Karaborsa bilet satıyorsun ceza almıyorsun,
Kara para aklıyorsun ceza almıyorsun,
Yasadışı bahis reklamı yapıyorsun ceza almıyorsun,
Fetöcü sponsor alıyorsun ceza almıyorsun,
Hakem toplantısına "en büyük gs" nickiyle katılan kadrolu hakemin var,
Fanatik galatasaraylı TFF maç planlama müdürün var istediğin gibi fikstür yazıyor sana,
Avrupa maçı oynuyorsun diye maçın erteleniyor,
En önemli oyuncun osimhen afrika kupasına gitti diye lige ara veriliyor,
Sahadaki oyuncularının milletvekili gibi dokunulmazlığı var ne yaparlarsa yapsınlar kart görmüyorlar,
3 senedir şampiyon oluyorsun,
Son 10 yılda 6 kez şampiyon olmuşsun,
Asbaşkanınızın dediğine göre yargıda "aslanlar grubu" diye bir yapılanmanız var,
Ezeli rakibinin son 3 başkanının 2'si bu iktidarda cezaevine atılmış,
Ezeli rakibinin takım otobüsü kurşunlanmış ve 10 yıldır faili bulunmamış peşine kimse düşmemiş...
Ama evet TFF, MHK ve devleti arkasına alan aslında senin rakibin 😄
“Derbideki hakem yönetimi, belli bir zihniyetin gençleştirme illüzyonu kisvesi altında yürüttüğü sistematik adamcılık anlayışının sahadaki en açık tezahürüdür.”
Menzil Tarikatı’nın İzmir’de yaptığı adeta bir “gövde gösterisi”, kabul edilemez bir tabloyu gözler önüne sermiştir.
Bireysel inançlara elbette eyvallah. Ancak kamu kurumlarında görev yapan bazı kişilerin, bir tarikat liderine bağlılıklarını açıkça beyan ettikleri çok sayıda video izledik. Bu görüntülerde askeriyeden, Sağlık Bakanlığı’ndan ve Adalet Bakanlığı’ndan kamu görevlilerinin yer alması, meselenin çoktan bireysel inanç sınırlarını aştığını göstermektedir.
Devlet kurumlarıyla iç içe geçmiş, kamu gücünü kendi inançları ve hiyerarşisi doğrultusunda yönlendirmeye çalışan bu tür yapılanmaların neye yol açabileceğini, 15 Temmuz’da çok ağır bir bedel ödeyerek tecrübe ettik.
İslamiyet ile hiçbir ilgisi olmayan sözde tövbe törenleri düzenleyen, milyarlarca liralık servete sahip bir holding gibi hareket eden bu yapıya; kamu görevlilerinin ve siyasetçilerin destek vermesi, laik hukuk devleti ilkesine ve Anayasaya açıkça aykırıdır.
Sorun yalnızca bu tarikatlarla da sınırlı değildir. Bölücü terör örgütü, sözde başlatılan süreçten güç alarak faaliyetlerini ve saldırganlığını artırmış, küstahlığını her geçen gün daha da ileri taşımıştır.
Öte yandan; Twitter’da iki satır eleştiri yazan, sokak röportajında düşüncesini dile getiren yurttaşlar hakkında anında soruşturma başlatan ya da başlattıran devlet yetkilileri ve siyasetçilere sormak gerekiyor:
Anayasamız kaldırıldı mı?
TBMM’de şerefiniz ve namusunuz üzerine okuduğunuz yemin ne içindi?
Dün FETÖ için uyarmıştık, dinlemediniz.
Bugün bir başka tarikat için yeniden uyarıyoruz.
Dursun Özbek: Şöyle bir duyum aldım. 'Eğer başkan çıkar bana bir şey derse, aramızda konuştuğumuz şeyleri ifade ederim'. Sakın ha! Artık bu iş burada kalsın. Hodri meydan ne varsa çık söyle ama asıl işimizden uzaklaşıyoruz.