o kadar kendimin farkındayım ki,
bana biçilen değer de
bana söylenen söz de
üzerimde hüküm kuramıyor.
çünkü kim olduğumu
başkalarının ölçüleriyle değil,
kendi vicdanımın
ve tecrübemin aynasında tanıyorum.
beni övgü büyütmüyor,
yargı da küçültmüyor.
ikisi de yanımdan geçip gidiyor
"Başkasının lafıyla sana tavır alan biri ya olgunlaşmamıştır ya da tavır almak için bahane aramıştır.
Hem ne demişti Nazım Hikmet:
'Beni benden öğren herkese aynı değilim.”
Aldığım en büyük ders;
Her zaman yalnız kalmaya hazır olmak.
İnsanlar saniyeler içinde değişebilir.
Bugün onlar için dünyanın en değerlisiyken, yarın hiçbir şeyi olursunuz.
Bir yere çarptığını, kolundaki morluğu görünce anladığın oluyor bazen.
"Nereye vurdum ki acaba?" diyorsun.
"Ne zaman vurmuşum, hiç hissetmedim ki." diyorsun.
Ama mosmor olmuş işte.
Acıtmış, çürütmüş, fark etmemişsin.
Kahramanmaraş’ta şehit olan, cenazesine hiçbir üst düzey yetkilinin katılmadığı ve ismi listede parantez içinde yazan YUSUF TARIK GÜL’ün babası mezar başında tek başına acısını yaşıyor.
Ölümde bile ayrımcılık olur mu? Küçücük masum bir çocuğun bedeni bile dışlanır mı? Yıllarca babasını bekledi, babası beraat etti, geldi. Defterine “babama kavuştum” yazdı. Babasına doyamadan vefat etti.
Şimdi babası tek başına acısını yaşıyor.
Mekanın cennet olsun YUSUF TARIK GÜL.
Unutmayacağız.