@nilay_kocali@AcibademSaglik Nilay hanım çok geçmiş olsun öncelikle. Hastanızın Acıbadem Maslak hastanesine götürülmesi 112 ekibine sizin telkininiz miydi yoksa 112 tarafından mı seçildi uygun hastane olarak?
Sevgili @HMBakanligi@ticaret dönerin kilosunu 10,000 TLye satan bu merhametsiz nee kadar vergi vermiş?
Günde 200 KG döner sattığı söyleniyor
Günlük 2,000,000 TL
Aylık 60,000,000 TL
Yıllık 720,000,000 TL
Ne kadar Vergi vermiş? Mİ?
TSK'dan ihraç edilen genç doktor Efran Tumaris Usul:
-Kurum içinde sayısız tutanak tuttum, dilekçe yazdım, her kademeye ulaşmaya çalıştım, CİMER'e başvurdum, savcılığa suç duyurusunda bulundum.
-Erlere tarihi geçmiş ilaç vermem isteniyordu. Bu yüzden erlere ilaç veremiyordum. Yeni ilaç alındığında bile erlere bu ilaçlar verilmiyordu.
-Enfeksiyon vakaları artınca, musluk suyu içtiklerini, içme suyu temini yapılmadığını, kantinde parayla bile su satılmadığını söylüyorlardı.
-Uyuz vakaları artıyordu, erlere 15-16 gündür banyo yaptırılmadığını öğrendim.
-Uyuz olmayan bir eri 17-18 gün bir odada karantinaya almışlar, erin psikolojisi bozulmuş. Ben uyuz olmadığını söylediğimde, benim mesleki bilgimi aşağılayan cümleler kuruluyordu.
-Revirdeki oksijen tüpleri boştu. Bir atak hastasına oksijen tüpleri boş olduğu için müdahalede bulunamadım.
-Doktorun görev tanımında olmamasına rağmen erlere a��ı yapıyordum, çünkü acemi birliğinde yapılması gereken aşılar 3-4 ay geçmesine rağmen yapılmıyordu.
-Er kafa travması geçiriyor, başka gün başka bir er iç kanama geçiriyor, ambulans yok. Çünkü rütbeli personel ambulansı şahsi işi için götürmüş.
-Sevmedikleri erlere sevk, rapor, istirahat verdiğimde, numara yaptıkları söyleniyor ve bu kararlarım uygulanmıyordu.
-Bulaşık yıkayan erlerin elleri egzama oluyordu, uyarıyordum ama bir eldiven bile verilmiyordu.
-Yemekhaneye gelmem istenmiyordu, yemeğimi erlerle gönderiyorlardı. Ben asker kızıyım, babam rütbeli olmasına rağmen hayatında bir ere kendi yemeğini taşıttırdığını görmedim.
@gayritibbi Ben de anlamıyorum. Elini cüzdanıma sokanı hiç değilse bir döverim. Böyle namussuzluğun döndüğü yerde bir şey öğrenilmez zaten. Önce döv, sonra istifa et
Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş:
-Daha otopsi yapılmamıştı, Vali bana “senin kızın intihar etmiş, daha yapılacak bir şey yok” dedi. Ben itiraz ettim o bağırdı, ben itiraz ettim o bağırdı, sinirlendi çıktı gitti.
-Benim kızımın başına ne geldiğini sonuna kadar araştıracağım. Canıma da mal olsa mücadele edeceğim.
-En son büyük bir delil çıktı; 2 erkek DNA’sı tespit edildi Rojin’in vücudunda. Onda da 1 sene bizi oyaladılar, bu “bulaş olabilir” dediler. Taşıyan kişiler, doktorlar vs. En son 195 kişiye bakmışlar, DNA’lar kimseninkiyle eşleşmedi. Akrabalar, bizim çocuklar, bizimkilerin de hepsine baktık kimseyle eşleşmedi. Bu ne anlama geliyor? Bu bir cinayettir, belli. Katiller bu DNA’ların sahibi.
-Her iki köy ve üniversite içindeki DNA’lara, hatta rektör ve akrabalarına da baksınlar dedik. Düşünün ki bir iple makarası orada, ucunu aramıyorlar makarayı komple çöpe atıyorlar, diyorlar ucu bulamadık.
-Avukatlarla ricada bulunduk, Rojin’in telefonunu bıraktığı yerde o gece saat 7’yi beş geçe kim o gece oradaymış, kimin telefonu sinyal vermişse orada da bir ipucu elde edebilirler. Onu da yapmamışlar.
-Hem ben hem Gülistan’ın ailesi, ikimiz de fakir aileyiz. Ben amelelik yapıyorum. 21 yaşına kadar o çocuğu ne eziyetle büyüttüm.
-T24
İran–İsrail & ABD savaşında 3. gün (2 Mart 2026) değerlendirmem aşağıdaki gibidir.
1.ABD ve İsrail harekâta başlarken temel varsayımları İran’ın çok hızlı çökeceği yönündeydi. Dini lider Hamaney dahil üst düzey 48 ismin etkisiz hale getirilmesinden sonra Tahran’ın diplomasi masasına zayıf ve teslimiyetçi bir pozisyonda döneceğini ve savaşın ilk kafa kesici şoklar nedeni ile uzamadan yeni bir safhaya geçeceğini hesapladılar. Kısacası ABD ve İsrail stratejistleri Maduro&Colani sentezi bir harekât planladı. Ancak plan tutmadı. Şii siyasal kültürü bağlamında en büyük ruhani lideri öldürerek “şehadet” algısını tetiklediler ve toplumsal kenetlenmeyi sağladılar. Bu durum, planlanan iç ayaklanma senaryosunun tersine döndüğüne işaret etmektedir. İran önceden planlanmış bir komuta devamlılığı mekanizmasını devreye soktu. Kaybedilen komutanların yerine belirlenmiş isimler hızla atandı ve devlet işleyişi kesintiye uğramadı. İran aynı anda hem dışişleri Bakanı Aragçı üzerinden diplomasi yürütürken hem de devrim muhafızları üzerinden savaşa devam ediyor.
3. Harekâtın 28 Şubat 2026 Cumartesi sabahı başlatılması kısa süreli kafa koparma sonrası ayaklanma senaryosunun parçasıydı. Küresel piyasalar kapalıyken ilk askeri sonuçların alınması, pazartesi açılışta İran’ın askeri ve siyasi olarak geri adım atmış olması ve enerji piyasalarının ABD-İsrail lehine güçlü bir fiyatlamayla açılması bekleniyordu. Ancak bu beklenti gerçekleşmedi. 2 Mart sabahı Asya piyasaları daha sonra da batı piyasaları güne çok kötü başladılar.
4. İlk 48 saat içinde Körfezdeki ABD üslerine yönelik altı dalga halinde saldırılarda 27 Amerikan tesisi hedef alındı. Dubai Havalimanının kapanması, bölgedeki uçuşların iptal edilmesi, finans kapital ağalarının bile bölgeyi terk edememesi krizi daha da büyütüyor. En önemlisi ABD güvenlik kubbesi bu devletler için her yönden çatırdamış durumda. Finans kapitalin evlatlıkları, sağladıkları üsler ve kolaylıklar ile ABD'nin koruma kalkanı altındaki GCC (Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Bahreyn, BAE, Umman) Arap monarşileri ABD için coğrafi enstrüman ve istihbarat toplama merkezi olduklarını ve İsrail güvenliği için kendilerinin kumar masasına sürüldüğünü ilk kez bu kadar açık şekilde yaşıyor. Kuveyt'in 2 Mart günü hata sonucu 3 Amerikan F 15 uçağını düşürmesi bölgedeki hava savunma komuta kontrol ve koordinasyonunun içinde bulunduğu karmaşayı ortaya koymaktadır. Diğer bir deyişle körfez savunma mimarisi parçalı ve hava resmi tam entegre değil sonucu ortaya çıkar.
5. Körfez’de ilk kez Palau bandıralı “Skylight” adlı bir tankerin 1 Mart'ta batırılması ve USS A. Lincoln uçak gemisine yönelik başarısız saldırı girişimi psikolojik eşik anlamında önemliydi. Saldırı sonrası uçak gemisi daha güvenli sulara, güneye sevk edildi. Sky Light sonrası 4 gemi daha battı. 1980’lerdeki Tanker Savaşları’nı hatırlatan biçimde gemi sigorta primleri hızla yükseldi. Resmî bir kapanma ilanı olmamasına rağmen Hürmüz Boğazı’nda fiili bir “operasyonel dur-kalk” dönemi başladı. 2 Mart itibarıyla gemi takip verileri ve piyasa kaynakları, Hürmüz çıkışında çok sayıda tanker ve LNG gemisinin beklemede olduğunu göstermektedir. Körfezden Asya başta olmak üzere küresel varış noktalarına ham petrol akışı ciddi bir kesintiye uğramış durumda. Katar’dan Avrupa’ya yönelen LNG akışı da normal hızında değil. Diğer yandan Avrupa’nın en büyük 2 konteyner operatörü Hapag Lloyd ve MSC körfez operasyonlarını durdurdu.Fiziksel arz krizinden önce fiyat krizi gelir. Petrol ve türevleri ile pek çok tüketim maddesinin fiyat aratışları her yerde beklenmelidir. Jeopolitik risk hattı Bab el-Mendeb Boğazı için de geçerlidir. Önümüzdeki günlerde Husilerin batıracağı herhangi bir gemi Kızıldeniz hattında ciddi aksamalar yaratacaktır. Kısacası Enerji cephesi savaşın en kırılgan alanıdır. Körfez ülkelerinin altyapısı ve enerji üretim tesislerinin hedef alınması çatışmayı küresel sonuçları olacak ekonomik eşik noktasına taşımaktadır. Örneğin Suudi Arabistan’da ARAMCO’nun dev Ras Tanura terminal limanının hasar alması İran’ın şu ana kadar ki en ciddi meydan okumasıdır.
6. ABD ve İsrail hem saldırı hem de savunma amaçlı pahalı ve hassas silahlarını hızla tüketiyor. Savaş uzadıkça durum kritikleşiyor. ABD’nin önde gelen neoconlarından Yunan asıllı E. Oramiral Stavridis’in 1 Mart günü yayınladığı ve sonra ikaz üzerine kaldırdığı X mesajı her şeyi özetliyor: ‘’ABD ve İsrail JDAM’lerden Tomahawk ve Patriot’lara kadar yüzlerce hassas güdümlü mühimmatı harcarken artık lojistiğe odaklanmanın zamanı geldi. Stoklar ne kadar derin? Savaşta gerçek profesyoneller nihayetinde lojistikçilerdir.”
7.ABD iç siyaseti açısından da risk büyüktür. Kısa ve sınırlı bir operasyon beklentisi uzayan bir yıpratma savaşına dönüşürse, Washington’da ciddi siyasi sonuçlar doğabilir ve başkanlık makamı açısından maliyet artabilir. Trump 1 Mart günü Mar A Lago’da başkente dönüşte ilk kez gazetecilere selam bile vermeden ve konuşma yapmadan aracına geçti. Amerikan kamuoyu Trump'ın Epstein dosyalarının gölgesinde İsrail çıkarları için önümüzdeki günlerde daha çok Amerikan askerinin ölmesini beklemesini söylemesinden rahatsız.
8. ABD ve İsrail İran’da şüphesiz halkın ayaklanma safhası başladığında ucuz kan olarak İran Kürtlerini kullanacaktır. Rejimin devrilmesini ve Kürtlerin özerk bir yönetim kurmasını hedefleyen Irak’ta konuşlu İran Kürdistanı Siyasi Güçler Koalisyonunun ABD müdahalesinin rejimi zayıflatması halinde harekete geçmeye hazır olduklarını belirtmesi ve bu grup içinde PKK/PYD uzantılarının (PJAK) varlığı Ankara’nın öncelik güvenlik endişesi olmalı ve İran yönetimi ile her türlü iş birliği sağlanmalıdır. Suriye’de yapılan hata burada tekrar edilmemelidir. Tekrar hatırlatalım. İsrail uçakları İran’a Suriye hava sahasından saldırıyor.
9.Özetle üçüncü gün itibarıyla genel tablo şudur: İlk taktik sürprize rağmen İran rejimi çözülmemiş, halk ayaklanma yerine akisne kenetlenmiş, komuta yapısı devam etmiş ve karşılık verme kapasitesi korunmuştur. Rejim değişikliğini hedefleyen operasyon askeri bir çatışmanın ötesine geçerek, psikolojik savaş, asimetrik maliyet dengesi, enerji güvenliği ve büyük güç rekabeti bağlamında sistemik bir kırılma anına dönüşmektedir. Kırılmadan en çok etkilenenler sadece İran ve İsrail değil, ABD müttefiki Körfez ülkeleridir. Çatışmaların durdurulma iradesi Trump’a aittir. Ancak onun kararını da Epstein dosyaları, ABD İsrail lobisi ve neoconlar yönlendirecektir. Vatanı ve bayrağı olmayan finans kapitalin savaş uzadıkça kumar masasında kaybettiklerinin derecesi de şüphesiz neoconlar ve İsrail lobisini baskılayacaktır. Ancak her durumda belirleyici olan İran halkının direnme kapasitesidir.
10. İran İsrail&ABD savaşının genel değerlendirmesini bu akşam (2 Mart 2026) saat 2000'de kendi YouTube Kanalımda yapacağım. Kanalımın linki aşağıdaki gibidir: https://t.co/YpNhOrTFGs