Özellikle "Odyssey filmine gideceğim ama hikâyeyi hiç bilmiyorum" diyenler için iyi bir başlangıç videosu: Odysseus'un çileli hikâyesinin baştan sona felsefi derinliğiyle birlikte anlatımı, Luc Ferry'den.
Çok eskiden yayınladığ��m bu videonun çevirisini bugün tekrar elden geçirdim. Yeni versiyonu daha derli toplu oldu.
İyi seyirler :)
Bir X paylaşımından Moda Sahnesi���ne...
🎭 “Tiyatro aslında kanaatlerimizin kırıldığı yerdir.”
🎙️ Kemal Aydoğan’la tiyatronun piyasa baskısı altında nasıl metalaştığını, seyircinin nasıl “müşteri”ye dönüştüğünü ve kamusal sanat ihtiyacını konuştuk. @k_aydogan @modasahnesi
https://t.co/AWqMvVvNT6
🎭 Ölü Deniz'de gölgeyi yargılamak: Şaka bitti mi?
10 milyon kahkaha. 185 jurnal. 1 tutuklama. Aristophanes'ten Şeyh Küşterî'ye, mahkemeye çıkarılan her şakanın öyküsü aynı: Beden tutulur, gölge tutulamaz. Erişim engeli suretleri kapatır, ışığı kapatamaz.
2026/117973 sayılı dosya artık sadece bir dava dosyası değil; 2500 yıllık bir oyunun yeni epizodu. Ölü Deniz’in mizahı, iktidar hangi adımı atsa işlerin sarpa saracağı bir oyun sahası kurdu orta yere.
Bundan böyle her gelişme yeni bir epizod, her celse yeni bir temsil. Deniz Göktaş "size emanet" demişti. Sahi, şimdi rolümüz ne?
@mustafakaraq, "Ölü Deniz" vakasını yazdı.
Yazının tamamı https://t.co/EiK1pATZyr'te. 🔗 Bio'da
https://t.co/ALg3QdYAt1
#ÖlüDeniz #DenizGöktaş #mizah #ifadeözgürlüğü
Herkes işini iyi yapsın.
En dönüştürücü olan bu.
Komedyen komedyenliğini,
öğretmen öğretmenliğini,
araştırmacı, araştırmacılığını,
gazeteci gazeteciliğini,
emeğimizin zanaatini iyi yapmak zaten politika,
iyinin politikası
#DenizGöktaşÖzgürBırakılsın
@uskudarbld Çiçekçi camii karşı kaldırımı Tunus bağına kadar otopark olarak kullanılıyor ve hiçbir önlem alınmıyor! Kaldırımları araçlardan arındırın lütfen!
@uskudarbld zaten olmayan ya da yarım yamalak olan kaldırımlarımız tamamen elden gidiyor. Kaçıncı şikayetimiz önlem alınmıyor. Kaldırımları araçlardan arındırın lütfen! Doğancılar cad. Uncular sokağa yakın kısım!
🗓️ Bugün değerli meslektaşımız Gürkan Akgün’ün savunma beyanını dinlemek için Silivri’deydik. Baştan sona tertemiz, sapasağlam bir şehir planlama dersi dinledik Gürkan’dan. Kamu yararı, şehircilik ilkeleri, planlama etiği, liyakat, … Gürkan’ı dinlemek o kadar öğretici ve gurur vericiydi ki. Resmi belgelere ve yasalara dayanmayan tek bir cümle kurmadı.
Gürkan ve tüm diğer İBB tutukluları, son fotoğraftaki gibi en uçtaydı, aileleri, arkadaşları ve duruşmayı izlemek için orada olan hepimiz diğer uçtaydık. Uzun zamandır görmediğimiz kadar çok meslektaşımızı orada aynı salonda, bir arada görmek, 19 Mart’ta babası tutuklandıktan sonra doğan Maya’nın bir yaşına girmiş olması, tutuklanıp sonradan çok şükür ki tahliye edilen tertemiz öğrencimizin her daim gülen yüzü, Mehmet Murat Çalık’ın annesinin oğlunun sağlığı için duyduğu endişenin gözlerine, yüzüne yerleşmesi, Gürkan’ın eşi Sinem’in pırıl pırıl gülümseyen yüzü, annesiyle babasının oğullarıyla duydukları gurura tanıklık etmek, İBB davasından tutuklu olan babasının doğumgününü salonda ona sesini duyurmaya çalışarak kutlayan gencecik ses, meslektaşımız Ramazan Gülten’le sevgili eşi Pınar’ın aradaki uzun mesafeyi yok eden selamlaşması, … çok büyük, önemli ve çok düşündürücüydü. İster istemez, meslektaşlarımızın orada geçirdiği 455 günde aslında İstanbul ve İstanbul halkı için neler yapabileceğini düşünmek, çok üzücüydü.
Umarım meslektaşlarımız bir an önce adil yargılamaya, özgürlüklerine, sevdiklerine kavuşur ve görevlerinin başına döner.
Bu aşamada son sözler Gürkan Akgün’den:
“Bu memleket için çalışmaya devam etmek istiyorum. Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak hiçbir ayrıcalık beklemeden hakkımın, hukukumun korunmasını istiyorum. Ve onca zaman geçmesine rağmen; bıkmadan, usanmadan tek bir şey istiyorum:
Adalet istiyorum.”
Bugün sevgili @akgungurkan’ın ders gibi savunmasını dinledik. İddiaları tek tek yanıtlarken ustalıkla asıl soruşturulması gereken yerlere işaret etti. @tugcetezer ‘in duruşmayı izlerken çizdiği kara kalem ve @puleragema ‘ın ısrarlı gazeteciliği üzerinden paylaşmak isterim.
İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün, savunmasında İstanbul'un askerî alanlarına yapılan lüks siteleri gösterdi
Akgün "Bu mu sosyal konut. Biz bu anlayışla mücadele ettik ve tutukluyuz" dedi
https://t.co/yXMUr24CVZ
Sevgili Ebru Silivrideki mahkeme salonu Nazi soykırım anıtının bir uyarlaması...Ve çok bilinçli olarak insanları ürkütmek,korkutmak ve ezik hissettirmek üzere projelendirilmiş...Mimarlığın tabii ki evrensel etik kodları var...Ancak buradaki sorun etik ya da teknik bir seçim değil tamamen politik...Ancak her meslek gibi mimarın ve mimarlğın tavrıda ideolojik ve sınıfsal seçimlere bağlı...Bu tür projeleri tasarlayanlar egemen ideolojiyi mekana yansıtmak için baskıcı bir anlayışın kalemi olmayı içine sindiren mimarlar...Tıpkı o salonda görülen davalarda hukukun evrensel ilkelerini bir kenara bırakarak iktidarın emrine göre hüküm kuran yargıçlar gibi... Maalesef Formel Mimarlığın varoluşundan beri mekanlar hakim ideolojiyi yansıtırlar...Onun için asi ve devrimci mimarlara her zamankinden çok ihtiyacımız var...
“Bugün bu mahrumiyetin içinde elimden gelen tek şey, kızıma 2 masal kitabı hediye etmek oldu. Biz, birlikte yaşayamadığımız anıları unutulmasın diye masallara dönüştürmek zorunda kaldık.”
https://t.co/HNTVuIO3sl
Arkadaşlar herkes bir kere #KiremitçiyeHuzurYok yok yazıp @bagimsizmadenis ‘i etiketleyebilir mi bir de az çok demeden dayanışma madenciler ve aileleri için 👇
Bağımsız Maden İşçileri Sendikası TR45 0006 4000 0013 5260 841437