Acımı tarif edecek kelime bulamıyorum. Halâ çok güçsüzüm. Ama o kadar yanımda oldunuz ki bir teşekkür etmem gerekiyordu. Acılar gerçekten paylaşılınca dayanılır olabiliyormuş. Bütün Türkiye yavruma ağladınız, gözyaşlarımı sildiniz, iyi ki varsınız. Sanatçı arkadaşlarım eleştirilmiş cenazede yoktular diye ama hem olayın aniliği hem de mekan farklılığı beni yalnız göstermiş olsa da, hemen hepsi aradı sordu.
Siyasetçisi, sanatçısı, sokaktaki vatandaşıyla, her fikir ve düşünceden, her politik partiden insanlar benimle ağladı. Ben evin haşarı çocuğu oldum hep malumunuz. Bazen sizleri kızdırmış da olabilirim ama kimseyi üzme amacı gütmedim hayatımda. Bizler bir aileymişiz oysa, acı yoldan öğrendim. Şimdi evladımdan yadigâr iki kuzumla ilgilenip onlara sahip çıkmak istiyorum. Benim kızım dünya iyisiydi, onu çok özlüyorum. O artık tüm Türkiye’nin kızı, evladı, canı. Ben ondan razıyım, Allah’ta razı olsun. Allah evlatlarınızı ve sevdiklerinizi sizlere bağışlasın. Onlara sarılın benim için, öpün, saçlarını okşayın, sevdiğinizi söyleyin benim için. Kızıma hasretim hiç bitmeyecek. Hepinize çok çok çok teşekkür ediyorum. Kusuruma bakmayın iyi değilim henüz ama torunlarım için biliyorum olmak zorundayım. Aramalarına dönemediğin herkesten çok özür diliyorum. Belki yine bi yerlerde karşılaşmak üzere çok sağolun! 🙏
FETÖ’nün korkak ve iftiracı sığır çobanı militan Eyüp…
Örgütün mağdur ettiği onurlu ve gururlu bizim gibi insanlara saldırmayı bırak
“Işık evleri” adı altında yargıya militan devşirilen yerde kaldığın diğer isimleri de açıkla !
Memleketinden 10-15 kilo kiraz getirip kaldığınız hücre evinde aklını FETÖ’ye kiraya veren yargı aparatını itiraf et !
Sizin gibi militanlar yüzünden bugün adaletin terazisi şaştı !
Ailemin ve çocuklarımın ahı sizlere hem bu dünyada hem ahirette yüzünüzü güldürmeyecek !
Çobanlık Yapacak Adamları Hâkim Yapmışlar : Eyüp SARI
15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından yargıdan temizlenen FETÖ, devleti ele geçirmek için sistematik bir liyakat katliamı yapmıştı.
Örgüt üyesi eski hâkim Eyüp Sarı örneği bu tabloyu net şekilde ortaya koyuyor.
Adaleti dağıtmak ve hukuku korumak gibi en hassas görevler; cemaat referansından başka vasfı olmayan, çobanlık yapabilecek kapasitedeki isimlere teslim edildi.
Örgütün hücre evlerinde yetiştirilen, çalınan sorularla hak etmedikleri koltuklara oturtulan bu militanlar, Türk milletinin adalet duygusunu yıllarca hançerledi.
Meslek hayatları boyunca hukuka değil, Pensilvanya’dan gelen talimatlara biat ettiler.
Eyüp Sarı gibiler maskeleri düşüp
ihraç edildiğinde “Bizim için bir rüyaydı, uyandık” diyen militan, aslında “Biz çoban olacak adamlardık, hâkim olduk” demiş oluyor.
Videoda ise “Eve gittim, kurbanlık koyun gibi polisi bekledim” diyerek masumiyet imajı çizmeye çalışıyor.
Suçunu bilen herkesin kaçması gerekmez; bazıları delillerin yetersiz kalacağına güvenerek beklemeyi tercih eder. Ancak bu cümle de, “rüyadan uyandık” sözü gibi, örgütün klasik mağdur edebiyatı taktiklerinden başka bir şey değildir.
2 yıl Cezaevinde hapis sonrası Mersin/Mut’ta köyüne dönerek hayvancılığa başlaması da, örgütün liyakati nasıl ayaklar altına aldığını ve kimleri kritik makamlara getirdiğini göstermesi bakımından çarpıcıdır.
Somut itirafçı beyanları ve örgütsel bağları ortaya koyan delillerle yargılanan Eyüp Sarı’ya 6 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Karar Yargıtay tarafından onanarak kesinleşti.
“FETÖ silahlı terör örgütü üyesi” olduğu hukuken tescillendi ve cezasının infazı için tekrar cezaevine girdi.
DEVLET, terör örgütü referansıyla kürsüye çıkanların elinden mührü geri aldı ve gasp ettikleri makamların hesabını sordu.
#asırlıkgece
Metafor değil gerçek. Adamı çobanken hakim yaptılar. 15 Temmuz’dan sonra da gerçek mesleğine çobanlığa geri dönüyor. Şu an Almanya’da olduğunu söyleyip utanmadan “onurumu satmadım” diye cevap vermiş…Olmayan şey satılmaz Eyüp! Kaç kuşak heder oldu bunlar yüzünden. Şu çaptaki adamlar hakim savcı yapıldı kaç arkadaşımızın hakkı yendi. Kaç ailenin çocuğu bunalıma girip intiharın eşiğine geldi. Rızk nasip yediniz. Kaderlerimize emeklerimize hayatımıza çöktünüz. Ve hala kazı kazı bitmediniz.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının gözünden kaçmasın; Asıl suç @Hseyhanlioglu nun açıklamalarında:
İzmir için “Yunanlılardan sonra 2. kez fethedildi” demek, İzmirli için “halkın ahlakına aykırı davranılıyor, gidin en çok boşanmanın olduğu yer” diye açıklamak duyduğum en aşağılık en rezil en büyük hakarettir. Sülalemize atalarımıza resmen alenen sövmektir. Kimse buna ifade özgürlüğü diyemez.
TCK m.216, halkın bir kesiminin bölge farklılığına dayanılarak alenen aşağılanmasını suç olarak düzenler.
İzmirli olmak İzmirde doğmak Van’lı Urfa’lı Rize’li Konya’lı olmak kadar değerli bir kimliktir. Bir şehre ve insanlarına hakaret etme namusuna dil uzatma hakkını ise kimse size vermiyor Hüseyin Bey! Biz gavur değiliz düşman da ahlaksız da değiliz. Türk Milletinin ferdiyiz. Boşanmak da anayasal bir haktır ve Türk Medeni Kanununda koca bir bölüm ve 24 madde ayrılmıştır.
Savcılık bu paylaşımı TCK 216 kapsamında resen soruşturmalıdır.
@ankaracbs@istanbulCBS@adalet_bakanlik@tcbestepe@abakingurlek
Maltepe’de çöken binanın mimarı ve şantiye şefi hakkında gözaltı kararı verilmiş.
Şu cahilliği yapmayın artık: Binada sonrdan yapılmış 3 kaçak kat var. Zaten bu yüzden çökmüş. Binanın mimarının, mühendisinin gözaltına alınması ne fayda sağlayacak? Mimar bu projeyi kaçak katla çizmiş olabilir mi? Sonradan yapılan kaçak katlardan binayı ilk aşamada nizami şekilde bitirip gitmiş Şantiye şefi sorumlu tutulabilir mi?
Tabii ki hayır. Ama gidip zavallı mühendisleri mimarları topluyorlar.
Bu işin gerçek sorumlusunu mu bulmak istiyorsunuz? Kaçak katlardaki evlerin sahibi kim, buna bakın. Tapu kütüğünden geriye gidin ve kaçak katlar atıldığında kimdi, bu kayıtlara bakın ve karşılaşılan insanları sorgulayın.
O gün kaçak katların yapılmasına kim karar verdiyse, bugünkü faciaya da o sebep olmuştur. Bırakın artık mimar, mühendis tutuklamayı…
@cnnturk Bu kaza olmazdı , ne dersiniz ? Hiçbir inşaat mühendisi bunu bahsetmiyor çok çok önemli bu konu , beton mikseri sürekli dönüyor içindeki su çimento iyice yapışıyor ,
@cnnturk Değerli hocam, eskiden beton dökerken çimento kum gelir işçiler onu suyla birlikte karıştırıp beton yaparlardı , küçük mikser vardı içinde dönerdi. Onu da canlı yayında söyler misiniz onunda etkisi kanaatimce var çökmede , eğer beton mikseri olsaydı vinç yardımıyla dökülen ~~>
📢 Bazı yayın organlarında ve sosyal medya hesaplarında yer alan, “Yatırımcı Tazmin
Merkezi malvarlığının korunmasına ilişkin hükmün Temmuz 2026’da ilk kez
düzenlendiği” yönündeki iddialar tamamen asılsızdır ve kamuoyunu yanıltmayı amaçlamaktadır.
https://t.co/O1gcPGyauZ
#Türkiye#Azerbaycan
Türk Milleti adına bu mecralarda iki kardeş ülke arasına nifak sokmaya çalışan hanımlar beyler;
Azerbaycan-Turkiye kardeştir.
Uluslararası konjonktürden dolayı her iki ülkenin dış politikaları ülke menfaatlerinden dolayı örtüsmeyebilir.
Bu menfi bir şey değildir. Gayet doğal bir durumdur.
İç işleri ve iç siyaset o ülkenin sosyo-kültürel dinamiklerine göre farklılık gösterebilir.
Bu farklılıklar da eksiklik değildir. Bilakis bir çok alanda her iki ülkenin yararına bazı derinlikler de katabilir.
Karabağ savaşı Azerbaycan'ın tarihi bir zaferidir. Saçma yorumlarla kardeş ülkemizin bu başarısını gölgelemeye çalışan yorum ve söylemler her iki ülkeye de zarar verir.
Biz asırlardır bu günleri bekliyorduk. Balkanlardan Tanrı Dağlarına kesintisiz bir buluşmaya ramak kalmışken bazı kendini bilmezlerin buralarda ortalığı bulandırmaya hakları yoktur.
Gerekirse her iki devlet de bu kimseleri ivedilikle toplayıp ifadelerini almalıdır.
Bizlerin ilmek ilmek dokumaya çalıştığımız dostluk ve kardeşlik bağını birilerinin lekelemeye, zedelemeye hiç hakkı yoktur.
"El bilir ki sen menimsen
Yurdum yuvam meskenimsen
Ayrılar mı könül candan
Azerbaycan Azerbaycan..."
Türkiye-Azerbaycan hem kandir hem candır hem vatandır....
Nokta...
Merak edenler yaklaşsın; Vergi rekortmeni olarak ünlenen bir avukatın, yanında tam 20 yıldır çalışan bir kadın avukatı nasıl işten çıkardığını anlatacağım.
İşine son verilen Avukat hanımı tanıyorum (arkadaşım). Tam 20 yıldır aynı hukuk bürosunda çalışıyordu.
Avukat Bey önce arayıp, “95 günlük birikmiş iznin var, artık bunları kullan” demiş.
Arkadaşım izindeyken ikinci telefon gelmiş:
“Mali olarak çok daraldık (!), mecburen bundan sonra seninle çalışma imkânımız kalmadı.”
Evet. Yanında 20 yıldır çalışan bir avukatın işine telefonla son vermiş.
Arkadaşım, bir anda işsiz kalmamak için, “Yeni yılda prim vermeyin, maaşıma zam da yapmayın; yeter ki çalışmaya devam edeyim” demiş.
Cevap: “Olmaz, kurtarmıyor.”
Seni daha ne kurtaracak acaba Avukat Bey? Gözün doysun Avukat Bey. Gözün doysun.
Geçen gün buralarda bilmiş bilmiş (latince) hukuk ilkeleri paylaşıyordun. Ama ne yazık ki avukat bey İş Hukukunun temel ilkelerinden Ultima Ratio prensibinden habersizmişsin.
@TurkPolisiTC Hocam ligler şimdi bu çakallar yüzünden iptal mi olacak ne dersiniz ? Dediğiniz gibi bir maç keyfimiz vardı onun da içine ettiler, ne istediler ya haftada 1-2