🛑Nasıl yediniz kardeşim Fatih’in hakkını?
“Haksız tahrik” dediniz, “fail çocuk” dediniz. Oysa burada konuştuğumuz kişi, 15 yaşındaki akranını tam 12 kez bıçaklayarak öldüren bir faildir.
Benim kardeşim yalnızca bir kez değil, iki kez değil; tam 12 kez bıçaklandı. Karnından, kaburgalarından, belinden, kolundan, bacağından, kalçasından, sırtından ve böbreğinden aldığı darbeler sonucu hayatını kaybetti. Atardamarı bile kesilmişti. Bunlar bizim iddialarımız değil, otopsi raporunda yer alan gerçeklerdir.
Üstelik “haksız tahrik” denilen şeyin dayanağı neydi? Kardeşimin kendisini bıçaklayan kişiden korunmaya ve hayatta kalmaya çalışması mı? Bir insanın saldırı karşısında kendisini savunmaya çalışması nasıl olur da onu öldüren kişiye indirim sebebi yapılabilir? İşte anlayamadığımız ve kabul edemediğimiz nokta budur.
Sayın Hakim, insanın parmağı kesildiğinde bile acı çeker. Benim kardeşim ise vücudunda sağlam yer bırakılmayacak şekilde defalarca bıçaklandı. Buna rağmen saldırının canavarca hisle işlendiği dahi kabul edilmedi‼️Peki 12 bıçak darbesi yeterli değilse, kaç bıçak darbesi olsaydı bu eylemin canavarca hisle işlendiğine inanırdınız???
Failin suça sürüklenen çocuk olması nedeniyle alabileceği cezanın zaten sınırlı olduğunu biliyorduk. En üst sınırdan ceza verilse bile tamamını yatmayacağını da biliyorduk. Buna rağmen en ağır ceza dahi verilmedi. Fail lehine uygulanan indirimlerle ceza 12 yıla düşürüldü. Bunun fiili karşılığının yaklaşık 7 yıl olması, üstelik bunun yalnızca birkaç yılının kapalı cezaevinde geçecek olması vicdanlarımızı derinden yaralamaktadır.
Fatih toprağın altında. Onun yaşam hakkı elinden alındı. Onu öldüren kişi ise birkaç yıl sonra özgürlüğüne kavuşacak. Bir insanın hayatı gerçekten yalnızca 7 yılla mı ölçülüyor?
Bu dava hakkında binlerce yorum okudum. Verilen kararı destekleyen tek bir kişiye dahi rastlamadım. Çünkü toplumun vicdanı da bizimle aynı soruyu soruyor: 15 yaşındaki bir çocuğun hayatının bedeli gerçekten bu kadar mı?
Biz bu kararı kabul etmiyoruz. İstinaf mahkemesinden beklentimiz, verilen bu kararı bozması ve vicdanları yaralayan indirimi ortadan kaldırmasıdır.
Biz intikam değil, adalet istiyoruz.
Fatih için adalet istiyoruz.
#FatihAcacı
#FatihAcacıİçinAdalet
#SSÇ
#Adalet
@abakingurlek@TC_icisleri@adalet_bakanlik
Can Yılmaz, Türkiye’de tatil fiyatlarında Türk vatandaşına çıkan farkı eleştirdi:
🔹 “Almanya’dan geliyorsan 3 gün 4 gece 20 bin TL.”
🔹 “İstanbul’dan geliyorsan aynı tatil 56 bin TL.”
🔹 “İngiltere pasaportuyla 26 bin TL’ye kalıyorsun.”
🔹 “Aradaki 30 bin TL Türk vatandaşı olmanın cezası mı?”
🔹 “Dışarıdan geliyormuş gibi rezervasyon yapıyorsun.”
🔹 “Sonra otele gelince Türk olduğun anlaşılıyor.”
🔹 “Bu kez 30 bin TL daha istiyorlar.”
🔹 “Ben 26 bine Yunanistan’a giderim.”
🔹 “Halkidiki’de kalırım.”
🔹 “Mis gibi tatilimi yaparım.”
🔹 “Kirazı kiraz, çileği çilek tadında yerim.”
🔹 “Enayilik devri bitti.”
Ege Kökenli: "Dedemi kaybettim, düğünümdeki fotoğrafımızı paylaştım. Altına 'Ey para sen nelere kadirsin, yaşlı adamların koynunda' yazmışlar.
Yanlış anlaşılmasın özellikle belirtiyorum; bunu yazan da kapalı bir kadın. Senin inandığın dinin ilk emri 'oku'. Bir paragraf 'canım dedem' yazmışım, onu okusana."
Burdur’da 14 yaşındaki erkek çocuğu,62 yaşındaki şahıs tarafından taciz ediliyor.çocuk karşı gelince şahıs çocuğun kafasına tabanca ile ateş ediyor.
Şahıs önce mahkeme tarafından serbest bırakılıyor.çocuk yoğun bakımdan çıkınca anlatıyor ve şahıs tutuklanıyor.
Korkunç değil mi ?
Bir başka korkunç olansa,şahsın yakınlarının basın mensuplarına saldırıp,sapkına sahip çıkmaları.
Utanmazlar..
@ucimorgtr@SaadetOzkanEfe
Burdur'da intihar girişiminde bulunduğu iddiasıyla hastaneye kaldırılan 14 yaşındaki çocuk, 1 ay sonra komadan uyanıp cinsel istismar mağduru olduğunu ve kendisini hastaneye getiren şahıs tarafından vurulduğunu anlattı.
Olay, 8 Mayıs Cuma günü Şeker Plajı'nda meydana geldi. İddiaya göre, A.K. (62), aynı araçta bulunduğu E.H.'yi (14) taciz etti.
E.H.'nin tepki göstermesi ve direnmesi üzerine A.K., araçta bulunan tabanca ile çocuğun kafasına ateş etti.
A.K., ağır yaralanan çocuğu Burdur Devlet Hastanesine getirdi ve intihar girişiminde bulunduğunu söyledi. Ekipler tarafından bahse konu araç incelemeye alınırken A.K. ekipler tarafından gözaltına alındı.
Yaralı çocuğun hayati tehlikesi bulunurken A.K. isimli şahıs karakoldaki ifadesinin ardından 9 Mayıs günü çıkarıldığı mahkemece adli kontrol ile serbest bırakıldı.
1 aylık tedavinin ardından gözlerini açan E.H., alınan ilk ifadesinde A.K.'nın kendisini taciz ettiğini, direndiğinde kendisini silahla vurduğunu söyledi.
Bunun üzerine yeniden gözaltına alınan A.K., "çocuğa karşı cinsel istismar" ve "kasten öldürmeye teşebbüs" suçlarından tutuklandı.