KARDEŞLERİM CAN KARDEŞLERİM.
Beraberliğimiz Sarsılmaz Olsun! Çünkü Bu Yol, Ayrılıkla Değil, Dirlikle Yürür!
Bu zamanda en büyük cihad, sağlam durmaktır; aynı çizgide, aynı niyetle, aynı aşk ile.
Bugün ayrıştırmak için uğraşıyorlar…
— Tarikatları birbirine düşürmek,
— Sadatları karalamak,
— Sofileri ayırmak için gece gündüz çalışıyorlar.
Niye?
Çünkü biliyorlar ki:
Birleşmiş bir gönül ordusunu hiçbir ordu yenemez!
Bu yüzden bizim en büyük silahımız:
Sağlam bir beraberliktir.
Beraberlik nedir yârenlerim?
— Zor zamanda da yanında olabilmektir.
— Fırtına koptuğunda da sözünden dönmemektir.
— Gıyabında da kardeşini savunabilmektir.
— Tufanda aynı gemide olabilmektir.
— Mürşidinin gıyabında da sancağını dimdik tutabilmektir.
Gerçek beraberlik, iyi gün dostluğu değil;
Yangında elini uzatabilmektir.
Ayrılık hastalık, beraberlik şifadır
İblis ilk bölücü ve ilk ırkçıdır.
Ben ondan üstünüm, deyip saftan ayrıldı.
O günden beri şeytanın hedefi bellidir:
Birliği yık, kardeşi kardeşe kırdır.
Ama biz dedik ki:
— Etnik fark yok!
— Mezhep üstünlüğü yok!
— Tarikat taassubu yok!
— Cemaat ayrışımı yok!
— Hangi bahçenin gülüsün yaklaşımı var.
Var olan tek şey: “Kelimei Tevhid” sancağında toplanmak!
Sadatlar bu ümmeti nasıl birleştirdiyse, biz de birbirimizden ayrılmayacağız!
Ahmedül Haznezi Hazretleri,Gavs-ı BilvanisiHazretleri, Seyda Hazretleri,Gavs-ı Sâni Hazretleri,Seyyid Saqî Hazretleri.Mahmud Efendi Hazretleri,Muhammed Konevî Hazretleri,Seyyid Fevzeddin Hazretleri,Şeyh Muhammed Muta el Haznevi Hazretleri ve daha niceleri.
Hepsi aynı hak yolun yolcularıydı.
Hiçbiri bir diğerine düşman olmadı.
Biz de olmayacağız!
Bize düşen;
Birbirimizin noksanını tamamlamak,
Yıkana karşı omuz vermek,
Savrulana destek olmaktır.
Kardeşlerim, gelin bir güç birliği edelim:
— Aynı yolu yürüyorsak, birbirimizi satmayalım.
— Aynı sadatın davasındaysak, araya fitne sokmayalım.
— Allah’a cc. kul, Hazreti Peygamber’e (s.a.v) ümmetsek, birbirimize sırt çevirmeyelim!
Çünkü bu zamanda dik durmak yetmez;
Dik duranlarla omuz omuza durmak gerekir!
Ey yârenim,
Ey bu davada nefes veren, secde eden, dua eden can kardeşim…
Bizim beraberliğimiz;
Makamla kurulmadı,
Parayla beslenmedi,
Dünya için inşa edilmedi.
Biz bu beraberliği
— Kur'an ve Sünnet istikametiyle,
— Adapların aydınlığıyla,
— Zikrin ateşiyle,
— Edebin mayasıyla,
— Gözyaşıyla yoğurduk…
Ve biz bu yoldan hep birlikte dönmeyeceğiz!
Çünkü bizim beraberliğimizin içinde Allah rızası var,
Sultanımızın duası var,
Ve sadatlarımızın bereketi var!
MENZİL’DE MEDİNE KOKUYOR
Menzil’in ufkunda Mekke göründü
Kâbe’nin sevdası gönüle büründü
Medine kokusu gül gönüllere sindi
Sofinin bağrında Hak Aşkı yanar
Medine güneşi doğmuş Menzile
Bir rahmet dokunur gönülden gönüle
Himmet erişince düşmüş bülbüle
Aşk ile dillerde Hak Aşkı yanar.
Aşkın Sultanı Kutbü’l-Aktâb vasıl
Seyyidim Sâkî’dir gönüllere hitap
Bir nazar değince açılır bin bâb
Sofinin sinesinde Hak Aşkı yanar.
Sâkî aşk meyini sunar meydana
Bir damlası düşse şu garip cana
Ne dünya görünür artık ne mâsivâ
Yalnız Hakk’a dönen bir yürek yanar
Kimi gözyaşıyla secdeye varır
Kimi zikr içinde kendinden geçer
Kimi Yâ Allah! deyip bağrını açar
Menzil’in bağrında Hak Aşkı yanar
Mekke kıblemizdir Medine gülümüz
Resûl’ün sevdası tükenmez özümüz
Sâkî’nin meclisinde birdir sözümüz
Muhabbet ocağında Hak Aşku yanar.
Ey Sâkî doldur da aşkın tasını
Sil gönlümüzden dünyanın pasını
Duyur şu garibin gönül yasını
Bir yek nazarınla Yunusun yanar
Menzil’den Medine’ye uzanır yollar
Yollarda aşk kokar açılır güller
Salât ü selâmla titrer gönüller
Hz Muhammed aşkıyla yanar.
Ne makam isteriz ne şan ne nişan
Bir zerre ihlâsa kurbandır bu can
Kapında garibiz gönlümüz perişan
Sâkî’nin meyiyle Hak Aşkı yanar.
Menzil’in ufkunda Mekke görünüyor
Menzil’de her gece Medine kokuyor
Sofinin gözünden aşk çağlıyor,
Göğsünde bir ateşi aşk yanıyor.
Yâ Resûlallah, aşkınla himmet bize
Yâ Rabbi rızandan ayırma bizi
Sâdıkların yolundan kaydırma bizi
Son nefes dilimizde Hay ile al bizi
Kemter Yunus Enver
Nizamın Hollanda'daki başkanlarından biri diyor ki; "S Mübarek malları kaybetmemek için yalan söyledi. İlmi siyaset yaptı"
Dergaha "mal"
Sofilerin dergahı kullanmasına "kaybetmek"
Yalana "ilmi siyaset" diyenin akıbeti ne olmuştur?
Kendisi tarikattan çıktığını ancak resmiyette silinmeyeceğini söylemiş. Çok acayip bir yere doğru gidiyorlar.
Nizam ve avanelerinin bu batıl işlerine susan, destek olan, tenkit etmeyen herkes bir misli bunca günahın ortağıdır tıpkı o günahı işleyen gibidir.
Kim gözünü haramdan sakınır, nefsini şehvetlerden uzak tutar, iç dünyasını murakabe ile imar eder ve nefsini helâl yemeye alıştırırsa, ferâseti yanılmaz.
(Şah b. Şücâ-ı Kirmânî [rahmetullahi aleyh])
Serhend Takvim
"Merhameti sonsuz biricik Rabb'imiz! Sıkıntılarımızı izale buyur ve bizi içinde bulunduğumuz gamdan,kederden kurtar.. en yakın bir zamanda biz aciz kullarına nezdinden bir ferec ve mahrec(çıkış yolu ve ferahlık)nasip eyle.."
(İbn Mâce,"Dua",2)
Hayırla kalın Rabbıme emanet olun
Güncelleme: Temmuz Ayı Sona Erdi
Gavsımızın (k.s) ağır hastalığı sırasında, vefatından birkaç ay önce maaşlı muhasebe elemanlarında bulunan imza vekâletini kullanarak Kasrik Medresesi’ni bir kişinin şahsına kiraladılar. Vefattan sonra aynı kişi medreseyi, yönetiminde kendisinin de bulunduğu bir derneğe ikinci kez kiraladı; talebeleri kovdular, kapıya kilit vurdular.
Daha sonra Sultan Hazretleri’nden, Gavs Hazretleri’nin oğlu olduğunu ispatlaması imasıyla mirasçılık belgesi isteyecek olanlar da yine aynı kişilerdi.
Bunları maşa olarak kullananlar; Gavsımızın vefatından birkaç ay önce onun imza yetkisini kullanarak adına külliye kiralayanlar, daha bir kaç gün önce Gavs Hazretleri’ne ahde vefadan söz ediyorlardı.
Neyse ki temmuz ayı geçti; sahte ahde vefa söylemleri de sona erdi. Şimdi sofileri dergâhlardan kovmaya, onlara zulmetmeye, faizle toplu kira tahsil etmeye ve diğer cürümlerini işlemeye devam edecekler. Gavs Hazretleri’ni ise bir sonraki temmuz ayına kadar zaten hatırlamayacaklar; çünkü gerçekten hatırlasalar, bu cürümleri işlemeye yüzleri olmaz.
Allah (c.c), Gavsımızın (k.s) makamını âli eylesin. Davasını senede bir gün hatırlayanlara değil, her gün ona sımsıkı sarılanlara ve yolundan sapmayanlara selam olsun.
Menzil’de Ne Oldu?
“Artık Menzil’in hizmetlerini anlatmanın; doğruyu ve yanlışı açıkça ortaya koymanın zamanı. Hakikati çekinmeden rahatça anlatın. Çünkü dinleyen insanlar, “Hiç değilse doğruyu söyleyen bir kişi var.” diyor.
Menzil’de ne oldu? Kardeşlerim, halkın parasıyla inşa edilmiş hayır hasenat malını baba mirası olarak görüp taksim etmek istediler. Bu hususta sulh yoluyla taksim konusunu gündeme getirip aracılar koydular. Ben bu teşebbüsleri reddettim ve ümmetin malında asla pazarlık yapmadım ve yapmayacağım.
Bizi sevenlerin şahısları üzerindeki emanet tapuları mahallindeki çoğunluğun istediği vakıf veya dernekler üzerine devretmelerini tavsiye ettim, kendi üzerimdeki tapuları fiilen devrederek bu işe öncülük ettim. Araştırılsın, bu süreçte yüzlerce tapu Serhendi Vakfı’nın üzerine devredildi. Allah’ın lütfuyla büyük fitneleri bertaraf ettik…”
Sultan Şeyh Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni (Kuddise Sirruhu)
Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltin. Siz doğru yolda olursanız, yoldan sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır.
(Mâide Sûresi 5/105)
Serhend Takvim
Ne kadar mürted, münafık, kafir, münkir varsa ağzı köpüklenmiş durumda :)
YIKILACAK İSTİSMAR KAPILARI
KOPACAK BEŞİNCİ KOLLARI
Bunlar beş benzemez gibi görünse de yurt dışındaki sahipleri aynı. O yüzden Şeyh Seyyid Muhammed Saki hazretlerinin tarikat içinden de, cemaatler içinden de, STK'lar içinden de, münkirleri var.
Miras deyip dergahları, binaları artık rahat rahat yiyemeyecek kimse.
Benim emrim haşa Allah'ın cc emridir diyemeyecek kimse.
...
Peki bunlar olmazsa nasıl yeni fetöler, setöler, süleymansızlar doğuracak örgütler?
DOĞURAMAYACAK
Rahat olun bu Zat (ks) bu toprakları tüm bu zararlılara karşı aşılayacak.