Pangolin x Herond
@HerondBrowser makes on-chain trading private and smarter by bringing an AI assistant directly into a single, secure browsing experience.
With built-in keyless wallet support, strong protection against phishing, and smooth Web3 access, it removes much of the friction usually involved in DeFi trading.
Now paired with Pangolin, users can swap and interact with liquidity more seamlessly inside an AI browser.
Trade deep liquidity with built-in on-chain safety on Herond today!
From Feb 9, 2021 to today:
9,017 posts across 1,928 days.
That’s 4.7 posts every single day for more than 5 years.
Through every cycle.
Every narrative.
Every pump and every crash.
Still here. Still shipping. Still pushing DeFi forward.👑
2026
OUT:
trying to create hype by posting nonstop tweets and talking too much
IN:
building relentlessly, shipping nonstop, improving every day and letting the hype come naturally as a result
Murat Ülker'in avukatları suç duyurusunda bulunarak hesaplarımızın kapatılmasını talep etti:
"Şüphelilerin sosyal medya üzerinden takipçilerine yönelik haksız çağrıları halkı galeyana getirmekte, müvekkilin malvarlığına karşı tehdit oluşturmakta, çalışma huzur ve sükununu bozmakta, çalışma özgürlüğünü tehdit etmektedir"
@adalet_bakanlik
Haydi, Murat Ülker tuvalete gitse onu bile haber yapan sözde haber kanalları, yalamaktan bir hal olan PR'cıları, yalaka reklamcıları, kullanışlı yayın organları!
Haydi, yiyorsa bunu da haber yapın!
Gıda Dedektifi hesabı yöneticisi Musa Özsoy, kazandığı tüm davalardan sonra uydurma suçlarla 37. kez kendisine dava açan Murat Ülker'e çağrı yaptı:
"Söylecek sözün varsa, buyur! Karşıma çık, şerefinle, onurunla karşıma çık, sorularını sor, cevaplarımı duy. Fakat ben de soracağım! Paşa paşa cevap vereceksin.
Senden korkan,
Senden beter olsun!"
@odatv@yenisafak@10HaberNet@ALIATIFBIR
HESAPLARIMIZ HER AN KAPATILABİLİR!🚨
Aleyhine çıkan hiçbir kararı kabul etmiyor, tanımıyorlar!
Ticareti uğruna her türlü yola başvuran zengin (!) işadamı Murat Ülker, Gıda Dedektifi'ni susturmak için bir kez daha harekete geçti!
Suç uydurup, bizi devlet düşmanı gibi gösterip, iftiralarla algı yapmaya devam ediyorlar. Hesaplarımız kapatılırsa, susturulursa sorumlusu Murat Ülker'dir. Bu ülkede 9 yıldır sadece halkın yararına kamu yayıncılığı yapan, bilinçli tüketim ve etiket okuma farkındalığını sağlayan Gıda Dedektifi'ne adeta düşmanlık yapıp, servetini bizi susturmak için harcamaktadır.
Türk halkını Gıda Dedektifi'ne sahip çıkmaya çağırıyoruz!
https://t.co/CVGZnixboF
Tüm hesaplarımız 9 aylık hukuksuzluk sonrasında 14 Şubat tarihinde savcılık kararıyla açılmıştı. Şimdi bir kez daha uydurma suçlar ve iftiralarla kapatmaya çalışıyorlar!
Biri bu kişiye artık dur demelidir!
Devlet kurumlarını göreve çağırıyorum.
@tcbestepe@adalet_bakanlik
Murat Ülker istedi diye Ticaret Bakanlığı bize uydurma sebeplerle 550 bin lira ceza kesmişti! Bu ceza hakkında ve daha birçok iftirayla hakkımda onlarca sipariş haber yaptırdılar. Onurumu, kişiliğimi, itibarımı ayaklar altına almaya çalıştılar.
Gördüğünüz tüm haberler Murat Ülker ve PR çetesi tarafından yaptırılan uydurma ve iftira dolu haberlerdir.
Bunlara kimse dokunmadı, dokunamadı.
Biz söyledikçe de trolleri gelip "kafayı taktınız" diyerek atılan iftiraları ve hakaretleri normalleştirmemizi ve sineye çekmemizi istedi.
@yenisafak@odatv
Yeni Kripto Vergi Kanunu ile ilgili olarak: Türkiye’nin önündeki Büyük Fırsat ve Tehlike:
Biliyorsunuz Blok-Zincir ürünleri ile ilgili bir kanun teklifi Plan Bütçe komisyonundan Genel Kurula geldi:
3 İhtimal var:
1) Bu teklif o noktada geri çekilebilir.
2) Bu teklif değişiklik yapıldıktan sonra geçebilir.
3) Bu teklif aynı şekilde geçebilir.
Umarım 3. Ihtimal gerçekleşmez. Çünkü bu teklif aynı şekilde geçerse, Türkiye 100 yılda bir yakalayacağı büyük bir fırsatı kaçırmış olur.
Önce teklifin neyi içerdiğini yazayım. Sonra da bu hali ile nasıl bir tehlike olacağını ve nasıl bir fırsatın kaçacağını anlatayım. En son olarak da nasıl KÜÇÜK bir değişiklik ile milyarlarca doların Türkiye’ye akabileceğini anlatayım.
Teklif neyi içeriyor:
1) Türkiye içindeki borsalarda kripto paranız var ise, Alımda, Satımda ve Transferde Onbinde-Üç vergi. (Cumhurbaşkanı kararı ile sonradan 5 katına çıkabilir)
2) Türkiye içindeki borsalarda şimdilik %0 Stopaj vergisi (Cumhurbaşkanı kararı ile sonradan yüzde yirmiye çıkabilir).
3) Soğuk Cüzdanlarda veya Yabancı Borsalarda duran Kripto paralar için BEYAN zorunluluğu ve %40’a varan gelir vergisi.
4) Bu teklif Nisan ayında Kanunlaşırsa da muhtemelen GERİYE DOĞRU işleyecek şekilde vergilendirme (1 Ocak 2026’dan başlayacak gözlem)
Şimdi önce 4. Konudan hızlıca bahsedip gerçek konuya geleyim: Normalde Hukuk alanındaki Öngörülebilirlik ilkesi gereği hiçbir kanun GERİ işlememeli. Hatta kanunun çıkarıldığı yılın bir sonraki yılından başlamalı. Ancak son zamanlarda Maalesef bazen kanunlar GERİYE doğru işletiliyor. Bu elbette bir parça bile düşünüldüğünde olmaması gereken bir şey. Hukuk fakültelerinde öğretilen: "Kanunlar Makable Şamil olamaz" evrensel hukuk kuralı da tam bunu söyler. Yani Kanunlar çıktıkları tarihin öncesini kapsamamalıdır.
Kanun hangi hali ile çıkarsa çıksın muhakkak 4. Madde bu şekilde olmamalı diye düşünüyorum.
Şimdi gelelim asıl konuya:
Ben Finans Akademisyeni olduğum için Dünyadaki her türlü yeni finansal ürünü yakınen takip ediyorum. Son 10 yılın da en popular konusu Kripto Para Birimleri oldu (daha sonra bunu Yapay Zeka yatırımları devraldı).Bu alanların hep datasına, hem de felsefesine hakimim.
Size net olarak söyleyebilirim ki: Kripto yatırımcılarının çok ama çok büyük bir çoğunluğu, yatırımlarını ya Yabancı Borsalarda (Platformlarda) ya da daha da önemlisi Soğuk Cüzdanlarda tutuyor.
O yüzden Genel Kurul’a gelecek kanun bu şekilde geçerse, en önemli ve yatırımcıları ilgilendiren maddesi: Yabancı Platformlarda ya da Soğuk Cüzdanlarda bulunan yatırımlara Gelir Vergisi Beyannamesi zorunluluğu ve %40’a varan vergi olacak. Yani Onbinde Üçlük verginin etkilediği insan sayısı ve yatırım miktarı bakımından bir önemi kalmıyor.
Tamam şimdi yatırımların çok büyük bir çoğunluğunun (En azından bu kanun çıkmadan önce ama hala kanunun geçerli olacağı 1 Ocak 2026 itibari ile) Soğuk Cüzdanlarda ve Yabancı Borsalarda olması gerçeği yüzünden:
Kripto yatırımcılarının çok büyük çoğunluğu Gelir Vergisi Beyannamesi doldurup, %40’a varan vergi ödeyecek.
Şimdi buradaki Tehlike ama en önemlisi Fırsat nedir?
Eğer Kanun bu hali ile geçerse:
1) Yabancı Platformlarda veya Soğuk Cüzdanlarda yatırımı olanların çok büyük çoğunluğu beyan etmeyecek (Yastık altında altın tutanların beyan etmediği gibi).
2) O zaman da beyan edenler maalesef kendilerini saf ve naif hissedecekler.
3) Meclis tutanaklarında CRAF anlaşması gereği yabancı borsalardan bilgi paylaşımı yapılacağı buradan bilgi alınacağı söyleniyor. a) Yabancı platformların bilgi paylaşımı sadece 2027 sonrası, b) bu anlaşma soğuk cüzdanları raporlayamaz ve göremez, c) Blok-zincirde mixer yani karıştırıcı denilen yapılar paranın milyonlarca değişik cüzdana dağılmasını sağlayarak bilgiyi koruyor. O yüzden CRAF olsa da bir çok kişi beyan etmeyecek.
4) Kripto yatırımların çok ama çok büyük bir çoğunluğu beyan etmemek için Türkiye’ye gelmeyecek.
5) Lokal borsalarda çok küçük yatırımcı kalacak onlarda finansal okur yazarlıkları az olduğundan zamanla eriyecek.
6) Türkiye’de kurulan ve Blok-Zincir üzerinden hizmet veren Bilgisayar-Oyunu sektörü, soğuk cüzdanlar kullandıkları için ülke dışına çıkmak zorunda kalacaklar. İstihdam eriyecek.
7) Lokal borsalardaki para eriyince local borsalar gerçek potansiyellerine ulaşamayacak.
8) Türkiye normalde Milyarca dolar vergi toplayabileceği bir alandan yabancı platform, soğuk cüzdan ve local borsa ayrımı yaptığı için adam akıllı vergi toplayamayacak.
9) En kötüsü az sonra bahsedeceğim Fırsatı kaçırmış olacak.
Şimdi tehlikelerden yukarıda bahsettim.
Peki bu tehlikeleri yok etmenin ve büyük bir fırsat yakalamanın yolu var mı? Bence var, kısaca anlatmak isterim:
Bir kişi veya kurum neden yatırım yapar? Sadece Kripto değil, neden hisse senedi, emtia, gayrimenkul ve bunun gibi yatırımları yapar? Para kazanmak için. Peki bir insan neden para kazanmak ister? Harcamak için. Kuşkusuz bu her insan için böyle.
İşte Kripto yatırımı yapan bir insan da eğer yatırımlarında başarılı olursa sonunda o parayı Bankasına çekip:
1) Ev veya Araba almak
2) Çocuğunun masraflarını ödemek
3) Tatile çıkmak
4) Daha basit günlük harcamalar yapmak
Ister…. Ama bunları yapabilmesi için önce parasını Bankasına çekmek zorundadır. Bankasına çekmek için de, yatırımı ister Yabancı Borsada, ister Soğuk Cüzdanda olsun, yatırımı önce LOKAL borsaya çekmek oradan da bankasına transfer etmek zorundadır.
İşte tam bu noktada yukarıdaki TÜM tehlikeleri ve problemleri çözecek olan yöntem:
1) Yabancı Platform, Soğuk Cüzdan, Lokal Borsa farketmeksizin sıfır işlem vergisi.
2) Yabancı Platform ve Soğuk Cüzdanlardan önce Lokal Borsaya gelip orandan da Bankaya Çekilme anında %5 veya 10 (yetkiler bu oranı daha iyi bilirler ve belirlerler) transfer stopaj vergisi.
Bu yapıldığı anda Türkiye çok ciddi vergi toplar. Lokal borsalar çürümez. İnsanlar paralarını direkt ülkeye getirirler.
Diyeceksiniz ki: Ya Lokal Platformlara gelmeden direkt Yabancı Platform’dan kendi Türkiye içi Bankalara transfer yapılırsa: Bu olmaz çünkü Türkiye’deki Bankalar yabancı borsalardan gelen parayı Kabul etmiyorlar.
Yine Diyeceksiniz ki: Ya bu %5 veya 10 Bankaya transfer vergisini ödemek istemeyenler Kripto Kredi kartı denen ödeme sistemleri ile Türkiye içinde bankaya para çekmeden harcama yapma lüksüne sahip olursa ne olacak? O da olmaz çünkü Türkiye’de geçerli olan kredi kartları var. Kontrolü de çok kolay.
Yani benim önerdiğim bu sistem aşırı derecede etkili ve en önemlisi basit:
1) Her kripto yatırımcısının (diğer yatırımcılarda olduğu gibi) amacı para kazanmak.
2) Para kazanmak istemesinin amacı harcama yapmak.
3) Harcama yapmak için tek yol parayı bankaya çekmek.
4) Bankaya çekmenin tek yolu kripto paranın önce LOKAL borsaya gönderilmesi.
5) Lokal borsadan bankaya çekilen paradan %5 veya 10 stopaj alınması hem vergi gelirini uçurur hem de yukarıda bahsedilen tehlikeleri engeller.
Peki buradaki FIRSAT nedir?
1) Birleşik Arap Emirlikleri, Dubai gibi bölgeler yıllarca parayı bu alana vergi koymayarak çektiler.
2) Şu anda Savaştan ötürü zor durumdalar. Para o bölgelerden çıkmak istiyor.
3) Eğer Türkiye Yabancı borsalardaki ve soğuk cüzdanlardaki Kriptoya %40’a varan vergi koyarsa, bu bölgelerden 1Dolar bile alamaz.
4) Ancak yukarıda bahsettiğim basit düzenleme sayesinde, bu savaşta olan bölgelerden Türkiye’ye çok ama çok ciddi para girişi olur gelecek 5 yıl içerisinde.
5) Çünkü Türkiye turizm açısından harika bir noktada, hizmet sektöründe çok güçlüyüz. Eğer bir kişi (ister Türkiye vatandaşı, ister yabancı) Türkiye’ye getirdiği yatırımı sadece Bankasına çekerken cüzzi vergi ödeyecekse bunu gözünü kırpmadan yapar. Alacağı hizmet için bu son derece basittir.
Uzun sözün kısası:
1) Eğer Kanun bu hali ile geçerse Türkiye’de Kripto sektörü ve yatırımcısı biter.
2) Milyonlarca olduğunu tahmin ettiğim Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı zorda kalır.
3) Büyük bir fırsat da kaçmış olur.
Ben Kanun yapıcıların Genel Kurul’da bir değişiklik yapacaklarını umuyorum. Ya da Kanun bu şekilde geçecek ise (umarım bu hali ile zaten geçmez) en azından GERİYE doğru Kanun işletmeyeceklerini ve kanunu 1 Ocak 2026 değil 1 Ocak 2027 tarihi ile işleteceklerini umuyorum.
Türkiye Birleşik Arap Emirlikleri ve Dubai’den gelen parayı yukarıda bahsettiğim çok basit bir çalım ile kaparsa çok sevinirim.
Herkese iyi bayramlar.
Kripto vergisi konusu, bayramdan hemen sonra meclis gündeminde olacak.
Taslağın tamamen red edilmesi doğru seçenek olacaktır.
Taslaktaki hiç bir cümle, kripto yatırımcılarının isteği/talebi/beklentisi yönünde değildir.
İleri bir tarihte vizyoner bir taslak ile yeniden değerlendirme yapılmalı.
Ben de yıllardır bu pisliklerle uğraşmaktan sıkıldım. Ama meydanı bunlara bırakmayacağım.
Elbet gün gelir, adam haklıymış dersiniz.
Sırf etikettekileri yazdık diye; 36 tane dava, onlarca kez gözaltı, iftiralar, hakaretler...
Bunları yiyen siz değilsiniz.
Siz sıkılmaya devam edin.
İsrail, bu terörist üzerinden bugün İslam'a olan savaşını açıktan ilan etmiştir. Muhtemelen yapay zeka ile oluşturulan bu görüntüler İslam'a ve müslümanlara açık bir savaş ilanıdır. Ortadoğu'daki vahşetin bizzat kendileri olduğunu biliyorlar, aşırı giden, azgın bir topluluk olduklarını biliyorlar, "barbar" olarak nitelendirdikleri müslümanlara artık alenen savaş açıyorlar.
Anti semitizm yapıyorlar diye her yerde ağlarlarken, sırf müslüman diye öldürdükleri onbinlerce çocuk, kadın ve yerinden ettikleri milyonlara yapılan zulmü kendilerine hak görüyorlar. Allah bunları lanetlemiştir. Ne yaparlarsa yapsınlar, başarılı olamayacaklar. Fakat onların gücü ancak; birlik olmayan toplumlara - onları birbirine düşürerek içten yok etme stratejisiyle işler.
Her müslüman başta kendini, ailesini, çocuklarını bu savaşa hazırlamalıdır. Hazırlık, topla tüfekle değil; başta Kuran'ı, peygamber efendimizin hayatını, İslam bilginlerinin yok edilmiş ilimleri başta olmak üzere bilimi, teknolojiyi ve en önemlisi de inisiyatif alacak kadar yeterlilikte bir uzmanlığı öğrenmeyi gerektirmektedir. Bu hazırlığı yapmayan milletler bu barbar, zalim ve gözü dönmüş teröristler için açık bir hedeftir.
Asıl boykot bugün başlamalı, kesintisiz sürdürülmelidir.
İsrail'e para akıtan tüm yollar müslümanlar tarafından kapatılmalıdır.
Ben ASTSUBAYIM Sahilde kızı taciz eden 4 erkeği uyardım diye videodaki şekilde 10 kişi bana bıçak pala sopalarla saldırdı kolumu kırdı ve jeeple bizi ezmeye çalışan gözü dönmüş maddeci sapık beni ve kızı ezmesin için lastiğine ateş açtım diye 13 ay hapis yatırıldım onlar ise adliyede akrabaları var diye karakoldan serbest bırakıldı seni daha çok yaptıracak diye tehditler aldım astsubaylıktan uzaklaştırildim ailem ve kız hala tehtit edilmeye devam ediyor lütfen sesimi duyun 26 Şubat mahkemem var adalet istiyorum !!!@abakingurlek @msuedutr@TC_icisleri@RTErdogan@mersinhaber@xmilitarist@nowhaber@showanahaber@KanalD@AtvHaberTurkiye@adalet_bakanlik@dbdevletbahceli@darkwebhaber@Muhabir_Haberr@HVMHaber@ahaber
Murat Ülker'in oyunu bozuldu,
Hak yerini buldu!
Basın ve Spor Savcılığı'na verilen dilekçe ile 29 Mayıs'ta başlayan hukuksuzluk sona erdi. Gıda Dedektifi'ne uygulanan engelleme 260 gün sonra kaldırıldı!
Gıda Dedektifi yayınları yeniden Türkiye'ye açıldı!
Yeniden merhaba👋
Köpeği ile,
İETT otobüsüne binen kadın,
Savcı olduğunu iddia ederek,
Polisler benim emrimde diyerek
Tehditler savuruyor.
Muhtemelen videoyu çeken kadın başörtülü ve ona da hakaret ediyor.
Hayvan besliyor fakat ağızlıksız toplu taşımaya bindiriyor, bu da bir suç.
Hayvana da yazık!
Tabii ki bu kadının savcı olduğunu zannetmiyorum ama kim olduğunu bize sayın savcılarımız bildirirse memnun oluruz.
Ayrıca şayet savcıysa da: meslektaşları hakkında gereğini yapacaktır.
@EmniyetGM@istanbulCBS
📌YAZIKLAR OLSUN SİZİN ADALET ANLAYIŞINIZA!!!
Ben Şanlıurfa Ceylanpınar Devlet Hastanesi Başhekimi
Uzm.Dr.Meriç ARTAN*
Şanlıurfa Ceylanpınar Devlet Hastanesinde görevli olan ve kadrosu temizlik personeli olan ve yılardır masa başı görevlerde çalıştırılan tün personellerin asli görevlerine geçmeleri için tebliğ de bulunulmuş tarafına tebliğ yapılan tüm personeller asli görevleri olan temizlik görevine geçmiş son olarak da Halil Bulmen isimli personelin hastanenin temizlik ihtiyaçları dolayısıyla asli görevleri olan temizlik görevlerine geçmeleri gerektiğini kendilerine tebliğ etmemiz üzerine;
Ak Parti ilçe Başkan Yardımcısı olan Halil Bulmen isimli personel ben ak parti İlçe Başkan Yardımcısıyım, ben temizlik yapmıyorum, bana temizlik yaptıramazsınız dedi.
Aynı gün akşam saatlerinde Şanlıurfa il Sağlık Müdürü olan Erhan Berk tarafından aranarak bu adam Ak Parti llçe Başkan Yardımcisi sana emrediyorum görevine geri ver, sen bunun Ak Partili olduğunu bilmiyor musun, benim başımı ağrıtma şeklinde söylemlerde bulundu. Bunun üzerine il Sağlık Müdürü Erhan Berk' e yanlış birşey yapmadığımı, parti ve etnik köken farketmeksizin tüm personellere eşit davrandığımı söyledim.
Bu personeli görevine geri iade edemem, edersem hastaneyi yönetemeyeceğimi ve tün personelin kendilerine karşı adil davranılmadığı için baş kaldıracağını iletmem üzerine il Sağlık Müdürü Erhan Berk şahsıma karşı görevine iade etmiyorsan, istifanı ver vermezsen ben oraya gelip seni o koltuktan nasıl kaldırıyorum görürsün şeklinde söylemlerde bulunmuş, ben de şahsına karşı eğer bir temizlik görevlisini asli görevi ve işi olan temizlik kadrosuna iade ettiğim için istifam isteniyorsa ben bu istifamı vermiyorum şeklinde kendisine ilettim bunun üzerine şahsıma karşı yine mobbing ve tehdit içerikli söylemlerde bulunuldu.
Olayların mobbing ve tehdit şiddetinin artması dolayısıyla can güvenliğimden endişe ettiğim için ben de istifamı verip şu aşamada ilçeden ayrılmış bulunmaktayım ayrıca yaşanan olayın devlet büyüklerimize ve tüm siyasi camiaya çarpıtılarak aktarıldığı bilgisini almaktayım kamuoyuna duyurulur
Şanlıurfa Ceylanpınar Devlet Hastanesi Başhekimi
Uzm.Dr.Meriç ARTAN*