Mill�� Eğitim Bakanlığı, Yönetici Eğitimini Yüz Yüze Yapma Israrından Vazgeçmelidir.
Bakanlık yetkilileriyle daha önce gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, eğitim programının uzaktan eğitim yapılması yönündeki haklı ve gerçekçi talebimize ra��men, @tcmeb programı hâlâ yüz yüze yapmakta ısrar etmesi anlaşılır değildir.
Okullarda dönem sonu ve yıl sonu sınavlarının gerçekleştirileceği, ders yılına ilişkin iş ve işlemlerin yoğunlaştığı, ayrıca YKS ve LGS süreçlerinin yaklaştığı bir dönemde; yönetici yetiştirme programının bir aya yayılarak hafta sonlarında yüz yüze eğitim yapılması kararı hem yönetici adaylarını yıpratacak hem de eğitim-öğretim süreçlerini olumsuz etkileyecektir. Eğitim kurumlarında iş yükünün en yoğun olduğu bir dönemde böyle bir uygulama DOĞRU DEĞİLDİR.
@tcmeb, yönetmeliğin yayımlanmasının üzerinden yaklaşık üç ay geçmiş olmasına rağmen eğitim programını son bir aya sıkıştırarak yüz yüze gerçekleştirme yoluna gitmesi DOĞRU DEĞİLDİR. Bu planlama ciddi sorun ve mağduriyetlere yol açacaktır.
Eğitimlerin verildiği merkezlere 200 km’yi aşan mesafelerden bu eğitimlere gelip, katılıp, dönmek ciddi bir sorundur.
Millî Eğitim Akademisi, yönetici yetiştirme programının yüz yüze yapılması konusundaki ısrarından vazgeçmelidir. Eğitim programları; uzaktan eğitim yöntemiyle, daha kısa, daha verimli ve amaca matuf bir içerikle gerçekleştirilmelidir.Aksi durum DOĞRU DEĞİLDİR.
Yıllardır eğitim camiası içinde görev yapan, teorik ve pratik anlamda önemli birikim, deneyim ve tecrübe kazanmış kurum yöneticilerinin adeta yıldırma niteliği taşıyan bir uygulamaya tabi tutulması DOĞRU DEĞİLDİR. Bu yaklaşım eğitim çalışanlarının motivasyonunu düşürmekte ve süreci verimsiz hâle getirmektedir.
4688 ile İlgili Kurulan Çalışma Komisyonu Bugün İlk Toplantısını Gerçekleştirecek
Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme kanunumuzdaki yetersizliği, değişiklik ihtiyacını yıllardır dile getirip somut adım atılsın dedik. KPDK’nın 4688 gündemli toplanması önemliydi. Alınan karar gereği komisyon teşekkülü gerçekleşti ve Bakanlıkta bugün ilk toplantı yapılacak. Bu önemli bir adımdır.
7 ve 8. Dönem Toplu Sözleşmede uzlaştığımız ama oransal zamda uzlaşı sağlayamadığımız için Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararı olarak yayınlanan 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu
çalışılacaktır hükmü için 7. Dönemde atılan adımlar yetişmemiş ve çalışma yarıda kalmıştı. Şimdi somut adım atılıyor ve çalışma yeniden başlıyor.
▪️Örgütlenme özgürlüğü,
▪️Toplu sözleşmenin kapsamı
ve özerkliği,
▪️Günlük tutanak sistemi,
▪️Görüşme süresi,
▪️Grev hakkı,
▪️Toplu Sözleşmeden yararlanma,
▪️Bağımsız ve tarafsız Hakem dahil bir çok hususu komisyonun çalışmasını isteyeceğiz.
İnanıyor ve ümit ediyoruz ki komisyonla başlayacak mutfak çalışması, Bakanlık ve sosyal ortaklarla, siyaset ile sosyal diyalog içerisinde yürütülecek çalışmalarımızla önemli değişikliğe vesile olacaktır.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sn.Vedat Işıkhan’ın konuya verdiği önemi görüyoruz. Bu olumlu yaklaşım için teşekkür ediyor, bu kez sonuç alınacağına inanıyoruz.
***
Eğitim-Bir-Sen Ankara 1 No’lu Şube Divan Toplantısına katıldık.
▫️250 yeni üye formunu imzaladık.
▫️Heyecanımız tazelendik.
Güzel, motivasyonu yüksek ve verimli bu toplantı için başta Şube Başkanımız ve aynı zamanda Memur-Sen Ankara İl Temsilcimiz Nevzat Öylek’in şahsında Şube Yönetimimizi, İlçe Temsilciliklerimizi, Komisyonlarımızı, Hızır Kıta Ekibimizi, emek veren her bir ferdimizi ayrı ayrı tebrik ediyorum.
@NevzatOylek | @EBSAnkara1
KAHROLSUN KÜRESEL EMPERYALİZM
Dünya nüfusunun %20’si aşırı yoksulluk sınırının altında, yarısı ise yoksullukla mücadele ediyor. Küresel serveti ise en zengin%1’lik kesim kontrol ediyor.
Emperyalizm; sömürür, aç bırakır. Savaş çıkarır, soykırım yapar. Bebekleri, kadınları, savunmasız insanları, mazlumları öldürür.
İnsan hakları, özgürlük, medeniyet, demokrasi diyenler; on binlerce insanı katlettiler.
Hani nerede insan hakları savunucuları?
Epstein dosyalarına gözünü yumanlar, çürümüşlüğe teslim olanlar, bu kirli düzenin aparatı olanlar... Kahrolsun böyle düzen. Kahrolsun Emperyalizm!
#1MayıstaÇorumdayız
#PaylaşımdaAdaletDünyadaBarış
GÜÇLÜ TÜRKİYE; GÜÇLÜ MEMUR İLE İNŞA EDİLİR!
Yüksek enflasyon ve fiyat istikrarsızlığı sabit gelirliyi zorluyor. Alım gücümüz düşüyor, enflasyonla mücadelede fatura emekçiye, emekliye kesiliyor. Orta sınıf yok oluyor, Emekliler, ay sonunu getiremiyor. Ücretlilerin vergi yükü artıyor.
8. Dönem Toplu Sözleşme’de; “Bu zam oranıyla kamuda aynı işi yapanlar arasında ücret dengesini alt üst ederseniz, Kamuda çalışma barışını bozarsınız”, dedik.
“Büyümeden, refahtan pay vermeden gelirde adaleti sağlamayı bırakın, alım gücündeki azalmayı düzeltemezsiniz” dedik.
Biz devletin iş gören eliyiz. İmkânı da imkansızlığı da en iyi biz görürüz. Biz varı da yoğu da biliriz. Ama birine varken diğerine yoğu bilmeyiz…
Bir kez de dünyanın merkezi Çorum’dan haykırıyoruz!!!
Güçlü Türkiye, Güçlü Memurla inşa edilir. Güçlü Memur; kamudaki adaletsizliğin bitirilmesiyle hayata geçirilir. Kamudaki adaletsizlik; ücretlerde dengeyi, çalışanlar arasındaki barışı sağlamakla gerçekleşir.
Yeniden büyük Türkiye; Ekmeği adil bölüşerek, Emeğin hakkını vererek, gelir dağılımında adaleti sağlayarak olur.
Bizi güçlü kılacak olan; alın teri ile yoğrulmuş adalettir.
#1MayıstaÇorumdayız
#PaylaşımdaAdaletDünyadaBarış
MEB-KİK toplantımızda öne çıkan hususlardan biri öğretmenlerin aile bütünlüğü mevzusu idi.
Özellikle Mayıs 2023’te ataması yapılmasına rağmen Eylül 2023’te (4 ay sonra) göreve başlatıldıkları için önümüzdeki yaz dönemi yerdeğiştirme takvimine göre sözleşmelik durumu devam ettiği için özür durumundan yer değişikliği isteyemeyen öğretmenlerin mağduriyeti idi. Konuyu enine boyuna istişare ettik.
Bu konuda @tcmeb in umut veren olumlu yaklaşımı çok kıymetliydi.
@CihadDemirli
EĞİTİM TEMALI 9. ULUSLARARASI KISA FİLM YARIŞMAMIZDA DERECEYE GİREN ESERLER BELLİ OLDU
9. Uluslararası Kısa Film Yarışmamızın sonuçları açıklandı.
Yönetmen ve senarist İsmail Güneş başkanlığında sinemanın usta isimleri Bedir Acar, Enver Gülşen, Mutlu Kurnalı, Yeşim Tonbaz ve Barışkan Ünal’dan oluşan jüri heyetimiz, titiz bir değerlendirme sürecini geride bıraktı.
Çin’den Arnavutluk’a uzanan geniş bir coğrafyadan 300 filmin katıldığı yarışmada, ödül almaya hak kazanan eserler belli oldu.
🏆 Dereceye Girenler:
🥇 Kenan Karayağız - Sesimi Duyan Var mı?
🥈 Muhammed Emin Çırçır - Keşiş Yengecinin Kabuğunda
🥉 Erdal Duran - Leke
▪️Mehmet Akif İnan Özel Ödülü: Seyit Mehmet Yıldız - Merhaba Ben Ceren
▪️Erol Battal Sendikal Kadraj Ödülü: Oğuz Akyol - Hatırlanacak Ne Var?
Kadrajını eğitime çeviren ve yarışmamıza başvuran tüm eser sahiplerine teşekkür ediyor; ödül kazanan sanatçılarımızı tebrik ediyoruz.
Ödüller, haziran ayında gerçekleştirilecek uluslararası toplantıda sahiplerine takdim edilecek.
#EBSKısaFilm
Haberimizi okumak için: https://t.co/SwLXnFegnk
Sumud Aktivistleri Girit’te de eyleme devam ettiler.
Arkadaşlarını siyonistlere vermemek için direnen, yaralanan, mücadeleden ödün vermeyen Gazze yürekli, Hamza bileklilere selam olsun.
#SumudSaldırıAltında
PAYLAŞIMDA ADALET DÜNYADA BARIŞ
1 Mayıs, kardeşliğin günüdür. Birlik ve beraberliğimizin günüdür.
1 Mayıs; emperyalizme karşı küresel adaleti, kapitalizme karşı alın terindeki asaleti, zalime karşı mazluma refakati, adil bir dünyayı, hakça paylaşımı savunma günüdür.
Bugün, kapitalistlerin, kompradorların Bemek istismarına dur demek için; küresel ifsat şebekelerinin aile düşmanlığına, lgbt borazanlığına sus demek için buradayız.
Bu çağda, ADALET insanlığın hasretidir. Bu çağda, ADALET insanlığın umudu, duasıdır.
Bu yüzden “Paylaşımda Adalet, Dünyada Barış” diyoruz.
#1MayıstaÇorumdayız
#PaylaşımdaAdaletDünyadaBarış
Sumud Aktivistlerimiz İstanbul’da..
Susmanın suça iştirak olduğunu bilenlere selam olsun.
Susmayacağız.
Gazze yürekli başkanlarımı ayrı ayrı tebrik ediyorum.
Birimiz dönmek zorunda kalsak da bir diğerimiz yine yola çıkacaktır.
Sumud yoluna devam edecek ve desteğimiz sürecektir.
Yaşasın !
Nehirden Denize Özgür Filistin✊
Yarınlar bizim
Direniş bizim
Adalet, hakikat hakkımız bizim,
Birlikte söylenir marşımız bizim,
Al bayrağın altında farkımız bizim,
Ne korku ne keder kardeşlik bizim
Memur-Sen ile destanlar bizim,
1 Mayısla birlikte meydanlar bizim.
Yaşasın 1 MAYIS !
Suheybi Rumi’nin, Ubeyd Gazi’nin, Kerebi Gazi'nin
manevi huzurunda;
Dünyada ilk barış anlaşması Kadeş’inmirasını taşıyan
Ahi geleneğiyle yoğrulmuş bu kadim şehirden,
Anadolu’nun alın teri, Dünyanın merkezi Çorum’dan
Sözümüzü ve sesimizi yükselttik.
🎙️Paylaşımda Adalet, Dünyada Barış !
EĞİTİME BAKIŞ: 2025 İZLEME VE DEĞERLENDİRME RAPORUMUZ YAYIMLANDI
▪︎ 2024-2025 eğitim-öğretim yılında, okul öncesi kademesinden ortaöğretime kadar toplam öğrenci sayısı bir önceki yıla göre 753 bin 742 azalarak 17 milyon 956 bin 523’e düştü.
▪︎ İlkokul kademesi hariç diğer tüm kademelerde öğrenci sayısında düşüş yaşandığı görülüyor. Öğrenci sayısındaki düşüşün yüzde 62’sinin lise kademesinde olduğu anlaşılıyor.
Raporumuza erişmek için: https://t.co/1JFugJvELR
Yarınlar bizim
Direniş bizim
Adalet, hakikat hakkımız bizim,
Birlikte söylenir marşımız bizim,
Al bayrağın altında farkımız bizim,
Ne korku ne keder kardeşlik bizim
Memur-Sen ile destanlar bizim,
1 Mayısla birlikte meydanlar bizim.
Çorum’da bugün sadece bir meydan dolmadı…
Bir vicdan ayağa kalktı, bir irade dünyaya ses verdi!
Sendikalarımızın Genel Başkanları, Genel Başkan Yardımcıları, İl Başkanlarımız, teşkilatımızın kıymetli üyeleri, emekçi kardeşlerimiz ile emeğin onuru için bir araya geldiğimiz bu büyük buluşma; yalnızca bir hak arayışı değil, insanlığın ortak çığlığının yankısı oldu.
Saat Kulesi Meydanı’ndan yükselen her söz; alın terinin kıymetini, adalet talebimizin kararlılığını ve mazlumdan yana duruşumuzu haykırdı.
Bugün Çorum’dan yalnızca Türkiye’ye değil; Gazze’ye, Doğu Türkistan’a ve dünyanın dört bir yanındaki mazlum coğrafyalara selam gönderdik.
Ablukayı yarmak için yola çıkan Sumud Filosu’nun cesaretini, meydanları dolduran milyonların iradesiyle buluşturduk.
Çünkü biz biliyoruz ki:
Emeğin mücadelesi, insanlığın mücadelesidir.
Adalet talebi sınır tanımaz.
Vicdan asla susturulamaz.
Türkiye’nin dört bir yanından gelen teşkilatımızla; omuz omuza, yürek yüreğe vererek tek bir hakikati hep birlikte haykırdık:
Örgütlü emek varsa umut vardır.
Birlik varsa güç vardır.
Vicdan varsa dünya değişir.
Bu meydandan yükselen irade; sadece bugünün coşkusu değil, yarının adaletinin müjdecisidir.
Biz Memur-Sen olarak; emeği yücelten, adaleti önceleyen ve küresel zulme karşı dimdik duran mücadelemizi büyütmeye kararlılıkla devam edeceğiz.
Çünkü bizim davamız yalnızca ücret değil; insanlığın onurunu savunma davasıdır.
Çorum’dan yükselen bu ses, bir meydanın değil; dünyanın vicdanıdır.
Emeğin kazandığı, adaletin hüküm sürdüğü ve mazlumun asla yalnız kalmadığı bir dünya için yürüyüşümüz sürecek.
#PaylaşımdaAdaletDünyadaBarış #1Mayıs
1 MAYIS’TA ADİL PAYLAŞIM, DAYANIŞMA VE KARDEŞLİK İÇİN SÖZÜMÜZÜ, SESİMİZİ YÜKSELTTİK
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde Çorum Saat Kulesi miting meydanında bir araya gelerek emeğin hakkı, adil paylaşım ve barış dolu bir dünya çağrımızı haykırdık.
Miting alanına; “Adil Bir Dünya Emekle Kurulur���, “Siyonizme ve Emperyalizme Hayır”, “Savaşa Hayır”, “4688 Değiştirilsin, Grev Hakkı Verilsin”, “Ayla Öğretmenimizi ve Cennet Kuşlarımızı Unutmayacağız – Şiddete Hayır” yazan ve ayrıca Kamu Personel Reformu ve 1 Mayıs 2026 taleplerimizi sıralayan pankartlar asıldı.
Meydanı dolduran kamu emekçileri, taleplerini yüksek sesle dile getirdi. “Yarınlar bizim, direniş bizim; adalet, hakikat hakkımız bizim”, “Hak, emek, adalet; haykırmaya devam et”, “Paylaşımda adalet, dünyada barış”, “Güçlü memur, güçlü Türkiye”, “Gelirde adalet, ücrette denge”, “Kahrolsun küresel emperyalizm” sloganlarıyla emeğin ve emekçilerin gücü vurgulandı. “Katil İsrail, Filistin’den defol”, “Sumud’a selam, direnişe devam”, “Nehirden denize özgür Filistin” sloganlarıyla Gazze için uluslararası kamuoyuna destek çağrısı yapıldı.
Kamu emekçileri, taşıdıkları dövizlerle taleplerini haykırdı:
• 1. Dereceye 3600 verilsin, ayrım sona ersin
• 4688 güncellensin, uluslararası normlara uyumlu hale getirilsin
• Görev-emekli aylığı farkı kapatılsın, emekliler nefes alsın
• Dayanışma aidatı gelsin, emeğin hakkı verilsin
• Kira yardımı verilsin, geçim derdi bitirilsin
• Kamuda şiddet son bulsun, cezalar caydırıcı olsun
• Disiplin affı gelsin, mağduriyetler sona ersin
• Üniversite personeli tayin olsun, sorunlar tarih olsun
• Mülakat kaldırılsın, liyakat esas alınsın
• Görevde yükselme ve ünvan değişikliği yapılsın, emekler boşa harcanmasın
• Personel sisteminde eksiklikler bitirilsin, dağınıklık giderilsin
• Masanın iradesi tanınsın, toplu sözleşmeden tasarruf yapılmasın
• Hakem kurulunun yapısı adil olsun, kararları makul olsun
• YHS tarih olsun, GİH’e dahil olsun
• Gelirde adalet sağlansın, vergi adil alınsın
• Eş tayini çözülsün, aile birliği sağlansın
• Grev hakkı gelsin, sendikal haklar tam verilsin
• Bayram ikramiyesi gelsin, memur bayram etsin
1 Mayıs’ta bir kez daha ilan ettik:
“Mücadele Varsa Eğitim-Bir-Sen Var; Eğitim-Bir-Sen Varsa Kazanım Var”
Haberimizi okumak için:
https://t.co/c6Z9wosFU1
#1Mayıs
#1MayıstaÇorumdayız
#PaylaşımdaAdaletDünyadaBarış
BUGÜN OLMAZSA YARIN, BİR GÜN MUTLAKA!
Gazzeli mazlumlara umut olmak, yaşatılan insani felaketi dünyaya duyurmak amacıyla yola çıkan Özgürlük ve Sumud Filosu’nu selamlıyoruz.
Sendikamızın genel merkez ve şube yöneticisi 10 başkanımızın da aralarında bulunduğu filo, siyonist rejimin Akdeniz’deki terörist unsurları tarafından uluslararası sularda önü kesilerek durduruldu.
Filonun aktivistleri, hukuku hiçe sayan bu korsan müdahale sonunda iki gün alıkonuldular. İnsan onurunu ayakta tutan dünyanın harekete geçmiş vicdanını temsil eden filo aktivistlerine yaptıkları insanlık dışı muamele eli kanlı siyonist rejimin gücünü değil korkusunu göstermektedir.
İstanbul Havalimanı’nda büyük bir gururla karşıladığımız yürekli insanların yolculuk boyunca ve uğradıkları saldırı ve sonrasında sergiledikleri yiğitçe duruş bize tek bir şey söylüyor: Gazze’ye umut taşıyan Özgürlük ve Sumud Filosu bir son değil, yeni bir başlangıçtır.
Siyonist rejimin uluslararası sularda sergilediği korsanlık, hukuk önünde asla meşrulaştırılamaz ve hesabı mutlaka sorulacaktır.
Sumud filosunda yaşadıklarımız, teşkilatımızın mücadele azmini artırmıştır. Filolarımızın birini engelleseler, binini yola çıkaracağız. Dünyanın ehli vicdan tüm insanlarıyla yüz milyonlar olup haykıracağız.
Bugün olmazsa yarın bir gün mutlaka Özgür Filistin’de buluşacak, Gazzeli kardeşlerimizle kucaklaşacağız.
Doğum İzni Yasalaştı, Sıra Aileyi Koruyacak Diğer Tekliflerde
Toplu sözleşme masasından Kamu Personeli Danışma Kurulu’na sosyal diyalog mekanizmalarının tamamında gündeme getirdiğimiz doğum izni sürelerinin artırılması teklifimiz Resmi Gazete’de yayımlanan Kanun ile yasalaştı.
Aile Yılı kapsamında 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde masaya taşıdığımız ve 16 haftadan 60 haftaya çıkarılması noktasında ısrarcı olduğumuz doğum izin süresi 24 hafta olarak artırıldı. Toplu sözleşme masasının imkanı ve fırsatı kullanılmış olsaydı bu kazanım 1 Ocak itibariyle hayata geçecek ve daha anlamlı olacaktı.
Şimdi geçmişin sorununu taşımanın değil gelecekteki sorunları azaltmanın zamanı. Atılması gereken adımların başında öncelikli ve acil iki kritik başlık var. Süt izni süresinin birinci yıl için 3 saat, ikinci yıl için 1,5 saat olarak düzenlenmesi ve kreş hizmetinin sağlanması ya da kreş yardımı ödeneğinin verilmesi konuları acil çözüm bekleyen konu başlıkları arasında görülmelidir.
Buna ilave olarak; doğum oranlarındaki düşünün nedeni iyi tespit edilmeli ve bu durumu tersine döndürecek adımlar atılmalıdır.
Beklentimiz;
▪️ Doğum ve eş yardımı tutarlarının artırılması,
▪️ Güvenceli yeni nesil çalışma modellerinin getirilmesi,
▪️ Yıllık izinlerin çocuk sayısına göre artırılması,
▪️ Vergi oranlarının çocuk sayısına göre azaltılması,
▪️ Haftalık çalışma saatinin düşürülmesi
gibi hem kadın istihdamını koruyacak hem de nüfus artışına destek olacak politikaların hayata geçirilmesidir.
Kadın çalışanlarımızı koruma, anne-bebek arasındaki bağı güçlendirme ve iş-aile hayatı uyumunu sağlama noktasında kıymetli olan bu adımın kadın kamu görevlilerimiz başta olmak üzere bütün kadın çalışanlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Diğer tekliflerimizin de hayata kazanıma dönüşmesi için takipçisi olmaya devam edeceğiz.
🔎https://t.co/7qr6dBZ47W
🎙️ İTİBAR SUİKASTİ YAPAN VE HAYSİYET CELLATLIĞINA SOYUNANLARLA HUKUK YOLUYLA MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEKTİR !
Bazı basın-yayın organlarında çıkan, Memur-Sen’i ve şahsımı hedef alan, itibar suikastı maksatlı haberler; yargının verdiği tazminat kararlarına rağmen devam ettirilmesi kişilik haklarımıza saldırı niteliği taşımaktadır.
Kamuoyuna mal olmuş bazı isimlerin ise doğruluğunu araştırmadan bu tür karalama kampanyalarını paylaşmalarını ve yorumda bulunmalarını hayretle karşılıyorum.
.
Bu asılsız ve mesnetsiz, organize saldırılar karşısında hukuki mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Kahramanmaraş ve Mardin’de etkili olan aşırı yağış ve fırtınadan dolayı yaralanan vatandaşlarımıza acil şifalar diliyor, afetten etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Devletimizin ilgili tüm kurumlarının sahada yürüttüğü çalışmaları yakından takip ediyor; yaraların en kısa sürede sarılacağına inanıyoruz. Bu zorlu süreçte görev yapan tüm ekiplerimize kolaylıklar diliyor, hayatın bir an önce normale dönmesini temenni ediyoruz.
#Gaziantep #Şanlıurfa #Diyarbakır #Kahramanmaraş #Mardin
Küresel Adaletsizlik ve İnsanlığın Vicdan Sınavı
Dünya bir yanda servet içinde büyürken, diğer yanda açlık ve zulüm altında ezilen milyonların çığlığıyla insanlık ağır bir vicdan imtihanından geçiyor.
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın:
Dünya nüfusunun %20’si aşırı yoksulluk sınırının altında, yarısı ise yoksullukla mücadele ediyor. Küresel serveti ise en zengin %1��lik kesim kontrol ediyor.
Düşünebiliyor musunuz; en zengin 26 kişinin serveti, dünyanın yarısına denk geliyor.
Tam 1 milyar insanın açlıkla boğuştuğu, bu çarpık düzene; gelişmişlik, büyüme, yeni dünya düzeni deniliyor. “Bir tarafta servet dağ olur, bir tarafta açlık can alır. Bu düzende büyüyen dünya değil, büyüyen ancak zulümdür!”
Milyonlarca çocuğun açlıktan öldüğü bu kahrolası düzen namussuzluk, af buyurun, alçaklık, hırsızlık düzenidir. Böyle bir tablonun neresinde gelişmişlik var, neresinde adalet, insaf, vicdan var? İnsanlığa cennet vaat ediyor, ama dünyaya cinneti, cehennemi yaşatıyorlar.
İşte, Emperyalizm budur, sömürür, aç bırakır. savaş çıkarır, soykırımlar yapar sonra ne der: İnsan hakları der, özgürlük der, medeniyet der, demokrasi der. En namuslu kelimeler en namussuzların dilinde.
İşte coğrafyamız ortada. İşte Gazze. On binlerce kardeşimizi katlettiler. Yüzyılın soykırımını yaptılar.
Soykırıma uğrayanların tamamına yakını kadınlar, çocuklar, yaşlılar, bebekler savunmasız insanlar… Anneler; evlatlarının parçalanmış bedenleri ellerinde çığlık atarken, Siyonist katiller çocukları bilinçli hedef yaparken, Hani nerede insan hakları savunucuları? Kutup ayıları, su kaplumbağaları, bilmem ne balinaları için kıyameti koparanlar, Gazze’de yaşanan vahşet karşısında kökünüze kibrit suyu mu döküldü.
Charlie Hebdo saldırısında ölen 12 kişi için Paris’e bütün dünyayı toplayanlar, 70 bin insan soykırıma uğradı, sustular. İşte bu, onların çifte standardıdır! İşte bu, küresel adaletsizliğin en çıplak halidir! Öyle bir düzen ki bu… Kendi kirini bile örtbas eden, kendi suçunu bile dosyalara gömen bir düzen!
Epstein dosyalarında ortaya saçılan o çürümüşlük bile bu kirli düzenin sadece görünen yüzü! Victor Hugo diyor ki: "Paris'te bir adam öldürülürse, bu bir cinayettir; doğuda elli bin insan boğazlanırsa, bu sadece bir meseledir"
Bu hakikatin ifadesi, ikiyüzlülüğün itirafıdır. Ama biz onların ikiyüzlülüğüne rağmen susmayacağız. Gazze için konuşmaya, mazlumlar için ses olmaya, insanlığın vicdanını haykırmaya devam edeceğiz!
@_aliyalcin_
#1MayıstaÇorumdayız
#PaylaşımdaAdaletDünyadaBarış