Bakan adı bile vermemiş ...
Halk yanılıp da ne yapmış? Olsa olsa ilgili bürokrasinin fon dolandırıcılığındaki sorumluluğunun karşılık buluşuna ilişkin biraz umutlanmıştır.
Halkı boş umutlarla yanıltma suçu.
Koç aile geleneğinde örneğini çok görmediğimiz bir net politik duruş.
Ben Ömer Bey'in kişisel entellektüel birikimi ile açıklanır diye yorumladım.
Ve alkışlıyorum.
Ömer Koç'tan sert sözler. "Çok vahim sonuçları olacak" dedi https://t.co/MYCkXqvoJL
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç:
"ABD, İngiltere ve AB'nin İsrail'i koşulsuz olarak desteklemesi, Batı'nın yüz karası olan bu hunhar soykırımı mümkün kıldı.
Avrupa'nın en ufak bir ahlaki inandırıcılığı kalmamıştır."
Dil Bayramı kutlu olsun!🇹🇷
26 Eylül 1932’de Dolmabahçe Sarayında, Türkçenin zenginliğinin araştırılması ve öz güzelliğinin ortaya çıkarılması için Cumhurbaşkanı Atatürk’ün katılımıyla Birinci Türk Dil Kurultayı toplandı.
İlk Türk Dil Kurultayı'nın toplandığı 26 Eylül gününün her yıl “Dil Bayramı” olarak kutlanması teklif edildi. Bu teklifin oy birliğiyle kabul edilmesiyle her yıl “26 Eylül Dil Bayramı” olarak kutlanmaya başlandı.
Bkz. Dil Devrimini Anlamak👇 https://t.co/k6gwFlvUNb
🔹ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Şi Cinping’in zirvesi, Tukidides kapanının önünde yapıldı.
🔹ABD İran’a diz çöktürebilse bugün Şi Cinping’le görüşmesinin tonu biraz daha farklı olabilirdi.
🔹İkili, “yeni bir ticaret düzenlemesinde anlaştıklarını” duyurdular. Böylece Çin’e ticaret savaşı açan ABD, bir kez daha geri adım atmış oldu.
👇🏽
https://t.co/EMhQdVSFjB
Ey benim merhametimden doğan marazlar,
ey memleketimin aydınlığını karanlığa yoranlar ve haçlı kafasıyla Müslümancılık oynadığını sanan zevat!
Sen ki dönmezsin yolundan;
bekle, en onulmaz vakitlerin birinde geleceğiz; tam da haykırırken,
tam da 'oldu-bitti' derken! geleceğiz!
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanları, Mekke İttifakı kapsamında “acil” kodla toplandı.
Türkiye’nin bu ittifak kapsamında Suudi Arabistan i’a hukuken neden destek veremeyeceğini aşağıda yazdık.
AYM BAŞKANI KONUŞTU, ERDOĞAN DİNLEDİ: “GÜÇ ADALETTEN UZAKLAŞIRSA SONUNDA KAYBEDER”
Anayasa Mahkemesi’nde düzenlenen kuruluş yıl dönümü ve yeni üye Şaban Kazdal’ın yemin töreninde AYM Başkanı Kadir Özkaya’nın konuşması dikkat çekti.
Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve yüksek yargının temsilcileri katıldı.
Özkaya konuşmasının önemli bölümünü **adalet, güç ve yöneticilerin taşıdığı sorumluluğa** ayırdı.
Adaletin yalnızca hukuk kurallarından oluşmadığını belirten Özkaya, bunun aynı zamanda bir toplumun ve medeniyetin ayakta kalmasını sağlayan temel değerlerden biri olduğunu ifade etti.
Hakim ve savcıların görevlerini yerine getirirken doğruluk, dürüstlük ve hakkaniyetten ayrılmaması gerektiğini vurgulayan Özkaya, yargı mensuplarının gösterişten, ikiyüzlülükten, haramdan ve yalandan uzak durmasının önemine dikkat çekti.
Konuşmanın en çok dikkat çeken bölümü ise tarihte büyük güce ve servete sahip olan isimler üzerinden verilen mesaj oldu.
Özkaya, Kur’an-ı Kerim’de anlatılan Firavun, Nemrud ve Karun örneklerini hatırlatarak, başlangıçta adaletli davranıp daha sonra haksızlığa yönelen güç sahiplerinin sonunda ellerindeki kudreti kaybettiklerini anlattı.
Firavun’un suda boğulduğunu, Nemrud’un küçücük bir canlı karşısında çaresiz kaldığının rivayet edildiğini, Karun’un ise sahip olduğu büyük servete rağmen hazineleriyle birlikte yok olduğunu hatırlattı.
Özkaya’nın mesajının merkezinde şu düşünce yer aldı:
Güç, adaletle birleştiğinde topluma fayda sağlar. Ancak gücü elinde bulunduran kişi adaletten uzaklaşır, haksızlığa ve acımasızlığa yönelirse ne kadar güçlü veya zengin olursa olsun sonunda kaybedebilir.
AYM Başkanı’nın devletin en üst düzey yöneticilerinin de bulunduğu törende yaptığı bu hatırlatmalar, konuşmanın en dikkat çekici bölümü olarak öne çıktı.
Özkaya’nın sözleri bir kez daha şu önemli soruyu gündeme getirdi:
Bir devleti ve yöneticiyi gerçekten güçlü yapan sahip olduğu makam mı, yoksa adaletten ayrılmaması mı?
ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANI
KADİR ÖZKAYA
'Yüksek Yargı'da hala 'Devlet Adamları'nın varolduğunu görmek Sevindiricidir. ⤵️