Yüreğir’de Neler Yaşandı
Neler Yaşanıyor !
Yüreğir Belediye Başkan Vekilliğinin #CHP ‘den #AkParti’ye geçirilirken yaşanılan katmerli ve katlamalı hukuksuzluğu dile getirdik .
Görevden el çektirilen Yüreğir Belediye Başkanı @AliDemircali ‘nın da söylediği gibi “Medyanın unuttuğu, görmezden geldiği bir hukuk faciasına” @KRTCANLI ekranlarından @sevvallsirin ‘in sunduğu programda dikkat çektik .
İzlemenizi arzu ederim .
@yuregirbld #Yüreğir #Adana #Hukuk
Bakınız ne buldum.
Büyük soygun nerede başlamış.?
AKP'nin içinde.
Yani, AKP'li vekillerin de olduğu, soygunları gelin hep beraber,
"Büyük Soygun!" başlığıyla, Selçuk Özdağ'dan dileyelim.
Buyurun ⤵️
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Bugün butlan yönetimi tarafından internet sitesinden kaldırılan tek basın açıklaması, o konu üzerinde durduğumuz basın açıklamasıydı.
O gün hangi isimleri söylüyorsak bugün o isimlerin bu fonlarda işlem yapıp yapmadığına bir baksınlar.”
Ekrem İmamoğlu niye tutuklu diye sormuşlar.
Kaçma şüphesi var diye cevap vermişler.
Bence kaçma şüphesi değilde CB olma şüphesi var.😃
Ne olursa olsun, seni CB yapacağız.
🚨 GÖZALTI SÜRECİNE İLİŞKİN AÇIKLAMAMIZ
21 Eylül Pazartesi günü yaşadığımız gözaltı sürecine ilişkin kamuoyunu bilgilendirme gereği hasıl olmuştur.
Bir milletvekilinin açıklamalarının tepki uyandırması ve sosyal medyada yeniden gündem olması üzerine konuyla ilgili gerekli teyitleri yapıp haberi doğruladıktan sonra yayına verdik. Haberde vekilin açıklamalarını hiçbir yorum katmadan objektif bir biçimde paylaştık.
Habere konu olan vekilin Trabzonlu siyasetçi ve iş insanı eşi, akşam saat 20.00 sıralarında telefonla tarafımıza ulaşarak haberin kendisine yönelik maksatlı yapıldığını öne sürdü. Kendisine haberin mevcut video kaydına dayandığını ve habere herhangi bir yorum katmadığımızı anlatmaya çalıştık.
Buna rağmen kendisi, “Söylemişse söylemiş, size ne? Trabzon’da sadece siz yaptınız. Ben seçime hazırlanırken size bu haberi kimin yaptırdığını biliyorum.” şeklinde ifadeler kullandı. Biz de kendisine haberin gazetecilik faaliyeti kapsamında yapıldığını, herhangi bir talimatla hareket etmediğimizi ve bir rahatsızlığı varsa bunu açıklamayı yapan kişi olan eşine iletmesinin daha doğru olacağını ifade ettik.
Bu açıklamamız karşısında daha da sinirlenerek, yaptığımız haberin bedelini ödeyeceğimizi ve bunun cezasız kalmayacağını söyledi. Kendisinin ahlakımıza ve şerefimize yönelik hakaretlerini, telefonu yüzüne kapatarak sonlandırabildik.
Hepimiz insanız ve elbette hata yapabiliriz. Bugüne kadar 5 binden fazla haber yayımladık. Eleştirel haberlerimiz de oldu. Hatalı olduğumuz durumlarda ise muhataplarından özür dileyerek gereken düzeltmeyi yapmaktan hiçbir zaman geri durmadık. Buna rağmen bugüne kadar tarafımıza “yalan haber” veya “iftira” haber yaptığımız yönünde bir ithamda bulunulmadı, bulunulamaz.
GÖZALTI SÜRECİ
Akşam saat 20.00 sıralarında yaşanan bu görüşmenin ardından, saat 23.15 sıralarında evimizin kapısı çalındı. Kapı kamerasında tanımadığımız iki şahsı görünce birkaç saat önce aldığımız tehdit nedeniyle endişelenerek 112 acil çağrı merkezi üzerinden polise haber verdik. Şahısların bina kapısını zorlaması ve binaya girmeye çalışması üzerine tedirginlik yaşadık. Bir süre sonra gelen polis ekipleri sayesinde bina dışında kapıyı zorlayan kişilerin aslında sivil polis olduklarını öğrendik.
Gece yarısı kapımıza dayanan polisler savcının talimatı olduğunu ve ifade vermemiz gerektiğini söyledi. Gece yarısı sivil bir şekilde kapıya dayanmalarının gerekçesini ve hakkımızdaki suçlamanın ne olduğunu sorduğumuzda savcının talimatı olduğunu ve suçlamayı karakolda öğreneceğimizi belirttiler. Saat 00.00 sıralarında 1 buçuk yaşındaki bebeğimiz ile birlikte önce sağlık raporu için hastaneye daha sonra karakola götürüldük.
İfademizde haberin kaynağı, nasıl yapıldığı ve herhangi bir kişinin talimatıyla yayımlanıp yayımlanmadığı soruldu.
Haberi sosyal medyada gördüğümüzü, ulusal haber kaynaklarından da teyit ettiğimizi ve herhangi bir kişi ya da kurumun talimatıyla hareket etmediğimizi ifade ettik. Yıllardır emek verdiğimiz meslek hayatımızda ilk kez böyle bir durumla karşılaştığımızı ve bugüne kadar herhangi bir adli suça karışmadığımızı da belirttik. Gece 00.00 sıralarında girdiğimiz karakoldan yaklaşık 02.00 sıralarında ayrıldık. Karakolda, hakkımızdaki suçlamanın halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek olduğunu öğrendik.
Yaşananların ardından bugün adliyeye giderek söz konusu şahıs hakkında şikayetçi olduk.
Bu süreçte, yaptığımız meslek gereği yanımızda olmasını beklediğimiz Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin ilk iki gün boyunca sessizliğini koruyup, gelen tepkilerin ardından bugün açıklama yapmasını kamuoyunun ve meslektaşlarımızın takdirine bırakıyoruz.
Son olarak, bu zor süreçte geçmiş olsun dileklerini ileten, desteğini yanımızda hissettiren tüm hemşehrilerimize, meslektaşlarımıza ve takipçilerimize teşekkür ediyoruz.
Hatice Aksoy & Muhsin Aksoy
Trabzon 360 Haber
🚨 GÖZALTI SÜRECİNE İLİŞKİN AÇIKLAMAMIZ
21 Eylül Pazartesi günü yaşadığımız gözaltı sürecine ilişkin kamuoyunu bilgilendirme gereği hasıl olmuştur.
Bir milletvekilinin açıklamalarının tepki uyandırması ve sosyal medyada yeniden gündem olması üzerine konuyla ilgili gerekli teyitleri yapıp haberi doğruladıktan sonra yayına verdik. Haberde vekilin açıklamalarını hiçbir yorum katmadan objektif bir biçimde paylaştık.
Habere konu olan vekilin Trabzonlu siyasetçi ve iş insanı eşi, akşam saat 20.00 sıralarında telefonla tarafımıza ulaşarak haberin kendisine yönelik maksatlı yapıldığını öne sürdü. Kendisine haberin mevcut video kaydına dayandığını ve habere herhangi bir yorum katmadığımızı anlatmaya çalıştık.
Buna rağmen kendisi, “Söylemişse söylemiş, size ne? Trabzon’da sadece siz yaptınız. Ben seçime hazırlanırken size bu haberi kimin yaptırdığını biliyorum.” şeklinde ifadeler kullandı. Biz de kendisine haberin gazetecilik faaliyeti kapsamında yapıldığını, herhangi bir talimatla hareket etmediğimizi ve bir rahatsızlığı varsa bunu açıklamayı yapan kişi olan eşine iletmesinin daha doğru olacağını ifade ettik.
Bu açıklamamız karşısında daha da sinirlenerek, yaptığımız haberin bedelini ödeyeceğimizi ve bunun cezasız kalmayacağını söyledi. Kendisinin ahlakımıza ve şerefimize yönelik hakaretlerini, telefonu yüzüne kapatarak sonlandırabildik.
Hepimiz insanız ve elbette hata yapabiliriz. Bugüne kadar 5 binden fazla haber yayımladık. Eleştirel haberlerimiz de oldu. Hatalı olduğumuz durumlarda ise muhataplarından özür dileyerek gereken düzeltmeyi yapmaktan hiçbir zaman geri durmadık. Buna rağmen bugüne kadar tarafımıza “yalan haber” veya “iftira” haber yaptığımız yönünde bir ithamda bulunulmadı, bulunulamaz.
GÖZALTI SÜRECİ
Akşam saat 20.00 sıralarında yaşanan bu görüşmenin ardından, saat 23.15 sıralarında evimizin kapısı çalındı. Kapı kamerasında tanımadığımız iki şahsı görünce birkaç saat önce aldığımız tehdit nedeniyle endişelenerek 112 acil çağrı merkezi üzerinden polise haber verdik. Şahısların bina kapısını zorlaması ve binaya girmeye çalışması üzerine tedirginlik yaşadık. Bir süre sonra gelen polis ekipleri sayesinde bina dışında kapıyı zorlayan kişilerin aslında sivil polis olduklarını öğrendik.
Gece yarısı kapımıza dayanan polisler savcının talimatı olduğunu ve ifade vermemiz gerektiğini söyledi. Gece yarısı sivil bir şekilde kapıya dayanmalarının gerekçesini ve hakkımızdaki suçlamanın ne olduğunu sorduğumuzda savcının talimatı olduğunu ve suçlamayı karakolda öğreneceğimizi belirttiler. Saat 00.00 sıralarında 1 buçuk yaşındaki bebeğimiz ile birlikte önce sağlık raporu için hastaneye daha sonra karakola götürüldük.
İfademizde haberin kaynağı, nasıl yapıldığı ve herhangi bir kişinin talimatıyla yayımlanıp yayımlanmadığı soruldu.
Haberi sosyal medyada gördüğümüzü, ulusal haber kaynaklarından da teyit ettiğimizi ve herhangi bir kişi ya da kurumun talimatıyla hareket etmediğimizi ifade ettik. Yıllardır emek verdiğimiz meslek hayatımızda ilk kez böyle bir durumla karşılaştığımızı ve bugüne kadar herhangi bir adli suça karışmadığımızı da belirttik. Gece 00.00 sıralarında girdiğimiz karakoldan yaklaşık 02.00 sıralarında ayrıldık. Karakolda, hakkımızdaki suçlamanın halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek olduğunu öğrendik.
Yaşananların ardından bugün adliyeye giderek söz konusu şahıs hakkında şikayetçi olduk.
Bu süreçte, yaptığımız meslek gereği yanımızda olmasını beklediğimiz Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin ilk iki gün boyunca sessizliğini koruyup, gelen tepkilerin ardından bugün açıklama yapmasını kamuoyunun ve meslektaşlarımızın takdirine bırakıyoruz.
Son olarak, bu zor süreçte geçmiş olsun dileklerini ileten, desteğini yanımızda hissettiren tüm hemşehrilerimize, meslektaşlarımıza ve takipçilerimize teşekkür ediyoruz.
Hatice Aksoy & Muhsin Aksoy
Trabzon 360 Haber
Özgür Özel:
“Bu meselenin üstü kapatılamaz Sn Erdoğan, lütfen şu soruları cevaplayınız”
✔️Geçmiş kabinelerinizden bu fonda işlem yapan bakan var mı?
✔️Bu kabinenizde bu fonda işlem yapan veya adına işlem yapılan bakanlar var mı?
✔️Sarayda üst düzey bürokratlardan, kimlerin bu fonla adı anılıyor
✔️Bunların hepsi başta Akp çevrelerinde, her yerde konuşuluyor
✔️Aman susalım, bu işin üstünü kapatalım OLMAZ… Bu işin üstü kapatılamaz
Ecevit’in Kıbrıs zaferinden dolayı ambargo yediğini dünya alem bilir.
O dönemde yokluk değil ambargo yüzünden kuyruklar yaşanıyordu.
Ecevit döneminde bir asgari ücretle 11 küçük altın alınırken bugün kaç tane alabilirsiniz?
Alım gücü iyiydi.
Bugün ucuz ekmek kuyrukları ambargodan değil fakirlik yüzünden yaşanıyor.
Ancak Ecevit’e yazar kasa atıldığında dolar 1.20 TL mazot ise 1 TL idi.
O dönemde özgürlüklerin kralı yaşanıyordu ve o kasa fırlatıldı, bugün fırlatta göreyim.
Demek ki bazen millete rahat batıyor…
İETT 1 Günde;
773 Hatta,
5 milyon yolcu taşıyor,
67 bin sefer,
1,4 milyon km yol yapıyor.
Millete hizmet için, daha konforlu bir ulaşım için çalıştık; liyakatli kadrolarımız çalışmaya devam ediyor.
Bu zor ekonomik dönemde, 550 yeni araçla İETT filomuzu yeniliyoruz. İstanbul’umuza hayırlı olsun.
Önce seçilmiş Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat’ı tutukladılar.
Sonra belediye meclisini sistemli biçimde işlevsiz bıraktılar. Meclis üyelerimizin yarısı uydurma gerekçelerle tutuklanırken, geri kalanlar "dükkanını yıkarız", "seni de içeri atarız" şantajlarıyla sindirilmeye çalışıldı.
Bununla da bitmedi! Hukuken kısıtlı olan bir üyenin üzerindeki engeller, AKP lehine oy kullanması karşılığında jet hızıyla kaldırıldı.
Sonuç mu? Meclis çoğunluğunu tehdit, şantaj ve kirli pazarlıklarla ele geçirdiler ve AKP adayı Kemal Türkyılmaz’ı o koltuğa oturttular.
Kirli kumpaslarla iradesini gasp ettiğiniz bu millet, bedelini sandıkta çok ağır ödetecek!