@MemurSenKonf CHP eli ya da Anayasa Mahkemesi kararı ile değil uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik sürecinde üye kaçışını önlemek için bu yüzde ikiyi siz çıkarttırdınız suçu başka yere atmaya çalışmayın...
@meral_aksener Genel seçimde kazanacak aday diye bir söylem ortaya atıp seçim ortamında seçmeninin aklını bulandıranların şuan kaybettirmek adına seçilemeyecek adaylar ortaya koyması çok ironik..
Emekli Mehmet Bey bir kere verilecek 5000 lirayı nerede değerlendireceğini düşünüyor!!!
Adı üstünde ikramiye,
Yat mı alsa kat mı
Altın mı alsa dolar mı
Yoksa borsa mı 😉
Öğretmenlerin Milli Eğitim Bakanı @Yusuf__Tekin ‘den kısa vadede 10 isteği:
1. Mülakatın kalkması.
2. Uzman öğretmenlik şartının 5 yıla inmesi.
3. Öğretmenlere, öğretmenler gününde önlük değil 1 maaş ikramiye verilmesi.
4. Ek ders ücretlerine %100 zam yapılması.
5. Eğitim ödeneğinin 1 asgari ücret olması.
6. Ücretli öğretmenliğin kaldırılması.
7. 2023 Kpss ile en az 80 bin öğretmen atanması.
8. Öğrencilere okulda 1 öğün yemek verilmesi.
9. Sınıfta kalmanın her kademeye gelmesi.
10. Öğretmenlerin aile birliğinin sağlanması.
@TalipGeylan06 Yıllarca üyenizdim geçen sene ÖMK konusundaki tavrınızı gördükten sonra istafa ettim.Önceden mücadelenin adıydınız şimdi sosyal medyadan temenninin dili...Temenni etmeyi bırakın artık...
@Yusuf__Tekin Çözüm müdür bu meslekte tecrübeyi her türlü yetişmişliği çöpe atıp komedi bir sınavla kariyer veriliyor.Ücret değil sorun olan bu sınavın kendisi...
Gusül abdestinde nokta kadar boşluğu dert edinen ama Allah'ın bu günahla karşıma gelmeyin dediği "kul hakkında"duyarsız insanların söz sahibi olduğu yerde mülakatlar ne kadar güvenilir olabilir!!!
#Mülakat
@Mahmut__ozay Çok rahatsız olduğumuz bir konu da adil ve kapsamlı bir Öğretmenlik Meslek Kanunumuzun olmaması.
Sınavla baş öğretmen de uzman öğretmen de olunmaz.
İş motivasyonu ve iş barışı için aylardır kanunun yeniden düzenlenmesini talep ediyoruz .
#ÖMKrevizeKBSiptal
Türkiye'de sendika yok sendikacılık oynayanlar var en başta da yetkili sendika...
Her yıl yetki için öğretmen odalarını aşındırıp sonra konfor alanlarınıza geri dönüyorsunuz...
#eğitimbirsen#türkeğitimsen
Kimsenin şüphesi olmasın; hukukunu müdafaa edemeyecek tarihi büyüklerimizin savunmasını tarihçiler ve tarih bilenler yapacaktır. Bu sene Atatürk’ün ölümünün 85. yılını idrak edeceğiz; anısı hâlâ böyle baş tacı edilen bir başkası yoktur. Hayatının hiçbir safhasında zamanın ve zeminin olumsuzluklarına teslim olmayan Atatürk’ü tartışmak kimsenin haddi değildir.
Anadolu’dan asla çıkmayacağımızın belgesi olan 26 Ağustos 1922’deki Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin yıldönümünün yaklaştığı şu günlerde başlayan tartışma tarihin hiçbir zaman geride kalmadığının göstergesidir.
Atatürk dünya tarihinin nadiren gördüğü bir dehadır. Bu gerçeği dünyanın önde gelen tarihçileri kabul etmekte ve kitaplarında detaylarına girmektedirler. Sağlığında ve ölümünden sonra tüm dünyaya örnek gösterilen bu tarihi şahsiyet dün olduğu gibi bugün de sahipsiz değildir.
Mesele sadece uluslararası bir şirketin çektiği diziyi yayından çekmesi değil, yakın tarihimizin ülkemizin kurucusu Atatürk’ümüz üzerinden tartışmaya açılmasıdır. Bu konu üyelik iptali veya kanal kapatmayla geçiştirilecek bir olay değildir. Biz ne kadar meseleleri görmezden gelsek de dünyada birtakım çevreler, son zamanlarda özellikle Almanya, yakın tarihimizi tartışmaya açmak istemekte, kendi soykırım utancına ortak aramaktadır. Çabaları nafiledir; nice yabancı tarihçi Osmanlı Arşivi’ne girdikten sonra Türkiye’nin sadık dostları olmuştur.
Türkiye’nin aciliyetli olarak enternasyonal nitelikli bir araştırma grubu, ki buna Ermeni alimleri de dahil, kurması ve çalışmaya başlaması şarttır.
Devletin imkanları Osmanlı’nın kuruluş dönemleri kadar yakın tarihimiz ve kurucumuz Atatürk için de kullanılmalıdır. Bugünlerde sinema dünyasında merakla beklenen Ridley Scott tarafından yönetilen Napoleon filmi gibi kaliteli bir film neden Atatürk için yapılmasın? Bu kaliteyi yakalayacak yönetmenimiz de senaristimiz de oyuncumuz da var. Eğer bu ülkenin kurucusunun hayatını, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, hiçbir mağlup milletin direniş göstermediği zamanda siviller ve askerlerle dünyaya meydan okuyuşumuzun hikayesini başkalarına bırakırsak sadece protesto etmekle kalırız. Türkiye hem kahramanlarını koruma hem de tarihini anlatma gücüne sahiptir. Yeter ki nitelikli insan gücümüz kullanılsın ve işi uzmanlarına bırakalım.