Psikoterapide değişim sadece “anlamak” ile oluşmaz.
İlerleme; “entelektüel” içgörüyle değil, kaçınmayı azaltan ve inançları değiştiren duygusal içgörü davranış değişikliği ile olur. İyi hissetmek her zaman iyileşmek değildir.
Ocak (January) adı, Roma tanrısı Janus'tan gelir. İki başlıdır Janus. Bu başlardan biri geçmişe, diğeri geleceğe bakar. Geçmiş anlaşılmadıkça, gelecek görülemez.
Bugün, özellikle enformasyon matematiği alanında ortaya konan gelişmelerin laboratuvar gerçekliklerinin ispatlanması onyıllar alabilir👇
Ancak Onyıllar Sonra (bazen yüzyıl) Deneysel Olarak Doğrulanan Teorik Öngörüler
1.Newton’un Evrensel Çekim Sabiti (G)
•Teorik Öngörü: Isaac Newton 1687
•Deneysel Kanıt: Yaklaşık 100 yıl sonra, 1798’de Henry Cavendish’in deneyiyle ölçülmüş.
2.Planck Sabiti (h)
•Teorik Öngörü: Max Planck 1900
•Deneysel Kanıt: İlk kesin ölçümler ve doğrulamalar 1910’lu ve 1920’li yıllarda yapılmış.
3.Kütleçekim Dalgaları
•Teorik Öngörü: Albert Einstein, 1915, genel görelilik teorisiyle birlikte
•Deneysel Kanıt: 2015’te LIGO tarafından tespit edilmiş ve 2016’da duyurulmuş.
4.Nötrino Parçacıkları
•Teorik Öngörü: Wolfgang Pauli 1930.
•Deneysel Kanıt: 1950’lerin sonunda ilk kez deneysel olarak tespit edilmiş.
5.Higgs Bozonu
•Teorik Öngörü: Peter Higgs 1964
•Deneysel Kanıt: 2012’de CERN’de yapılan deneylerle doğrulanmış.
“Ölüm yoktur. Ölüm korkusu vardır.”
Tarkovski için asıl mesele ölüm değil, insanın ölümle yüzleşme biçimi, yani ölüm korkusudur. Korku, insanın dünyevi bağlarından ve ruhsal olgunlaşmamışlığından kaynaklanır. Ölümden korkan insan, aslında kendi hayatının anlamını henüz kuramamıştır.
Emily’nin aylardır Pariste olup iki kelimeden fazla Fransızca öğrenememesi benim Türkiye’de hala iyi İngilizce konuşamamamdan beter bence #EmilyInParis#yalnızdeğilsinEmily
Beyoğlu'nu da aldıysak şu iğrenç nargile cafeleri kapatıp yerine Pandora Kitapevi'ni, Le Bon ve Markiz Pastanelerini, Kemancı ve Roxy'i yeniden açabilir miyiz başkanım 🥹🥹 @BeyogluBld
Bu yıl da Nobel Fizyoloji veya Tıp ödülünü biyologlar (Katalin Kariko ve Drew Weissman) aldı. Türkiye'de ise yönetmeliklerle alanının dışına itilip eğitim kalitesi düşürülüyor. Hem akademik alanda hem de hizmet sektöründe zarar görüyoruz.
Siz ne düşünüyorsunuz? #NobelPrize
Başıboş köpek korkusu toplumun büy��k kesimini etkiliyor ve yönetilmesi gerekir. Her korkusu olana hemen tedavi olmaz.Terapi karşılıklıdır ve hazır olmak gerekir. Kişilerin travmalarını veya neyin tetiklediğini bilmeden böyle öneri yapılamaz #serenserengil
Seren Serengil’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a:
“Köpeklerden korkan insanların tedavi edilmeleri daha doğru. Sayın Cumhurbaşkanım ben sizi eleştiriyorum. Siz eleştirene hemen düşman oluyorsunuz.”
Hiç kimse (terapistlerde dahil olmak üzere:) bir diğer kişiyi değiştirme gücüne sahip değildir. Birini değiştirmek için kullanılan bütün yöntemler (psikoterapiye götürmek de dahil) maalesef sonuç vermez. Değişip değişmeme kararı veya seçimi, o kişinin bizzat kendisindedir.
1990’dan beri sektördeyim.
Tatlıcı olsaydım, bugün dükkanının tabelasına “tarihi tatlıcı” yazdırabilirdim.
Tabi sakallı resmimle beraber!
Neylersin ki, tatlıcı değil filmciyiz!
Hiçbir filmin, dizinin telif hakları bana ait değil.
Biri hariç!
2016 yılında, bütün maddi birikimimi ortaya koydum!
Yaşamak Güzel Şey filmini çektim.
Ve battım!
Çünkü biz filmin gösterime gireceği günü belirledikten sonra
ülkede aynı gün “başkanlık referandumu”yapılmasına karar verildi!
O gün tüm sinemalar kapandı!
Filmin hafta sonu gişe rakamları iyi gelmedi tabi!
Bunu bahane eden sinema işletmecileri filmi hızla gösterimden kaldırdılar!
Fena battım!
O günlerde tanıştığımız Ferdi Eğilmez;
“Ne oldu senin film?” Diye sordu!
“Sorma, film battı Abi!” Dedim.
“Film batmaz oğlum, Yapımcı batar” dedi:
“Sen battınsa yine çıkarsın; Aslan gibi Filmin orda duruyor!
Evet ben batmıştım ama filmim aslan gibi duruyordu!
Venedik-Altın Aslan gibi büyük festivallere gönderemedim ama bazı ödüller aldım!
Yunanistan Symi Adası Festivalinde Jüri Onur Ödülü aldım!
Törene davet etmeye bile gerek duymadılar.
Ödülü postayla gönderdiler!
Ödülü postacının elinden aldım!
Rusya’da bir festivale kabul edilip davet edildim!
Masraflarımı da festival komitesi karşılayacaktı.
Rusya bana vize vermedi!
O günlerde Rusya İle aramız bozuktu!
Şu “uçak düşürme” mevzusu yüzünden!
Sanki uçağa ben sapan taşı attım!
Neyse…
Hollywood’da kabul görmedim ama Bollywood’da kabul gördüm!
Hindistan’da bir festivale davet edildim.
Uçak bileti almaya param kalmadığı için,
Ben gidemedim,
filmim gitti!
Büyük övgüler aldı!
Eleştirmenler övgü dolu videolar çekti!
Daha daha da iyisi oldu;
Bir yapımcı filmi Hindistan’da tekrar çekmek istedi!
Daha önce yurt dışında dizilerimiz tekrar çekilmişti.
Ancak sanırım ilk defa bir sinema filmimiz yurtdışında tekrar çekilecekti!
Heyecanlandım.
İyi de bir para teklif ettiler.
Daha çok heyecanlandım!
İngilizce hukuki sözleşme öyle zart diye hazırlanmıyor!
Zaman aldı ama oldu!
İş imzaya kaldı!
İmzayı atacağız! Parayı alacağız! Hindistan’da filmimiz çekilecek!
Daha çekeceklerimiz bitmemiş.
Küt! Pendemi patladı!
Sözleşme elimizde patladı!
Sokağa çıkma yasaklarıydı falandı filandı!
Yapımcılarla irtibatımız koptu.
Öldüler mi kaldılar mı bilmiyorum!
Neyse ki filmin Tv Ratingleri kanalın yüzünü güldürdü.
Beni de güldürdü ama Mona Lisa kadar. Yarım.
Çünkü filmi çekebilmek için, filmin Tv gösterim ücretini önceden almıştım.
Ve onu da çoktan batırmıştım!
En çok bilinen filmim Mandıra Filozofu.
En Çok IMDB puanı olan filmim Yaşamak Güzel Şey! 7.6!
Bunla övünmüyorum, avunuyorum!
Şimdi yeni bir denemeye başlıyorum!
Yaşamak Güzel Şey’in on dakikasına yapay zeka ile İngilizce dublaj yaptırdım!
Şimdi?
İngilizce konuşan, arkadaşlarınız ve takipçileriniz varsa, duyursanız sevinirim.
Tabi filmi izleyip sevdiyseniz.
Aşağıda paylaşmayı kolaylaştırmak için bir gönderi paylaşacağım.
Her şey bir yana, yapay zeka ile dublaj yapılan bir filmimizin ( belki de ilk filmimizin) bu deneyimine şahit olmak, deneyimin bir parçası olmak da ilgi çekici.
Beckett’in dediği gibi.
Hep denedim, hep yenildim.
Yine deneyeceğim, belki, yine yenileceğim.
Ama daha güzel yenileceğim!
Pes etmek konformistlerin işidir!
Bizim gibiler için lüxtür.
Bizim gibiler için,
Denemek ve direnmek mecburiyettir!
Desteklemeyen de sağolsun; destekleyen bin yaşasın!
Eyvallah.
VAROLUŞUN YAPI TAŞI ATOM DEĞİL ENFORMASYONDUR;
“Bütün” parçalardan değil bu parçaların bağlantısallığından oluşur.
“Tek (ben)” olmak ayrı olmayı, bütünü değil de sadece parçayı yaşamayı gerektirmez.
“Tek”in (‘ben’in), bütünün parçası olduğu bilinci; ona birliği, bütünü yaşatır.
Zihnin, yaprak olmaktan kurtulup tüm ormanı kavrayıp “orman” dediğimiz bağlantısallık ağına nüfuz etmesi, yaşamın bütünlük algısıyla yaşanmasını sağlar.
Bu, yaşamın, kendisiyle hemhal olma durumu; zihni, ormanın yaprak için varolduğu anlayışından yaprağın orman için varolması yaşantısına ulaştırır.
Nöronlarımızın bize öğrettiği en önemli enformasyon matematiği ilkelerinden biri, beynin nöronlar için olmadığı, nöronların beyin için olduğu “bütünlük ilkesi”dir.
#Penceremdenİstanbul
Yetersizim, sevilmiyorum, başarısızım vs bunların hepsi inanç adını verdiğimiz zihinsel kurgulardır. Bu zihinsel yapıların yaşaması için beslenmesi, akılda tutulması ve yeniden üretilmesi gerekir. Bu yapılmadığında yani yeniden üretilmediklerinde bunlar yok olmaya mahkumdurlar.