@leventp Hocam seviliyorsun. 2011 yılından beri takip ediyorum hep keyifle izledim. 2 saatlik çok keyifli bir videonun bir kesitini kırptım kaldır derseniz seve seve kaldırırım. Kesinlikle bu sohbeti izlemelisiniz. İlker'in kanalını da takibe aldım.
https://t.co/trp7mKxC9n
@AlkanAdakaner Rain diye bir oyun vardı aylarca bekledim şimdi çıkıyor az kaldı vs diye diye bir türlü çıkmamıştı konsolu sattım 1 ay sonra oyun çıktı hep aklımda nasıl oyundu acaba nasıl bir deneyim olacaktı acaba diye merak ederim.
Günlerdir yazdım sildim yazdım sildim bir türlü kafamdakileri istediğim gibi aktaramadım ama durdukça da şiştim. Olduğu kadar deyip aklımdakini yazayım da şişim insin bari dedim.
Konumuz, Sony PlayStation ve kutulu oyunların artık 2028 Ocak itibariyle satışının yapılmayacağı ile ilgili. Bununla ilgili söylemek istediğim birkaç şey var.
Sony'nin kutulu oyun satışlarını Ocak 2028 itibarıyla sonlandıracağı yönündeki açıklaması, oyun dünyasında önemli bir tartışmayı tetikledi. Bu konuda net bir duruş sergilemek gerekiyor.
Öncelikle bir kişinin kutulu oyun kültürünü savunması için illa kendisinin kutulu oyun alıyor olması gerekmez. Burada asıl önemli olan, başkalarının bu tarz hobilerine ve özel tercihlerine saygı göstermektir. Kutulu oyunlar günümüz dünyasında retro bir alışkanlık gibi görünse de aslında çok önemli bir ekonomik faktördür. Kutulu bir oyuna sahip olduğunuzda onu ikinci elde satabilir, arkadaşlarınızla paylaşabilir ya da takas noktalarında yeni oyunlarla değiştirebilirsiniz. Bu döngü, oyuncular için ciddi bir bütçe tasarrufu anlamına gelir.
Burada bence Sony'nin yapmaya çalıştığı şey özellikle bunun önüne geçmek. Yani Sony istiyor ki herkes kendi oyununu sadece Store üzerinden alsın ve herhangi bir ikinci el satış sitesi de olmaksızın bütün kâr kendine kalsın. Böylece kutulu oyunların el değiştirerek kullanılması ya da kutulu oyunların kendilerinin kontrolü dışında, bağımsız bir şekilde fiyatının düşürülerek satılmasının önüne geçmek istiyorlar.
Doymuyorlar, bu firmalar maalesef doymuyorlar. Kapitalist düzenin insanlığa en büyük düşmanlığı bu bence. Yani sizin insanlığınızla ilgilenmiyorlar, sizin hobinizle, sizin zevkinizle, sizin özel tercihlerinizle ilgilenmiyorlar. Tek düşündükleri şey kazandıkları para. Tabii ki normal bir şey, sonuçta kapitalist düzen denince zaten böyle olması beklenir. Ama işte keşke iki yüzlü davranılmasa.
Mademki para kazanmak istiyorsun ve bu kutulu oyunlar senin para kazanmanın önüne geçiyor, bunu "tüketicilerin satın alım alışkanlıkları göz önüne alınarak" vesaire gibi yalan dolan bir açıklama yerine dürüst bir şekilde söyleselerdi keşke. "Biz az para kazanıyoruz, sizin üzerinizden daha çok para kazanmak istiyoruz, o yüzden giderlerimizi minimuma indirmenin peşindeyiz, kârımızı da maksimuma çıkarmak istiyoruz, bu yüzden artık kutulu satmıyoruz" diyecek kadar dürüst ve mert olmasını beklerdim. En azından Japon kökenli bir firmanın bunu yapmasını beklerdim çünkü biz Japonları böyle bilmeyiz. Ama işte kapitalist düzen maalesef Japon vesaire dinlemiyor, herkesi bozuyor.
Eğer gerçekten dürüstlerse, dijital ve kutulu oyun satışları arasındaki o çok güvendikleri verilere nereden ve nasıl ulaştıklarını da tek tek açıklamak zorundalar. Dijital satış oranlarını şişirirken kütüphanemize bedava ekledikleri oyunları da bu hesaba dahil ediyorlar mı? PS Plus üyeliği kapsamında sunulan o sınırlı süreli oyunlar bu istatistiklerin neresinde kalıyor? Diğer taraftan, kutulu oyunların sadece ham satış rakamlarını paylaşıyorlar ama bu rakamlar tam olarak nereden geliyor? Sadece kendi resmi satış kanallarını mı baz alıyorlar, yoksa dünya genelindeki ��çüncü parti mağazalar ve perakendeciler de bu verilere dahil mi?
Hepsini geçtim; asıl sakladıkları ve asla paylaşmadıkları veri şu: Satılan o kutulu oyunlar daha sonra kaç farklı PlayStation 5 konsolunda çalıştırıldı, kaç farklı oyuncuya ulaştı? Bunun verisini niye gizliyorsunuz? Pekala ilk elden 70 milyon satılmış görünen kutulu bir oyun, aslında takasla, ikinci elle veya arkadaşlar arasında elden ele gezerek 350 milyon farklı kişiye erişmiş olabilir. İşte açıklamadıkları, halı altına süpürmeye çalıştıkları ve tam olarak kaçtıkları gerçek de budur. Çünkü kutulu oyunun o devasa paylaşım ekosistemi, onların tekelleşme hırsının önündeki en büyük engel.
Kişisel olarak benim de 1990'lardan ve 2000'lerin başından kalma, buldukça koleksiyonuma kattığım eski usul büyük kutulu oyunlarım var. Öte yandan dijital kütüphanelerimde de 11.000'i aşkın oyun bulunuyor. Yani dijital dünyaya son derece adapte olmuş biriyim. Fakat dijitalin sunduğu konfor, kutulu oyunların barbarca ortadan kaldırılmasını savunmamı gerektirmiyor.
Bir firmanın, tüketicinin aleyhine olan bu tarz dayatmalarını körü körüne savunmanın ya da buna şakşakçılık yapmanın hiçbir mantığı yoktur. Bir firmayı bu denli savunmak sahibine hiçbir fayda sağlamadığı gibi, bariz bir kötülüğe de ortak olmak anlamına gelir. Bu yüzden kutulu oyunların satılmaya devam etmesi yönündeki tepkilerin büyümesini umuyorum.
Bu tarz süreçlerin bu noktaya gelmesi, aslında bizim tüketici olarak haklarımızı yeterince aramamamızdan kaynaklanıyor. Hepimiz dijital oyun rahatlığına koştur koştur alıştık, binlerce oyun aldık ve paramızla bu içeriğe erişmekte bir sakınca görmedik. Ancak dijital oyun alırken şu talebi de masaya koymalıydık: "Ben paramı verip aldığım dijital oyunumu da kendi açacağım ya da platformun sunacağı bir pazar yeri üzerinden ikinci el olarak satabilmeliyim."
Bununla da kalmayıp, konsollardaki bu tekelleşmiş ekosisteme karşı çıkmalıydık. Nasıl ki bilgisayarda Steam, Epic Games, GOG gibi farklı mağazalar rekabet ediyorsa, PlayStation tarafında da sadece PS Store'a mahkûm bırakılmamalıyız. Cihazı satın alan biziz, o halde bu konsollarda alternatif dijital mağazaların da bulunmasını, rekabetin önünün açılmasını ve tekelin tamamen sonlandırılmasını talep etmeliyiz. Tek bir mağazanın insafına kalırsak, fiyatları da kuralları da canlarının istediği gibi belirlerler.
Dünya çapındaki oyuncular olarak bu konuda küresel bir baskı oluşturmamız gerekiyor. Biz açgözlü firmaların insafa gelmesini beklerken kendi isteklerimizi hep geri plana attık; onlar da sadece kendi ceplerini düşündü. Artık tüketici olarak kendi cebimizi düşünmek, haklarımızı savunmak ve bu doğrultudaki sivil tüketici hareketlerini desteklemek zorundayız.
Sözün kısası; firmaların bizden bir şeyler koparmasını izlemek yerine, tüketici olarak haklarımızı firmalardan söke söke almayı öğrenmemiz gerekiyor.
Buraya kadar okuduysanız emeğiniz ve vaktiniz için çok teşekkürler. Sağlıcakla kalın.
Important updates:
News on physical discs for new games - https://t.co/BzZODXdWGY
News on PlayStation Store on PS3 and PS Vita - https://t.co/ev3mN6wj14
@knighTeen_87 Herhangi bir zamanda almış olabilirsin hiç almamış da olabilirsin ama başkasının zevkine, hobisine saygı duyup desteklemene engel değil bu.
@obsessionx7@rebelranger_ Bilgisi olmadan fikri olanlarda bugün... 0,44$ altında oyun satılmıyor zaten. PS ve Xbox profillerinden ona da bakabilirsin. Önemli olan verilen para olmamalıydı ama onun da cevabını bulabilirsin diye düşünüyorum.
@ErdemZengin22 Şirket tabii ki kar marjını düşünerek davranmalı ama bu rakamları verirken karşısındakini salak yerine koyması hoş olmuyor. 248m > 70m evet fark çok büyük peki o satılan 70m oyun ikinci elde ve direk takas yoluyla kaç farklı PS5 üzerinde oynanmış onun da datasını verseler keşke.
Ben Türkiye'deki öğle yemegi fast food alışkanlığını bırakınca bir de tabi taşınma, stres vs derken 40 günde 12 kilo verdim. Sonra düzen oturunca 4-5kg kadarını geri aldım ama beslenmeyi azaltmaktansa içerik olarak mantıklı şeylere çevirince 1,5 yılda 13 kilo daha verdim. 2 yılda 20 kilo vermiş oldum halen de her ay 800gr - 1,3kg arasında kendi kendine gidiyor. Çok kardiyo yapmıyorum ama hafta 2-3 kez EGYM'e gidiyorum bitişinde 15-20dk max eğim (15) 4,5-5km arasında hızla yürüyüş bandını kullanıyorum. Bir de tabi hafta sonlarında günlük 17-25k arası yürüyüş, hiking vs oluyor. Niyetim zayıflamaktan ziyade 30 sene boyunca oturmaya alışan bünyeyi hareketlendirmek ve core kasları uyandırmak. Burada 80-90 yaşında insanların doğadaki aktifliğini ve yaşama tutunma heveslerini görünce oturmaya gönlüm el vermiyor artık.
Yalnız Walter'ın tasarımı tam olmamış sanki daha çok Burak olmalıymış gibi duruyor. Şaka bir yana emeğinize sağlık. Tertemiz görünüyor. Şunu da eklemek isterim özellikle 2. ekran görüntüsündeki puntolar birbirinden farklı olduğu için biraz yorucu görünüyor. Zamanla hepsi düzelecektir zaten. Kolaylıklar diliyorum.
@tolgasnl O da mümkün tabi. Her şeyin suyu çıktı artık. Keşke verseydi ve bu içerik 1000$ tuttu diye yazsaydı da görseydik 😀 . Böyle gizli özneli olunca da hoş olmuyor.
@tolgasnl Öyle tabi ama 1000$ kısmı karşılıklı bir alışverişin rakamı olduğu için beğenen öder beğenmeyen ödemez zaten diye düşünüyorum. Rakamın absürt olup olmaması alıcısı olup olmaması ile orantılı diye düşünüyorum. Zaten reklam yapası yoktur yapıştırmıştır 1000$ ateşle diye.