Müslüman Olan Amerikalı Genç: “Seküler Türkler Beni İslam’dan Vazgeçirmeye Çalıştı!”
▪️ Müslüman bir Amerikalı genç, Türkiye’deki seküler kesimin İslam’a yaklaşımını eleştirdi.
▪️ Türkiye’deki seküler çevrenin kendisini İslam’dan soğutmaya çalıştığını savunan genç, “İslam’ı öğrenmek istediğimi söylediğimde ‘Müslümanlar eşlerini döver’ gibi çılgınca fikirleri kafama soktular. Türkiye’nin seküler tarafı gerçekten çok üzücü” dedi.
▪️ Sekülerlerin Batı hayranlığına tepki gösteren Amerikalı genç, “Amerika’da doğup büyümenin nasıl bir şey olduğunu bilmiyorlar” dedi.
Bir gün Resûlullah (S.a.v) evinden çıkmıştı. Mahallenin çocukları etrafını sardılar.
“Yâ Resûlallah! Seni esir aldık. Fidye vermeden bırakmayacağız.” dediler.
Efendimiz (S.a.v), onların oyununa tebessümle iştirak etti. Hz. Bilâl’i eve gönderdi. Getirilen birkaç ceviz (bazı rivayetlerde birkaç hurma) çocuklara verildi. Onlar da sevinçle:
“Artık serbestsin yâ Resûlallah!” dediler.
Bunun üzerine Efendimiz (S.a.v) tebessüm ederek:
“Kardeşim Yusuf birkaç dirheme satılmıştı; ben ise birkaç cevizle kurtuldum.”
buyurdu.
Çocukların gönlüne inen bir Peygamber…
Gönülleri yücelten hâliyle yaşayan bir Nebî…
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammed.
Ergün Penbe : "Hagi o gün çok kötü oynuyordu. Devre arasında Hakan Ünsal'la konuştuk, 'Hagi'yi oyundan çıkartmamız lazım' dedik.
İkinci yarıda Hakan topu bana attı, ben de Hagi'yi iki rakibin arasına pasla soktum. Hagi darbe alıp yerde kalınca sağlık görevlileri sahaya girdi. Biz de o sırada kenara değişiklik işareti yaptık.
Lucescu da fırsatı değerlendirip Hagi'yi oyundan aldı. Hagi ise kenara gelirken 'Beni kim çıkardı?' diye tepki gösteriyordu. Soyunma odasında da çok söylendi ama bunun bizim planımız olduğunu yıllarca kimseye söylemedik. Meğerse Lucescu da zaten Hagi'yi çıkarmayı düşünüyormuş."
( NOW Spor )
— A Haber, gözaltına alınan Oğuzhan Uğur'un polislerle ilk karşılaştığı anların görüntüsünü yayınladı.
Polis: “Elimizde arama ve el koyma kararı var. Evinizde arama yapacağız.”
Oğuzhan Uğur: “Tabii.”
Polis: “Ayrıca hakkınızda gözaltı kararı var.”
Oğuzhan Uğur: “Gözaltı kararı... Tamam.”
—Kur'an-ı Kerim 23 yılda inmiştir.
—Kur'an-ı Kerim 13 yıl Mekkede inmiştir.
—Kur'an-ı Kerimde 30 cüz vardır.
—Kur'an-ı Kerimde 120 hizb vardır.
—Kur'an-ı Kerimde 114 süre vardır.
—Kur'an-ı Kerimin 55 adı vardır.
—Kur'an-ı Kerimde 77.439 kelime vardır.
—Kur'an-ı Kerimde 6.236 ayet vardır.
—Kur'an-ı Kerimde 321.250 harf vardır.
—Kur'an-ı Kerimin en yüce suresi Fatiha süresidir.
—Kur'an-ı Kerimdeki en yüce ayet Ayete-l Kursi'dir. (Bakara, 255)
—Kur'an-ı Kerimin en uzun süresi Bakara süresidir.
—Kur'an-ı Kerimin en uzun ayeti borç ayetidir. (Bakara, 282)
—Kur'an-ı Kerimin en uzun kelimesi (فَأَسْقَيْنَاكُمُوهُ) kelimesidir.
—Kur'an-ı Kerimin en kısa kelimesi (طه) kelimesidir.
—Kur'an-ı Kerimin üçte birine muadil olan süresi İhlas süresidir.
—Kur'an-ı Kerimin kalbi olan süre Yasin süresidir.
—Kur'an-ı Kerimin tam ortası Kehf süresi 19 ayette bulunan (وَلِيَتَلَطَّفُ) kelimesidir.
Tarihin gördüğü en vahşi soykırımlardan biri olan Srebrenitsa’nın 31’inci yılında, katledilen tüm Boşnak kardeşlerimizi rahmetle ve hüzünle yâd ediyorum.
Şehitlerimizin aziz hatıralarını saygıyla anıyor, ailelerine ve yakınlarına sabır niyaz ediyorum.
Srebrenitsa’yı asla unutmayacağız.
İbn Haldun şöyle der: "Mağlup olan toplumlar, galip olan toplumların
- Kıyafet,
- Yaşayış tarzı,
- İnanç,
- Örf ve âdetlerinde
- Ve bütün diğer hâllerinde taklit etmeye daima meyillidir.
Bunun sebebi şudur: İnsan nefsi, kendisine boyun eğdiği kimsenin üstün ve mükemmel olduğuna inanır. Bu ya gerçekten onu üstün gördüğü içindir ya da mağlubiyetinin tabiî bir üstünlükten değil, galibin kemalinden kaynaklandığını zannettiği içindir.
Bu kanaat yerleşince, galibin bütün davranışlarını benimser ve ona benzemeye çalışır. İşte taklit budur.
Hatta bazen galibin üstünlüğünün güç ve asabiyetten değil, sadece âdet ve yaşayış tarzından kaynaklandığını sanır; bu yüzden de onu bu konularda da taklit eder.
Bu sebeple mağlup olanların; elbiselerinde, bineklerinde, silahlarında, bunları kullanış şekillerinde ve hatta hayatlarının diğer bütün yönlerinde galibe benzemeye çalıştığını görürsün.
Çocukların babalarını sürekli taklit etmeleri de böyledir. Çünkü onlar babalarının mükemmel olduğuna inanırlar.
Her memlekette halkın çoğunluğunun, kendilerine hâkim olan devletin askerî kıyafetini ve yaşayış tarzını benimsemeleri de bundandır. Çünkü galip olan onlardır.
Hatta bir ümmet, komşu bir ümmetin hâkimiyeti altına girerse, onlara benzemesi ve onları taklit etmesi büyük ölçüde yaygınlaşır.
Nitekim bu devirde Endülüs'te Hristiyan komşularıyla yaşanan durum böyledir. Müslümanların birçoğunun onların kıyafetlerini, alametlerini, âdetlerini ve yaşayışlarını, hatta evlerini ve binalarını bile onlara benzetmeye çalıştıklarını görürsün. Basiret sahibi kimse bunda istilânın (İşgal) belirtilerini fark eder.
||el-Mukaddime||
Namaz vakti gelince tembel tembel kalkıyor, ayakta dururken için sıkılıyorsa sakın kendini “ikiyüzlüyüm, nifaklıyım” diye suçlama.
Kur’an’daki ayet şu ki ;
Pakistanlı bir temizlik görevlisi, Mekke'de Mescid-i Haram'da çalışıyordu. Ülkesinde biriken borçları nedeniyle Allah'a içtenlikle dua ederek rızık ve çıkış yolu istiyordu.
Dua ederken çekilen bir videosu sosyal medyada yayıldı. Bunun üzerine hayırsever bir kişi kendisiyle iletişime geçti. Durumunu öğrendikten sonra da tüm borçlarını ödemeye karar verdi.
Kendisine hangi duayı okuduğu sorulduğunda, Allah Resûlü'nün ﷺ bir misafir geldiğinde yaptığı rızık duasını okuduğunu söyledi. Rivayete göre Peygamber Efendimiz ﷺ misafirine ikram edecek bir şey aramış, eşlerine haber göndermiş; ancak onlar evlerinde yiyecek bulunmadığını söylemişlerdi. Bunun üzerine şöyle dua etmişti:
"Allah'ım! Senden lütfunu ve rahmetini diliyorum. Çünkü bunlara yalnızca Sen sahipsin."
(اللهم إني أسألك من فضلك ورحمتك، فإنه لا يملكها إلا أنت)
Rivayete göre çok geçmeden Peygamber Efendimiz'e ﷺ kızartılmış bir koyun hediye edilmişti.
Allah'ım! Bizi helalinle haramdan uzak tut, lütfunla da bizi senden başkasına muhtaç etme.
Allah'ım! Senden lütfunu ve rahmetini diliyorum. Çünkü bunlara yalnızca Sen sahipsin. 🤲
(Nakledilmiştir.)
@akiluno_a
Rasûlallah (s.a.s) şöyle buyurdu:
Bir kimseye üzüntü veya keder isabet eder de o kimse:
“Allah'ım, ben senin kulunum. Yarattığın bir erkek ve bir kadının çocuğuyum. Varlığım senin elinde ve emrindedir. Hükmün üzerimde hâkimdir. Hakkımdaki takdirin, adaletin ta kendisidir. Ben senden, sana ait olan, kendini isimlendirdiğin veya kullarından herhangi birine öğrettiğin ya da kitabında bildirdiğin veya gayb ilminde kendin için seçip gizli tuttugun bütün isimlerin ile senden Kur'an'ı kalbimin nevbaharı, göğsümün nuru, üzüntümün dağılmasına ve sıkıntımın ortadan kalkmasına vesile kılmanı dilerim.” diye dua ederse, Allah (c.c.) o kimsenin elem ve kederini giderir ve bunların yerine ona ferahlık verir.
Bu müjdeli sözler üzerine sahâbîler: “Ey Allah'ın elçisi! Biz bu sözleri öğrenmeli miyiz?” diye sordular. Resûlullah (s.a.s): “Elbette, bu sözleri işitene onları öğrenmesi yaraşır.” buyurdu.
📖Ahmed b. Hanbel, el-Müsned.