Deniz Göktaş'ın tutuklanması beklenmedik bir gelişme değil, kendisi de biliyordu olacakları.
O cesurca bir eylem yapmış oldu ve yol açtı. O yoldan ilerlemek de ancak örgütlü, bilinçli ve cesurca yürütülen siyasi mücadele ile mümkün.
Birkaç hafta önce "Mahkeme kararlarını sevmesek de uymak zorundayız" diyen Kılıçdaroğlu Deniz Göktaş'ın duruşmasına neden gidiyor?
Olası bir tutuklama kararında Deniz Göktaş'a "sevmesen de bu karara uymak zorundasın" demek için mi.
Bir insan istenmediğini, insanların kendisinden nefret ettiğini bilmiyorsa bu çok büyük bir sorun. Biliyor ve buna rağmen yapmaya devam ediyorsa o daha büyük bir sorun. İnsanlar seni muhalefetten saymıyor, hiçbir yerde görmek istemiyor mutlak butlan. Bunu anla artık.
Bu ne NATO aşkı böyle. Patronlara mahcup olmamak için sergilenen pervasızlık içler acısı. İktidar başta ABD olmak üzere kendisini ayakta küresel düzene bağıra bağıra “sonuna kadar size bağlıyım” mesajı veriyor.
✅ Milli Takım elenmedi…
Yapımı hukuken tartışmalı, futbolculara prim olarak öne sürülen villalar elendi…
Doğa, toprak, ağaçlar, villa arazisini yuva bilmiş canlılar şampiyon oldu…
✅ Milli Takım elenmedi…
Bir futbol turnuvasını, futbol turnuvası ötesinde gören anlayış elendi…
Tankla, tüfekle, silahla, Dünya Kupası’na değil de Savunma Sanayi Fuarı’na katılmış gibi tanıtımı yapılan propoganda elendi…
Sahadan, futboldan çok bıyıkla, saçla, sembollerle meşgul olan akıl elendi…
✅ Milli Takım elenmedi…
Sahadaki oyundan ziyade sloganlara, gösterilere ve hamasete güvenen akıl elendi..
Şımarıklık, tepeden bakma, hazımsızlık, adamcılık elendi…
Eleştiriyi düşmanlık, sorgulamayı ihanet, başarıyı hak, başarısızlığı ise tesadüf sayan kibir elendi…
Tevazu, liyakat, akıl şampiyon oldu…
✅ Milli Takım elenmedi…
Sıradan bir takımı çalıştıracak potansiyeli bile olmayan Montella ve sert sert konuşan Federasyon Başkanı elendi…
Futbol da her iş gibidir…
Ne kadar süslersen süsle, dönüp dolaşıp gerçeğe bakar…
Ne kadar slogan üretirsen üret, dönüp dolaşıp oyuna bakar…
Ne kadar gürültü çıkarırsan çıkar, sonuca bakar…
Dünya Kupası’da 2002’yi özel yapan yalnızca üçüncülük değildi…
O takımın etrafında oluşan samimiyetti…
Halkın tüm kesimi, dışlanmadan kendilerinden bir parça görüyordu…
Başarıdan önce sempatiyi,
sonuçtan önce duruşu, gösteriden önce futbolu kaybettik…
Maalesef…
Geçmiş olsun…
şunun da bitmedi karşı mahalle mağduriyetçiliği. kendi mahallesine satamadığı hikâyeleri laiklere pazarlayıp, uydurduğu mağduriyetlerden ders çıkarmamızı bekliyor.
29 Aralık 2025 günü tutuklanan Erden Timur tahliye edilmiş.
Yılbaşında, iki bayramda, anneler gününde ailesinden uzaktaydı.
İddianamesi dahi yazılamadı, baktılar ki olmuyor 168 gün sonra salıvermişler!
Sorarlarsa "Türkiye bir hukuk devletidir" dersiniz, mizaha katkınız olur!
Dün 120000 (yüz yirmi bin) kişi Trump destekçisi, cinsel istismar ve saldırı şüphelisi, Hitler hayranı ve kendini “NAZİ” olarak tanımlayan ilgi manyağı, faşist bir akıl hastasının konserine gitti.
Hakikaten yazık.
100 küsur yıllık kulüpler kutuplaştırıldı bölündü..
40 yıl sonra 1.parti olan TC’yle yaşıt 100 küsur yıllık parti tam da iktidara yürürken bizzat 13 yıl başkanlığını yapan kişi tarafından 2’ye bölündü vs..
şeytan bile melek gibi duruyor bunların yanında !