🎙️ KPDK SONUÇ ÜRETMEYECEKSE TOPLANIP TOPLANIP BEKLENTİ OLUŞTURULMASIN !
Son 10 yıllık süreçte; her yıl 2 defa toplanan, yüzlerce sorunun sıralandığı KPDK toplantısında; kayda değer, elle tutulur ve kamu görevlileri ile emeklilerinin haklı beklentilerini karşılayacak bir düzenleme yapılmamıştır.
Emek tarafının gayreti, sabrı ve çözüm odaklı yaklaşımı; kamu idaresinin görmezden gelme ve sorunları geçiştirme mantığıyla karşılık bulmuştur.
Mart KPDK’sında 4688 sayılı Kanunu görüştük, çalışmasını yaptık, raporunu ortaya koyduk. Halen beklenen adım atılmıyorsa bu emek tarafının değil, kamu idaresinin sorunudur.
Her toplantıda sorunlar konuşuluyor, sıralanıyor, kamu idaresi tarafından dinleniliyor ve bitiyor.
Yıllardır KPDK gündemli olsun diye uğraşıyoruz. Şimdi de KPDK’da karar çıksın diye uğraşıyoruz.
Bu kadar yetkili organın olduğu, kamu adına sorumlu yöneticilerin olduğu masa sorumsuz olmamalıdır…
Her birimiz oturduğumuz koltuklarda; ülkemizin, milletimizin ve kamu görevlilerimizin sorunlarını çözmek, siyasetin ve devletin omuzlarındaki yükü hafifletmek için sorumluluk alıyoruz.
Fakat artık kamu görevlilerinin de memur emeklilerinin de; KPDK masasına dair güveni ve beklentisi kalmamıştır.
Şayet, bu KPDK toplantısında alınan, karar verilen ya da çalışması bir sonraki KPDK toplantısına kadar tamamlanmayan bir çalışma olmazsa; KPDK toplantılarının yapılmasına gerek yok!
SAYIN BAKAN 4688 SAYILI KANUN DEĞİŞİKLİĞİ TALEBİNE İLİŞKİN TARAFLARLA TOPLANTILARIN YAPILDIĞINI SÖYLEDİ.
🔴”ŞİMDİ; TEKLİFLERİ OLGUNLAŞTIRMA, ÇALIŞMAYI SONUÇLANDIRMA, MECLİSE SEVKETME ZAMANIDIR” DİYORUZ
Zaman kaybedilmeden çalışma sonuçlandırılmalı ve Kanun Değişikliği Meclis’e gelmelidir.
4688 sayılı Kanuna ilişkin Mart KPDK toplantısı sonrasında heyetler çalıştı, talepler konuşuldu. ÇSGB bu noktada önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı.
Konuyu muhataplarına ilettik. Sorunu anlattık. Masanın ve yasanın eksikliklerini aktardık.
Şimdi sıra çalışmanın nihai halini belirleyip, Meclis aşamasına gelmesini sağlamaktır.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız KPDK’da yakın zamanda taraflarla paylaşacağını belirtti.
Yargı tarafının iptal ettiği kararlarla örgütlenmenin, masada elde ettiğimiz kazanımlarla toplu sözleşmenin kapsamı genişledi.
Şimdi;
•süresiyle,
•kapsamıyla,
•tutanak sistemiyle,
•adil hakem heyetiyle,
•grev hakkıyla,
•uygulanmasından kaynaklanan sorunların çözümüyle,
•sendikal mücadelenin ve kazanımların hakkını yetkili konfederasyona teslim eden sistematiğiyle;
ILO normlarına uygun bir Kanuna geçmemiz, mevcut kanunu revize etmemiz gerekiyor.
EMEKLİLİK SİSTEMİ DÜZELTİLMELİ, EMEKLİLERİN FERYADI DUYULMALIDIR!
Sosyal güvenlik sistemi sadece emeklilerin değil, yarın emekli olacak bugünden alın ve akıl teri akıtan emekçinin de gündemindedir.
Emekli olanlar tekrar çalışmak istiyor, emekli olacaklar zorunlu yaşa kadar çalışıyor, emeklilik süresi uzadığı için memuriyete giriş uzuyor, bu da doğal olarak evlilik yaşını geciktiriyor.
🔴 Bu sorun zincirleme etkisiyle toplumsal soruna dönüşüyor. Bugün emekli olan bir mühendis görev aylığının %48’ini, başöğretmen %50’sini, teknisyen %51’ini alıyor. Geçmişte %75, %80 olan denge maalesef %50, %45’e kadar geriledi.
🔵 Sistemsel olarak emekli aylığı görev aylığının %75’inden az olmamalıdır.
🔵 5510 sayılı Kanuna göre aylık bağlama oranı %2’den %3’e yükseltilmelidir.
🔵 1.Dereceye 3600 ek gösterge acilen hayata geçirilmelidir.
🔵 İlave seyyanen ödeme emekli aylığına yansıtılmalıdır.
🔵 Seyyanen ödeme, ek ödeme dahil bütün gelirler prime esas kazanca dahil edilmelidir.
PERSONEL SİSTEMİNİN İLK ADIMI; MALİ HAKLARIN İYİLEŞTİRİLMESİ, EMEKLİLİK SİSTEMİNİN DÜZELTİLMESİ VE KAMUDA ÇALIŞMA BARIŞININ SAĞLANMASI OLMALIDIR
Kamu görevlilerinin mali haklarına ilişkin ödemeler 7-8 ana kalemden toplamda 20’ye yakın farklı ödemeden oluşuyor.
✅ İlk aşamada seyyanen zam ile kamuda statüler arasındaki denge tekrar kurulmalı, en düşük memur maaşı en düşük diğer statüdeki personelden yüksek olmalıdır.
✅ 3 farklı katsayı 1’e düşürülmeli, ödeme kalemleri 3’e indirilmelidir.
✅ Bölgesel kalkınmışlıklar, yaşam koşulları, geçim maliyetleri, kurumun iş yoğunluğu, çevresel etkiler, iş ve temininde güçlük gibi farklı sorunlar dikkate alınarak ödemeler düzenlenmelidir.
✅ Kıdem uygulaması daha etkin, mali açıdan makul bir ödeme kalemine dönüştürülmeli ve sınırını kesinlikle kaldırmalıdır.
✅ Eş ve çocuk yardımları artırılmalı, kira yardımı verilmeli, bayram ikramiyesi gelmeli, lojman uygulaması yaygınlaştırılmalı ve kamu hizmeti sunarken memurların bölgesel etkilerden korunması sağlanmalıdır.
▪️ Kariyer uzmanlarının mali sorunları var. Toplu sözleşme masasında gündeme getirdik, işveren tarafı kabul etmedi. Statüler arası dengeyi koruyacak şekilde iyileştirmenin muhakkak yapılması gerekiyor.
▪️ Gelir vergisi noktasında birçok sorun var. Matrahların adil belirlenmemesinden kaynaklı verilen zamlar yıl içerisinde 6-7 aydan itibaren çalışanın elinden alınıyor. Vergilerin %15’e sabitlenmesi ve matrahların adil olarak belirlenmesi gerekiyor. Vergide adalet olmadan, gelirde adalet olmaz!
▪️ Yiyecek Yardımı yönetmeliği, harcırah gibi toplu sözleşmede kayıt altına aldığımız hükümlerin sonuçlandırılması ve düzenlemelerin yapılması gerekiyor.
▪️ Güvenceli olacak şekilde; esnek, uzaktan, yarım ve benzeri yeni çalışma modelleri hem kamu hizmeti sunumunu hem de kamu görevlilerini koruyacak şekilde düzenlenmesi gerekiyor.
▪️ İş-aile hayatı uyumu çerçevesinde; izinlerin iyileştirilmesi, vergi, prim ve diğer teşviklerin hayata geçirilmesi, aile kurumumuzun korunması, iş-aile hayatı uyumunun sağlanması gerekiyor.
▪️ Derece/kademe sınırlamasının kaldırılması gerekiyor.
Mali bir külfet doğurmayan, kimi zaman yalnızca basit düzenlemelerle binlerce kamu görevlimizin sorununu çözme imkânımız varken, sorunları halının altına süpürmek; çözüm üretmek yerine sosyal maliyeti büyütmekten başka bir sonuç doğurmuyor.
KPDK MASASI: SORUNLARI ÇÖZECEK İRADEYE SAHİPTİR
Toplu sözleşme masasında “masanın konusu değil” denilerek kapsam dışında bırakılan kamu personel sistemine ilişkin sorunların çözüm merkezi KPDK masasıdır.
Masanın iradesi, yetkisi ve kararlılığı personel sistemindeki sorunları sosyal diyalog mekanizmasıyla çözecek güçtedir. 65 yıllık süreçte yaşanan sorunlar daha fazla ötelenmeden çözüme kavuşturulmalıdır.
Mali bir külfet doğurmayan, kimi zaman yalnızca basit düzenlemelerle binlerce kamu görevlimizin sorununu çözme imkânımız varken, sorunları halının altına süpürmek; çözüm üretmek yerine sosyal maliyeti büyütmekten başka bir sonuç doğurmuyor.
🔵 Personel sistemine ilişkin sorunları konuşacaksak, önce gömleğin ilk düğmesini doğru iliklemek zorundayız. Çünkü ilk düğme yanlış iliklenirse, sonraki bütün düğmeler yanlış iliklenir. Ülkemizde “mülakat mağdurları” diye bir grubun varlığının bulunması ülkemizin büyüklüğüne ve gücüne yakışmamaktadır.
🔵 Onun için mülakat tamamen kaldırılmalı, başarıyı esas alacak şekilde branş zenginleştirilmeli, alan içerikleri genişletilmeli, mesleki bilgi ve beceriyi ölçen liyakat esaslı objektif sistem hayata geçirilmelidir.
🔵 İstihdam türündeki çeşitlilik son bulmalı, sözleşmelilik tarihe karışmalı, kadrolu istihdam esas olmalıdır. Anayasa’nın amir hükmü karşılığını bulmalı, asli ve sürekli işler memur eliyle görülmelidir.
🔵 Kamu görevlilerimizin hakları, yasakları, ödev ve sorumlulukları yeniden düzenlenmeli; siyaset yasağı kaldırılmalı, eylem yasağı sonlandırılmalı ve grev hakkı verilmelidir.
🔵 Disiplin suç ve cezaları yeniden düzenlenmeli, disiplin affı çıkarılmalı, uygulamadaki boşluklar giderilmeli, soruşturmayı kimlerin yapabileceği düzenlenmeli, keyfi tutumlar engellenmelidir.
GAZZE: VİCDANIN SINAVI, İNSANLIĞIN SORUMLULUĞU
7 Ekim’in üzerinden üç yıl geçti.
Üç yıldır Gazze’de acı dinmedi. Çocukların yarım kalan hayalleri, annelerin evlatlarına duyduğu özlem, yıkıntılar arasında hayata tutunmaya çalışan insanların mücadelesi dünyanın gözleri önünde devam ediyor.
Gazze, yalnızca bir coğrafyanın değil; insanlığın ortak vicdanının sınandığı bir yer oldu.
Biz, yaşanan acılar karşısında sessizliğin tarafı olmayacağız. Masum sivillerin yaşam hakkını, adaleti ve insan onurunu savunmaya devam edeceğiz.
Gazze’de barış, Filistin’de özgürlük ve bölgede kalıcı adalet sağlanıncaya kadar vicdanımızı diri tutacak, insanlığın ortak sorumluluğunu hatırlatmaya devam edeceğiz.
https://t.co/w37QXXLsvT
#Gazze #Filistin #7Ekim
Ankara’nın Pursaklar ilçesindeki polis uygulama noktasında görev icra eden polis memurlarımıza yönelik menfur saldırıda şehit olan polis memuru Ahmet Türkoğlu’na Yüce Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, Emniyet Teşkilatımıza başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Milletimizin başı sağ olsun.
KPDK Kamu Personel Sistemi Gündemiyle Toplanacak
Memur-Sen olarak uzun soluklu ve geniş kapsamlı çalışma ile hazırladığımız Kamu Personel Sistemi Tarihçe-Tespit-Teklif Raporumuzla kamu personel sisteminin güncellenmesi ve eksikliklerinin giderilmesi gündemimiz sonrasında Kamu Personeli Danışma Kurulu personel sistemi gündemiyle toplanacak.
Kamu Personeli Danışma Kurulu 8 Ekim 2026 tarihinde "Kamu Personel Sistemine İlişkin Düzenleme İhtiyacı Bulunan Hususlar” gündemiyle gerçekleştirilecek.
Memur-Sen olarak, toplu sözleşme masasında büyük mücadele ile çözmeye çalıştığımız personel sistemine yönelik sorunlardan;
-Personel alım sistemi
-Mali, sosyal ve özlük hakları,
-Statüler
-Emeklilik sistemi,
-Görevde yükselme ve unvan değişikliği,
-Merkezi yönetim ihtiyacı,
-Genel haklar ve yasaklar,
-1. Dereceye 3600 Ek Gösterge,
başlıca konuları KPDK'da bir bütün olarak geniş çerçevede ifade edecek ve masaya yatıracağız.
Kamu çalışanları arasında oluşan ücret adaletsizliği/dengesizliği; personel sisteminin en büyük sorunudur. Personel sisteminde düzeltilecek ilk adım mali, sosyal ve özlük hakları olmalıdır.
Doğrudan kamu personel sistemiyle ilişkili olan ve uzun süredir gündeme getirdiğimiz 4688 sayılı Kanunun eksikliklerini de masanın gündemine taşıyacağız.
Yeni eğitim öğretim yılının henüz ikinci haftasında Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki bir okulumuzda meydana gelen silahlı saldırıyı üzüntüyle takip ediyor, yaralı öğrencilerimize acil şifalar diliyoruz.
“Ailem Güvende” iradesini kıymetli buluyor ve destekliyoruz..
Çocuklarımızın, gençlerimizin ve aile yapımızın güvenliğini tehdit eden her türlü oluşuma karşı kararlı mücadelenin yanında duruyoruz.
Aile, neslimizi ve geleceğimizi inşa ettiğimiz en güçlü zemindir..
#AilemGüvende
@tcbestepe@adalet_bakanlik@tcailesosyal
“Ailem Güvende” iradesini kıymetli buluyor ve destekliyoruz..
Çocuklarımızın, gençlerimizin ve aile yapımızın güvenliğini tehdit eden her türlü oluşuma karşı kararlı mücadelenin yanında duruyoruz.
Aile, neslimizi ve geleceğimizi inşa ettiğimiz en güçlü zemindir..
#AilemGüvende
@tcbestepe@adalet_bakanlik@tcailesosyal
YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI HAYIRLI OLSUN
Okul öncesinden liseye uzanan eğitim yolculuğuna ilk adımı atan miniklerimiz, bir üst sınıfa geçerek başarılarını pekiştiren öğrencilerimiz ve bu yıl LGS ile YKS heyecanı yaşayacak gençlerimizden oluşan milyonlarca öğrencimiz ve 1 milyonu aşkın fedakar eğitim çalışanımız için yarın ilk ders zili çalıyor.
Her eğitim öğretim yılı başında okul bahçelerinden taşan bu büyük heyecan ve neşe, velilerimizin gururuyla birleşerek ülkemizin aydınlık geleceğine duyduğumuz inancı pekiştirmektedir.
Geleceğimizin teminatı olan ve yarınlara duyduğumuz güvenin kaynağını oluşturan tüm öğrencilerimize zihin açıklığı ve muvaffakiyetler diliyoruz.
Öğrencilerimizi büyük bir özveriyle hayata hazırlayacak kıymetli öğretmenlerimize, okul yöneticilerimize, memurlarımıza ve yardımcı hizmetler çalışanlarımıza kolaylıklar temenni ediyoruz.
2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı öğrencilerimize, eğitim camiamıza, velilerimize ve ülkemize hayırlı uğurlu olsun.
#İlkDersZili #YeniEğitimÖğretimYılı
Norm kadro fazlası öğretmenlerin yer değiştirme başvuru ekranı açıldı.
Tercih dışı atama olmasın!
İl ve ilçe emri verilsin!
Resen atama uygulaması ile yeni tartışmalara kapı açılmasın.
Öğretmenin tercihi, aile birliği ve düzeni gözetilsin.
Genel Başkanımız Ali Yalçın’ın muhterem babası Selahattin Yalçın, dar-ı bekaya irtihal etmiştir.
Merhum, yarın Cuma Namazını müteakip Tokat/Artova Kızılca Camiinde kılınacak cenaze namazının ardından Ahmetdanişment Köyü mezarlığına defnedilecektir.
Merhum Selahattin Yalçın amcamıza Allah’tan rahmet, Genel Başkanımıza, ailesine ve yakınlarına sabr-ı cemil niyaz ediyoruz.
Merhumun ruhu için El Fatiha…
EĞİTİM YÖNETİCİSİ ADAYI ÜYELERİMİZİ SINAVA HAZIRLIK İÇİN DESTEKLEMEYE DEVAM EDİYORUZ
MEB Eğitim Kurumları Yönetici Yetiştirme Programı kapsamında gerçekleştirilecek e-Sınav öncesinde, yönetici adayı üyelerimizin hazırlık sürecine EBS Akademi tarafından hazırlanan kapsamlı içeriklerle destek oluyoruz.
Hazırlık sürecinizi güçlendirecek içeriklerimiz:
✅ Konu anlatım dökümanları
✅ Özet ders notları
✅ Konu tarama testleri
✅ Online deneme sınavları
🗓️ Türkiye Geneli Online Deneme Sınavı Takvimi
21-22-23-24 Temmuz 2026
⏰ Her gün saat 20.00
📲 EBS Akademi: https://t.co/oA0xY0W7W8
Üyelerimize değer katan akademik sendikacılık anlayışımızla tüm eğitim yöneticisi adaylarımıza başarılar diliyoruz.
#EBSAkademi #EğitimBirSen #EğitimYöneticiliği #YöneticiYetiştirmeProgramı #AkademikSendikacılık
20 Temmuz 1974; sadece Kıbrıs Türkü'nün geleceğine sahip çıkılan bir gün değil, zulüm karşısında sessiz kalmayan bir milletin vicdanını tarihe nakşettiği gündür.
Kıbrıs Barış Harekâtı, işgale değil; barışa, güvenliğe ve insan onuruna uzanan meşru bir adımdır. Bugün de aynı bilinçle biliyoruz ki, adaletin olmadığı yerde kalıcı barış, hakkın korunmadığı yerde gerçek huzur mümkün değildir.
Memur-Sen olarak; Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yıl dönümünde aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle yâd ediyor; Kıbrıs Türk halkının haklı davasının ve iki devletli çözüm iradesinin yanında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz.
Unutmadık, unutturmayacağız. Barışın bedelini ödeyenleri daima minnetle anacağız.
#20Temmuz #KıbrısBarışHarekâtı #MemurSen
AKADEMİYE SEÇİLECEK YÖNETİCİ ADAYLARININ YAŞADIĞI MAĞDURİYET GİDERİLSİN
■ Milli Eğitim Bakanlığına başvurarak Milli Eğitim Akademisi Yönetici Yetiştirme Programı aday belirleme sürecinde taşra teşkilatları arasında uygulama birliğinin bulunmaması nedeniyle oluşan hak kayıplarını giderecek düzenlemenin yapılmasını ve oluşan mağduriyetleri önlemek için gerekli tedbirlerin alınmasını istedik.
■ Bazı illerde yönetmeliğin işaret ettiği programa alınması gereken sayıdan daha az adayın çağrıldığı görülmüştür. Bu uygulama, yönetmelikte öngörülen aday sayısına ulaşılamamasına ve adayların programa katılma hakkından mahrum kalmasına neden olmaktadır.
■ Ayrıca son sıradaki adayla aynı puana sahip birden fazla adayın olduğu hallerde, aynı puana sahip adayların tamamının değil sadece bir adayın programa çağrıldığı müşahede edilmiştir. Aynı puana sahip adaylardan yalnızca birinin programa alınması, objektiflik ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Son sıradaki adayla aynı puanı alan bütün adayların Yönetici Yetiştirme Programı’na dahil edilmesi gerekmektedir.
Haberi okumak için: https://t.co/GAsUcPxf7r
Srebrenitsa...
31 yıl önce Avrupa'nın tam ortasında yalnızca insanlar katledilmedi; insan hakları nutukları, medeniyet iddiaları, uluslararası hukuk ve Batı'nın vicdanı da Bosna'nın toprağına gömüldü.
Bugün kirli bir ikiyüzlülükle insanlığa ahlâk dersi vermeye çalışan Batılı karar vericiler, o gün 8 binden fazla masumun katledilmesinin suç ortaklarıdır.
Srebrenitsa'nın sessiz seyircileri, bugün Gazze'nin de suskun ortaklarıdır. Dün Bosna'da akan kana gözlerini kapatanlar, bugün Siyonist İsrail'in Filistin'de sürdürdüğü soykırım karşısındaki suskunluklarıyla yalnızca suç ortaklıklarını değil, medeniyet ve insan hakları iddialarının da bir aldatmacadan ibaret olduğunu bir kez daha bütün dünyaya ilan etmektedir.
Srebrenitsa hafızamıza kazılı. Üzeri ne kadar örtülmeye çalışılırsa çalışılsın unutmayacak, unutturmayacağız.
Unutursak hesap soramayız. Hesabı sorulmayan her katliam, yeni zalimlere cesaret verir; yeni katliamların önünü açar.
Şehit edilen Boşnak kardeşlerimizi rahmetle yâd ediyor; zulmün ve zulme sessiz kalanların er ya da geç ilahî ve beşerî adalet önünde mutlaka hesap vereceği güne olan inancımızı muhafaza ediyoruz.
#SrebrenitsaSoykırımı #Srebrenitsa #11Temmuz
YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ HAK VE ÖZGÜRLÜKLERDEN YEDİ TEPE UZAKTA
Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde bir öğrencinin taşıdığı “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” yazılı ayet mealine yönelik müdahale, inanç ve ifade özgürlüğü açısından son derece vahimdir.
Kısa süre önce Yeditepe Üniversitesinde öğrencilerin Gazze’ye destek eylemlerinin engellendiğine, ibadet imkanlarının kısıtlandığına, mescit taleplerinin görmezden gelindiğine, Ramazan ayında iftar programlarına zorluk çıkarıldığına, haklı taleplerini dile getirdiklerinde disiplin soruşturmalarıyla tehdit edildiklerine dair iddialara dikkati çekmiş, üniversite yönetimini şeffaf, tatmin edici ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet etmiştik.
O gün bu iddiaları reddetmekle yetinenlerin, bugün doğruluğu emreden bir Kur’an ayetinin hukuk fakültesinin mezuniyet töreninde mesaj olarak paylaşılmasına dahi tahammül edilmemesi ve öğretim üyelerinin bu tahammülsüzlüğü “İşte Yeditepe Üniversitesi ruhu” sözleriyle yüceltmesi karşısında atacakları adımı görmek istiyoruz.
Aynı sahnede siyasi içerikli dövizlere alan açılırken, bir ayetin engellenmeye çalışılması tam anlamıyla şuursuzluktur. Bu tablo, her defasında özgürlük söyleminin arkasına saklanmaya çalışan yasakçı, tek tipçi ve İslamofobik zihniyeti bir kez daha deşifre etmiştir.
Hukuk fakültesi öğrencilerinin mezuniyet töreninde hukukun, özgürlüğün ve insan onurunun ayaklar altına alınması göstermektedir ki bu üniversite, hak ve özgürlüklerden yedi tepe uzaktadır.
Yeditepe Üniversitesi yönetiminin olayla ilgili inceleme başlattığını duyurması yetmez. Zira kamuoyuna yansıyan iddialar ve mükerrer hadiseler göstermektedir ki mesele münferit bir taşkınlık değil, kampüs içinde dindar öğrencilere yönelen sistematik bir tahammülsüzlük iklimidir. Yeditepe Üniversitesi yönetimini üniversite içinde dindar öğrencilere dönük baskı ortamını sonlandırmaya, çağ dışı İslamofobik eylemlere karşı açık ve net tavır alarak ağır yaptırımlar getirmeye ve mağdur edilen öğrenciden ve kamuoyundan özür dilemeye davet ediyoruz.
YÖK’ün konuya ilişkin soruşturma başlatmasını önemli buluyor, soruşturmanın ivedilikle, titizlikle ve şeffaf biçimde sonuçlandırılmasını, sonucunun da kamuoyuyla paylaşılmasını bekliyoruz.
Bu hadisenin üzerinin kapatılmasına, “münferit” denilerek geçiştirilmesine ve geride bıraktığımız 28 Şubat’ın karanlık dehlizlerinin yeni örneklerinin sergilenmesine ve İslamofobik dayatmaların normalleştirilmesine müsaade etmeyeceğiz.
İnancına, değerlerine ve ifade özgürlüğüne sahip çıkan her bir gencimizin yanındayız.