Evet, haklısınız. Zaten amaç tam olarak bu: şüphe yaratmak, “Acaba mı?” dedirtmek. Siz de maalesef bu algılara kapılmışsınız.
“Delil yok” denilen dosyada delil fışkırıyor. Narin’in cansız bedeni dereden çıkarıldığında elbiselerinden alınan DNA ile amcanın aracının şoför koltuğundan alınan DNA birbirine tam uyumlu. Yani bu da demek oluyor ki amca bu çocuğu ya öldürdü ya da öldükten sonra temas etti.
Amcanın, Narin’in katledildiği gün saat 22.47’de Eğertutmaz Deresi’ne, Narin’in bulunduğu dereye gittiği; kamera görüntüleri, aracın tekerleğinden alınan toprak numuneleri ve baz verileriyle sabit.
Bu da amcanın, Narin katledildikten sonra nereye gömüldüğünü bildiğini gösteriyor.
Kendi senaryolarında ise Nevzat, Narin’i ahırdan aşağıya attı, istismar etti ve gömdü. Fakat Nevzat’a ait tek bir parmak izi, tek bir DNA ya da arabasında Narin’e ait tek bir iz bile yok.
Bu durumda Nevzat’ın ahırında DNA fışkırması gerekiyor; fakat o da yok.
Nevzat’ın ahırında inceleme yapılmadığını savunuyorlar. Fakat Enes, bizzat ifadesinde jandarmanın Nevzat’ın ahırını detaylı şekilde incelediğini söylüyor.
Ailenin çırpınışları maalesef ki boşuna.
Unutmayın, tek amaç iştiraki bozdurabilmek; başka da bir şey değil.
Arif Güran yürüyor, kızının adaleti için değil; kızını katledip 19 gün bir derede bekletip güzelim yavruyu toprağa gömenleri dışarıya çıkarabilmek umudu içerisinde yürüyor. Yaptığınız algı operasyonlarını, döktüğünüz timsah gözyaşlarını bu toplum yemiyor. Çünkü çocuk katilisiniz, çünkü suçlusunuz, örtbasçısınız!
Yıllarca hüküm sürdüğünüz saltanatınızın yerle bir olmasını bir türlü kabullenmiyorsunuz. “Güranî soyundan geldik, İstanbul’un fethinde dedemizin katkısı var” diyorsunuz. Her kurduğunuz cümlede “Gökte Allah, yerde devlet” diyorsunuz. Gökte Allah, yerde devlet dediğiniz devleti ben size biraz anlatayım.
Evet, bu devlet işkenceyi Kürtlere , solculara, sosyalistlere, Alevilere yaptı ama sizin kılınıza dokunmadı. Bu devlet, kendi ifadelerinize göre köyde üç kişinin kulak zarını patlatmış, dişlerini çekmiş, tesisat borularıyla hepinizin falakasını yapmış. Ortada bir tane darp raporu yok.
Haydi diyelim ki devlet kuvvetliydi, raporu vermeden geçiştirdi. Olaydan sonra bir taneniz gidip rapor almayı akıl edemedi mi?
Size işkence edilmedi, yalan söylüyorsunuz. Yalan söylemekle kalmayıp işkence tezgâhlarından geçmiş insanlara bile bu toplumun inanmasını yerle yeksan ediyorsunuz.
Ve sonuna kadar bunu savunacağım: Bu devlet size işkence etmedi, sizi korudu. Çünkü devlet bu olayı tüm detaylarıyla açıklasaydı, siz değil Ankara’ya yürümeyi, evinizden çıkacak yüzünüz olmazdı. Siz de biliyorsunuz bunu, biz de biliyoruz.
Kendi pisliğinizi kapatabilmek için utanmadan akşama kadar “Nevzat kızımıza tecavüz etti, üzerine bir de sigara yaktı” diyorsunuz. Ama Narin’in avucundan çıkan anne alt soyuna ait kılları konuşmuyorsunuz.
UKB’nin “1 dakika 51 saniye” dediği raporu “51 saniye” diye topluma yutturmaya çalışıyorsunuz. DNA’yı bile küçümseyecek kadar basiretsiz avukatlarınız var.
Ahırdaki insan kanlarını nasıl ki “hindi kanı” diye bu topluma yutturmaya çalıştınız, bu toplum yemedi. Bu yalandan Ankara yürüyüşlerinizi de yemeyiz.
Çocuk katilisiniz, cezanızı çekiyorsunuz. Üzmeyin kendinizi; 2 yıl gitti, 28 yıl sonra hepiniz serbestsiniz. Az kaldı.
Bu ayaklar, bir babanın evladı için verdiği mücadelenin bedeli…
Seni bu yollara düşürenlere Allah aynısını yaşatsın.
Bu topraklar şahit; Narin için attığın her adımı, çektiğin her çileyi unutmayacak.
Berze, insanların yaşı ile kravatı ile etnik kökeni ile ilgilenmeyi kesersen, iki medeni insan gibi argümanlarımızı ortaya koyabiliriz. Hani Narin’in bulunduğu gün köyde kadınların birbirine “or…” dediği bir kavga çıkıyor ya, siz öyle bir şey olmadı diyorsunuz. Bak, mahkeme başkanı Enes’e gazi verince bülbül gibi ötmeye başlamış Enes. Hadi jandarma tutanağı yalan, mahkeme de Enes yalan mı söylüyor? Köyde ağıtlar yakılması gerekiyorken kadınların birbirine girmesi hayatın olağan akışına uygun mudur, Berze?
Rojda Altıntaş, Arif Güran’ın Diyarbakır’dan Ankara’ya yürüyecek olmasının sizin açınızdan neden haber değeri taşımadığını kamuoyuna açıklasanız keşke. Meydanlarda “Biz gazeteciler sizi kandırdık, size yalan söyledik.” demekle gazetecilik sorumluluğu bitmiyor. Söylediklerinizin ve yaptıklarınızın hesabını vermek de gazeteciliğin bir parçası değil mi?
Bir de arka planda yürütülen troll hesaplar ve algı çalışmaları vardı. Ne oldu onlara? Yoksa o çalışma da yarıda mı kaldı?@rojdaaltintas
Rota oluşturuldu.
Devrim yürüyüşü Diyarbakır-Ankara arasında başlıyor. Yolda ayılıp bayılanlar olacak, iyi izleyin. Bunların Perinçek’ten farkı yok. Kendisi de gündüz açlık grevine başlayıp geceleri kantinden bisküvi araklıyordu.
Winter is coming.
@PikachuX1881 Kürt milliyetçiliği yapacağım derken çok ödünler verdi. Son olarak ise yalan haberler yapıp algı çalışması yürütmeyi kendine hak gördü. “Bu yolda her şey mubahtır.” diyerek Alevilere her gün küfürler eden Seyitxan itine “Mamoste” dediği gün, hiç bir itibarı kalmamıştı zaten.
Gülistan Doku ailesinin avktı Ali Çimen, 6. dalgadan sonra aşğdaki paylaşımı yaptı
Aynı sözleri, Gülben E. ile brlikte katıldığı okul açılışnda Narin Güran'ın ailesini suçlayan Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu da sylemişti
Aynı yalanlar, aynı suçlamalar. Senaryoyu yazan kim ❓