydan okuyor.
Süper güç tehdit ediyor. "Aç yoksa gelirim" diyor.
Tüm dünya izliyor.
Eğer süper güç o yolu açarsa güç teyit edilir. Herkes güvenmeye devam eder. Para akmaya devam eder. Sistem sürer.
Eğer süper güç o yolu açamazsa her şey tersine döner.
Güven çöker. Müttefikler kaçar. Borç krizi başlar. İmparatorluk biter.
Şimdi Amerika'ya bakın.
Borç 39 trilyon dolar. Toplanan her 4 dolar vergiden 1'i faize gidiyor.
Şimdi İran ile savaşıyor.
Trump ne diyor?
"Anlaşma olmazsa ve Hürmüz açılmazsa şimdiye kadar kasten dokunmadığımız tüm elektrik üretim santrallerini, petrol kuyularını, Kharg Adası'nı ve muhtemelen tüm tuzdan arındırma tesislerini havaya uçurup tamamen yerle bir ederek bitireceğiz."
Peki bunu yaparsa Hürmüz açılacak mı?
Hayır.
Vurabilirsin. Yıkabilirsin. Ama boğazı açamazsın. Çünkü boğaz İran'ın kapısının önünde. İran kapattıkça kapalı kalır.
Husiler açıkça uyardı. Kara harekatı durumunda Kızıldeniz'i kapatabileceklerini söylediler.
Hürmüz ve Kızıldeniz. İki boğaz birden kapanabilir.
Peki Trump neden ateşkese yanaşmıyor?
Çünkü İran'ın ateşkes şartlarından biri şu: "Hürmüz Boğazı için İran'ın çıkarlarını gözeten yeni bir protokol yazılacak. Geçiş koşulsuz olmayacak."
Araghchi açıkça söyledi: "Geçiş koşulsuz olmayacak. İran ve bölgesel çıkarlara uygun şartlar altında yapılacak."
Şu an Hürmüz'de bazı geçişler için yuan şartı gündeme geliyor.
Bunun ne demek olduğunu anlıyor musunuz?
Körfez ülkeleri yarın "petrolümü dolar karşılığında satmak istiyorum" dese bile İran itiraz edebilir. Çünkü boğazın kontrolü İran'da.
1974'ten beri petrol dolarla satılıyor. Petrodolar sistemi. Amerika'nın gücünün temeli.
Şimdi o sistem İran'ın eline geçmek üzere.
Amerika buna izin verebilir mi?
Veremez.
Çünkü petrodolar biterse Amerika istediği gibi borçlanamaz.
O yüzden Trump güçle almaya çalışıyor. Ama güçle almak da çözüm değil.
Trump'ın çıkmazı
Birincisi: Ateşkes yap. Ama İran'ın şartlarıyla. Hürmüz'de yuan geçişi başlar. Petrodolar sarsılır. Hegemonya zayıflar.
İkincisi: Kara harekatı düzenle. Yüzlerce metre derinlikteki füze tesisleri imha edilemiyor. Ve Husiler Kızıldeniz'i kapatmakla tehdit ediyor. İki boğaz birden kapanabilir.
Üçüncüsü: Vur ve yık. Elektrik santrallerini, petrol kuyularını, Kharg Adası'nı vur. Ama vurdukça İran karşılık veriyor. Körfez'in altyapısı zarar görüyor. Müttefikler yanıyor. Hürmüz hâlâ kapalı.
Üç yol hiçbirinde Hürmüz açılmıyor.
Hürmüz açılmazsa Dalio'nun kalıbı devreye giriyor. "Bu ülke artık güçlü değil" algısı oluşuyor. Müttefikler uzaklaşıyor. Sermaye kaçıyor.
Dalio'nun en önemli tespiti
Savaşta acıya dayanma kapasiten acı verme kapasitenden daha önemlidir.
İranlılar ne yapıyor?
Savaşı uzatmaya çalışıyor. Çünkü herkes biliyor ki Amerikan halkının ve Amerikan liderlerinin uzayan savaşlara dayanma kapasitesi çok düşük.
İranl��lar için bu savaş varoluşsal. İntikam meselesi. Hayattan daha önemli bir şey için savaşıyorlar.
Amerikalılar ne için endişeleniyor? Benzin fiyatları. Ara seçimler. Borsa fiyatları.
Bu asimetri Dalio'yu korkutuyor.
Anlaşma mümkün mü?
Dalio'nun cevabı net: Hayır.
"Herkes biliyor ki hiçbir anlaşma bu savaşı çözmeyecek."
Ne olursa olsun, ister Hürmüz İran'ın elinde kalsın ister ABD'nin elinde kalsın, önümüzdeki dönem çatışmanın en kötü aşaması olacak.
İran'ın kendi sözleri: "Kendi üslerindeki askerlerini bile koruyamayan ABD, bizim topraklarımızda onları nasıl koruyacak?"
Bu savaşın sonucu tarihi yeniden şekillendirecek. Bu savaşın etkileri sadece Ortadoğu ile sınırlı kalmayacak.
Ticaret akışları değişecek. Sermaye akışları değişecek. Çin, Rusya, Kuzey Kore, Avrupa, Hindistan, Japonya. Hepsi etkilenecek.
Eğer Amerika kazanırsa:
Dolara güven artar. Tahvillere talep artar. Müttefikler yakınlaşır. Amerika'nın gücü teyit edilir. Amerikan hegemonyası devam eder.
Eğer Amerika kaybederse:
Dolar zayıflar. Tahviller satılır. Müttefikler uzaklaşır. BRICS güçlenir. Çin'in yükselişi hızlanır.
Dalio'nun 500 yıllık tarihten çıkardığı ders:
Para ve güç her zaman kazanana akar. Kaybedenden kaçar.
Savaşla ilgili tüm gelişmeleri ve analizleri buradan paylaşıyorum.
Önümüzdeki birkaç gün çok yoğun geçecek, sizi her şeyden haberdar edeceğim.
F-35'in vurulamaz olması gerekiyordu. Zaten bütün olay da buydu.
Lockheed Martin, düşmanın asla ama asla göremeyeceği bir uçak yapmak için otuz yıl ve 400 milyar dolar harcadı; insanlık tarihinin en pahalı silah programı. Radarda yok. Kızılötesinde yok. Hiçbir ekranda yok. F-35 sıradan bir savaş uçağı değildi; adeta teolojik bir meydan okumaydı. Amerika'nın dünyaya "Füzelerinizin, sensörlerinizin ve hatta dualarınızın bile erişemeyeceği bir yerdeyiz," deme şekliydi.
Ama görünüşe göre İran bu mesajı almamış.
19 Mart 2026. İran hava sahasının derinliklerinde bir yerde, büyükannenizin bile çalışma mantığını anlatabileceği türden bir IRST (kızılötesi arama ve takip) sistemi gökyüzüne baktı, F-35'i buldu ve kilitlendi. İranlı mühendisler birer dahi olduğu için değil; F-35 meğerse cayır cayır yandığı için.
Onca motor, onca itiş gücü, o ince ince işlenmiş hayalet (stealth) aerodinamiği... Ve o lanet olası şey gökyüzünde kaynayan bir çaydanlık gibi parlıyor.
İran'ın şu an elinde tuttuğu ısı izi verisi sadece utanç verici bir durum değil. Aynı zamanda bitmek bilmeyen bir armağan. Moskova'ya. Pekin'e. "Acaba bu uçağı avlayacak sistemlere o kadar bütçe ayırsak mı?" diye içten içe düşünen dünyadaki tüm savunma sanayii birimlerine. Bu haftadan itibaren o sorunun cevabı net: Evet, ayırın.
İşin Pentagon'u asıl uykusuz bırakması gereken kısmı ise şu: Yazılımlara yama yapabilirsiniz. Dış kaplamayı baştan tasarlayabilirsiniz. Ama bir pilotun beynini yeniden programlayamazsınız.
Bugünden itibaren havalanan her F-35 pilotu, aşağıdaki birilerinin kendisini görebileceğini artık gerçekten biliyor. Bu durum, pilotların uçuş tarzıyla ilgili her şeyi değiştirir. Agresifliğin yerini temkin alır. İçgüdünün yerini ise tereddüt.
Tam 400 milyar dolar. Ve günün sonunda işini bitiren şey alt tarafı bir ısı sensörü oldu.
Muazzam.
Gandalv / @Microinteracti1