🔴 Ankara’nın Haymana ilçesinde Muhammed Kavi, polis baskını sırasında öldürüldü. “Polise mukavemet etti” deniliyor ancak ailesi, “Eşi ve çocuğunun yanında uyuyordu. Evde silah yoktu; polis odaya girerek ateş etti” diyor.
“Zamanında Türkçe Olimpiyatları’na katılarak iltifatlar eden siyasetçilerden, bugün yaşadığımız hukuksuzluklara karşı ses çıkmıyor. Hiçbir yasa dışı fiilim olmadığı hâlde ağır biçimde cezalandırıldım.”
Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı, yürüttüğü soruşturma sonunda hazırladığı iddianamede, şüphelilerin JİTEM’in 1992-1996 yılları arasındaki faaliyetleri kapsamında, aralarında Abdulbaki, Kemal ve Zübeyir Birlik ile Zeki Alabalık’ın da bulunduğu 22 kişinin kaçırılması ve öldürülmesinden sorumlu olduklarının dosyadaki delillerle ortaya konulduğunu belirtti. Bu tespit doğrultusunda şüphelilerin cezalandırılmasını talep etti.
İddianame mahkeme tarafından kabul edildi ve Albay Hasan Atilla Uğur, dönemin Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Albay Eşref Hatipoğlu, Jandarma Komando Bölük Komutanı Ahmet Boncuk, Başçavuş Ünal Alkan ve beş korucu hakkında “silahlı örgüt kurmak veya yönetmek”, “silahlı örgüte üye olmak” ve “tasarlayarak öldürmek” suçlarından dava açıldı.
Ancak Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yürütülen davada, içlerinde kamu görevlilerinin de bulunduğu tanıkların açık, net ve birbiriyle uyumlu ifadelerine rağmen sanıklar beraat etti. Yapılan istinaf başvurusu da reddedildi. Böylece cezasızlık uygulamaları sonucunda, Birlikler ve Zeki Alabalık’ın da içinde olduğu 22 kişinin infaz edilmesi ve zorla kaybedilmesi karanlıkta bırakıldı.
#CumartesiAnneleri1113Hafta
KANAATIMCE YILIN ITIRAFI
MİT tırları diye adlandırılan tırlardaki silahları Amerika Suriye’deki muhaliflere gönderiyormuş. Bu durumu açığa vuran savcılar o gün itibarıyla oyunu bozmuşlar.
Meğerse hedef Suriye’deki muhalifleri silahlandırarak Suriye’yi parçalamak, dolayısıyla İsrail’e alan açmakmış.
Bu yol deşifre edilince Suriye ile ilgili plan riske girmiş. Amerika da bunun fırçasını Türkiye’ye atmış.
Sonraki önemli tüm gelişmeler bu olayla bağlantılı.
Bugün yaşadığımız tüm ÇÜRÜMÜŞlüğün nedeni CEZASIZLIK politikası. Kendisini güçlü ve korunaklı hissedenler kötülüğe devam ediyorlar. Bir de bunca insanlık suçu cezasız kalmışken ‘başımız dik’ diyebiliyorlar. Haluk Levent üzerinden kendilerini ‘aklamaya’ çalışıyorlar.
Geçtiğimiz günlerde Ankara’da düzenlenen Halkların İklim Zirvesi ve Barış Buluşması'nda konuşan KHK Platformları Sözcüsü @mkorkmaz62 Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile ihraç edilen kamu emekçilerinin maruz kaldığı hak ihlallerine dikkat çekti.
Korkmaz, barışın ve demokratikleşmenin, #KHK mağduriyetleri giderilmeden tam anlamıyla sağlanamayacağını vurgulayarak şu çağrıda bulundu:
"KHK'lar iptal edilmeli, yeniden yargılanma hakkı tanınmalıdır. Biz af değil, adalet istiyoruz."
KHK uygulamalarının yalnızca bireyleri değil, aileleri ve toplumsal barışı da derinden etkilediğini ifade eden Korkmaz, gerçek bir hukuk devleti için hukuksuz ihraçların son bulması ve adaletin gecikmeden tesis edilmesi gerektiğini söyledi.
@HabereGuven
https://t.co/lD5eTDAoI4
Bundan 3 sene önce yaptığım bir paylaşım yüzünden Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi tarafından sıfır araba parasına yakın idari para cezası yedim. Üstelik reklam yapmadığım halde, zamları markalarına göre duyurduğum için ve birde paylaştığım fotoğraflarda bardağın ve şişenin üzerinde içki markası görünüyor diye 2-3 kez daha ceza kesildi.
Peki, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın bir ayrıcalığı mı var? Kendisi rahat rahat rakı markasını gösteren paylaşımlar yapabiliyor. Bu kurallar herkese eşit uygulanmıyor mu?
TBMM'de gündeme gelmesi beklenen olası infaz düzenlemesi, hukukun eşitlik ilkesini gözeten kapsayıcı bir anlayışla hazırlanmalıdır. KHK sürecinde hak ihlallerine uğrayan binlerce insanı bir kez daha kapsam dışında bırakmak, yıllardır süren adaletsizliği derinleştirmekten başka bir sonuç doğurmayacaktır.
On yılı geride bırakan KHK hukuksuzluğu artık görmezden gelinebilecek bir mesele değildir. Toplumsal barışın ve hukuk devletinin gereği, yeni dışlamalar üretmek değil, KHK'lıların hak kayıplarını giderecek adil ve kalıcı çözümleri hayata geçirmektir.
@DEMGenelMerkezi@SezaiTemelli
#ToplumsalEnkazKHK
On yılı geride bırakan KHK sürecinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Yalçınkaya ve Yasak kararları, kanunilik, adil yargılanma ve suçta şahsilik ilkelerinin ihlal edildiğini ortaya koyan önemli hukuki tespitler içermektedir. Buna rağmen bu kararların gereklerinin etkili biçimde hayata geçirilmemesi, hak ihlallerinin sürmesine ve hukuk güvenliğinin daha da zedelenmesine neden olmaktadır.
Anayasa Mahkemesi'nin, bireysel başvuruları AİHM içtihadı ve Anayasa'nın temel hak güvenceleri ışığında değerlendirmesi; ihlalleri giderecek etkili bir hukuk yolu oluşturması, adaletin yeniden tesisi açısından büyük önem taşımaktadır. Hukuk devleti, ulusal ve uluslararası yargı kararlarının gereğinin yerine getirilmesiyle güçlenir.
@PerihanKoca
#ToplumsalEnkazKHK
Meclisin önüne öyle bir yasa getirmişler ki zenginlere ve patronlara vergi muafiyeti sağlayıp onları daha da zengin ederken fakirleri, emeklileri ve esnafı sefalet ücretiyle daha da yoksulluğa mahkûm ediyorlar.
Arkadaşlar, bu nasıl bir adaletsizliktir?
2023’te memurlara seyyanen zam verildi, emeklilere verilmedi. Bugün değeri 25 bin liraya ulaştı. Niçin vermiyorsunuz?
Hiç yüzleri kızarmıyor! Bu nasıl olabilir arkadaşlar, olacak iş mi? İnsanlar bu kadar sıkıntı içindeyken emekliye, “Ancak sana 3.500 lira verebilirim.” diyor; patronlara ise dev muafiyetler sağlıyorlar.
Bu zulüm ittifakını buradan 86 milyon yurttaşımıza şikâyet ediyoruz!
1990’lara Döndük: İki Türkmenistan Vatandaşı Kayıp!
Bakın arkadaşlar, 1990’lara döndük! Artık Türkmenistan vatandaşları bile bu ülkede kaçırılıyor. Önceden Kürtler zorla kaybediliyor, kaçırılıyordu; şimdi aynı anlayış devam ediyor.
Yenisi ile, eskisi ile derdinin demokrasi olduğunu söyleyen tüm partiler için turnusol:
-Eğer yüzbinlerce insanın yaşamını karartan KHK Zulmüne karşı bir sözünüz yoksa hiç samimi değilsiniz ve bizim nezlimizde hiç bir öneminiz yoktur.
#KHKZulmüneSon
On yıl geçti. Değişen hükümet programları, açıklanan reform paketleri ve verilen sözlere rağmen KHK meselesi hala adil, kapsamlı ve kalıcı bir çözüme kavuşturulmadı. Oysa geçen her gün yalnızca hukuksuzlukları uzatmıyor, aileleri, çocukları, çalışma hayatını ve toplumun adalet duygusunu daha da derinden etkileyen bir toplumsal enkaz büyüyor.
KHK'lar artık sadece geçmişte yaşanmış bir olağanüstü hal uygulaması değil, hukuk güvenliğini, toplumsal barışı ve ortak geleceği ilgilendiren yapısal bir sorundur. Bu enkazın kaldırılmasının yolu, gecikmiş adaletin tesis edilmesi, hak ihlallerinin giderilmesi ve hukukun üstünlüğüne dayalı kalıcı bir çözümün hayata geçirilmesidir.
@ibrahimyesilsol
Etiketimiz;
#ToplumsalEnkazKHK
Üç aylık askeri öğrenciyken tutuklanan ve müebbet verilen Kara Harp Okulu öğrencisi İbrahim Aka’nın babası Eyüp Aka:
"Oğlumu tutuklayan, müebbet veren ve kendi verdiği cezayı Yargıtay'da onayan aynı hakim. İsmi var. Oğuz Dik. Bu nasıl adalet?”
#ToplumsalEnkazKHK
Röportajın tamamı: https://t.co/IQYagf9TF7