@femmeliberte liberallerin diasporada yaşayan her türk'ün beyaz avrupalı hayatı yaşadığını sanması hakkında.. (bira alabilmek ve retinol krem sürebilmek)
bu mesele çok tehlikeli, çok ciddi. ailesi aranan genç arkadaşlarımızın her daim yanında olmalıyız. bu konuda sorumluluk alma ve dayanışma ihtiyacı varsa lütfen yapılsın, ailesinden baskı gören arkadaşlara burs, konaklama vesaire ihtiyaçları için bir dayanışma ağı da kurulabilir.
ezcümle; deniz göktaş'ın diğerlerine nazaran çok daha sol/aktivist stand-up'lar yapması bu kültürel diskura hiç de aykırı değil, o yüzden içerisinden stanley termos hissi alman kadar normal bişi yok, yanlış/hakaret içeren bir şey dememişsin
kendisi epey kibar ve sevecen biridir büyük ihtimalle, öyle memur bi aileden gelmiyor bile olabilir ama bu dediğinin sebebi stand-up ile sol zaten çoğunlukla zıt doğaya sahip olması, cenaze evinde headbang yapmak gibi bir şey, bunu da anca o kültürel diskur politikmiş gibi satar+
Deniz Göktaş'ı sevemiyorum.
Kötü olduğunu düşünmüyorum, bana göre fazla cool kaçıyormuş gibi geliyor.
Sanki anlattıklarıyla bağ kurabilmem için Stanley termosum olması lazımmış gibi, o önyargıyı aşamıyorum.
'Solcu stand-up' zaten kafamı kaşındırıyor hiç çekemiyorum
tersyüz için praksis lazım, hayatın kendisine müdahale lazım, aşağıdan-yukarıya. bunun en çok sıkıştığı ve çelişkileri en çok görünmez kıldığı alan ise kültürel orta-sınıf alanıdır. her şeyin günah keçisi değildir ama politik olmayanı politik-aktivizm gibi sunan düğümlerden biri
aynı zamanda "komik olmak" ve komik olmaya dair her şeyin algısı da buradan geliyor, misal ekvador'da yılbaşı geleneği olan ano viejo kutlamalarında erkekler kadın kıyafetleri giyip "abuksubuk" dans ederler ve bunu muazzam derecede komik bulurlar. batı'da ise durum daha fecaat.
stand-ıp'ın kökeni kadını taklit etmek ve kadının günlük yaşamdaki absürt hâlleriyle dalga geçmekten geliyor. öte yandan bireysel gözlem, teşhir, anti-politik şeylerin birleşimidir; günümüzde pek tabii toplum/sistem eleştirisi içermesi bu işlevi tersyüz etmeye yetmez maalesef +
@ayrandegilacili dünyanın çeşitli yerlerinde popülist-sağ iktidar karşıtı olabilir, ekonomik talepler/planlar verebilir, grevlere katılabilir, milliyetçiyken aynı zamanda israil karşıtı olduğunu söyleyebilir. asıl problem sol niye yıllardır "sadece" önceden çizili alanlara söyleme sıkışıp kaldı?
siz insanlara ayakta dispanser çekiyorsunuz dediğimizde sinirlenip gönül koyuyorsunuz. ama sonra "mevzi daraltarak popülist sağ'ı işçi alanlarına çektik başka türlü sol'u toplumsallaştıramayız" gibi bir ahmaklığı bağırarak yayıyorsunuz, bundan âlâ morfin mi var?
@ayrandegilacili aslında gerçekleşen şey tc solunun kendisini artık popülist-sağcıların bile mevkilenebildiği siyasetten daha geniş bir iddiaya taşıyamıyor oluşu, sanki burada alanları daralan bizzat sol gibi. yarın yine sandık konuşacağız, devlet aparatı sağın hareket alanı daralsa böyle mi olur
@Deluzyoner düne kadar tek yelpazeleri "biz soluz çünkü bak işçinin yanında takım elbiseli adaylarımız var" söylemiydi. şimdi popülist sağ aynı alanlarda varlık gösterebilince kendilerini ayıran hiçbir özellikleri kalmadı, o yüzden sanki onların mevzilerini? daraltmışlar gibi morfinliyorlar
sol o kadar güçlüymüş ki boklal hareketi üzerinde hegemonya kurarak onu işçi-dostu sendikal alanlarda varlık göstermesine zorlamış... left-unity oldu sana right-unity, olm sizin ensenize çip falan mı taktılar acaba hakikatten? biz aynı sabahlara mı uyanıyoruz? bu ne lan
Bu net biçimde sağcılığın mevzi kaybıdır bu arada, asla negatif bulmuyorum
Yıllarca emek mücadelesi veren solcuları teröristlik, Rusçuluk, Moskof uşaklığı vb. yaftalayan ülkücü kökenliler bugün halk nezdinde meşruiyet kazanabilmek için işçi direnişlerinin yanında konumlanma ihtiyacı duyuyorlarsa bunda hayır vardır. Bu hayırda da solun ısrarlı tutumunun tartışmasız katkısı vardır.
Pizzacılar gibi marjinal maaşlı istihbari unsurları bir kenara ayırıp kendisini milliyetçi, Türkçü, ülkücü vb. tanımlayan ama bu direnişlerin parçası olmak zorunda hisseden -özellikle gençlere- solun öcü olmadığını, devrimcilerin bu toprakların ve milletin düşmanı olmadığını, emek mücadelesinin Türkçülükle Kürtçülükle Ermenicilikle vb. alakası olmadığını anlatmak gerekiyor.
Onları pizzacıların yanına itersek kimseyi kazanamayız, kimseyi kazanamazsak solu toplumsallaştıramayız.