Bir şirketin Corona Adası'nda çalışmak isteyenler için verdiği ilan:
▬ Her gün batımında bira içecek.
▬ 3 ay çalışacak, 12 ay maaş alacak.
▬ Günün sadece 2 saatini çalışacak.
▬ Ulaşım, konaklama, yemek, pasaport ve vize masrafları şirket tarafından karşılanacak.
▬ Performansı beğenilenler adada istediği kadar kalabilecek.
▬ Kaldığı süre boyunca bira sınırsız ve ücretsiz olacak.
Az önce modern köleliğin "ütopya" ambalajıyla pazarlandığı bir paralel evrene düştüm.
İş-yaşam dengesini tamamen rafa kaldırıp, haftanın yedi günü 18 saatlik mesaiyi gururla "adanmışlık" olarak sunan bir zihniyetle karşı karşıyayız. Özel hayatı, sağlığı ve aileyi unutup sadece başkasının hayali uğruna ömür çürütmek vizyonerlik değil, düpedüz plaza prangasıdır.
Emeğinizi sömürmeyi "büyük bir tutkuyla dünyayı değiştiriyoruz" masalıyla meşrulaştıran bu tarz toksik çalışma kültürlerinden arkanıza bile bakmadan koşarak uzaklaşın.
Aklıma nikahıma yetişemeyip biraz erteleyemezmisin ya diye nikaha 20dk kala beni arayan arkadaşım geldi. Allahtan insanlardan beklentim sıfır da silmek engellemek küsmek kadar ciddi aksiyonlar alıp kendilerini haklı hissetmelerine müsade etmiyorum
8 yıldır konuşmadığı arkadaşından mesaj alan kadın, arkadaşıyla neden konuşmadığını anlattı:
“Hayatımda ilk kez tatile gideceğim tarihte, ani bir kararla evlenmeye karar verdi.
Düğününde yanında olamayacağım için tüm hazırlık aşamasında yanında olmama rağmen, benim düğün tarihim geldiğinde bana ‘Sen benim düğünüme gelmediğin için eşim senin düğününe gelmemi istemedi.’ diyerek düğünüme gelmedi.”