Engin Akyürek, 2000’lerin başlarında çekilen dizilerin izlenme sebeplerini anlattı:
"Doğru hikâyeleri anlatıyorduk, bu hikâyeler çok ilgi çekiciydi ve duyguları güzel anlatıyordu. Televizyon biraz da duygu meselesi. Bu işler yurtdışında izlenilsin diye de yapılmadı. Kendi doğalında gelişti. Seyirciye de farklı geldi. Bir de Türkiye çok özel bir ülke, her yerinde bir hikâye var. Karakterler çok enteresan. Burada duygular var. E, bir tarih var ve bu anlamda da yurtdışında başarılı. Başka bir ülkenin anlattığı duyguyu çok daha farklı anlatabiliyoruz. Bunu evrensel bir dille anlattığınızda yurtdışında da bu işler izleniyor.
İşin sırrı hikayeydi. Tekrardan hikâyeciliğe dönülmeli. Çünkü orada bir formül yoktu, tamamen içgüdüseldi. Yeşilçam anlatımımızın özellikleri de kullanılıyordu. Hâlâ çok güzel hikâyelerimiz var, onları en iyi ve en doğru şekilde anlatabilmenin yolunu bulmamız gerekiyor." (Hürriyet)
#EnginAkyürek, eskiden yayınlanan dizilerin hala çok izlenmesine dair konuştu: “Doğru hikayeleri anlatıyorduk ve ilgi çekiciydi. Televizyon biraz da duygu meselesi. Bu işler yurt dışında izlensin diye de yapılmadı. Çünkü ortada bir formül yoktu, tamamen içgüdüseldi.” (Hürriyet)
Engin Akyürek, oynadığı dizilerin başarı sırlarından bahsetti. 📌
◾️ Doğru hikâyeleri anlatıyorduk, bu hikâyeler çok ilgi çekiciydi ve duyguları güzel anlatıyordu. Televizyon biraz da duygu meselesi.
◾️ Bu işler yurt dışında izlenilsin diye de yapılmadı. Kendi doğalında gelişti. Seyirciye de farklı geldi. Bir de Türkiye çok özel bir ülke, her yerinde bir hikâye var. Karakterler çok enteresan. Burada duygular var. E, bir tarih var ve bu anlamda da yurtdışında başarılı.
◾️ Başka bir ülkenin anlattığı duyguyu çok daha farklı anlatabiliyoruz. Bunu evrensel bir dille anlattığınızda yurtdışında da bu işler izleniyor.
◾️ Tekrardan hikâyeciliğe dönülmeli. Çünkü orada bir formül yoktu, tamamen içgüdüseldi. Yeşilçam anlatımımızın özellikleri de kullanılıyordu. Hâlâ çok güzel hikâyelerimiz var, onları en iyi ve en doğru şekilde anlatabilmenin yolunu bulmamız gerekiyor.
Hangi karakterin boynuna sarılırdın sorusuna ise şu cevabı verdi. 📌
◾️ Zor soru. Çünkü ben o karakterlerin, eğer işlerin sonunda ölmedilerse, yaşadıklarını düşünüyorum.
◾️ Mesela ‘Sancar Efe’ Bodrum’da, ‘Mustafa Bulut’ Mardin’de geziyor diyorum. ‘Kerim’, ‘Fatmagül’le mutlu mudur, değil midir? Bilmiyorum. Ayrılmış da olabilirler, bilemiyoruz. Ama demir atölyesinde hayal ediyorum. Sanırım içlerinde Kerim karakterine sarılırdım. Onun bütün hikâye boyunca o suçluluk duygusu, vicdanı, aşkı beni çok etkiliyor...
(Hakan Gence)
Engin Akyürek, eskiden yayınlanan dizilerin neden hala çok izlendiğini açıkladı.
“Doğru hikayeleri anlatıyorduk ve ilgi çekiciydi. Televizyon biraz da duygu meselesi. Bu işler yurt dışında izlensin diye de yapılmadı. Çünkü ortada bir formül yoktu, tamamen içgüdüseldi.”
Engin Akyürek, “Oynadığın karakterlerden hangisine sarılırdın?” sorusuna cevap verdi.
“Sanırım içlerinde Kerim karakterine sarılırdım. Onun bütün hikaye boyunca taşıdığı suçluluk duygusu, vicdanı ve aşkı beni çok etkiliyor.”
Engin Akyürek yeni kitabı ‘İsimsiz’ ile okurla buluştu.
Oyunculuğu, yazarlığı, aşkı ve hayatını konuştuk:
“Daha çok hikâyelerimi anlattığım, ürettiğim bir dönemdeyim. İyiyim.”
@hakangence
https://t.co/7W9LQLvF9k
◊'Nasıl biri seni kendine âşık eder?'
sorusuna #EnginAkyürek'in cevabı:
◊ "Bir hikâyesi olmalı... Çünkü hikâyesi varsa kendi dünyası, geçmişi, kavgası, anlatacak şeyi vardır. Kendi tercihleri olmalı. Kendinden biraz razı olmalı."
(Hakan Gence-Hürriyet Pazar)
Engin Akyürek'in Hakan Gence ile yaptığı Hürriyet Pazar röportajından;
"Oyunculuğun geldiğin noktada sendeki karşılığı ne?
Her şeyden önce mesleğim. Sağlığım, sıhhatim yerinde oldukça hayatımın sonuna kadar yapacağım bir iş. Oyunculuk bir yerden sonra hayatınızın merkezine oturuyor ve hayattaki birçok şey bununla şekillenmeye başlıyor. Sonuçta ne olursa olsun insanlar sizi sokakta oyuncu olarak tanıyor. Tamam, ben oyuncu olmasaydım yine böyle biri olurdum ama oyunculuk beni daha insani bir yere çekti, daha empatik biri yaptı. Daha entelektüel biri olmamı, bir sürü duyguyu anlamamı sağladı. Yani işin görünen tarafları dışında insan olarakda bana çok şey kattı. Beni şekillendirdi, kendimi daha erken tanımamı sağladı.
O anlamda mesleğe çok şey borçluyum, ona bir vefa borcum var ve mesleğimi ciddiye alıp kıymet veriyorum."
Engin Akyürek, “Oynadığın karakterlerden hangisine sarılırdın?” sorusuna;
“Sanırım içlerinde Kerim karakterine sarılırdım. Onun bütün hikaye boyunca taşıdığı suçluluk duygusu, vicdanı ve aşkı beni çok etkiliyor.” şeklinde yanıt verdi.
(Hakan Gence)
Engin Akyürek ile Demet Özdemir'in başrollerini paylaştığı #AdımFarah dizisi Gürcistan’da yayınlanmaya başladı.
Dizi, hafta içi her akşam 21:00’de “Imedi” kanalında!
79. Cannes Film Festivali kapsamında düzenlenen Cannes Film Marketi (Marche du Film) alanında Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü koordinasyonunda hazırlanan Türkiye Standı, bu yıl da uluslararası sinema sektörünün önemli buluşma noktalarından biri oldu.