Az önce bilgi geldi.
Yeni bir katliam anlamına gelen 5. ve 6. maddeler toplantı gündeminden çıkartılmış.
Ses olan, ses veren, vicdanının sesini dinleyen herkese teşekkür ederiz.
Bu Katliam Yasası geldiği cehenneme dönmeden bu mücadele bitmeyecek, biliniz.
#DostlarımızıVermiyoruz
Bugün 17 Şubat Dünya Kediler Günü.
Bazıları yumuşak bir yatakta doğar.
Bazıları sert bir kaldırımda.
Bazıları yastıkta uyur.
Bazıları arabaların altında.
Bazıları ismiyle çağrılır.
Bazıları tekmeyle kovalanır.
Bazıları "canım" diye sevilir.
Bazıları sessizce kaybolur.
Bazıları her mamayı yemez.
Bazıları çöp tenekesini eşeler.
Bazıları hastalanınca veterinere gider.
Bazıları çaresizce kıvranır.
Bazıları yılda iki kez doğurur.
Bazıları kısırlaştırılmıştır.
Bazıları yavrularını korumaya çalışır.
Bazıları her zaman güvendedir.
Bazıları kameraya poz verir.
Bazıları ömür boyu siliktir.
Bazıları hatıralarda yaşar.
Bazıları sanki hiç var olmamış gibidir.
Aynı gökyüzü.
Farklı kader.
Merhamet bazen kaderi değiştirebilir.
Karnı aç bir kedi için sokağa bir kap mama bırakır mısın?..
Antik Mısır'da bir efsane vardı:
Tanrıça Bastet, bazen dünyaya bir kedinin bedeninde gelirmiş. Hasta veya yaralı bir kedi olarak insanların arasında dolaşırmış.
Bir insan o kediye yardım ederse, Tanrıça onun kalbindeki iyiliği görürmüş... Ve o insanı ömrünün sonuna kadar korurmuş.
Bu yüzden Antik Mısır'da kedi kutsal hayvan sayılıyordu.
Efsaneler gerçek değildir. Ama gelecek nesillere yol göstermek için anlatılır.
Binlerce yıl önce yaşamış insanlar, bugünün dünyasına şöyle sesleniyor:
"Hayvanları sevin ve koruyun."
Bir bildikleri vardır elbet...
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
Köpek düşmanı trol Şevko öldü ve bir sokak köpeği olarak yeniden dünyaya geldi. Onun hik��yesini okumak isterseniz, buyurun.
Şevko koltuğuna oturmuş, çayını yudumlarken "Evine al besle" diye yazıyordu. Tam o sırada kalp krizi geçirip yere yığıldı.
Gözlerini açtığında bir şeyler ters gidiyordu. Dünya çok alçaktaydı. Elleri yoktu. Ayakları dört taneydi.
"Ne oluyor?" demek istedi ama ağzından sadece "Hav" çıktı.
Etrafına bakındı, bir çöplükte olduğunu fark etti. Gözleri kırık bir ayna parçasına takıldığında ciyaklayarak zıpladı; "Ben köpek olmuşum!"
Evet... Şevko, nefret ettiği sokak köpeklerinden biri olarak yeniden doğmuştu. Buna reenkarnasyon deniyor.
İlk gün, karnı acıktı. Bir çöp konteynerinin yanında durdu. İnsanlar önünden geçiyordu. Çam yarması gibi bir adam yerden kocaman bir taş alırken "Hoşt" diye bağırdı.
Şevko korkmuştu... "Ama ben kimseye bir şey yapmadım ki" diyerek kaçtı.
Akşam oldu. Şevko üşüdü. Patileri sızlıyordu. Bir apartmanın önüne kıvrıldı. Kapıdan çıkan bir adam karnına tekme attı. Şevko acıyla inledi.
Ertesi gün, yaşlı bir kadın geldi. Elinde bir poşet vardı. Karnı aç olan Şevko kaçmadı, kuyruğunu sallayarak ona baktı. Yaşlı kadın çömelerek başını okşadı ve önüne bir kap mama koydu.
Şevko işte o an "vicdan" ile tanıştı.
Sonraki günlerde, sokaklarda yaşam mücadelesi vermeye devam etti. Bazen kovalanıp dövülüyor; bazen de bir el, iyilikle ona uzanıyordu.
Başka köpeklerle karşılaştı. Onların hayatta kalabilmek için katlandıkları zorlukları artık biliyordu. Bazılarıyla arkadaş oldu. Sonra bir sürüye katıldı. Yalnız olmak kolay değildi.
Bir gün caddedeki reklâm panosunda Cenk Eren konserinin afişini gördü. Önceki hayatında hakaretler ettiği bu adama teşekkür edercesine baktı.
Zaman geçti, Şevko sokaklarda sürüsüyle birlikte yiyecek aramaya devam etti. En sonunda onları toplayıp barınağa koydular.
Eskiden olsaydı, Şevko kısırlaştırılır ve kulağına bir küpe takılarak sokağa bırakılırdı. Ama bu işler artık farklı şekilde yürüyor. Esaretten kurtuluş yok, sonu ölüm.
Şevko, barınağa gelen insanlara, tel örgülerin ardından, hüzün ve umudun birbirine karıştığı duygularla bakmaya başladı; "Ne olur beni sahiplenin."
Bazen de içinden geçiriyordu; "Bari cins bir köpek olsaymışım."
Artık direnci kalmamış, kaderine razı olmuştu. Uzun bir esaretin sonunda ne olacağını biliyor ve bu eziyetten kurtulmak için onun olmasını istiyordu.
Hav... Hav...
Dışarıdan gelen havlama sesleriyle Şevko yataktan fırladı. Tüm vücudu ter içindeydi. Kötü bir rüya görmüştü. Ama gene de emin olmak için banyoya gidip aynaya baktı. Hâlâ bir insandı.
Biraz su içip sakinleştikten sonra telefonu eline aldı ve sosyal medya hesaplarının tümünü kapattı.
O günden sonra Şevko trollük yapmadı. Kendine düzgün bir iş buldu, namusuyla çalışarak para kazanmaya başladı. Sokakta karşılaştığı köpeklere pek fazla yaklaşmasa bile, gülümseyerek baktı.
Hikâyemiz burada bitiyor. Şevko için kötü bir son yazabilirdim ama mutlu sonu tercih ettim. Çünkü hâlâ insanların vicdanına seslenmeye çalışıyorum, bir yerlerdeki merhameti arıyorum.
Matmazel'in hatırasına...
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
15 yaşında, bunca yıl kimseye zararı dokunmamış köpeği, ısınmak için girdiği metro istasyonunda, sopayla döverek öldürdüler.
Yazacak çok şey var… binlerce beddua, küfür…Bittim. Kan ağlıyorum.
Tek diyeceğim, sesini duyurmaya çalışalım, olabildiğince.
#matmazeliçinadalet
Lütfen paylaşın
Yıllardır söyledim Türkiye’deki binlerce okula 2 tane köpek verilseydi o ilçedeki hayvanseverler çocuklara köpeklere nasıl davranılacağını öğretselerdi her hafta bir sınıfa o köpeklerin bakımı verilip çocuklara sorumluluk yükleselerdi il,ilçe belediyeleri kısırlaştırma ve aşılarını yaptırsaydı ve belki iyi bir eğitimle eğitilebilecek köpekleri eğitip aynı havaalanlarında olduğu gibi narkotik köpeklere dönüşselerdi okul etrafında ki uyuşturucu satıcılarının sapıkların korkulu rüyaları olsaydılar olmazmıydı ? Çocuklarının köpeklerle oynamasını ellemesini istemeyen veliler de düşünülerek hayvanların kulübelerinin etrafında çit olurdu dokunmak istemeyenler o çitden içeri girmezlerdi.Bu olayın aynısı askeri birliklerde de yapılabilirdi binlerce metrekare araziler var askeri birliklerde orda da bunların sorumluluğu askerlere verilirdi bir bölüm ayrılarak veterinerlik fakültesi son sınıf öğrencileri de kısırlaştırma ameliyatlarını yaparlardı askere gelen veterinerlerle birlikte ve en önemlisi onbinlece köpek içerisinden belki de 5- 10 bin köpek eğitilerek arama kurtarma köpeği yapılabilirdi Allah korusun bir İstanbul depreminde 50 köpek olacağına 5 bin köpek olması iyi olmazmı ? Sn. Valilerimiz bu konu üzerinde çalışamazlar mı? İnsanlar bir birine düşman olmadan bu sorun çözülemez mi?
@RTErdogan@TC_icisleri@MilliEgitimBak@tcsavunma@TCTarim@saglikbakanligi
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
Maalesef güzel İstanbulumuzu bekleyen tehlike bu bir iki sene içersinde büyük olasılıkla yaşayacağız bu durumu.İşin kötüsü fareyi aşılıyamazsın,toplayamazsın ve en korkuncu Veba.Arkadaşlar bunu oldukça yayalım bizi dinlemiyorlar belki medeni Ülkeleri dinlerler.
@gul_davut@TC_istanbul
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
Sadece köpekleri değil; içimizdeki şefkati, merhameti, saf sevgiyi ve paylaşımı da öldürmeye çalışıyorlar.
Yok öyle bir dünya. İnadına sevgi, inadına bütünlük.
Kapınızın önüne bir kap su ve mama bırakmayı ihmal etmeyin lütfen! 🐾
İstanbul’un sorunu aç hayvanlar değil, aç vicdanlar…
“Kontrolsüz besleme” diyerek merhameti bile mevzuata bağladılar…
Toplamak kolay, çözmek zor olduğu için o yola sapıyorlar…
Yıllardır ihmal ettikleri sistemi şimdi suç diye pazarlıyorlar…
Sokak hayvanı değil, sokakların sahibi biziz aslında…
Meğer “yaratılanı yaratandan ötürü sevmek” de yönetmelikle sınırlıymış…
Acı olan, bu kararların alkışlanmasını beklemeleri…
Ve daha acısı; bekleyenlerin gerçekten alkışlaması…
Arkadaşlar hanımefendi muhteşem izah etmiş lütfen çokça paylaşalım ve bütün hayvansever dostlarımız besleme yaparken hijyen kurallarına uygun besleme yapsınlar kimsenin kapısının önüne makarna dökmesinler konu bu kadar basit hadi yayın şu videoyu lütfen.RT RT
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
Vallahi dip köşe arayıp besliyorum,kedisi,kedisi,köpeği,kuşu…Bulduğuma al annem,dur şurda mama olacaktı diye yolunu kesip ağzına tıkıtıyorum.Deli ettiniz kendinizi be..İnsanlıktan çıktınız.Engel olanla da büyük kapışırım, olur da bir mevzum çıkarsa diye bunu da buraya bıraktım.
Kapınızın önüne canlar için su koyun demek yasak mı?
Çocuklarımıza, kuşlara ekmek ver, sokak kedilerine, köpeklerine mama al/ver demek yasak mı?
Hatta sevaptır diyordum ben.
O da yasak mı?
#beslemeyasaklanamaz