Fatma Betül Sayan Kaya tıpkı kendinden önce çeşitli vurgunlar yapan diğer AKP’liler gibi evinde, geniş geniş oturuyor.
Bu sadece ismini bilelim istedikleri.
Bi de “ucu kime dokunursa dokunsun” diye gün aşırı ağıtlar yakarken asla dokunmayacakları için isimlerini sır gibi sakladıkları belli ki çok daha üst düzey hırsızlar var. Onlar sadece evlerinde de değil, makamlarında geniş geniş oturuyor.
Sevgili Ahmet Saymadi ipe sapa gelmez bir “ihbar”la haftalardır tutuklu.
Suçu fon skandalıyla ilgili sorular soran bir milletvekilinin, bir gazetecinin, Ahmet Şık’ın arkadaşı olmak!
İktidar,gemiyi azıya aldı.
RTÜK’te akraba kadrolaşmasını yazan İsmail Arı, ifadeye gittiği emniyette gözaltına alınıyor.
Kamu kadroları aile malınız, emniyet özel korumanız değildir.
GAZETECİYİ SUSTURMAYIN, KADROLAŞMANIN HESABINI VERİN.
Açtığı dava reddedildi: Özgür Özel'den Akın Gürlek'in tapularına ilişkin yeni açıklama
"Akın Gürlek'in 16 tane tapusunu açıklamıştım. Bu tapuların teker teker ID numaralarını vermiştim. Murat Kurum'a da bu ID'lerin doğru olduğunu biliyorsunuz açıklayın demiştim. Erdoğan'ın talimatıyla bu konuda ne Murat Kurum konuştu, hatta Akın Gürlek kendisinin de bu konuda konuşmaktan men edildiğini söyledi. Ancak dava açacağını söylemişti. Davayı açtı.
Davayı açarken dedi ki 'Mahkeme zaten tapuları isteyecektir.' Mahkemeyi açtılar, mahkemeye gittik ve bu tapuların bizim avukatımız mahkemeden istenmesini talep ediyor. Yani talebimiz net. Bu 16 tapu Akın Gürlek'e aittir. Eğer bu 16 tapu Akın Gürlek'in değilse biz cezayı kabul ediyoruz. Tapuları talep edin. Akın Gürlek'in ki size tutanakları da paylaşacağız önümüzdeki günlerde çıktığında, avukatları hem ilk duruşmada hem bugün tapuların talep edilmemesini derhal karar verilmesini istediler.
Bizim avukatımız diyor ki 'Ben var diyorum sen de yalan atıyorsun' diye dava açıyorsun. Sorulsun. 'Sorulmasın' dediler. Hakim de sorulmamasına karar vererek bugün bizim hakkımızda davayı Akın Gürlek'in kazanmasına, tazminat ödememize karar vermiş."
https://t.co/RP6aix7eu8
Dün (doğum günümde) arkadaşlar RTÜK başkanının beni aradığını söylediler. Özel kalemi aramamı bekliyormuş. Verdikleri 0541 478 90 66 numaralı telefonu aradım, ve telefonu açan arkadaş "Başkanıma arz ediyorum" diyerek telefonu verdi. Karşı taraftaki ses benimle konuşmadan önce benim de duyabileceğim bir şekilde "Tabi hemen yollayın, imzalayayım cezaları" diye bir cümle kurdu ve ardından "Nihat bey merhabalar ben Mehmet Daniş, RTÜK başkanı" diyerek konuya girdi. "Nasılsınız inşallah, işler iyidir maşallah" faslından sonra "Bizden bir şikayetiniz var mı" diye sordu. Ben birinci saniyeden itibaren mevzuya uyandığım için "Çok ceza kesiyorsunuz sayın başkan" dedim. "Kesmesek bizi daha çok seversiniz değil mi" dedi. Sonra asıl konuya geldi. "Ben diğer yayın kuruluşlarının sahipleriyle de görüştüm. biliyorsunuz ölü sayısı 6'ya çıktı. selde zarar gören çocuklarımıza yardım topluyoruz. Size de bir miktar yazdık. Arkadaşlar kiminle irtibat kursun" dedi. Ben "Ne kadar bir miktardan bahsediyorsunuz" diye sorunca "150 bin lira" dedi. Seve seve hatta daha fazlasını bile yollayacağımızı söyledim. Sesi bir anda neşelendi. "Arkadaşlar kimi arasın" diye sordu. Bizim Bülent'in ismini verdim ve kapattık. Işık hızıyla Bülent'i arayan ve isminin Yılmaz Ünal olduğunu söyleyen arkadaş ısrarlı İBAN bilgisi isteğimize cevap vermedi. Ceza yoluyla resmi kanallardan sıkça ödeme yaptığımız RTÜK'ün bu şekilde para istemeyeceğini ve bunun bir dolandırıcılık girişi olduğunu biliyorduk elbette.
Umarım o diğer "bir miktar para yazılan" yayın kuruluşları bunu yememiştir.
Ayrıca @rtukkurumsal ın da haberi olsun. Yine başlamış bu arkadaşlar çalışmaya.
KAMUOYUNUN DİKKATİNE
Cuma akşamı Sözcü TV yayınındayken +63 ile başlayan bir telefon numarasından arandım. Yayında olduğum için telefonu açamadım. Daha sonra bana bir mesaj gönderildi. Mesajda, Daltonlar örgütünün yöneticisi olduğu iddia edilen bir kişinin adı verilerek yayını terk etmem istendi.
Numarayı engelledim. Daha sonra +62 ile başlayan başka bir numaradan arandım. Arayan kişi, kendisini tanıtarak Daltonlar örgütünün liderinden izin aldığını söyledi. Bana 5 milyon lira ceza kestiğini, bu parayı vermezsem beni öldüreceğini belirtti.
Konuyla ilgili elimizdeki belgelerle birlikte suç duyurusunda bulundum ve koruma talep ettim. Bir emniyet mensubu tanıdığım aracılığıyla İstanbul Emniyetine de ulaştım ve onlarla istişare etmek istedim. Bugün için bana randevu verildi. Ancak daha sonra aranarak, konuyu bir karakola anlatmam gerektiği söylendi ve randevum iptal edildi.
Bu aşamada, yaşadıklarıma ilişkin somut bilgileri en ufak bir yorum katmadan sizlerle paylaştım. Konuyla ilgili henüz siyasi veya şahsi bir yorum da yapmayacağım, yaşadığım yalın gerçek budur;
“Ülkenin en tehlikeli suç örgütlerinden birinin adı kullanılarak tehdit edildim. Televizyon yayınını terk etmem, istenen 5 milyon lirayı ödemezsem öldürüleceğim söylendi.”
Şu an itibarıyla hayatım tehdit altında. Devletten başka beni koruyacak bir merci, halktan başka da bir dayanağım yok.
20.10.2026
Av. Afşin Hatipoğlu
Çekmeköy’de 15 Temmuz’dan sonra imara açılan askeri alana, bazıları yüzme havuzlu 141 lüks villa inşaa edildi.
Villa satın aldığı belirtilen kamuoyunun tanıdığı isimler şöyle:
• Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar
• Ziraat Bankası Perakende Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Yüksel Cesur
• Eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un oğlu M. Selahaddin Şentop
• AKP Grup Başkanvekili M. Emin Akbaşoğlu
• Eski AKP’li Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz’ın kardeşleri.
(Birgün - İsmail Arı)
Konuda adı geçen şirket belli oldu.
📍Bursa merkezli, Bozüyük'te de tesisi olan, Ankara, Bulgaristan ve Romanya'da ofisi bulunan şirket.
📍Konuyu anlatan Saadet Partisi Bursa milletvekili Mehmet Atmaca.
📍Konuyu bakana ileten AKP Bursa milletvekili Refik Özen.
📍Yazıda bahsi geçen, Atmaca'nın iddia ettiği MHP milletvekili.
📍Konudan bilgisi olan Maliye Bakanı, SPK başkanı.
📍İddialar çok vahim.
📍Bakalım kimden/kimlerden açıklama gelecek?
Şu fon soygunu normal bir ülkede 50 kez hükümet düşürürdü.
Bizde 2 kez meclise araştırma komisyonu kurulsun teklifi verildi ikisi de AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.
Kim tarafından soyulduğunuzu anlamak çok zor olmasa gerek.
Haberlere göre 9 kişi 2 milyar ₺ iade etmiş.
Hani sadece Fatma Betül Sayam Kaya ve eşi 2 milyar ₺ iade etmişti?
Milletle başak geçiyorlar.
Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin hesaplarına 26 Eylülde tedbir konmuş 9 Ekimde kaldırılmış. 12 Ekimde tedbir tekrar konmuş, 13 Ekimde tekrar kaldırılmış.
Sonra kardeşinin eline GÜVEN mektubu verip Finlandiya’ya yollamışlardı.
Kanun bazılarına işlemiyor. Devleti de aç kapa artema reklamına çevirmişler.
Kulağımıza gelen bilgilere göre; Farma Betül Sayan Kaya para falan iade etmemiş!!
Erdem Atay’ın haberine göre “ben yandım siz de yanın” moduna girmiş hanımefendi..
Bize yansıyan bilgilerde 1.860 milyon iade edildi biliyorduk, şimdi bu durum da muammaya dönüştü..
Eğer vermediyse..
Bence de doğrusunu etmiş!
Çünkü vermesi gereken rakam 4 milyar üstü..
Tekirdağ’daki nereden geldiği belli olmayan araziler de, İstanbul’un göbeğindeki tapular da gidecek..
Göreceğiz şimdi bu fon soruşturması nasıl oluyor?
FON soygununu yapanların listesi yayınlanmazsa biz hırsızın kim olduğunu net olarak bilmiş olacağız. Yayınlanırsa zaten bunların kim olduğunu bileceğiz ve hükümetin-yargının harekete geçmesini bekleyeceğiz.
Eşşek gibi çalışıp uysalca isyan etmeden yaşıyorsun. Kenara attığın 100 bin TL’yi borsada belki 200 bin yapmak için uğraşırken şak diye çarpıyor AKP’liler. Ama sen Fransa’da dükkan yağmalayan gence daha öfkelisin. Çünkü bu düzenin eşşşeğisin senin eşşşekliğin döndürüyor bu çarkı.
AKP'li Milletvekilinden Tayyip Erdoğan'a Füze.
AKP Milletvekili Serkan Bayram'dan partisine yeni eleştiriler:
“Adalet hepimize lazım. Ben yaptıysam bana da ‘gereğini yapın’ kardeşim. Partide bir sürü kişinin ismi geçiyor, top çevirmeye gerek yok.
◼️ Millet aç, millet intihar ediyor. Benim vicdanım rahat, heybem boş. Ucu kime dokunacaksa dokunsun. Bana mı, ona mı, temizlensin.
◼️ Türkiye’yi adaleti de, borsayı da fonları da rahatlatmamız lazım. Yoksa Allah korusun Türkiye’de sosyal patlama olur.
◼️ Toplum inanılmaz rahatsız. Bu ülkenin evladıyım, bu milletin ne dediğini, ne hissettiğini görüyorum. İçim yanıyor. Adalet böyle giderse, Türkiye uçuruma gider.
◼️ Olay çok büyük. Ekonomiye zararı 100 milyar dolar. Borsa tepetaklak. Rakamlar manyak manyak.
◼️ Milleti aptal yerine koymaya gerek yok. Millet geçinemiyor, emekli zorda, cami cemaati konuşuyor, her yerdeyim, görüyorum. Günlerdir uyuyamıyorum.
◼️ Zehra Taşkesenlioğlu olayında SPK üzerine gitseydi, bugün bu olmazdı. Kapat kapat, onu kapat, bunu kapat. Ona dokunuyor, kapat; buna dokunuyor, kapat.
◼️ Hayati beyin oğlunun üzerine tedbiri koyuyorsun, sonra hemen kaldırıyorsun. Ya koyma, ya kaldırma kardeşim.
◼️ Adaleti paspas etmeye kimsenin hakkı yok. 20 yıl şerefle avukatlık yaptım, 25 senedir siyasetteyim. Yıllardır eşek gibi çalıştım.
◼️ Bu millet iki duygusala bakar cebindeki ve gönlündeki. Cebindeki veremiyorsun. Ondan sonra belediyeyi kaybettim geri alayım.
◼️ Üsküdar’ı kazanamıyorsun, Meclis üyelerini tutukluyorsun. Sahada kazanamadığını masada kazanmak.. Bu mu, utanıyorum. Bileğimizin gücüyle kazanacağız.
◼️ Bir zincir var, herkes birbirine bulaşmış. İşadamları, yargıçlar beni arıyor. Umudumuzsun diyor. Arayanların isimlerini bilsen, şok olursun. Arayan herkes tebrik ediyor, sesimiz oldun diyorlar.
◼️ Toplum sıkışmış durumda. Ülkenin sahibi biz değiliz, sahip millet biz hamalız. Millet istediğine alır verir.
◼️ 2024 seçimlerinde genel merkez ahbapçılık yaptı, bir sürü yeri kaybettik. Şimdi de karşı mahalleyi dağıtalım, biz devam edelim. Toplumda böyle bir duygu yok.
◼️ Adaleti yitirirsek her şeyimizi kaybederiz. İki yıl sonra seçim gelecek, millet bize gerekeni yapar.
◼️ Toplumda infial var. Korkudan konuşamıyorlar. Millet mutsuz ve umutsuz. Bu olay fitil oldu.
◼️Paralar çok yüksek, manyak paralar. Köprüleri satalım, hazineden verelim, niye verelim?
◼️ Özel uçakla Hacca giden kim? Devlet arkamızda görüntüsü veren kim? Milletten özür dilesinler. Bırakın safsatayı.”
(Veli Toprak - Sözcü)