Düştüğünde nasıl kalkacağını, üzüldüğünde nasıl toparlanacağını, kötü
bir durumla karşılaştığında nasıl bir tavır koyacağını öğrenmek gerek…
İnsanın yanıbaşında her zaman bir destekçisi, kendisinden güç alacağı biri olmayabilir.
Kibirli ortamlarda mütevazı davranılmaz, sizden uzaklaşan kişiye yakın olmaya çalışılmaz, size değer vermeyene de zaman harcanmaz. Bu üç temel ilke, kendine saygıyı korumak ve sağlıklı ilişkiler kurmak için çok önemlidir.
Hayatın karşısında ezilmeden, kendinden vazgeçmeden kalabilmiş insanların ayrı bir ağırlığı var. Duruşları da cesaretleri de ödünç değil. Böyle insanlara hayran olmamak da zor..
Önünüzde derin bir çukur ve o çukurun içinde dibi belli olmayan kirli bir çamur varsa, basıp geçmeye çalışmak cesaret değil, ahmaklıktır. Çamurun doğası ilk fırsatta sıçramak ve kirletmektir. Yapılması gereken son çareyi tüketene kadar çamurdan ve çukurdan uzak kalmaktır.
Seni diğerlerinden farksız yapmaya tüm gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş başladı mı, artık hiç bitmez