DOKTOR HÜSAM EBU SAFİYA VE İŞGALCİ İSRAİL ELİNDE ESİR SAĞLIK ÇALIŞANLARI VE FİLİSTİNLİLER İÇİN ACİL ÇAĞRI!
2 Temmuz 2026 Dr Hussam Abu Safiya avukatına şunları söyledi: “Beni son kez görüyorsunuz. Beni buraya öldürmek için getirdiler.”
Zulme Karşı Duran Doktorlar -Standing Doctors Against Oppression- olarak Dr. Hussam Abu Safiya’nın avukatının İsrail gözetimindeyken fiziksel ve psikolojik durumunda felaket bir bozulmayı belgeleyen güvenilir raporlarından endişe duymaktayız. Tekrarlanan işkence, yeterli tıbbi bakımın reddedilmesi ve gözaltında hayatta kalamayacağına dair korkusu, acil uluslararası eylem gerektirmektedir.
Dr. Abu Safiya, imkansız koşullar altında hastalara bakmaya kendini adamış bir çocuk doktoru ve hastane müdürüdür. Aylardır suçlama veya adil yargılama olmaksızın gözaltında tutulmaktadır. Hiçbir doktor veya bir insan, gözaltındayken işkenceye, zorla kaybetmeye veya ölüm tehdidine maruz kalmamalıdır.
Dr. Abu Safiya’nın derhal korunmasını, bağımsız tıbbi değerlendirme ve tedaviye erişimini, bağımsız uluslararası gözlemciler tarafından kısıtlama olmaksızın erişimini ve suçlama olmaksızın gözaltında tutulan tüm sağlık çalışanlarıyla birlikte derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz.
Uluslararası tıp camiası, dernekleri, Birleşmiş Milletler, hükümetler ve profesyonel tıp örgütleri şimdi harekete geçmelidir. Sessizlik ve gecikme, Dr. Abu Safiya’nın hayatını daha da büyük bir riske atmaktadır.
Bu tekrarlanan uyarılara rağmen Dr. Abu Safiya gözaltında işgalci israil elinde hayatını kaybederse, bu öngörülemeyen bir trajedi olmayacaktır. Bu, hayatının yakın tehlikede olduğu bilinen tutuklu bir hekimi korumada yaşanan büyük bir başarısızlığı temsil edecektir.
Dr. Hussam Abu Safiya Derhal Kurtarılmalı Korunmalıdır!
#drhusamebusafiya
#drhussamabusafiya
#doctorsstandwithpalestine
#freepalestine🇵🇸
#filistineözgürlükdünyayaözgürlük
🇹🇷 🇵🇸
BASINA VE KAMUOYUNA
Aile Hekimlerinin Üzerine Yeni Görevler Eklenirken Mevcut Sorunlar Görmezden Gelinemez
Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan “Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmelik”, evde sağlık ve palyatif bakım hizmetlerinin koordinasyonunda aile hekimlerine yeni görev ve sorumluluklar yüklemektedir.
Evde sağlık ve palyatif bakım hizmetleri; yaşlı, yatağa bağımlı, kronik hastalığı bulunan ve özel bakım ihtiyacı olan vatandaşlarımız açısından son derece önemli hizmetlerdir. Bu hizmetlerin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması sağlık sisteminin temel hedeflerinden biri olmalıdır.
Ancak sağlık hizmetlerinde uzun süredir devam eden temel bir sorun bulunmaktadır: Sistemde ortaya çıkan her yeni görev, her yeni takip yükümlülüğü ve her yeni bürokratik süreç öncelikle aile hekimlerinin üzerine bırakılmaktadır.
Bugün aile hekimleri;
• Günlük yoğun poliklinik hizmetlerini yürütmekte,
• Bebek, çocuk, gebe ve lohusa izlemlerini gerçekleştirmekte,
• Aşılama faaliyetlerini sürdürmekte,
• Kronik hastalık takiplerini yapmakta,
• Kanser tarama programlarını yürütmekte,
• Sağlık kuruluşlarına başvurmayan vatandaşların takibini yapmakta,
• HYP ve benzeri uygulamalar kapsamında çok sayıda veri girişini tamamlamakta,
• İdari ve bürokratik işlemlerle önemli zaman kaybetmektedir.
Bütün bu yükümlülüklerin yanında aile hekimleri, performans kriterlerine bağlı gelir kayıplarıyla karşı karşıya bırakılmakta, çoğu zaman kendi kontrolleri dışında gelişen durumlar nedeniyle ekonomik olarak da cezalandırılmaktadır.
Yeni yönetmelikle birlikte evde sağlık ve palyatif bakım süreçlerinde aile hekimlerine ilave görevler verilmesi planlanırken, mevcut iş yükünün nasıl azaltılacağına, aile sağlığı merkezlerinin personel ihtiyacının nasıl karşılanacağına ve aile hekimlerine nasıl bir destek sağlanacağına ilişkin somut bir düzenleme bulunmamaktadır.
Hekim Birliği Sendikası olarak açıkça ifade ediyoruz ki; aile hekimleri sağlık sisteminin en önemli unsurlarından biridir. Ancak birinci basamak sağlık hizmetleri sınırsız görev yüklenebilecek bir alan değildir.
Yeni görevler verilecekse;
• Yeterli personel desteği sağlanmalı,
• Aile sağlığı çalışanı eksiklikleri giderilmeli,
• Nüfus planlaması gerçekçi hale getirilmeli,
• Gereksiz bürokratik işlemler azaltılmalı,
• Hekimlerin mesleki zamanını tüketen veri girişleri gözden geçirilmeli,
• Performans baskısı yerine nitelikli sağlık hizmetini esas alan bir sistem oluşturulmalıdır.
Hekimlerimizin zamanı ekran başında form doldurmakla değil, hastalarını değerlendirmek ve sağlık hizmeti sunmakla geçmelidir.
Sağlık sisteminin sürdürülebilirliği, aile hekimlerinin üzerine sürekli yeni yükler eklenmesiyle değil; mevcut sorunların çözülmesi, ekip yapısının güçlendirilmesi ve birinci basamağın gerçekten desteklenmesiyle mümkün olacaktır.
Hekim Birliği Sendikası olarak aile hekimlerimizin haklı taleplerinin ve sahadan gelen uyarılarının takipçisi olmaya devam edeceğiz.
HEKİM BİRLİĞİ SENDİKASI
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan:
“Sağlıkta 2025’in ilk 11 ayında muayene sayısı 1 milyar 24 milyonun üzerine çıktı. 16 milyon 253 bin ameliyat ve cerrahi işlem gerçekleştirdik. Aile sağlığı merkezlerimizde 421 milyon kez vatandaşlarımıza hizmet verdik. Ülkemiz genelinde 302 yeni aile sağlığı merkezi açtık. 9 bin 718’i uzman hekim olmak üzere toplam 64 bin 344 sağlık personeli istihdam ettik.”
Bu rakamların arkasında gece gündüz çalışan hekimler var.
Pandemide kimse hekime “Evine gidebildin mi?” diye sormadı. Hekimler balkonlardan alkışlandı, günlerce hastanede kaldı, icap nöbetleri tuttu, ameliyat yaptı, milyonlarca hastaya baktı.
Şimdi ise Denizli’de hekim “evde mi?” diye akşam saatlerinde polis gönderilerek kontrol ediliyor.
Hekimler kaçak değil, suçlu değil.
Hekimin onuru kırmızı çizgimizdir.
#HekimEvdeMi
@drmemisoglu@saglikbakanligi@DenizliValiligi@Denizli_SM
📌 Doktorların vergi rekortmeni olması bir “zenginlik göstergesi” değil, adaletsiz vergi sisteminin sonucudur!
💬 Fabrikatörler, sanayiciler, büyük holdingler çeşitli vergi istisnaları ve muafiyetlerle korunurken; emeğiyle çalışan hekimler gelirinin neredeyse yarısını vergi olarak devlete veriyor.
➡️ Listelerde ilk sıralarda yer almak, çok kazandıkları için değil; en yüksek vergi dilimine zorla sokuldukları içindir.
⚠ Kazandıkça değil, çalıştıkça vergi yükü artıyor.
•Sermaye sahipleri teşvik ve muafiyetle korunurken, hekimler artan vergi oranlarıyla her yıl daha da kayba uğruyor.
🔴 Bu tablo servet adaletsizliğinin değil, vergi adaletsizliğinin resmi!
#VergiAdaleti
📍 Aksaray Promosyon İhalesi Süreci
Hekim Birliği Sendikası olarak Aksaray’da düzenlenen promosyon ihalesine katıldık.
Teklifler 36.000 TL’den başladı, 76.000 TL’de sonlandı.
Meblağı çok yetersiz bulduğumuz için itiraz ettik. Anlaşmaya varılamadı, süreç yeniden ihaleye çıkacak.
Bu süreçte hem banka yetkililerine hem de ihale komisyonuna taleplerimizi ilettik.
İtiraz, Hekim Birliği Orta İç Anadolu Şube Başkanı Mustafa Kürşat Özkök tarafından yapılmıştır.
Hekim Birliği olarak Türkiye'nin her yerinde haksız, adaletsiz banka maaş promosyonlarına gerekli sendikal tepkiyi gösteriyoruz, göstermeye devam edeceğiz.
📢 TALEPLERİMİZ
1️⃣ Mevcut promosyon protokollerinin, 2025 ekonomik verilerine göre yeniden değerlendirilmesi / uyarlanması
2️⃣ Uyarlama kabul edilmezse sözleşmelerin tek taraflı feshi ve yeniden ihale / şartname sürecine girilmesi
3️⃣ Yeni şartnamelerde mutlaka yer alması gereken düzenlemeler:
🔹 Promosyon başlangıç tutarı en az 150.000 TL olmalı
🔹 Sözleşme süresi azami 3 yıl ile sınırlandırılmalı
🔹 6 ayda bir enflasyon farkı ile otomatik revizyon yapılmalı
🔹 Promosyonun tamamı personele dağıtılmalı, kurum payı ayrılmamalı
🔹 Hekim ve hekim dışı personel arasında nispî dağıtım esas alınmalı
🔹 Ek ders, nöbet, fazla mesai gibi kalemler kapsamda olmalı
🔹 Emeklilik, ayrılma, vefat durumlarında geri alınmamalı
🔹 Havale / EFT gibi işlemler ücretsiz olmalı
🔹 Süreç şeffaf yürütülmeli, sendika katılımı sağlanmalı
🔹 Ekonomik dengenin bozulması hâlinde uyarlama / fesih hakkı açıkça düzenlenmeli
4️⃣ Promosyon ihale sürecinde sendika ve meslek örgütlerinin görüşü alınmalı; teklif değerlendirme kriterleri somut ve ölçülebilir olmalı
5️⃣ Mevcut promosyon tutarları nedeniyle yaşanan gelir kayıpları telafi edilmeli, geçmiş dönem farkları için çalışma başlatılmalı.
#GelinBirlikOlalım #PromosyonAdaleti #SağlıkEmekçisineVerilenDeğer
123 bin hekim ve hekim dışı personelin MAAŞ ALDIĞI İSTANBUL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ PROMOSYON İHALESİNDE 102 BİN TEKLİF VERİLEREK AKLIMIZLA ALAY MI EDİYORSUNUZ SİZ ?
HİÇBİR HEKİMİN HAKKINI SİZE YEDİRMEYECEĞİZ, MAAŞLARIMIZ BANKAYA YATMASIN.
HODRİ MEYDAN @TEKsendika
MASAYA VURUYOR !!!
TÜM HEKİMLERDEN DESTEK BEKLİYORUZ..
Bugün İl Sağlık Müdürlüğünde yapılan 2026-2028 maaş promosyon ihalesine şube başkan yardımcımız ve 2 avukatımızla birlikte katıldık.
İhale başlangıç bedelinin yetersiz olduğunu,
3 yıla 3 maaş promosyon verilmesi gerektiğini,
personel lehine bir anlaşma olmadığı takdirde bireysel anlaşma yapılmasının önünün açılması gerektiği aksi takdirde ihalenin iptali için idari yargı yoluna gidileceğini yüksek sesle dile getirdik
Şartnamede 2 bin lira olarak belirtilmesine rağmen tekliflerin 500 lira artırılmasını öneren @isbankasi ,
bu komediye izin veren komisyon yetkililerini ve
ihaleye 45.000₺ teklif vererek bu tiyatroya katkıda bulunan @YapiKredi bankasını şiddetle kınıyoruz.
@saglikbakanligi@dr_aemreguner
#promosyon #sağlıkbakanlığı #heryılabirmaaşpromosyon
Hekim yemekhanesinin ayrı olması ayırımcılıkla değil; pozitif ayırımcılıkla ilgilidir.
Hekimlerin çalışma saatleri her ne kadar diğer memurlar gibi mevzuatla çerçevelendirilmiş olsa da, pratikte bu mevzuat işlememektedir. Zira hekim hastasının süregelen işlerini mesai biter bitmez bırakamaz. Ameliyat, girişimsel işlemler, vizitler paydos ziliyle yarıda bırakılamaz. Bırakılsa, o hekimin işlemini başka bir hekim devam ettiremez. Her hekim kendi hastasından sorumludur. Ancak, bir hemşirenin yarıda kalan işini diğer hemşire, bir temizlik görevlisinin işini diğer temizlik görevlisi devam ettirebilir.
Mesaisi muallak olan bu meslek, mesai sınırları içine sığdırılamaz. Mesai sınırlarına sığmayan bu kutsal mesleğin mensuplarının yemekhanede diğer personelin arkasında sıra beklemesi kadar absürt bir durum olamaz.
Geçmişte bu gerçeği bile bile hekimin arkasında beklemesini, sıraya girmesini isteyerek egosunu tatmin eden, ama işine geldiğinde ekip çalışması naraları atan personeli çok gördük.
Aldığımız bilgilere göre Konya Numune Hastanesi yemekhanesinde sıra problemi uzun zamandır devam eden bir sorundur. Hekimlere ayrı bir yemekhane açılmamış, ayrı bir bölümde hizmet verilmeye başlanmıştır.
Konya Numune Hastanesi Başhekimi doğru olanı yapmıştır.
Hekimlik Meslek Kanunu Tasarımızda bu pozitif ayırımcılığın hastane yemekhanesinden de dışarıya taşmasına yönelik maddeler mevcuttur. Mesela hekime trafikte öncelik verilmesi, emniyet şeridini kullanabilmesi gibi ayrıcalıklar kanun tasarımızda yer almıştır.
Başhekimimiz Ali Haydar Dadacı'yı hekim onuruna ve mesleğin kutsallığına gösterdiği saygıdan ötürü kutluyor, benzeri uygulamaların yaygınlaşmasını diliyoruz.
Ayrı yemekhane uygulamasını uygun görmediğini açıklayan Konya İl Sağlık Müdürlüğü' nü bu görüşlerimiz ışığında bir kere daha düşünmeye davet ediyoruz. @konyailsaglik
İhale başlangıç miktarının her personel grubu için her yıla en az bir maaş olmasını (3 yıla en az 3 maaş),
İhalenin 37 aylık yapılarak bir sonraki ihalenin ocak ayında zamlı maaşlar üzerinden yapılabilmesinin önünün açılmasını,
3 yıla 3 maaş miktarı bankalarca kabul görmüyorsa; personellerin, emekli maaşlarındaki gibi bankalarıyla anlaşmalarını kendilerinin yapmasının önünün açılmasını TALEP EDİYORUZ!
Tüm meslektaşlarımızın hakkını savunmak için Cuma günü İl Sağlık Müdürlüğü’nde olacağız!
@saglikbakanligi@dr_aemreguner@ziraatbankasi@VakifBank@Halkbank@isbankasi@YapiKredi@Akbank@GarantiBBVA@qnbtr@DenizBank
#promosyon #sağlıkbakanlığı #heryılabirmaaşpromosyon
Değerli meslektaşlarım,
119 MİLYON liranız var mı? Benim yok. Eşimle, 35 yıllık meslek hayatımızda edindiğimiz her şeyi satsak da yok.
O zaman tonsillektomi (bedemcik ameliyatı) yapmak için iki kere düşünün.
Dün bir meslektaşımızın, tonsillektomi sonrası kanama ve takip eden hipoksik beyin nedeniyle 119 MİLYON TL tazminat ödemesine hükmedildi.
Zarar gören çocuk ve ailesi için çok üzgünüm. Yaşadıkları dünyanın bütün parasıyla bile azaltılamayacak kadar acı.
Ancak tonsillektominin en iyi bilinen komplikasyonu için hükmedilen tazminat, bir hekimin hayat boyu kazanabileceği paranın kat kat üstünde olamaz.
Şimdi hekimler ne yapsın? Ameliyat yapmayı mı bırakalım? Mesleği mi?
Türk KBB BBC Derneği ve Türk Tabipleri Birliğini bu kararı değerlendirmeye davet ediyorum. Hem hekimler, hem de hastalar için.
@ttborgtr
📢 Asistan Hekimlerin Hakları Çiğnenemez!
Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde asistan hekimlerin, mesai ve nöbet saatleri dışında 17.00–20.00 arasında polikliniklerde zorla görevlendirildiği yönünde tarafımıza yoğun başvurular ulaşmaktadır.
⚠️ Bu uygulama;
•Mevzuata aykırı,
•Gönüllülük ilkesini hiçe sayan,
•Asistan hekimlerin eğitim hakkını zedeleyen,
•Hasta güvenliğini riske atan bir durumdur.
📌 “Sağlık Tesislerinde Mesai Dışı Sağlık Hizmeti Usul ve Esasları” yalnızca gönüllülüğü esas alır. Asistanların rızaları dışında akşam polikliniklerinde çalıştırılması hukuken geçersizdir.
📌 Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği, mesai dışı çalışmayı yalnızca acil vakalar ve yatan hastaların bakımıyla sınırlandırmaktadır.
📌 Uzmanlık eğitimi görenlere uzman nöbeti tutturulamayacağı ve asistanların yerine uzman görevi verilemeyeceği mevzuatta açıkça yazılıdır.
👉 Sendikamız olarak, hukuksuz bu uygulamanın derhal sonlandırılmasını, eğer başhekimlikçe yazılı bir işlem yapılmışsa tarafımıza iletilmesini ve hukuki dayanağına ilişkin bilgi verilmesini talep ediyoruz.
Asistan hekimler köle değil, geleceğin uzmanlarıdır.
Haklarını sonuna kadar savunacağız! 🩺✊
@drmemisoglu@saglikbakanligi
@DahiliyeDoktoru Çok geçmiş olsun meslektaşıma. Yapanların elleri kırılsın da hiçbir hekim bakmasın inşallah. Bunların alnına soğuk damga ile işaretleyeceksin ki kim oldukları belli olsun.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğrencileri, 27 Mayıs günü Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Acil Servisinde görevli intörn hekimin hasta yakını tarafından sözel ve fiziksel şiddete maruz kalmasını protesto etti.
İş bırakan intörn hekimler Başhekimlik binasına yürüdü ve oturma eylemi gerçekleştirdi.
Ankara Tabip Odası ve Türk Tabipleri Birliği olarak sağlıkta şiddetin herhangi bir türüne tahammülümüz almadı. Genç meslektaşlarımıza, öğrencilerimize destek için oradaydık.
Şiddete sessiz kalmıyoruz!
#SağlıktaŞiddetSonaErsin
Bu tweet altında bizden aldığınız ürünlerden yaptığınız yemekleri, sunumları, tarifleri, görselleri paylaşın en çok beğeni alana biz de en çok sevilen 3 reçelimizi hediye edelim.
Ne umutlarla başlamıştım pediatriye...8 ay dayanabilmiştim. Sosyal nedenlerden dolayı istifa da edemiyorum. 8. katta yemekhane vardı. Ne zaman yemekhaneden dönsem ''Nerde kaldın!!!!!'' diye homurdanan sesler beni beklerdi. Halbuki hızlı hızlı yemeğimi yiyeli 10 dk olmuştu. Her yemekten sonra terasa çıkıp intihar etmeyi düşünürdüm. Her sabah hastaneye gelirken her adım bir işkenceydi. Profundan uzmanına hemşiresine kadar herkesteki soğuk ve duygusuz bakışlar...asistanlardan hiç bahsetmeme bile gerek yok, bildiğiniz psikopat ruhlu hepsi, iki tane orta kıdem harici. 28 Şubat sabahı...Yenidoğandayım...bir gün önce dosyaları eksiksiz bırakmak için gece 22.30'da eve gitmişim tükenmiş bir şekilde. Vizitte dosyalar tek tek inceleniyor açık bulamıyor hoca. 3 .dosyaydı sanırım beyaz küre 18000 yazacağıma 1800 yazmışım! Kıyamet koptu! ''Şimdiye kadar çömezdin bir şey demiyordum artık sana kızmanın vakti geldi!!'' demesiyle viziti terkedip aynı gün istifa etmiştim. İstifa etmemi engelleyen herkese telefon açıp istifa ettiğimi haykırmıştım. O gün idam kararı bozulan ve serbest kalan bir sanık kadar mutluydum. Aklıma geldikçe o meslektaş bozuntularına halen kızgınlığım alevleniyor. Hepsinin tek tek Allah belasını versin!!! Mobbing telafisi olmayan bir suçtur!!!