Deli gibi yardım dilemeyi istediğimiz ama aynı zamanda ona muhtaç olduğumuzu belli etmek istemediğimiz, açık etmekten çekindiğimiz o şey.. O şey neyse hayatımızın nereye sürükleneceğine dair en sağlam spoiler da orada..
Geçmişte yaşamayı o kadar da hor görmemek lazım ya. Gelecek görünemeyecek halde olduğu zamanlarda geçmişte takılıp vadeyi doldurmak çok da kötü bir eylem değil herhalde.
Bir insan canlı kalmak için bu kadar ekstra bir çaba harcamak zorunda kalmamalı. Canlı kalmak biraz da kendiliğinden olması lazım değil mi. Sanki kendiliğindenliklerin yapacağı işleri de biz yapıyoruz. Böyle amele bir canlı olamaz ya.
Bizim hayatımızı bizim zahmetimize ihtiyaç duymadan çalamayacakları için bizi de bir miktar canlı tutmak zorundalar tabi. Keşke hayatımız mahvolacaksa bile kendi kararlarımız neticesinde mahvolsa.
Geçmiş ve gelecek mesaisine ara verip biraz şimdide dinlenmek, bi nefes almak gerekiyor bazen. Zaten insan herhalde olana ve olacak olması beklenene ancak böyle tahammül edebiliyor sanki he.
Bugün ağzımdan gayriihtiyarı "Allahından bulsun!" lafı çıktı. Öyle aman aman rahatlatmadı ama tuhaf bir şifası var. Sanırım zaman zaman kullancam hap niyetine.
Beyin ölümüm gerçekleşmeden bedenim rahata ermeyecek galiba. Buna en çok da midem sevinir belki. Zira kendisi bayadır zihnimin henüz gerçekleşmemiş şeyler üzerinde ki nafile çabasının stresine maruz kalıyor. Kalbimle iş birliği yapıp bu biyolojik bütünlüğe darbe vursa yeridir.
Yarın erken uyanmam gerek stresiyle uykuya dalmak istemiyorum.
Sabah kaçta uyanacağımı bilmek zorunda olmadığım yer benim cennetim olabilir. Allah belasını versin dakikliğin, esneksizliğin, aksaksızlığın, mükemmelliyetçiliğin.