Bu sınav da dahil olmak üzere Hakimlik ve Savcılık sınavlarında 93 puanla Türkiye 17’ncisi, 92 puanla Türkiye 41’incisi olmama ve defalarca kez derece yapmama rağmen mülakatlarda elediniz.
Benim gibi ilk 50’de ve ilk 100’de yer alan birçok adayı mülakatlarda elerken, 1600-1700’üncü sıralardaki adayları mülakattan geçirdiniz. Liyakat yerine hangi kriterlerin esas alındığı tüm kamuoyunun malumudur.
Kul hakkı yiyen, yenmesine müsaade eden hiç kimseye hakkımızı helal etmiyoruz, etmeyeceğiz.
Her zamankinden daha çok bağımsız, tarafsız ve liyakatli yargı mensuplarına ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde, hakimlik ve savcılık mülakatlarında yaşanan bu rezaleti, Türk milletine şikayet ediyorum.
Bu hafta 90 bin camideki merkezi cuma hutbesinde 'kutsal değerlerin mizah adı altında alaya alınması gibi unsurların çocukları yozlaştırdığı' söylendi.
Peki,
"-Başımızda Allah'ın bütün vasıflarını üzerinde toplayan bir lider var..." (Düzce Milletvekili Fevai Arslan)
"-Onu görünce salavat getiririz..." (Siirt milletvekili Yasin Aktay)
"-Ayakkabısını elimizle yalamamız lazım..." (Ordu Milletvekili Şenel Yediyıldız)...
Sözlerinin çocuklar üzerinde hiç mi yozlaştırıcı etkisi yok?
Bunlarla ilgili bırakın 90 camiyi tek bir kişiye tek bir sözünüz oldu mu ey Diyanet?!
MHP’li Vahapoğlu’ndan Bakan Uraloğlu’na dikkat çeken cevap:
“1945’te memur olmuş bir babanın oğluyum. Ben de 1976’dan 2007’ye kadar kamuda sivil ve üniformalı görev yaptım.
Devletin maaş ödemesini geciktirdiğini ya da ödeyemediğini ne babamdan duydum ne de kendim yaşadım.”
@DEMGenelMerkezi@gulistankilick Samimi sorular:
Demokrasi: Tüm halkların ortak talebi ama tek başına zayıf bir kavram.
Barış: Hangi sıfatla barış istiyorsunuz? Kim olarak? Kürt halkına küskünlük mü var?
Özgürlük: ??? Meydanlardakiler ???