3 Temmuz travması zaten sensin.
"Hocaefendi yapmadı kumpası" diyen Cihan Kamer'i sen yönetici yaptın.
Seni, firarî FETÖcü terörist Zekeriya Öz'e bizzat şikayet eden Tahir Kıran ve HBK senin yanında.
"Cemaat suçsuz" diyen Müjdat'ı kulübe sen soktun.
3 Temmuz artığı İb. Seten'in kanalına akreditasyon veren yine sensin.
Mehmet Ağar yeğeni, Nihat Özdemir oğlu ile senin yönetiminde temsil ediliyor.
3 Temmuz konusunda konuşacak son kişi bile değilsin sen Aziz bey.
O travmanın ta kendisisin.
biz denilecekleri aylar önce söyledik. malumun ilanı. aziz denilen şahsı, onca rezalete rağmen bir kez daha bu kulübe başkan seçenler, niteliksiz ve gizli işsiz camia evlatlarıyla romantik hezeyanlara kapılanlar eserleriyle gurur duyabilir. biz bağrımıza taş basarız.
Ali Şen sonrası bu kulübe başkan gelmedi. Yazık vallahi yazık. Balık restoranı işlettiği halde palamutla lüferi ayırt edemeyecek adama Greenwood ve Asensio emanet ettiniz, tefecilerle kasa çeviren adama kulüp emanet ettiniz hiç ağlamayın şimdi.
gerçekler acıdır. siz futbolcu eskisi olmaktan başka bir fonksiyonu olmayan camia evlatlarını, menajer artıklarını filan toplamaya devam edin. sıfır planlama, tonla para. umarım herkes hak ettiğini yaşar. benim çizgim belli, aziz ve şürekası gidene kadar bağrıma taş basacağım.
haklı. 13-14 senedir 11 milyon euro’ya iki adet brezilya milli takımı havuzunda olan oyuncu alınabiliyordu, haziran 2026’dan sonra rüzgar aniden tersine döndü. bambaşka bir sabaha uyandık. sudan çıkmış balığa dönmeleri çok normal. yönetiminizde beş hakan safi olsa da yetmiyor.
Cihan Kamer: "Eskiden 13-14 sene önce yöneticilik yaparken Brezilya'dan iki tane futbolcu almıştık. Bunlardan biri André Santos, biri de Baroni idi. Birisi de milli takımın sol bekiydi. Arkadaşlar tam 11 milyon euro ikisinin değeri. 5,5 milyon euro transfer ödemeli, 750 bin euro 800 bin euro maaşlar. Şimdi baktığınız zaman yani bir futbolcu için 40 milyon 50 milyon euro bonservis bedelleri, 7, 8, 9, 10 milyona varan maaşlar, %40 üzerine ödenen vergiler... Baktığınız zaman hakikaten hiç kolay değil bu ekonomi."
hem yusuf’a, hem de arda okan’a talip olarak fenerbahçe’yi altyapıdan yetişmiş oyuncu sınırı konusunda sıkıştırıp kadro mühendisliği açısından zorluyorlar. fenerbahçe yönetiminin bu genç ve deneyim kazanmış oyuncuları çoktan alması gerekirdi de kime neyi anlatıyoruz.
aziz'in divan kurulunda, alın götürün, satabiliyorsanız satın dediği adamın masterclass'ı. masterclass olduğuna katılıyorum. kante büyük futbolcu, ve fakat siz yönetim ve teknik heyet olarak fenerbahçe'nin felaketisiniz.
ödenen bonservisten bağımsız, doğru bir planlamanın içinde şahane bir parça olurdu cherif. kendisini, sezonun en iyi ihtimalle yarısını sakat geçiren, atletizmini kaybetmeye yüz tutmuş 32+ santrforlarla değiştirmek, fenerbahçe’de gördüğüm en saçma şeylerde ilk beşe girer.
Sidiki Cherif, Fenerbahçe’ye veda etti.
"Her zaman kolay değildi, ama bu bölümden sadece iyi şeyleri aklımda tutuyorum.
Beni destekleyen herkese, bana verdiğiniz tüm sevgi için taraftarlara teşekkür ederim.
İlk günden beri beni kucaklayan takım arkadaşlarıma teşekkür ederim. Sezonun geri kalanında hepinize başarılar dilerim.
Şimdi şampiyonluğu kazanma zamanı. 💛💙"
cehalet, fenerbahçe’yi ele geçirdi. yıllarca kendimi liyakat diye yırttım, aziz, ali koç ise el ele bu kulübü hasım, akraba işe alınan kobi ölçeğindeki firmalara çevirdiler. ismail kartal adlı çapsız kişinin fenerbahçe’ye teknik direktör sıfatıyla dört kere gelmesi bir faciadır.
Bu gerçeği ilk kim dile getirecek diye bekliyordum sevgili Ahmet Selim sonunda açıklamış.
İsmail hocanın doktora öğrencisi bir ismi 25 milyonluk camiaya profesör diye tanıtmasının hiçbir anlamı yok ki bu durumun kulüp içinde ciddi bir rahatsızlık yarattığını da biliyorum. Buna benzer bazı farklı durumlar daha var maalesef.
Fenerbahçe ülkede kapladığı yerden ekonomisine, kadro kalitesinden potansiyeline kadar dünyanın en önemli markalarından biri. İsmail Kartal'a diyebileceğim bir şey yok sonuçta bu kulübün efsanesi ama bu markanın en azından İsmail hocanın arkasında daha liyakatli isimlerle temsil edilmesi gerekiyordu.
@bsezgin76 abi, planlama diye bir şey yok ki. bu bir mühendislik işi, ve güya aylardır hazırlanan insanların, neye ve nasıl hazırlandıklarını anlamak mümkün değil. ben o yüzden artık bu durum değişene kadar ne yazmayı, ne de çizmeyi düşünüyorum.
gerçekler acıdır. siz futbolcu eskisi olmaktan başka bir fonksiyonu olmayan camia evlatlarını, menajer artıklarını filan toplamaya devam edin. sıfır planlama, tonla para. umarım herkes hak ettiğini yaşar. benim çizgim belli, aziz ve şürekası gidene kadar bağrıma taş basacağım.
Fransız yorumcu Daniel Riolo’nun Fenerbahçe-Lyon maçı hakkındaki yorumları:
“Lyon’un böyle bir takıma karşı turu geçememesi gerçekten sinirimi bozar. İlk yarı boyunca, böyle takımlar kurmanın mantığını çözmeye çalıştım. 50 tane futbolcu var. Cengiz Ünder ve Sofyan Amrabat gibi isimler de var daha kadroda. Bir taraftan kendime Lyon’a konsantre ol diyordum, bir taraftan da Türk takımlarının sportif politikasını düşünmekten ve ne yapmaya çalıştıklarını anlamaya çalışmaktan alıkoyamıyordum. Açıkcası eski Avrupa Kupası formülünde iyi bir sonuç olarak değerlendirebilirdik ancak bu sonuç benim içime sinmedi. Haftaya turu geçmek için kazanman gerekiyor. Bence Lyon, Türkiye’ye muhtemelen “Önce direnmemiz lazım. Rakibin coşkusunu kontrol edebilirsek, onu frenleyebilirsek iyi olur” düşüncesiyle geldi. Ama Türkiye’de oynadığın zaman kafanda kurduğun birçok şeyin sahada pek de gerçekleşmediğini görüyorsun. Tamam, bazı dönemler oluyor; Galatasaray daha iyi takım falan… Ama geri kalanında biraz abartıyoruz. “Evet, atmosfer çok büyük.” Ama takımlar aslında o kadar da güçlü değil. Sonra insan biraz kendini fazla kaptırıyor. Lyon da belki “Biz şu anda tam olarak nerede olduğumuzu bilmiyoruz. Baskı altında nasıl olacağımızı bilmiyoruz. Bir hafta sonra takımın ne durumda olacağını da bilmiyoruz” diye düşünmüş olabilir. “Evet, atmosfer olacak, stat yanacak, rakibin çok sayıda kaliteli bireysel oyuncusu var…” diye düşünüyorsun. “Ne yapmamız gerekiyor?” diye sorgularken bir bakıyorsun maçı izliyorsun ve diyorsun ki: “Bir dakika beyler, Lyon, siz daha iyisiniz.” Karşınızda ritim değiştirmekten aciz bir takım var. Eğer Lyon gerçekten rakibin üzerine gitseydi, bence galibiyetle dönebilirdi. Lyon galibiyeti hak etti demiyorum, farklı bir anlayışla sahaya çıkmış olsalardı bu maçı kazanabilirlerdi diyorum. Tempo yapabilecek durumları yok. Bunu yapacak fiziksel güçleri yok. Bacakları kaldırmıyor, kadroda neredeyse sadece otuzlu yaşlarda oyuncular var. Bireysel beceri ile golü buldular zaten. Lyon kolektif ve kalite olarak daha iyi bir takım. Fenerbahçe’nin kolektif oyun ile gol atabilecek bir becerisi olduğunu düşünmüyorum. Ancak rövanşta kornerden Lukaku gibi tecrübeli bir isimle gol bulup seni eleyebilirler, sen daha iyi olmana rağmen.”
kaç maça çıkacağından kendilerinin bile emin olmadığı adamı almışlar :D müthiş kadro ve bütçe planlaması, ıskarta mallarla ikinci haciz dönemi. şu sezon bitsin de sonsuza kadar kurtulalım sizden, sonucu ne olursa olsun.
🟡🔵 Fenerbahçe, Belçika Milli Takımı doktorundan özel rapor aldı. Ayrıca Lukaku’dan İstanbul’da kapsamlı sağlık kontrolü garantisi istendi.
🔜Napoli kulübüne ödenecek bonuslar da oyuncunun çıkacağı maç sayısına göre belirlendi.