@bayrakmedya Aslında haber oldukça eski. Oğuz bey, eşimin kulak altındaki kitleyi, çok başarılı bir operasyonla alan, çok değerli bir doktor. O zamanlarda Bursa Tıp Fakültesi Hastanesinde, Doçent idi. Birçok hekimle görüştük. Oğuz beyin güven veren ve samimi yaklaşımıyla onu yeğledik.
«- Bu karar senin için verildi.
Biliyorsun değil mi, Deniz?.»
«- Evet, biliyorum..»
«- O halde, son sözün, son arzun nedir...»
«- Ben son sözümü sehpada söyleyeceğim. Yalnız, müsaade ederseniz, Yusuf'la Hüseyin'i son defa görmek isterim.»
Bu, galiba onun son arzusu idi ve hemen yerine getirilmek üzere emir verildikten üç dört dakika sonra, üç arkadaş karşı karşıya idiler. Başgardiyan odasındaki bu karşılaşmadan yararlanan üç mahkûm, tek kelime konuşmadan ve fakat zaman kaybetmeden birbirlerine sırayla sarılıp öpüştüler. Yüzlerinde birbirlerini son kez görmenin sessizliği vardı.
Yusuf'la Hüseyin'in tekrar odalarına alınmalarından sonra, birden hatırlamış gibi Savcıya dönen Deniz, babasına bir mektup yazmak istediğini söyledi.
Bu isteği de makûl karşılıyan Savcının emri ile odaya bir daktilo makinası getirildi ve onun babasına hitaben söyledikleri aynen yazıldı, aynen not edildi.
Bir zabıt kâtibinin daktiloyla tesbit ettiği,
Deniz Gezmiş'in babasına son mektubu şöyleydi:
«Baba,
Mektup elinize geçmiş olduğu zaman, aranızdan ayrılmış bulunuyorum.
Ben ne kadar üzülmeyin, dersem, yine de üzüleceğinizi biliyorum. Fakat, bu durumu metanetle karşılamanı istiyorum.
İnsanlar doğar, büyür, yaşar, ölürler.
Önemli olan, çok yaşamak değil, yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir. Bu nedenle ben, erken gitmeyi normal karşılıyorum...
Ve kaldı ki, benden evvel giden arkadaşlarım, hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir. Benim de, tereddüde düşmeyeceğimden şüphen olmasın.
Oğlun, ölüm karşısında âciz ve çâresiz kalmış değildir. O, bu yola bilerek girdi ve sonunun da bu olduğunu biliyordu. Seninle düşüncelerimiz ayrı ama, beni anlayacağını tahmin ediyorum... Sadece senin değil, Türkiye'de yaşıyan Kürt ve Türk halklarının da anlayacağına inanıyorum.
Cenazem için avukatlarıma gerekli talimatı verdim. Ayrıca, Savcı'ya da bildireceğim. Ankara'da 1969′da ölen arkadaşım Taylan Özgür'ün yanına gömülmek istiyorum. Onun için, cenazemi İstanbul'a götürmeğe kalkma. Annemi teselli etmek sana düşüyor. Kitaplarımı, küçük kardeşime bırakıyorum. Kendisine özellikle tembih et. Onun, bilim adamı olmasını istiyorum. Bilimle uğraşsın ve unutmasın ki, bilimle uğraşmak da, bir yerde insanlığa hizmettir.
Son anda, yaptıklarımdan en ufak bir pişmanlık duymadığımı belirtir. Seni, Annemi ve Ağabeyimi ve Kardeşimi, devrimciliğimin olanca ateşi ile kucaklarım.
Oğlun
Deniz Gezmiş.»
Merkez Cezaevi -Ankara.
5 Mayıs 1972
O#duyuyormusunuz emperyalist Amerika yaklaşını önlemenin tek yolu, tüm dünya ülkelerinin bir araya gelmesidir. Zorbalık yapan bir ülkeye yapılması gereken, Kanada, Meksika, Rusya ve Avrupa ülkelerinin ABD'nin hem ABD hem de Dünyadaki askeri tesislerine operasyon yapmasıdır.
@Kemalistilkay1 İlkay hanım paylaşım için teşekkürler, sayın Turan Akıncı’nın Demokrat Parti kitabı da Adnan Menderes dönemini çok ayrıntılı olarak anlatıyor. Hatta İsmet İnönü’nün trenden inerken taşlandığını da o kitaptan öğrendim.
"Köylü kızı Zeynep" zeytinlikleri korumak için TBMM kapısında gözyaşlarını tutamadı
"Köylü kızı Zeynep'im ben. Başka bir ünvanım yok. Köylüyüm ben. 10 yıl önce bir şirket geldi ve o köyümün masalsı güzelliğini yerle bir etti. Benim köyümde öyle bir çam ağaçları vardı ki tek bir güneş ışığı sızıp da giremezdi, öyle dere yataklarımız vardı ki, o kadar berraktı ki, eğilip içerdiniz suyu. Evet masalsıydı köyüm ama şu an masalsı köyüm kalmadı. O çam ağaçlarının yerini kumdan dağlar aldı. O dere yataklarını molozlar sardı. Artık derelerden su akmıyor"
✊ Yaşam savunucuları #Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü önünde toplandı!
📢 “Bu yasa meclisten geçmeyecek!”
🗣️ @KAYIHANPALA: “Kanun tamamen sermaye yanlısıdır!”
🌳 Yurttaşlar, “İhanet yasasına hayır! Ormanlarımızı, topraklarımızı, suyumuzu ve zeytinliklerimizi koruyacağız” dedi.
#ZeytinAğacı #zeytinağacımadokunma #ZeytinİçinBirleşin
@EEATA_ Umarım tuvalet sifonlarına aynı anda basılmaz. Yoksa her yeri … basar.
Umarım araç trafik, ulaşım ve parklanma;
Umarım acil durumlar (yangın, deprem, ilkyardım gibi) için;
Umarım asansör, hidrofor, acil durum toplanma yeri planlaması yapılmıştır.
@fatihportakal@szctelevizyonu Fatih bey Menemen'de Kubilay'ı katledenlerin türbesinin bulunması da çok tuhaf değil mi? Cumhuriyetimiz i yok etmek isteyenlere nasıl türbe yaptırılmasınanizin verilir?
@DavaAdamiHaluk ortaya çıkmış. O dönem Mudanya 'ya gitmiş ve denizden Mudanya'ya bakarak " bu yapılaşma aynen korunmalı" demiş. Ne yazık ki halen rantsal şehircilik imar planları konuşulmuyor, yapılıyor...
@DavaAdamiHaluk Burası eski Mudanya. Sokağın denize dik olduğu sokaklar, genelde Rumların yaşadığı yerler. Yeni Mudanya ise çok katlı ve denize paralel sokakların olduğu bir şekle dönüştü. Böylece denizi sadece öndeki sıra görebiliyor. En önemlisi de deniz havası arkaya kadar ulaşamıyor.
@DavaAdamiHaluk Modern şehircilik tarihinin en ünlü figürlerinden İtalyan mimar ve şehir plancısı Luigi Piccinato, 1958-60 yılları arasında Bursa şehri üzerinde de çalışmış, bu çalışma sonucunda, o dönemde yerel ve merkezi yönetim birimleri tarafından da onaylanan bir Bursa Nazım Imar Planı
@serdaremsc araçlar için uygun tel çapında elektrik hattı çekilmesi gerekiyor.
Kazaya müdahale için giden, trafik polisleri, jandarma trafik, cankurtaran sağlık ekipleri mutlaka eğitilmesi gerekiyor.
Sürücü kurslarında da bilgilendirme yapılmalı.
@serdaremsc Bunun dışında evlerde, sitelerde şimdilik çok fazla olmaması nedeniyle elektrik hatlarında sorun olmuyor. Ancak sayıları artınca ana hat elektrik tel çapı yetersiz kalacaktır. Bu da evlerde/sitelerde yangın riski oluşturacaktır. Elektrikli araçlar için uygun tel çapında elektrik
@serdaremsc Şarj istasyonlarında diğer şarj veya benzin pompaları ile aralarında 15 m. mesafe olmalı.
Otoparklarda elektrikli aracın diğer araçlarla arasındaki mesafe, tüm yönlerden en az 1 m. olmalı.
Kapalı otoparklara, itfaiye araçlarının müdahale olanağı olmalı.
@serdaremsc ve makas kullanmamaları gerekiyor. Aksi halde çarpılma riski oluşuyor.İtfaiyelerimiz ülke düzeyinde bu müdahaleler için gerekli ekipmanlarla donatılmalı. Bataryayı soğutmak için, aracı yana çevirecek veya yukarıya kaldıracak ekipmanları bulunmalı.
@serdaremsc ya aracı yana doğru yatırak ya da havaya kaldıracak ve su sıkacaktır. Burada amaç bataryayı soğutmak ve yangının diğer pillere sıçramasını önlemek. Su kesilirse yangın tekrar başlıyor.
İtfaiye personeli tam maske, oksijen tüpü, özel giysi ve ayakkabı giymesi; ayrıca metal balta
@serdaremsc yangını söndürme şansı yok.
Yangın sırasında zehirli birçok gaz çıkıyor. Kayseri'de bir araç kullanıcısı bu nedenle hayatını kaybetmiş.
Bu nedenle fark ettiğinizde rüzgarın tersi yönünde araçtan uzaklaşmanız ve çevrenizdeki insanları uyarmanız gerekiyor.
İtfaiye geldiğinde
@serdaremsc yor. Çıkan yangın %8 düzeyine ulaştığında duman çıkarıyor ve fark edilebiliyor. Bu kimyasal bir yangın, dolayısıyla oksijene gereksinimi bulunmuyor. Yani diğer yangınlarda olduğu gibi oksijeni kestiğinizde yangın sönmüyor. Yangın çıktığında araç kullanıcısının ve yolcuların
@serdaremsc Bataryalar, 85 kW Tesla araçta yaklaşık 7000 adet lityum pilden oluşuyor. Batarya, aracın altına yerleştirilmiş. Bu araçlarda yangın; üretim hatası, alttan bir darbe alması, trafik kazası, aşırı şarj (%90 üzeri) ani deşarj (bataryanın tamamen boşalması) gibi nedenlerden