ha deniyorsa ki mesele kapitalizm değil, sınıflı toplum, yani insanın insanı sömürmesi. o zaman soralım, 300 bin yıllık modern insanlık tarihinin sadece son on bin senesi sınıflı toplum, ondan önceki 290 bin yılda yok muydu bu "insan doğası"?
🎬 ARTANI DEĞİL, OLANI PAYLAŞIRIZ!
🤝 @cankayabelediye, @NHKMAnkara ve derneğimizin işbirliği ile #Küba’nın uluslararası dayanışma hikayeleri beyaz perdeye taşıyoruz.
☀️ Tüm geliri “Küba’ya Güneş Topluyoruz” kampanyasına bağışlanacak Küba Filmleri Gösterimine Ankaralı Küba dostları ve film severleri bekliyoruz.
📅19–20 Haziran 2026
📍Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi |
John F. Kennedy Caddesi
🎟️Bilet temini için:
NHKM Ankara 05399433368
JMKDD 05414597941
#Cuba #100AñosConFidel #Fidelle100Yıl #NoMásBloqueo #CubaNoEstaSola
@siempreconcuba@Embacuba_Turqui@CubaMINREX@PresidenciaCuba
Genel Sağlık-İş Sendikası olarak bu kişiyle ilgili yarın savcılığa suç duyurusunda bulunacağız
Ancak şunu söylemem gerekir.
Alamadığınız randevunun, bulamadığınız sıranın, bulamadığınız ilacın sorumlusu sağlık emekçileri değildir.
@drmemisoglu bu kişi hakkında sizde işlem başlatacak mısınız?
🖊️Engin Solakoğlu (@engin_solakoglu) yazdı...
Bir savaşın sonu, yenisinin başlangıcı
❝ İran’ın konvansiyonel olarak yenilemeyeceği ve uğradığı her saldırıya aynı şiddette karşılık vereceği anlaşıldığına göre önce emperyalizmin el kitabındaki diğer yöntemler denenecek. İran’a boyun eğdirmek için NATO’nun devreye sokulmasının yolları aranacak. Biten bir savaşı bir başkasının izlemesini engellemek bizim elimizde. ❞
https://t.co/P6KAZnnAeU
"Bu nedenle, Ulusal Kahramanımız José Martí'nin sözlerini hatırlatıyorum: "Bugün Küba'nın yanında ayağa kalkan kişi, bütün zamanlar için ayağa kalkmış olur." Ve bu kişi yalnızca Küba için ayağa kalkmış olmaz; insanlığın davası için ayağa kalkmış olur."
pakistan, abd-iran anlaşmasının imzalandığını duyururken, trump da teyit ediyor. savaş öncesi zaten açık olan hürmüz'ü açtı, zaten işlemeyen deniz ablukasını da kaldırıyor :)
abd için 21. yüzyılın ilk büyük yenilgisi ve belki de sonun başlangıcı.
https://t.co/5YWGF502Jv
🇳🇱Hollanda'da, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarında öldürülen Filistinli çocuklar ve gazeteciler için anma etkinliğinde meydana yüzlerce çocuk ayakkabısı bırakıldı
Ortaklaşa dergisinin 9. sayısı çıkıyor: NATO
Ortaklaşa dergisinin 9. sayısı, Temmuz ayında Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesi emperyalist örgütün tarihsel ve güncel rolünü mercek altına alıyor. Sayıda NATO dosyasının yanı sıra CHP tartışmaları, Koç Holding’in 100 yılı, sermaye-iktidar ilişkileri, 15-16 Haziran, Küba, teknofeodalizm, sinema ve edebiyat başlıkları da yer alıyor.
https://t.co/EzBsibSdSk
@nevzatevrimonal@EbruBasa Sizin yazdığın��z kitap Türkçe yayın bağlamında herkese önerdiğim bir içerik. İnsanın kültür tarihindeki değişimi sadece 5.000 yıl kapsamında değerlendirmeyerek özcü anlatıyı bilimsel olarak yanlışlarınız. Çok teşekkür ederim.
Bütün insanlık tarihi bu tezi yanlışlayan sayısız örnekle dolu. Hatta, bu tez ne zaman yanlışlandıysa, insanlık ilerledi. Ama liberal olmak aynı zamanda böyle sefil bir yalancı olmayı, insanlığa düşman olmayı gerektiriyor. Yapacak bir şey yok.
تجاوز صهیونیستها به ضاحیه باردیگر نشان داد آمریکا یا ارادهای برای اجرای تعهدات خود ندارد یا توان آن را. با چراغ سبز نشان دادن به رژیم نمیتوانید امتیاز بگیرید. بازی پلیس بد و پلیس خوب قدیمی شده است.
اگر اراده و توان اجرای تعهدات خود را ندارید، سخن گفتن از ادامه مسیر ممکن نیست.
🔴Devletin unuttuğu ve özel sektörün sömürdüğü yaşlılar
Kamuda yer bulamayanlar, aylık 100 bin lirayı bulan özel sektör faturalarına mahkum ediliyor...
İşin gerçeği:
▪️Huzurevinin içinde ya da dışında ölümü beklemenin tarifesiyle ücretlendirildiği bir hizmet veriliyor.
▪️Devlette sıranın gelmesi için tek yol, bir başkasının vefatını beklemek.
▪️Türkiye'de patronlar, sömüremeyecekleri yaşlıları çoktan gözden çıkarmışa benziyor.
✍️Haber: Özkan Öztaş (@ozkan_oztas)
https://t.co/BhCuacLGwz
El Secretario de Estado de #EEUU confunde constantemente, con total intención, las cifras y la respuesta de #Cuba sobre los montos de ayuda anunciados por su gobierno desde noviembre de 2025.
Desde el primer anuncio, la posición cubana se ha mantenido invariable: nuestro Gobierno no rechaza ni obstaculiza la ayuda que se ofrece sin condicionamientos, por muy cínica y ridícula que esta parezca.
Les tomó más de 6 meses concretar el envío total de la primera ayuda valorada en 3 millones de USD. Cerca de 4 meses, enviar una parte de los 6 millones de USD anunciados.
¿Cuánto podría tomarles concretar la de los 100 millones de USD? ¿Qué pueden significar 100 millones de USD, cuando su bloqueo económico y el cerco energético provocan afectaciones anuales de más de 5 mil millones de USD?
El Secretario de Estado y su Departamento carecen de interés real en concretar esas ayudas en el corto plazo. Tanta mentira y demora sólo demuestran el marcado carácter propagandístico de esos anuncios.
¿Acaso no sería más humanitario levantar el ilegal cerco energético?
“Tek Adam Rejimi” Değil “Sermaye Diktatörlüğü” Diyeceğiz
Herkesin hoşuna giden o “demokrat-otokrat” ayrımı, sistem içi ve sistem dışı muhalefet arasındaki o kalın çizgiyi silip süpürdü de bizim mi haberimiz olmadı?
Ülkede iktidar ve muhalefet odakları gerçekten böyle sade bir biçimde kristalize mi oldu?
-Eğer biz bir şey kaçırmadıysak ve bu ülkede devrimci bir dönüşümü hedefliyorsak,
-Eğer bu devrimci dönüşümün rengi turuncu ya da mavi ya da lacivert de olmayacaksa,
-Eğer bizim sistemden anladığımız kapitalist sistemse ve programımız ondan kurtulmayı hedefliyorsa,
Sistemi yalnızca “tek adam rejimi” veya “saray rejimi” olarak tanımlamak, ülkedeki sermaye iktidarının da o tek adamın ortadan kalkmasıyla sonlanacağı yanılsamasını beraberinde getiriyor.
Sömürü düzenini değiştirmek ve sermaye iktidarını yıkmak için o tek adamın devrilmesi kuşkusuz bir koşuldur; ancak nihai ve tek koşul değildir.
O ilk barajı aşmak için mücadele ederken “muhalifler” arasındaki ideolojik ve sınıfsal ayrım noktalarını netleştirmekle mi yükümlüyüz, yoksa birlik curcunasına kapılıp o koşul yerine geldiğinde burjuva muhalefetinin çuvalındaki etkisiz bir unsura dönüşmeyi mi göze alıyoruz?
İyi düşünmek gerekir…
Bugün solun bir kesimi açısından strateji bu sorular üzerinden mi kuruluyor, yoksa ortada bir strateji kalmadı da düzen siyasetinin sol üzerindeki vesayeti, solu kendi özgün karar alma yeteneğinden bütünüyle mi yoksun bıraktı; bilemeyiz.
Oysa bunlar, Türkiye’nin geleceğini belirleyecek hayati sorulardır ve devrimciyim diyenlerin bunları değerlendirmeleri beklenir.
Hoş belki de herkes zaten kendi tarihsel rolünü oynuyordur ve süreç, niyetlerden bağımsız olarak kendi mantıki sonuçlarına doğru yol almaktadır. Orası da ayrı mesele...