@NicolasH62048@ChampRDS@Topuriailia The way you guys talk about him, you’d think he hasn’t been consistently top 5 in his division for the last 8 years. Acting like he’s trash is killing me.
Bu ülkede 13 yaşındaki bir çocuk 38 kişi tarafından istismara uğradı, Ensar vakfı skandalı yaşandı, sayısız kadın ve çocuk tecavüze maruz kaldı, öldürüldü birçoğunun sesi bile duyulmadı ama gel gör ki hiçbir aile platformunun hiçbir aile kuruluşunun ve hatta aile bakanlığının dahi sesi çıkmadı bu ülkede. Bu olayların azalmasına yönelik hiçbir katkıları olmadı, günden güne arttı.
Şimdi iki bacak iki dans görünce hassasiyetiniz mi azdı sapkın p*** kuruları. Böyle mi toplumsal hassasiyeti sağlayacaksınız? Önce bir kendi sapkınlıklarınızdan, kirli zihniyetlerinizden kurtulun gerizekalılar platformu…
Manifest grubu, Gaziantep konserinin ardından bu kez Samsun’daki konseri nedeniyle hedef alındı.
Samsun Büyük Aile Platformu, 20 Mayıs’ta planlanan konserin “toplumsal hassasiyetler” gerekçesiyle iptal
edilmesi için girişim başlattığını açıkladı.
@xvsdv7168@MrJackDowsan@sifo4343@KirmiziKoseMMA Dövüş sporlarıyla fiilen ilgilenmiyorsan veya hiç ilgilenmediysen yorum yapmamanı öneririm dostum. Yorum yapacaksan da fikirlerinde fazla ısrarcı olma komik duruyorsun çünkü
Şekli konuların malzeme edilmesine gayet de gerek var. Çünkü bunlar senin için de benim için de önemlidir dostum. Hukukun temel ilkelerinin gereği olarak öncelikle şekli şartların sağlanması zorunludur. Hukukta usul esasa mukaddemdir. Savcı kamu adına hareket eden iddia makamıdır, hakim karar verici konumdadır, müdafi(avukat) savunmayı temsil eder. Bunlar yargının 3 ayrı sacayağıdır ve birbirleriyle ortaklaşa hareket etmesi mümkün değildir. Bir bakıma savcıyı kamunun avukatı gibi düşünebilirsin. Savcı sanık hakkında soruşturma yapar iddianame düzenler bir bakıma sanığın suç işlediğine yönelik iddia ileri sürer, müdafiin görevi bu iddiaya karşı savunma yapmaktır. Hakimin görevi ise tarafsız bir şekilde, dosya muhteviyatındaki delillerle sınırlı olarak oluşan vicdani kanaatine göre, iddia makamı tarafından sanığa yüklenen suçun sübut bulup bulmadığına karar vermektir.
Yani hakimin vereceği karar hakkında savcı ile fikir alışverişinde bulunması hukuken ve usulen mümkün değildir. Aksi takdirde tarafsızlığını kaybettiğini gösterir, ihsası rey sebebidir en azından olması gereken budur ve silahların eşitliği ile adil yargılanma hakkı gibi (uluslararası ve anayasal) temel ilkeleri doğrudan ihlal eden niteliktedir.
Tevsii tahkikat talepleri hakkında elbette fikir alışverişinde bulunulması, maddi gerçeğe ulaşmak bakımından bence de olması gereken bir şeydir. Ama karar verme aşamasında böyle bir fikir alışverişi kabul edilemez. Kabul edilmemelidir de. Fakat maalesef şekli şartların küçük küçük “aman ne olacak” mentalitesiyle ihlal edilmesi sonucu artık her şey önemsizleşmeye başlamıştır. Cüppe meselesi gibi küçük görülen konulardaki hassasiyet de ipin ucu kaçmasın diyedir. Ama maalesef ipin ucu zaten kaçmıştır. Yargıdaki güncel olarak en büyük problem de, bugün bu durum da olmamızın sebebi de usulsüzlük ve şekil tanımamaktandır. Umarım konunun ehemmiyetini anlatabilmişimdir.