Koca koca fabrikatörler, ihracatçılar biriktiremiyor 3-5-10 milyar!
Bir bakıyorsun Mustafa Sandal’ın eşi 15 milyarla fondan çıkmış.
Bir bakıyorsun avukat karı koca 2-3 milyar hisseye gömmüş.
Betül’e bakıyorsun 150-200 milyon bi’şeyler!
Yahu sayın Mehmet Şimşek, berberi lokantayı bırakıp tüm bu şahıslar bu paraları nerden buluyor, kara para mı neyin nesi masaya yatırılması lazım!
Öyle doğru yoldan bu milyarlar birikmez!
SPK'nın verdiği süre doldu.
◾ 16.09.2026 13:30 öncesi emir verenler sayesinde fonda oluşan likit neden açıklanmıyor?
◾ 150 milyar TL #PBLK emirleri verenler sayesindeki satışlardan mı oluştu?
◾ Öyleyse bunun alacaklısı PBLK
#PBLKOnceligiKorunsun
#TP2 PBLK emirleri bir an önce ödenmeli.
🟢Para fonundaki PBLK emirlerinin ödenmemesi bir akıl tutulmsıdır.(T+0) valörlü bir fonda doğru emir vermiş bir kişinin 20 gündür beklemesi ekonominin acizliğini gösterir.
🟢Hisse fonlarındaki gibi bir kar alma durumu bulunmayan ve sonrasında taban taban gelen hisselerden oluşmayan, PPF fonunda PBLK ödenmemesi, Finansal piysalara olan güveni sıfırlayacaktır.
🟢Para Piyasası Fonu PBLK emirler derhal ödenmelidir.
@spkgovtr@trwealthfund@memetsimsek
#TeraVeHisseMağdurları #TeraFonMağdurları #TeraMağduriyetiSonBulsun #PBLK_İPTALEDİLEMEZ #PBLK_ÖNCELİKLİDİR #PBLKÖdemebekliyor #PBLKHakkımızaDokunma #AnaParaÖdemeTarihi #AnaParamızıGeriVerin #ppftamödensin #AnaParaAçıklamaBekliyor #TP2
Fatma Betül Sayan Kaya ve ailesi, borsa vurgunu ve milyarlık tapularının yanı sıra köylülerin 100 yıllık arazilerine de mafya gibi çökmeyi deniyor.
Aile, henüz imara açılmamış ancak şehrin yanı başında bulunan ve imara açılması halinde değeri katlanacak hisseli tarlaların küçük hisselerini satın alıp, diğer hisse sahiplerine değerinin çok altında teklifler götürüyor.
Haliyle mülk sahipleri tarlalarını satmak istemediklerini ya da teklifin çok düşük olduğunu söylediğinde, yetkilendirdikleri bilirkişiler aracılığıyla izale-i şuyu davası açıyorlar.
PBLK niçin haktır buyrun Takas Kesinliği ilkesi Bilgi metni. Uluslararası dayanaklar vs. hepsi bir arada. özellikle 2 nolu başlıktaki "iflas kalkanı" kısmı tam da bugünü açıklık getiriyor. #PBLKOnceligiKorunsun#TLY#THF#PBLK
16.09.2026 13.30 öncesi satış emri verenler fonun alacaklısıdır. PBLK hakları tanınsın, ödemeleri önceliklendirilsin ve resmî duyuru yayımlansın.
DESTEK VERİN!
#PBLKönceliğikorunsun
Fon vurgunu soruşturmasında bugün çok ilginç bir durum yaşandı…
Eski basketbolcu Burak Sevindik bugün tutuklandı. Peki ne yapmış Burak Sevindik? Selçuk Ecza Deposu yani #SELEC hissesinden 16 eylül tarihi öncesi çıkış yapmış ve 1 milyar 126 milyon TL kazanç sağlamış.
Peki Fatma Betül Sayan Kaya ve kocası İlyas Kaya ne yapmıştı?
Bu hanfendi ve kocası da Özata Denizcilik yani #OZATD hissesinde 2.2 Milyar TL'lik vurgun yapmıştı.
Bu her iki hissede de Tera’nın pay sahipliği var.
Suç aynı suç.
Burak Sevindik bu suçtan dolayı tutuklanıp cezaevini boylarken Fatma Betül Sayan Kaya ve kocası henüz ifade bile vermedi! Ha hanfendi ceza olarak WhatsApp gruplarından çıkarılmış haklarını yemeyelim!
Neydi? Hazreti Ömer’in adaleti mi diyorduk? Ya hak…
455 BİN 758 EVE HIRSIZ GİRDİ.
Türkiye’yi kocaman bir mahalle gibi düşünün.
Bir mahallede bu kadar çok ev aynı anda soyuluyorsa, hırsız ile mahalle karakolu ortaktır.
Yakasına yapışacağımız kişi;
karakolun amiridir.
Fatma Betül Sayan Kaya, kardeşiniz Nazmiye Sümeyye Sayan’a ait olduğu konuşulan Büyükçekmece Türkoba’daki havuzlu dubleks villa hangi tarihte, hangi bedelle ve hangi finansman kaynaklarıyla alındı?
Mahalledeki farklı büyüklükteki havuzlu villaların güncel ilanlarında 50-72 milyon TL arasında fiyatlar isteniyor.
Kardeşinizin villasının kullanım alanı, arsa payı ve edinim bedeli nedir? Bugün hala kendisinin mülkiyetinde mi? Bu villayı aldıktan 2 ay sonra Alibeyköy'de bir siteden bir daire daha alınmış.
Şerefli olun!
Fatma üzgün, Fatma ağlıyor, Fatma gariban…
Ulan önce haram şekilde 160 milyon kaldırmış.
Onu da milletten çalarak 2,2 milyar yapmış.
Sizin gibiler de HALEN PARANIN ÜZERİNE YATAN gurursuzu savunuyorsunuz.
VERİN 2,2 milyar ben de ağlarım.
Asıl ağlayan 500,000 dolandırılan!
🔴BU KEZ İÇİMİZDEN VURULDUK..
Osmanlı’yı borçla, faizle ve ekonomik bağımlılıkla kuşatan anlayış, bugün de başka yöntemlerle karşımızdadır.
Yıllarca Türkiye’yi IMF’ye, Dünya Bankası’na ve dış finansmana muhtaç bırakanların oyunu, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle bozuldu.
IMF borcu bitti. Türkiye büyüdü. Dev projeler başladı. Türkiye, kendi kararını veren, kendi ayakları üzerinde duran güçlü ve bağımsız bir ülke olma yoluna girdi.
Peki ne yaptılar?
AK Parti’yi kapatmayı denediler!
MİT krizini çıkardılar!
Gezi’yle sokakları karıştırdılar!
17-25 Aralık’la saldırdılar!
15 Temmuz’da tankla, uçakla, silahla geldiler!
BAŞARAMADILAR!
Çünkü karşılarında Sayın Cumhurbaşkanımız ve arkasında dimdik duran bir millet vardı.
Ama bugün başka ve çok daha sinsi bir tehlikeyle karşı karşıyayız.
ÇÜNKÜ BU DEFA MESELE DIŞARIDAN VURULMAK DEĞİL, İÇİMİZDEKİ ZAAFİYETLERDEN VURULMAKTIR!
Para hırsı…
Makam hırsı…
Servet hırsı…
Açgözlülük…
Birilerinin zaafı varsa, işte Türkiye’nin düşmanlarının kullanabileceği en tehlikeli kapı budur.
Tankla aşamadıkları kapıyı, içimizdeki para ve makam hırsı üzerinden açmalarına asla izin vermemeliyiz!
İşte bu nedenle;
FONLARDA YAŞANANLARI KİMSE KÜÇÜMSEMESİN!
Bugün 100’ün üzerinde fonun tasfiyesinden, yaklaşık yarım milyon yatırımcıdan ve 20 milyar doları aşan bir büyüklükten söz ediyoruz.
Yüzlerce şüphelinin bulunduğu bir soruşturma yürütülüyor.
Şimdi açık açık soruyorum:
BU PARA NEREDEN GELDİ?
NEREYE GİTTİ?
KİMLER KAZANDI?
KİMLER ÖNCEDEN HABERDAR OLDU?
KİMLER GÖRDÜĞÜ HÂLDE SUSTU?
KİMLER GÖREVİNİ YAPMADI?
Norveç Varlık Fonu’nun dahi soruşturma konusu şirketlerin 10’unda yaklaşık 10 milyar liralık yatırımının bulunduğu ortaya çıktı.
Böylesine büyük ulusal ve uluslararası para hareketleri devlet tarafından kuruşu kuruşuna incelenmelidir.
Sayın Cumhurbaşkanım;
İçimizde milletin parasına göz diken varsa atacaksınız!
Haksız servet edinen varsa atacaksınız!
Makamını, mevkiini kullanarak servetine servet katan varsa atacaksınız!
Görevini yapmayıp bu rezaletin büyümesini seyreden bürokrat varsa hesabını soracaksınız!
Kimsenin adına, makamına, sıfatına bakmayacaksınız.
ÇÜNKÜ HIRSIZIN PARTİSİ OLMAZ!
“Bizden.” diye hırsızı korursak, hırsızdan önce biz davaya ihanet etmiş oluruz.
Vücudumuzun bir parçası kangren olmuşsa, “Bizim parçamız.” diye bütün vücudu ölüme terk etmeyiz.
KESER, ATARIZ!
Sayın Cumhurbaşkanım;
Yapılması gereken temizliğin özü budur.
İhmali bulunan yöneticiler hesap versin.
Suça karışanlar yargıya teslim edilsin.
Haksız kazançlar geri alınsın.
Ve her şeyden önemlisi:
GARİBAN VATANDAŞIN, KÜÇÜK YATIRIMCININ PARASI KURTARILSIN!
MAĞDURİYETİ GİDERİLSİN!
Tasfiye edilen fonlardaki küçük yatırımcılara yönelik açıklanan ara ödeme mekanizması sonuna kadar işletilsin.
Sonra milletimizin karşısına alnımız açık çıkalım.
Yanlışımız varsa özür dileyelim.
İhmalimiz varsa hesabını verelim.
İçimizde hırsız varsa saklamayalım.
Çünkü bir siyasi hareketin büyüklüğü, kendi içindeki yanlışı örtmesiyle değil, kendi içindeki yanlışa herkesten önce hesap sormasıyla ölçülür!
Sonra milletimize soralım:
EKMEK Mİ, HÜRRİYET Mİ?
BAĞIMLILIK MI, BAĞIMSIZLIK MI?
BOYUN EĞMEK Mİ, MÜCADELE ETMEK Mİ?
Biz, Çanakkale’de yokluk içinde bir tas hoşafa kanaat edip dünyanın en güçlü donanmalarına kafa tutanların torunlarıyız!
Ekmek ile hürriyet arasında tercih yapmak zorunda kaldığımızda ben inanıyorum ki bu millet, dün olduğu gibi bugün de tercihini;
HÜRRİYETTEN,
BAĞIMSIZLIKTAN,
MİLLÎ İRADEDEN YANA KOYACAKTIR!
Ama millete “Fedakârlık yap.” demeden önce kendi evimizi temizlemek zorundayız!
Vatandaştan fedakârlık isteyip içimizdeki hırsıza göz yumamayız.
ÖNCE HIRSIZI ATACAĞIZ!
ÖNCE İHMAL EDENDEN HESAP SORACAĞIZ!
ÖNCE MAĞDURUN PARASINI KURTARACAĞIZ!
Sonra milletimizle omuz omuza verecek, bu badireyi de aşacağız.
TÜRKİYE’Yİ DIŞARIDAN TESLİM ALAMAYANLARA, İÇİMİZDEKİ ÇÜRÜMÜŞLER ÜZERİNDEN DE TESLİM ETMEYECEĞİZ!
BU ÜLKE BİZİM!
BU DEVLET BİZİM!
BU MİLLETİN ALIN TERİ BİZİM NAMUSUMUZDUR!
➖Fatma Betül Sayan Kaya’nın, namıdiğer Nene Hatun’un hekimlik diplomasının da netleşmesi gerek.
➖Sosyal medya hesabından, Mayıs 2015'te Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun olduğunu paylaşmış.
➖Bu durumda 2009 yılında Tıp Fakültesi'ne başlamış olması gerekiyor.
➖Bunu kanıtlamak için 2009 ÖSYS sonuç/yerleştirme belgesinin kendisi veya ÖSYM tarafından paylaşılması şart.
📍Kariyer basamaklarındaki bir başka sorun da şu;
➖Fatma Hanım, 12 Ocak 2009 tarihinde İSBAK bursu ile ABD'ye eğitime gidiyor ve dönüş tarihi de 21 Mayıs 2010.
➖Oysa mezuniyet paylaşımına bakıldığında, 2010 yılında kendisinin Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde öğrenci olması gerekiyor.
➖Yine kayıtlara bakıldığında 1. sınıfta olması gereken 2009-2010 yılları arasında kendisi AKP il yönetiminde.
➖2010-2012 yılları arasında yine tıp fakültesi öğrencisi olduğu dönemde Başbakan Sayın Erdoğan'ın danışmanı olduğu anlaşılıyor.
➖2012-2013 eğitim yılında 4. sınıfta olması gerekir, yani klinik eğitiminin (hasta muayenesinin) başladığı dönem.
➖Çok ilginçtir ki Fatma Hanım bu dönemde AKP İl Başkan Yardımcısı oluyor ve İSBAK'ta da maaşlı olarak çalışmaya başlıyor.
➖İSBAK'taki işi 20 Nisan 2015'e kadar devam ediyor, yani şu mezuniyet paylaşımını yaptığı tarihten bir ay öncesine kadar.
➖Ülkemizde hekimler mezuniyetlerinin ardından mecburi hizmete gider, aksi halde diploması geçerli değildir. Fatma Hanım bunu da yapmamış, yani mecburi hizmete de gitmemiş.
➖Bir süre sonra da vekil ve bakan oluyor.
➖Son derece çelişkili olan bu bilgilere kamuya açık kaynaklardan ulaşmak mümkün. Ancak tüm bunların detayları ortaya çıkmalı ve izahı yapılmalı.
☀️Bu nedenle konuyu Meclis gündemine taşıdık ve ayrıntıları ilgili bakanlıklara sorduk, bakalım cevap verebilecekler mi?
https://t.co/VMFhreE2y4
➖Sabahlara kadar ders çalışarak doktor olmuş biri olarak, tıp eğitiminin ne kadar zor, meşakkatli ve emek istediğini en iyi bilenlerdenim.
➖Üstteki tablonun mümkün olmadığını çok net bir şekilde söyleyebilirim. Ancak yine de soru önergelerimizin cevaplarını bekleyip asıl yorumu ondan sonra yapacağım.
➖Ya da daha pratik yolu şu;
➖Fatma Hanım gelsin Meclis'e misafirim olsun, birkaç soru sorayım, doktor olup olmadığını zaten hemen söylerim.
Fatma Betül Sayan Kaya, Bakan olduktan sonra Tekirdağ Yenice’de anneniz Hatice Sayan’a ait olduğu belirtilen 167.000 m² ve 4.307 m² büyüklüğündeki iki arazi hangi bedellerle, hangi finansman kaynaklarıyla alındı? Bu arazi annenize mi ait?
Toplam 171.307 m² alan için bölgedeki güncel tarla ilanlarının birim fiyatları üzerinden yaklaşık 80–120 milyon TL’lik tutar hesaplanıyor.
Bu arazilerin güncel imar ve mülkiyet durumları nedir?
MKK nezdindeki kayıtlarda PBLK ibaresi bulunan yatırımcıların hukuki durumunun, sıradan bir “fon payı sahibi” statüsüyle değerlendirilmesi mümkün değildir.
Burada öncelikle yapılması gereken; söz konusu kaydın hangi işlemden kaynaklandığının, işlemin hangi tarihte gerçekleştiğinin, takas sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığının ve yatırımcı lehine doğmuş bir ödeme yükümlülüğü bulunup bulunmadığının somut olarak tespit edilmesidir.
Şayet yatırımcının talimatı gerçekleşmiş, takas süreci tamamlanmış ve buna bağlı olarak yatırımcı lehine belirli veya belirlenebilir bir parasal ödeme yükümlülüğü doğmuş ise artık ortada yalnızca bir fon pay sahipliği ilişkisi değil, yerine getirilmesi gereken mali bir hak ve alacak ilişkisi bulunmaktadır.
1. TAKAS KESİNLİĞİ YATIRIMCI GÜVENİNİN TEMELİDİR
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun takas sistemine ilişkin hükümleri uyarınca sermaye piyasası işlemlerinin güvenilir ve öngörülebilir biçimde sonuçlandırılması esastır.
Gerçekleşmiş ve takas süreci tamamlanmış bir işlemin sonradan, yatırımcının iradesi dışında ortadan kaldırılması veya ekonomik sonucunun yatırımcıya yüklenmesi, takas kesinliği ve sermaye piyasasına duyulan güven ilkeleri bakımından ciddi bir hukuki sorun doğuracaktır.
Bu nedenle öncelikle her bir PBLK kaydının:
işlem tarihi,
talimat tarihi,
takas tarihi,
işlem bedeli,
yatırımcıya ödenmesi gereken tutar,
işlemin gerçekleşmiş veya gerçekleşmemiş olup olmadığı
ayrı ayrı ortaya konulmalıdır.
2. GERÇEKLEŞMEMİŞ TEFAS İADE TALİMATLARI İLE GERÇEKLEŞMİŞ İŞLEMLER BİRBİRİNDEN AYRILMALIDIR
SPK'nın 2026/61 sayılı düzenlemesinde yer alan hükümler bakımından da yatırımcıların durumunun tek bir kategori altında değerlendirilmesi hukuken doğru değildir.
Özellikle gerçekleşmemiş TEFAS iade talimatları ile gerçekleşmiş ve takas süreci tamamlanmış işlemler birbirinden ayrılmalıdır.
Gerçekleşmemiş talimat bakımından doğan yükümlülük ile takası tamamlanmış bir işlemden doğan ödeme yükümlülüğünün hukuki niteliği aynı değildir.
Bu nedenle tasfiye sürecinde;
“Fon payı sahibi” ile “fondan/işlemden kaynaklanan alacak hakkı bulunan yatırımcı” ayrımının açık biçimde yapılması gerekmektedir.
3. FON MALVARLIĞI İLE YATIRIMCI HAKLARI BİRBİRİNE KARIŞTIRILMAMALIDIR
6362 sayılı Kanun'un yatırım fonlarına ilişkin hükümleri kapsamında fon malvarlığının kurucu ve portföy yönetim şirketinin malvarlığından ayrı olması, yatırımcı haklarının korunmasına yönelik temel güvencelerden biridir.
Bu nedenle tasfiye aşamasında yatırımcıların hukuken doğmuş haklarının, yalnızca “fon tasfiye ediliyor” gerekçesiyle ortadan kaldırılması veya belirsiz hale getirilmesi düşünülemez.
Tasfiye işleminin amacı, mevcut hak ve borç ilişkilerini ortadan kaldırmak değil; bunların hukuka uygun biçimde tespit edilerek sonuçlandırılmasıdır.
4. ANAYASA m.35 KAPSAMINDA MÜLKİYET HAKKI
Anayasa'nın 35. maddesi uyarınca herkes mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Yatırımcı lehine doğmuş, ekonomik değeri bulunan ve belirli veya belirlenebilir nitelikteki bir alacağın, herhangi bir hukuki gerekçe gösterilmeksizin tasfiye sürecinde karşılıksız bırakılması mülkiyet hakkı bakımından da değerlendirilmelidir.
Bu nedenle yatırımcıların sadece mevcut fon payları değil, işlem ve tasfiye sürecinden doğmuş olabilecek alacak haklarının da korunması gerekmektedir.
#TLY #SPK #TeraFonMağdurları #TeraYatırım #TeraPortföy #FonMağdurlarıDolandırıldı