Dert size ait değil diye vicdanınızda tasa taşımıyorsunuz, bir hayvanı sevmenin hissini bilmediğiniz gibi acısını duymayı da bilmiyorsunuz, toplumun değil adaletin peşini bırakmaması gereken her durum için halkın çabaladığını görmüyorsunuz, içinizde merhamet taşıyamıyorsanız bir acıyı sahiplenemiyorsan��z boşuna yaşıyorsunuz, kendini savunmaya çalışırken ki çaresizliğine göz yumabiliyorsanız siz daha da kötülerini hakediyorsunuz demektir, onun çektiği acıyı unutamadığımız gibi, unutturmayacağız belki hayata geri dönd��remeyeceğiz ama diğerlerini koruyabileceğiz sessiz kalmayın
#SessizCanlarınSesiOl
Yavru kediye işkence eden iki şahsın sesini ve bir tanesinin azda olsa yüzünü gördük.
— Burdan açık duyurumdur!
Bu şahısları mutlaka tanıyan birileri var. Tanıyıp polise ihbar etmeye korkan arkadaşlarımıza sesleniyorum; eğer cesaret gösterip bu soysuzları ihbar ederseniz ömür boyu kaliteli işlerde çalışmanız için ne kadar çevrem varsa aracı olacağım.
Gerekirse bizzat cepten maddi destek sağlayacağım. Kaliteli bir yaşam standartı ve kaliteli bir iş ömür boyu sizin olacak.
85 milyonluk ülkede mutlaka bu sesleri tanıyan birileri var. Fakat henüz yakalanmadılarsa ve ihbar eden olmadıysa bu sadece korkudan!
Kediye bunları yapan bize ne yapmaz diye korkuyorlar. Kimliğinizi açık şekilde ihbar etmek zorunda değilsiniz. Polise giderek kimlik bilgilerimin gizli tutulmasını istiyorum ihbarım var derseniz yine talebinizi dikkate alarak ilgilenirler.
Mazlumun cesareti alçakların en büyük düşmanıdır!
Haydi dostlarım tanıyan bilen birileri mutlaka var. Bakın vardır demiyorum kesinlikle var!
#HayvanKatliamınaDurDe
7 gün önce bu yavru kedi işkence yapılarak öldürüldü.
Hayvanlara yönelik şiddet bir “vicdan meselesi” olmanın ötesinde, hukuken de karşılığı olan ciddi bir suçtur. Bu olayın sorumlusunun tespit edilmesi, yakalanması ve gerekli yasal işlemlerin başlatılması için ne bekleniyor?
Bu yavrunun adaleti de mesuliyet değil mi?
Bu yavrunun adaleti de borç değil mi?
#SessizCanlarınSesiOl
Şu yüzün hesabını sormak için mücadeleyi asla bırakmayalım. Evet kimse her güne acı ile uyanmak her gün o acıyı yaşamak istemeyebilir ama unutmayın 1-2 aylık bir yavru, küçük bir çocuk ya da korku dolu yaşayan bir kadın hiç bir zaman zalimce katledilmek için o güne uyanmamıştı.
Ülkede 250 gramlık bir kedi yavrusu TECAVÜZE uğradığında birlik olup yeri göğü inletemiyorsak;
-Çocuk istismarı
-Kadına şiddet
-Akran zorbalığı
-İş cinayetleri
-Trafik magandaları
…….
Herkes kendi derdine çığlık atacak demektir…
#HayvanKatliamınaDurDe
Masum bir yavru kediye yapılanları hepiniz gördünüz sanırım. İnanın sadece 3 saniyesini gördüm hemen kapattım iki gündürde iyi değilim.
Bakın şiddet bir canlıya yöneliyorlarsa ve bu şiddet açık açık ifşa ediliyorsa burada çok ciddi problem var demektir.
Sonrasında bugün yine türbanlıları, kedileri öldüreceğim diyen 15 yaşında bir çocuk video paylaşıyor. Emniyet sanırım yakalamış. Darısı kediye 1 saat eziyet edip o.l.d.r.n ve bunu paylaşan adiyi bulmakta.
Sorun kökten çözülmeli. Bu kişiler anti sosyal kişilik bozukluğuna sahip.
Psikiyatristler daha iyi anlatır ama bu durum özellikle teknoloji çağında arttı. Daha ufak yaşlarda algı bozuklukları ortaya çıktı. Çok ciddi tedavi şart. Ailelere bilgi, eğitim şart.
Lütfen şiddeti en başta keselim. Şiddet sarmalı oluşmasına müsade vermeyelim.
Aman bir kedi ne olacak demeyelim.
Lütfen..
Yavru kedi için deli gibi çalışmaya devam ediyoruz yazıyordum ama yavru kedi diyorum, adı bile yok o derece biz olmasak sahipsiz, ama biz varız, bu işin peşini bırakmayacağız
Kedi fobisi olan kadın, mekanlarda yaşadığı zorluklara tepki gösterdi:
• Tam anlamıyla bir kedi ülkesiyiz. Kedi ülkesi olmamızda bir sıkıntı yok da bir şey söylemek istiyorum.
• Kedi fobisi olan insanlar var ya, bizim de biraz hakkımız değil mi?
• Oturduğumuz mekanlarda rahat oturmak, kahvaltı yapmak, yemek yiyebilmek.
• Ben özellikle böyle düz girişli olan mekanlarda kedi olduğu zaman sürekli ayaklarımı toplamak zorunda kalıyorum.
• Kediyi sürekli göz hapsinde tutmak zorunda kalıyorum ki yanıma gelmesin diye.
• Şimdi fobisi olmayan insanlar bunu çok anlamayacak, “Ne var ki yani, küçücük kedi” diyecekler.
• Ama size göre kedi, bana göre aslan, kaplan gibi! Bir de kedilerde benim hissettiğim şey, çok ani hareketler yaptıkları için ben çok tedirgin oluyorum.
• Hatta bu sebeple bir mekanda otururken kedi bana uzandı ve ben birden fark ettim, sandalyeden düştüm! Yan tarafım göl kenarıydı, neredeyse aşağı yuvarlanacaktım.
• Ya da bazı ortamlarda kedi yanımdan geçtiği için sürekli olarak bacağımı masaya vuruyorum.
• Artık beni tanıyan arkadaşlarım bile kızıyorlar. Bunun için azar yediğim için de kendimi kötü hissediyorum, çok kere ağlamışımdır.
• Kediyi göndermeye çalıştığımızda da yine tepki çeken kişi ben oluyorum.
• Ya siz seviyor olabilirsiniz. Bu arada ben de seviyorum ama uzaktan!
• Bana yaklaşmasın, benim alanıma girmesin. Zaten kedi sevmeyen ya da korkan bir insanın kediye zarar verme olasılığı yok; çünkü korkuyoruz, dokunamıyoruz.
• Ama biz de bir anlayış bekliyoruz, biz de bu ülkede yaşıyoruz yani.
O minik bebeğin acısı, feryadı arşa dayandı Allah belamızı verecek toptan! 👿 Ve o orospu çocuğu piçler yakalanıncaya kadar paylaşım yapacağım rahatsız olan takipten çıksın!
Bacağını kırmışlar, o haliyle kendini korumaya çalışıyor, bu bebek kediyi işkence edip öldürenler iki cihanda gün yüzü görmesin.
#HayvanKatliamınaDurDe
Masum kediye yapılan işkenceler dünya gündemine yayılmışken ülkemizdeki satılmış haber sayfaları ve kanalların hiçbirinde verilmedi.
Hepsi birer maşa ve söylenen neyse onu uyguluyorlar. Bu sayfaları yönetenleri yeterince zorbalamıyoruz.
Hepsini takipten çıktın!