Kısa bir süre önce Cumhuriyet Türkiye’mizden fikre inanca yapılan vahşi uygulamalar…Cumhurumuzun bir kısmına yapılan muamele ve 20-25 yıl öncesini özleyenlere kısa bir hatırlatma.
İstanbul Erkek Lisesi’nin 1960-61 mezuniyet yıllığına, okulun felsefe öğretmeni merhum Nurettin Topçu'nun yazdığı muhteşem not:
“Bizim işimiz sizin yalnız zekâlarınızı işlemekten ibaret değildir. Aynı zamanda kalplerinizi yoğurmaktır.
Biz sizin birtakım dersleri öğrenen zekâ makineleri olduğunuzu hiç düşünmedik.
Şahsiyet ve hâlleriniz, bizim hünerimizin gerçek eseridir.
Yükseltilen bir ruh, bir deha eserinden daha fazla bir şeydir…”
FENERBAHÇE KONGRESİ SADECE BİR SPOR KULÜBÜ SEÇİMİ DEĞİLDİR
Fenerbahçe Kulübü’nün seçimli olağanüstü kongresinde ortaya çıkan tablo, aslında Türkiye’ye çok önemli bir mesaj vermiştir.
Bu sonuç yalnızca bir spor kulübünün yönetim tercihinden ibaret değildir; aynı zamanda milletin hafızasının, iradesinin ve duruşunun da bir yansımasıdır.
Türkiye’de milletimiz bir bütün olarak FETÖ’nün ne olduğunu görmüş ve yaşananları unutmamıştır.
Siyasetin zaman zaman bu konuda gösterdiği dikkatsizliklere veya gündem değişikliklerine rağmen milletin dikkati dağılmamaktadır.
Toplum, Türkiye’nin bağımsızlığına yönelmiş tehditleri hafızasında canlı tutmaya devam etmektedir.
Bu akşam ortaya çıkan sonuç, sadece bir seçimin kazananını belirlememiştir.
Aynı zamanda milletimizin, Türkiye’nin bağımsızlığına kasteden yapılara, FETÖ benzeri örgütlenmelere ve vesayet girişimlerine karşı nerede durduğunu da göstermiştir.
Millet bazen sandıkta, bazen meydanda, bazen de sivil toplum alanlarında aynı mesajı verir: Türkiye’nin bağımsızlığına, milli iradesine ve devletine yönelen tehditler karşısında tavrı nettir ve bu tavır değişmemektedir.
@T_Muderris Sorsan ülkede diktatörlük var. Bu küfürleri edenleri halletmek için diktatör olmaya gerekte yok. Ama SN CB nında nasıl bir sabır var anlamadım. Arada canına tak deyince dava açıyor hepsi bu. Bu küfürleri Londra’da et bakalım soyunu nasıl kurutuyorlar. (İNG örneğini kasten verdim)
Bunları sadece puanlarını kaale alarak şımartmanın sonu bu..
Yahya beyi yakın tanırım keşke böyle bir tuzağa düşmeseydi. Naif karakterli iyi bir eğitimcidir.
Hayat böyledir işte. Mezuniyetlerine il müdürü bile katılmış. Neden, çünkü onlar LGS'de "full çekmiş" aşırı zeki(!) çocuklar. Bire on bahse girerim, yüzde doksanı bir şekilde Avrupa veya ABD'ye kapağı atma hayâli kurarak üniversite okuyacak. Çünkü onlar aşırı zeki (!) çocuklar. Bu arada, il müdürlerinin farkında bile olmadığı meslek lisesi öğrencileri ülkenin bütün yükünü sırtlar hem de daha öğrencilik yıllarından itibaren. Elektrikçi, kaportacı, kaynakçı, terzi, kuaför, aşçı, servis elemanı, ön büro elemanı, tornacı.... Sonra bu sırtını dönenlerden yurt dışına kapağı atamayanlar kendi maaşları ile farkına bile varılmadan iş gücünü karşılayan meslek erbabının maaşını kıyaslar. Neden, çünkü o şımartılmıştır. İlkokulda, ortaokulda seçme sınıflarda, çoktan seçtiği şıklarla şık bir öğrenim hayatı sürdürmüştür. Sen zekisin diye sürekli pohpohlanmış, kendini üstün ırk olarak görmeye kodlanmıştır. El beceresini öne çıkarıp 14 yaşından itibaren memlekete katma değer sağlayan emekçiyi beğenmez. Haydi kendimize bir iyilik yapıp itiraf edelim, hepimiz bu arkasını dönenler grubuna hayranız. Diğerleri gözümüzde hep "İşçisin sen, işçi kal." Saygılar.
İmza, çocukları iyi okullarda okumuş bir meslek lisesi edebiyatçısı.
Çok yazık, gerçekten çok yazık. İlahiyatçı Prof.Cemal Muhtarın oğlu Reha Muhtar böyle bir hayat yaşadı ve böyle bir sonla anılıyor.
İlahiyatçı dede, abuk subuk bir oğul, Haçlı bir torun.
Allah SONUMUZU HAYR EYLESİN.
Reha Muhtar
Daha 3 gün önce şöyle demişti:
“Her şeye geri döneceğim hem de fazlasıyla döneceğim”
Abicim şu “inşallah” o kadar önemli ki, ağzınızı alıştırın şuna!
İnşallah dememek için ölür bunlar!
Reha Muhtar’ın ateş hattına programına çok katılmış birisi olarak söyleyecek çok şeyim var ama hiç gerek yok, artık mahkeme-i kübra ‘da ona kolaylıklar dilerim!
AK PARTİ TEŞKİLATLARIMIZDA DEĞİŞİM VE YENİLENME…
AK Parti’miz kendisini yenileyerek yoluna devam ediyor.
Teşkilatlarımızda şimdilik dört ilde yapılan değişim, daha bir zindelik ve güçlülük getirecektir.
Teşkilatlarımız kurucu ilkelerimiz doğrultusunda kendini her dem yenileyerek yoluna devam ederken şunu esas alır:
Görevini bırakanlar başarısız oldukları için görevi bırakmadılar. Veya değersiz oldukları için.
Yeni gelenler mevcutlardan daha de��erli oldukları için gelmediler.
Hepsi birbirinden değerli arkadaşlarımızdırlar.
Görevi bırakan arkadaşlarımız teşkilatlarımıza hem değer hem güç katmışlardır,
Görev değişimi, daha bir zindelik için gereklidir.
Biz birbirimize değer katarak yol yürüyen bir kardeşler topluluğuyuz.
Ne gelen gideni değersizleştirir ne de giden geleni.
Aslında giden yoktur.
Bir görev değişimi ve rol paylaşımı vardır.
AK Partimizin kurucu ilkelerini ve değerlerini içselleştirenler bilirler ki aslında AK Parti’nin neferi olmak görevlerin en büyüğüdür.
Kim ki kendini nefer olarak görmez ve makamından dolayı büyüklenirse işte o zaman kendini değersizleştirir.
Başkanlık görevine gelenlere iki şey düşer:
-Tevazuda örneklik oluşturmak. Yani hiç bir şekilde kibirlenmemek.
-Kendinden öncekilere her daim değer vermek, onları aziz bilmek ve teşkilat mensuplarının onun-bunun adamı demeden kucaklamak. Yani birleştirici olmak.
Teşkilatlarımız çok dağıldı.
Kadrolarda küskünlükler oluştu,
Eve çekilenler çok oldu.
Göreve gelen başkanlarımıza düşen ilk iş, herkesin ayağına gitmek, herkese değerli olduğunu hissettirmek ve herkesi yeniden kazanmak.
Bunu yapmak başarıdır.
Gayrısı başarısızlıktır.
Kazanmasını bilenler teşkilatlarımıza güç katar.
Sevdiren, nefret ettirmeyen, toparlayan ve birleştirenler gücümüze güç katarlar.
Görevlerini terkeden arkadaşlarımıza görevlerinde iken nasıl davranılıyor ise öyle davranılmalı.
Onlar teşkilat faaliyetlerinde akıllarından ve tecrübelerinden her daim yararlanılan ve aktif olarak da kendilerinden yararlanılan kişiler olarak baş tacı edilmeli.
Arada bir hatır sorulan kişiler olmamalı.
Onun yönetiminde onun adamı diye kimse dışlanmamalı.
AK Partimizin teşkilattan sorumlu genel başkan yardımcısı Ahmet Büyükgümüş kardeşimiz bütün bu hassasiyetleri üstünde barındırıyor.
Yeni dönemde teşkilatlarımızdaki değişimin bu doğrultuda gücümüze güç katacağına yürekten inanıyorum.
Şimdi birlik zamanıdır, birlikte olma zamanıdır.
Birbirimizin değerini bilerek birbirimize değer katma zamanıdır.
Birlikte büyüme ve AK Parti’mizi en zirveye birlikte taşıma günüdür.
Bir nefer bilinciyle.
Burada dikkat edilmesi
#taksimmeydanı
İradesini Silivri’ye teslim etmiş siyasi gayri mümeyyiz zıvanadan çıkmış artık. Kişilerin sıfatlarına küfredecek, aşağılayacak kadar düşkünleşmiş.
@GizliArsiv@tayfungolu Çelenk Anıtkabir’de sabit duruyor zaten. Bu korsan cebinde bir yazı getirip bir anda asmış.
Üstelik öncesinde kendisine sorulmuş cevaben yok biz Anıtkabir’e yürümeyeceğiz böyle bir programımız yok demiş yetkililere.
@gundem7x24@eczozgurozel efendi, Anıtkabir’e yürüyüş ve mozoleye çelenk koymak izinle olur. Orası dingonun ahırı değil..
İzinsiz yürüyüş yap, geleceğinizi soranlara “gelmeyeceğiz” de sonra yürü, Sürekli orada duran Komutanlığın sabit çelenkinin üzerine korsan bantı koyarak şov yapamazsın.
@czr_hbr Bunlar bir gün iktidar fırsatı bulursa adeta 1960 daki canavarlar ne yaptıysa aynısını yapmaya hazırlar.
Ama o halk yok, keşke biraz vites yükseltsenizde biraz enerji boşalsa.