Denizi üç günde geçen bi serçenin seher vakti soluk soluğa tünediği dalda şenlik gibisin. diyo bi şiirinde Ülkü Tamer edebiyatın en iyi iltifatlarından gibi sanki.
Yorgun, argın, bitkin bitap ama varmanın mutluluğu sahi
ayağı kırık bir at gibi topallıyordum ortasında hayatımın
ve tüfeğin icadına asırlar vardı
sana son mektubumu
dört nala heceleyen
ayağı kırık bir at getirecek
atı da vurman gerekecek
Mesela saçların uzanırken boynundan omuzlarına
Ve gülerken ağzın kulaklarına varıncaya
Seni seyrederken kaplayan içimdeki huzuru
Kime söylesem diye düşünmekten utanıyorum
Bu içimdeki sen ve çocukça telaşları
Sana yeniden bakacağım. Günün doğuşunu, batışını, çocukların sokak aralarındaki koşuşunu, gülüşmelerini, anaların tandır başında ya da damdaki yaşam akışını yeniden seninle izleyeceğim. Yine geleceğim sana, daha büyük bir heyecan ve daha büyük bir umutla.