AKP hükümetinin yeni dönem sansür uygulaması olan sosyal medya platformlarındaki hesaplarımızın Türkiye'den erişime defalarca engellenmesine karşı sansürü birlikte aşabiliriz.
Yeni adresimizi takip edip telegram kanalımıza katılabilirsiniz:
https://t.co/BmRL4huVxm
NATO'ya karşı mücadele ettikleri için tutuklanan gençlerden mektup var!
"Nerede olursa olsun geleceğimize, emeğimize ve topraklarımıza sahip çıkmaya devam edelim..."
"Alnımızda dalgalanan bayraklar adına
Bayraklarda yaşayan ölümsüzlük adına
Durmak yok bu koşuda teslim olmak yok
Ağıt yok dilimizde dizlerde titreme yok"
Baskılara ve yasaklamalara rağmen devrimci bir seçenek yaratmak için kararlılıkla yürüyoruz!
Birlikte yürüyelim: https://t.co/paawyebMJE
Emperyalistler ve işbirlikçileri NATO eliyle halkımıza ve dünyaya savaş ve yoksulluk tasarlıyor. Bu dünya değişsin diye emperyalizme ve faşizme karşı mücadele edelim!
#NATOzinciriKırılacak
Mesele sadece itiraz etmek değil, net bir irade ortaya koyabilmektir!
Emperyalizmin, NATO’nun ve onların yerli işbirlikçilerinin karşısında; sömürüye ve halkları köleleştirmek isteyen faşizme karşı dişe diş dövüşenlerin safındayız! Faşizmin baskılarına, karanlığına ve halkı teslim almaya çalışan politikalarına karşı amansız bir mücadele yürütüyoruz.
Eğilmeyeceğiz, bükülmeyeceğiz, geri adım atmayacağız!
Bu haklı ve onurlu kavgada; faşizme ve emperyalizme karşı cepheyi büyütmek için herkesi Ankara’da devrimci gençlik safında, direnişi örgütlemeye çağırıyoruz!
Dün İstanbul Dolmabahçe'de NATO Parlamenter Zirvesi'ne karşı yürüyüşümüzde gözaltına alınan arkadaşlarımızın tamamı serbest bırakıldı.
Haklarımız ve özgürlüğümüzü savunuyoruz, geleceğimizi kazanmak için NATO'nun üstüne yürüyoruz!
Bugün Dolmabahçe’de NATO Zirvesi kapsamında düzenlenen “Parlamenter Zirvesi” esasında bir utanç zirvesidir, kabul etmedik, engellere rağmen yürüdük.
Sabahın erken saatlerinden itibaren Beşiktaş, Beyoğlu ve Şişli ilçelerinin Dolmabahçe’ye çıkan kısımlarında bir kez daha fiili bir OHAL uygulaması gerçekleşti. Biz bu uygulamaları kanıksamıyor, kabul etmiyor, normalleştirilmesine izin vermiyoruz.
Yürümek, itiraz etmek, karşı çıkmak en tabii hakkımızdır. Bunu hiç kimsenin keyfine bırakacak halde de değiliz.
Yürüyoruz çünkü NATO’yu ve onunla işbirliği içinde olan Türkiye egemenlerinin ittifakına karşıyız.
İtiraz ediyoruz çünkü bu emperyalist haydutluğun sonuçlarının ürettiği pisliğin içinde yaşamak istemiyoruz.
Karşı ��ıkıyoruz çünkü biz yeni ve iyi olanı kurabilecek haklılıkta ve güçte olduğumuzu biliyoruz.
Bugün her yeri bir kez daha kapatıp erkenden temsilci arkadaşlarımızı gözaltına aldılar. Ama organize olmamızı da yürüyüşümüzü de engelleyemediler.
Teşvikiye’den Taşkışla’ya Dolmabahçe’deki utanç zirvesinin üstüne yürüdük.
40 arkadaşımız gözaltına alındı. Gözaltına alınırız hatta belki tutuklama da çıkar ama kimse bizden onurumuzu çiğnetmemizi beklemesin.
Diz çökmeyeceksek o gün bu gündür. Yapıyormuş gibi yapmaktansa bir yolu göstermeye gayret ediyoruz. İddialı ama mütevazı bir çabanın içindeyiz. Yol budur diyoruz, dostlarımızı, NATO’ya karşı olanları bu yola çağırıyoruz.
Türkiye’de lafın ve “mış gibi”nin devri çoktan geçti. Hep birlikte beş, on, yüz, bin olup ayağa kalkmamızın zamanıdır.
“Savaşan kaybedebilir, savaşmayan çoktan kaybetmiştir” ilkesiyle yürüyelim. Birlikte kazanabiliriz.
Kalbi emperyalizme ve faşizme karşı olan kardeşler, birlikte yürüyelim.
#NATOzinciriKırılacak
ABD emperyalizminin vurucu gücü, işbirlikçi iktidarların göbek bağı NATO’nun karşısındayız!
İktidarlar değişmekte, söylemler değişmekte fakat emperyalizmin işgali altındaki ülkelerde bu çark hep böyle dönmektedir. Kimi zaman "milli çıkar", kimi zaman "güvenlik", kimi zaman
"istikrar" adına aynı bağımlılık düzeni sürdürülmekte, halklara baskı, sömürü ve savaş politikaları reva görülmektedir.
NATO yıllardır emperyalizmin yerli işbirlikçileri tarafından bir "milli güvenlik" ihtiyacı olarak pazarlanmaktadır. Fakat olsa olsa bir güvenlik sorunu olabilecek NATO; Avrupa'da Gladio, Latin Amerika'da ölüm mangaları, Türkiye'de kontrgerilla olarak karşımıza çıkmış, girdiği her yerde halk düşmanı yapıları örgütlemiş; darbelerin, katliamların ve faili meçhullerin arkasında gizlenen güç olmuştur.
74 yıldır NATO üyeliği, Türkiye halklarına
yoksulluk, savaş ve ölümden başka hiçbir şey getirmemiştir. Maraş'tan 1 Mayıs Katliamı'na, susturucu takılmış silahlarla katledilen gençlere hafızamıza kanlı izini bırakmıştır.
Bugün gençlik; işsizlik, geleceksizlik ve yoksulluk kıskacında ucuz işgücüne dönüştürülmek isteniyor. Emperyalizmin savaş politikalarının bedelini emekçi halklar ve gençler ödüyor. Biz ise bu düzenin bize biçtiği geleceği reddediyoruz.
NATO'ya, ABD emperyalizmine ve onların
yerli işbirlikçilerine karşı bağımsızlık mücadelesini büyütmeye devam ediyoruz.
AKP'nin akıl aldığı yer çocuk katilleridir, Trump'tır, sömürge elçisi Tom Barrack'tır; secde ettiği yer emperyalizmdir.
Biz ise 6. Filo'yu denize döken, bu toprakları Amerikan postallarının altında çiğnetmeyen bir kuşağın mirasını taşıyoruz.