— Bir takipçimizin bisiklet sürüşüne uygun tayt giydiği için görevden alınan Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli için yaptığı yorum: “Arkadaşlar, aslen Ardahanlıyım; size yaşananların asıl sebebini anlatayım. Kılıçdaroğlu ekibinden CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, ‘taytınan bisiklet sürüyor’ diyerek çok sinsi ve köylü kurnazlığıyla bir laf ortaya attı.
Bunun tek bir amacı vard��: 6 ay gibi kısa bir sürede Yalnızçam Kayak Tesislerini Türkiye’ye tanıtan, bisiklet festivalleri düzenleyen; Çıldır Gölü’nde kayak, kürek ve kano eğitimlerini başlatan Valimizin, Ardahan’ın turizm potansiyelini ortaya çıkarmasının Kars turizmini olumsuz etkileyeceği kaygısıydı. Bu nedenle, halkın çok sevdiği çalışkan Valimizin yürüttüğü süreci baltaladı.
Ne yazık ki Cumhurbaşkanı da bu oyuna gelerek Valimizi görevden aldı. O gece Türkiye’de görevden alınan tek vali kendisiydi ve ortada olağan bir görev değişimi söz konusu değildi. Sonuç olarak; fakir Ardahan, fakir kalmaya mahkûm bırakıldı.
Neden böyle söylüyorum? Çünkü 11 Temmuz’da düzenlenen bisiklet festivaline 71 vilayetten 1000’in üzerinde bisikletçi geldi. Her bir kişinin yanında 3 kişi daha geldiğini düşünürseniz, bu sayı 3000 kişiye ulaşır.
Ardahan, savaş dönemleri dışında tek bir günde 3000 turisti veya yabancıyı hiç ağırlamamıştı. İşte tüm olayın perde arkası budur.”
45 yıllık kaptan pilot Ali Akman Sarıhan (65), gökyüzüne veda ettiği son uçuşunda kokpiti, sivil havacılıktaki ilk seferine çıkan kızı Cemresu Sarıhan (30) ile paylaştı.
Tecrübeli pilotun görevini kızına devrettiği ve yolcuların da alkışlarla şahitlik ettiği Antalya-Şanlıurfa seferinde duygu dolu anlar yaşandı.
Bir anne olarak, çocuk yapmak istemeyenlere “ay annelik şahane bir şey, kim anne olmak istemez” diyip baskı yapanları asla anlamıyorum. Anne olduktan sonra daha çok anlamamaya başladım hatta. Hayır kardeşim annelik korkunç bir şey. Kızımı çok seviyorum, iyi ki doğurdum, iyi ki benim kızım, canımı veririm, son nefesime kadar tüm savaşım onun için AMA annelik sevilecek bir şey değil kimse kusura bakmasın. Tüm her şeyi bırakıp kendine ayırdığın 1 gün bile vicdan yükü oluşturuyor “acaba beni özlemiş midir üzülmüş müdür” diye. Sizce nefes almaya hakkımız bile olmadığını düşünmemiz normal bir şey mi? Çocuk yemek yemedi diye gece uykumuz kaçıyor. Biraz sesim yükselse kendimi yiyorum. Ödüm kopuyor kontrolüm dışında bir yerde bıraktığımda. Ve bu büyüyene kadar da değil he. Bu vicdan yükü, bu panik ölene kadar bizimle. Büyüsün rahatlarsın diye bir şey de yok. Herkes bunu kaldıramaz, kaldırmak istemeyebilir. Annelik sonrası hayat eskisi gibi olmuyor, olamaz. İnsanları azıcık rahat bırakın ya. Çocuk muhteşem, sevgisi muhteşem ama annelik dünyanın en zor, en sabır gerektiren, en manyakça şeyi. İnsanların bunu istememesini anne olduktan sonra daha iyi anlamanız gerekirken bu baskıyı yapmanızın sebebini insanların rahatlığını kıskanmanız olduğunu düşünüyorum.
Senatör Hawley'den Netflix CEO'suna Şok Sorular:
- Çocuk programlarınızın yarısı neden bu derece tartışmalı ve cinselleştirilmiş içeriklere yer veriyor?
- Neden? Bu bana çok garip geliyor."
- Bu, nüfusun genelini yansıtan bir şey olamaz herhalde."
(Sarandos'un "Sizin kişisel deneyiminiz olduğunu sanmıyorum" demesi üzerine):
- Sizin kişisel deneyiminiz olduğunu sanmıyorum derken ne demek istiyorsunuz?
- Çocuklarımın ne izlediğini takip etmediğimi mi söylemek istiyorsunuz?
- Siz konuyu açtığınıza göre, size kişisel deneyimimi aktarmak istiyorum.
- Kişisel deneyimim şu ki, üç çocuğumun da Netflix'te istedikleri her şeyi izlemelerine izin veremiyorum.
- Netflix'teki içeriklere güvenmediğim için, önceden izlemeden hiçbir şeyi izlemelerine izin veremiyorum.
- Çünkü platformunuzda ne olduğu konusunda güvenim yok."
- Ne ile karşılaşacaklarını bilmiyorum.
- Ve size şunu söyleyeyim, çocuklarımın cinsel yönelimleri veya cinsiyet kimlikleri hakkında, benim onlarla önceden konuşma fırsatım olmadan bir gündemin dayatılmasını istemiyorum.
- Ve açıkçası, ülke genelindeki ebeveynler adına da söylüyorum, Netflix'in bu içerikleri dayatması beni rahatsız ediyor.
- Bu içerikler bana çok koordineli, düşünülmüş, planlanmış bir gündem gibi görünüyor.
- Ve açıkçası, bence bu ebeveynleri hiçe sayan bir yöntem."
Bu adam Türkiye’yi işgal ettiriyor. Bu adam Türkler Türkiye’de azınlık olsun diye uğraşıyor. Bu adama oy, destek verip Türk’üm, Türk milliyetçisiyim diyenler var bir de.