@samiltayyar27 Daha neler var . Neler var!!!!!
Bizim apartman az hasarlı idi. Apartman sakinlerinden birkaç kişi mahkemeye baş vurdu. Ağır hasarlıya çevirdi. Sonra gitti TOKİ den ev aldı. Evi yeniden yapacağız devletten hiçbir yardım alamıyoruz. TOKİ den ev alan 2 kişi mağdur 10 kişi...
Kimseye emanet etmeye kıyamadığınız büyüklerimiz için yola çıktık.
Ülkemize örnek olacak bir İleri Yaş Bakım Merkezi kuruyoruz.
Büyüklerimizi evlerinden alacak, gün boyunca güvenle misafir edecek; ihtiyaç halinde yatılı olarak da ağırlayacağız. Akşam yine evlerine biz bırakacağız.
Sağlık takiplerinden kişisel bakımlarına, sosyal etkinliklerden günlük ihtiyaçlarına kadar her şeyle yakından ilgileneceğiz.
Onlar huzurla gününü geçirirken, siz de içiniz rahat bir şekilde işlerinizi halledeceksiniz.
Çünkü biz bu emanete kendi annemiz, babam��z gibi sahip çıkacağız.
Burada geçerli para değil, dua olacak.
Az kaldı. Allah’ın izniyle ��ok yakında hizmetinizde olacak.
@emine_celik__ Diyelim ki dedikleri doğru....
Türkiye nin kaybı ne olabilir?
Yıllarca İran'ı eleştiren siz.. Niye İran'cı oldunuz?
Yapıcı muhalefet yapmanız gerekir. R. Tayyip Erdoğan'a ABD çı diyorsunuz. Siz kimin yanındasınız? Türk milletinin yanında olan böyle konuşmalar yapmaz.
URFA’DA YAŞANMIŞ BİR OLAY
Urfa’ya atanan yabancı bir öğretmen; göreve başladıktan birkaç gün sonra telefonda, memleketinden bir arkadaşı ile konuşuyormuş.
Arkadaşı sormuş:
“Urfa nasıl? Memnun musun?”
O da, cevap vermiş:
“Vallahi kardeş, Urfa çok güzel bir yer. Çok memnunum. Çok misafirperver insanlar. Ayrıca yemekleri çok güzel! Özellikle yemek konusunda hiç sıkıntı çekmiyorum burada.”
“Nasıl?”
“Çok güzel bir uygulama var burada! Fırına gidiyorsun, tepsilerde çeşit çeşit yemekler, şişlerde pişmiş patlıcan ve biberler var. Hepsi yenmeye hazır. Birkaç ekmek alıyorsun, yanında da o tepsilerden istediğini alıp götürüyor, evde afiyetle yiyorsun. Hepsi birbirinden lezzetli. Hayatımda bu kadar güzel yemek yemedim diyebilirim!”
“Ooo! Gerçekten çok güzelmiş!”
“Haaa! Söylemeyi unuttum! Tepsilerden para da almıyorlar. Ekmek alman yeterli!”
“Nasıııl? Vallahi çok şaşırdım! Ne güzel bir uygulamaymış öyle! Bir yanlışlık olmasın?”
“Dedim ya sana; çok misafirperver insanlar!”
Bir hafta sonra tekrar arkadaşıyla telefonda görüşüyorlar…
Arkadaşına anlatıyor:
Geçen hafta sana Urfa’da yemek konusunda sıkıntı çekmiyorum demiştim ya!
“Evet!”
Dün evde biriken dört beş tepsiyi yıkayıp fırına götürdüm. Fırıncıya: “kardeş ellerinize sağlık, yemekleriniz çok güzel, teşekkür ederim, aha bunlar da boş tepsileriniz!” deyince… Adam çok şaşırdı! Bir bana, bir de elimdeki tepsilere baktı ve…
“Ne tepsisi abe!” diye hayret dolu bir ifadeyle sordu.
Niye şaşırdığını ilk başta anlamadım. Hemen anlatmaya başladım:
“Eee... İşte… Sizden ekmek alırken yanında verdiğiniz tepsiler bunlar!” deyince… Kıyamet koptu! Fırıncı başladı sesini yükseltmeye…
“Abe, sen delimisen, manyakmısan yaw! Ne yapti ele! Biz de bırda bir heftadır milletle papaz oldığ, yaka paça birbirimize girdığ! Hergün bi tepsi kaybolidi�� O tepsiler bizim değil! Farklı evlerde hezırlanıp pişirmağımız için gelen tepsiler! Biz onları fırınımızda pişiriyığ, getirenler de yanında ekmek alilar. Sen ne yapti yaw!”
Vallahi… Ne bileyim kardeş! Ben yabancıyım. Urfa’ya öğretmen olarak atandım. İlk defa geliyorum bu memlekete. İlk geldiğim gün ekmek almak için bu fırına geldim. Baktım fırına her gelen ekmek alıp senden bir şeyler istiyor.
Birisi: “Usta! Üç ekmek ver, bir de şuradaki tepsiyi ver!” diyor, veriyorsun.
Diğeri: “Ustaaa! İki ekmek ver, bir de şu şişteki patlıcan ve isotları ver!” diyor ve sen de veriyorsun.
Her gelen bu şekilde olunca… Ben de her gün gelip hoşuma giden bir tepsi seçip alıyordum.
Bunu duyan fırıncı bana: “Yaw Hocam! Sen ne iş açti başımıza! Yaw yeri get, Allahiyi seversey yeri get!” dedi.
İnan Çok mahcup oldum. Meğer o tepsiler fırına ait değilmiş. Başkalarınınmış!
Alıntı..
@zafersahin06 Çalanla ,yapan bir olur mu?
Bölücü ile barıştıran bir olur mu?
Hakkı koruyanla yürümek varken
Hasetlik ve hesutluk,,yapanlara
Oy verilir mi?
Nefsi ile hareket edenlere yazıklar olsun.
Bunu biliyor muydunuz???
2000 yılına kadar liselerde
okutulan tarih kitaplarının
yazarı "Emin Oktay'dı.
Asıl ismi"Emanivus
Oktavius'tur...
O bir tarihçi değil,
ermeni! kökenli bir inşaat
mühendisiydi...
Sultan Abdulhamid Han'a
"Kızıl Sultan",
Sultan Vahdettin'e
"Hain diyen kitapları yazan
kişi yıllarca bu ülkede
ders kitabı olarak okutuldu.
Türkçülüğün babası bir yahudi , Mohiz Kohen
Adını değiştirip Tekin Alp yapmış .
Andımızın yazari giritli bir yahudi. Sonradan milli eğitim bakanlığı yapmıştır.
Türk Dil kurumu da hakeza
1930 lu yıllarda Moğol tarihi Türk tarihi diye yazılmış bize tutturulmuş .
Say say bitmez..
Milli eğitim Bakanımız Yusuf Tekin'e saldırmalarının altında yatan gerçek sebep budur!
Allah razı olsun Yusuf Tekin Hocamdan..
Bu öğretmen kardeşimden de Allah razı olsun.
Rabbim sayılarını arttırsın inşallah.
AK PARTİ DE
TEŞKİLATLARIN SON DURUMU
AK Parti kuruluşundan itibaren partiye gönül veren gençlik sokakların hakimi idi. Bayrak asmalarda bile direklere sabahlara kadar tırmanır insan ilişkilerinde son derece sıcak ilişkiler sağlıyordu
Kadın kolları ise her haneye girebilecek kadar olağanüstü aktivitelerin içinde çabalıyordu. Topluma anaç duygularla yaklaşım gösterir güven verici ilişkiler sağlardı
Uzun süreli bir iktidar olmanın handikaplari ise 2015 yılından sonra zuhur etti
Kendi içinde güçlü bir muhalif ruhu diri tutar AK Parti Teşkilatları toplumun beklentilerine rahatlıkla duyarlılık göstererek çözümler uretebiliyordu
Teşkilatlar değişime uğradıkça eski emektarlar sahada çile çekenler unutuldu vefa duygusu gösterilmedi
Zamanla Teşkilat işleyişini keşfeden özellikle sermaye grupları yapıyı ele geçirmeye çalıştı ve bununla birlikte her yerel bölgenin bir abisi ortaya çıktı o yerel bölgenin Teşkilat yapısını da kendi ipoteğine aldı
Teşkilatların yenilenmesi ise vefa duygusundan uzak sadece yerel siyasetin abileri tarafından şekillenir oldu. Ya da bazı STK ların önerileri sonuc getirdi hakimiyet kurdu
Doğal olarak halk ile bağı kopan sokaklardan uzak aile kurumundan uzak sadece abilerin istekleri doğrultusunda Teşkilatları yöneten ekipler kaldı
Protokol özentili ekipler hakimiyet kurdukca halk ile temas minimize oldu.
Şüphesiz istisnalar vardır ama genel anlamda toplumun beklentilerinden habersiz bir Teşkilat yapısının hakimiyeti sürüyor
Hulasa, Teşkilat ruhunun Recep Tayyip Erdoğan in ortaya koyduğu dava bilinciyle eş bir yapıya kavuşması bölgesel abilerin ipoteğinden çıkması bir zarurettir
Partinin ilk kuruluşundan bu yana emek veren insanlara vefa göstermek bir başka zorunluluktur
Acizane kısa bir düşünce zikretmeye çalıştık kimseyi kırmak değildir maksat. Sizlerinde önerileri varsa yazabilir tartışabiliriz
Son cümle yerel siyasetin abileri dava öncelikli bir yaklaşım gostermedikce Teşkilat Başkanlığı bile aciz kalıyor
Bu konuyu da işlemeye devam edeceğiz
Selam ve dua ile
CHP İstanbul Eski İl Başkanı Berhan Şimşek, yolsuzluktan tutuklu Ekrem İmamoğlu için kurulan sistemi anlattı:
“Sözcü TV, Halk TV, Tele1… Artık Saraçhane medyası yok. Silivri medyası var.
Parti,holding oldu. Sahibi Silivri’de. CEO’su da Özgür Özel.”
@GizliArsiv İsrail'in insan hakkı kurallarını takmadığını söylesene....
Gücün muhafazakar düşününen Türkiye'deki hükümetlere...
Dünya'nın en demokratik hükümeti ve devleti Türkiye'dir
Özgür Özel, Trabzon'da
"Eskiden AKP'de 4 vekiliniz vardı, 4 bakanınız vardı, Büyükşehir ve Ortahisar'la 10 kişi. 10 tane AK Partili, Trabzon'a bir raylı sistem yapamadı.
Ama 1 tane Trabzonlu CHP'li İstanbul'a 10 tane metro yaptı."
Yalanını @erogluzekeriyaa CHP'lilerin yüzüne işte böyle tokat gibi vurmuştu...
#yks25
#yks25
Adıyaman susuz, CHP Yönetimindeki Adıyaman Belediyesi seyirci!
En temel ihtiyaç olan içme suyunu bile ulaştıramayan bir yönetim anlayışı yine sınıfta kalmıştır.
Ak Parti Konya vekili Meryem Göka, Strazburg Avrupa Konseyi AKPM Kurulunda birazburgmuş 👍😊
İ“ Avrupa’da bir siyasetçiye soruşturma açıldığında “hukuk devletinin gereği” denirken, aynı süreç Türkiye’de yaşandığında “otoriterlik” suçlaması yöneltiliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Darülaceze Şefkat Özel Bakımevi ziyaretinden görüntüler:
- Seninle de tanışalım abi.
+ Ben işte Cumhurbaşkanı Erdoğan.
- Ooo, ama yaşlanmış.
+ Aynen öyle, kim yaşlanmıyor ki, hepimiz yaşlanıyoruz.
- Biz de öyle.