Her öğretmen bir kâşiftir.
Her öğrencide gizli kalmış dünyalar, yıldızlar, galaksiler olduğuna inanır.
Ufku geniş, hayalleri memuriyet sınırlarının ötesindedir öğretmenin.
Buna inanmak gerekiyor.
Çağımız hayatı hiç olmadığı kadar yüceltirken hayatlar arasındaki eşitsizliği de derinleştirmektedir. Bir tarafta insani yardım söylemleri, tıp teknolojileri ve ‘hayat kurtarma’ seferberlikleri vardır; diğer tarafta sınırda boğulan göçmenler, polis şiddetiyle ölen gençler, tedaviye erişemeyen yoksullar ve varlığı kamusal bir kayıp sayılmayan insanlar. Sorun yalnızca ölüm karşısındaki eşitsizlik değildir; insanların yaşarken gördüğü saygı, sahip olduğu haklar, kurabildiği ilişkiler ve tahayyül edebildiği gelecek de eşitsizdir.
Merhamet acı çeken kişiyi kurtarmak ister; adalet ise onu o acıya sürükleyen düzeni sorgular. İnsani yardım bir mülteciyi denizden çıkarabilir, fakat insanların neden o denize açılmak zorunda kaldığını açıklamaz. Hekim hastayı hayatta tutabilir, fakat hastalığın sınıfsal ve siyasal köklerini tek başına ortadan kaldıramaz. Acıya duyarlılık kuşkusuz değerlidir; fakat yalnızca acı görünür olduğunda harekete geçmek, insanları hak sahibi yurttaşlardan merhamet bekleyen mağdurlara dönüştürebilir.
Eşitsiz hayatları anlamak, yalnızca mahrum bırakılmış insanlara bakmakla mümkün olmaz; onların mahrumiyetini başkalarının ayrıcalıklarıyla birlikte görmek gerekir. Böylece mesele talihsiz insanların dramından çıkar, hayatları derecelendiren toplumsal düzenin meselesine dönüşür. Acı çekenlere daha fazla merhamet göstermekle yetinilmemeli; bazı hayatların neden korunmaya, yas tutulmaya ve anlatılmaya daha layık görüldüğü sorgulanmalıdır. Gerçek adalet, herkesi yalnızca hayatta tutmayı değil, her insana yaşanmaya değer, haysiyetli ve anlatılabilir bir hayat imkânı tanımayı gerektirir.
Didier Fassin, Life: A Critical User's Manual
Ekranların önünde namaz kalmaktan Rabbime sığınırım. Bize senin kıldığın namaz değil, Adaleti uygulama şeklin ve liyakat verdiğin önem ilgilendirir. Burada gösterdiğin samimiyeti insanların tercihine bırakıyorum.
VESSELAM. Hu ALLAH.
"O gece iki rekat namaz kılarak alemlerin Rabbine teslim olduk. Hamdolsun Rabbim dualarımızı geri çevirmedi ve zaferi bizlere, aziz milletimize nasip etti."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
#AsırlıkGece
❝Bursa’da sokakta sigara içerken hâlâ avucumun içine alırım...
Belki babamın arkadaşı görür diye...
Ne babam kaldı, ne arkadaşı...❞
Rahmet olsun, Rahmet olsun…
Bir #RaşitKeskin şiiri.
Yağmurların Leylası dinleyin tamamı : https://t.co/OJ7dsTOOF1
Ölçüsüz nazire:
Bir sevdavamız ve aşkımız olmalı
İçten yanmalı muhabbet
Yakıtı yaratandan
Yanmalı
Hu
İnsan kendi dar benliğinin sınırlarını aştığında daha geniş bir varoluşa uyanmaya başlar.
Hayatlarımız yalnızca kendi başına yaşanan kapalı hikâyeler değil. Başka hayatlarla, sevgiyle, maneviyatla, sanatla örülen büyük bir bütünün parçası. İşte bunu fark eden kendisini aşmaya başlar.
Böylece aşkınlık, olağanüstü bir deneyim aramaktan çok, gündelik hayatın içindeki görünmeyen anlamı fark etme ve yaşanan hayatı daha derinden kavrama biçimine dönüşür. Sıradan görünende mucizeyi, gizemi, harikuladeliği fark edebilme hali.
Hayret ve hayret ve hayret.